{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ******* BAM   **********. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ************<br>T.C.<br>**********BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>******** HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:***********<br>KARAR NO\t: ***********<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> <br><br>BAŞKAN\t\t: ****<br>ÜYE\t\t: ***<br>ÜYE\t\t: *******<br>KATİP\t\t: *****<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: *******. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: *********<br>NUMARASI\t: ***********<br><br>DAVACI\t: ****<br>VEKİLLERİ\t: Av. ***<br>DAVALI\t: *********<br>FERİ MÜDAHİL\t: ***********<br>VEKİLİ\t: Av. **********<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:********<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:**********<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:     <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından işletilen burger king, popeyes ve usta dönerci restoranları ile davalı tarafından işletilen tavuk dünyası aynı AVM'nin yemek katında komşu işletmeler olduğunu, davalının haksız fiil niteliğindeki davranışları haksız rekabete neden olduğunu ve müvekkilinin zarara uğradığını, davalının kat mülkiyeti kanununa aykırı vaziyette ortak alanlara haksız el attığını, ********** Alışveriş Merkezi ortak alanı olan yemek katındaki oturum alanlarının bu alanda hizmet veren kiracı işletmelerin eşit kullanımına özgülendiğini, kiralanamaz ve işgal edilemez nitelikte olduğunu, davalı oturum alanlarının şirketi restoranlarının aleyhine azaltacak şekilde alışveriş merkezi yemek katı ortak alanında kendi hususi masa sandalyeleri vasıtası ile münhasıran servis açtığını ve sipariş aldığını, davalının ortak oturum alanına hususi masa, sandalye ve servisini koymak suretiyle kendisine ayrıcalık yarattığını, bu surette haksız fiil ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenle ortak oturum alanlarına davalı tarafından usul ve yasaya aykırı olarak konumlandırılan hususi masa sandalye, servis malzemeleri ve saksı gibi separatörler de dâhil tüm materyallerin imhasını, bu surette AVM food court ortak oturum alanlarında mevcut haksız rekabetin kalıcı olarak önlenmesini, ortak alana vaki haksız el atmanın önlenmesini ve avm ortak oturum alanlarını sözleşmelerinin bidayetindeki haline getirilmesini, uğradığı  zararlar ve mahrum kalınan kazancına yönelik olarak davalı aleyhine şimdilik 20.000.-tl belirsiz alacak tazminatına hükmedilmesini, uğradığı ticari itibar kaybına yönelik 50.000.-TL tazminatına hükmedilmesini,  talep ve dava etmiştir.<br>   <br>Davalının usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen cevap vermediği görülmektedir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, \"davacının iddiasına göre davalının kendine ait masalarının olması, davacının işlerini azaltmakta ve haksız rekabete sebebiyet vermekte olup, yapılan keşifte görüldüğü kadarı ile alışveriş merkezinin yemek katında tüm restoranların kullanımına tahsis edilen masaların mevcut olduğu, isteyenin istediği restorandan aldığı yemeği bu masalarda yiyebildiği, davalının ise bu masalar haricinde kendisine ait peçeteliklerin ve diğer ürünlerin bulunduğu ayrı masalarının mevcut olduğu, fakat davalının bu masaları kullanıyor olmasının tamamen alışveriş merkezi ile yaptığı sözleşmedeki hükümler sebebiyle olduğunu, ayrıca davacı ile davalının yemek türlerinin birbirinden tamamen farklı olduğu, müşteri tercihlerinin yemek türü ile şekilleneceğinin gözetildiğinde, davalıya ait özel kullanılan masaların olmasının davacı restoranının  müşteriler tarafından tercih edilmemesine sebep teşkil edecek boyutta bir farklılık olmadığı, netice itibariyle davacının ve diğer restoranların kullanımında olan birden fazla masanın olduğu, dolayısıyla davalının bu masaları kullanımının kendisine kira ilişkisinde tanınan bir hak olduğundan bu hususun tek başına bir haksız rekabet teşkil etmeyeceği, kaldı ki; davacının, ihbar olunan ********* Avm A.Ş. ile akdetmiş olduğu 23.12.2016 tarihli, **********. Noterliği'nin ******** yevmiye numaralı kira sözleşmesinin 18.1.4 sayılı maddesinde \" Kiraya veren, alışveriş merkezinin genel çalışmasını aksatmayacak tedbirleri almak suretiyle, ortak kullanım yerlerini ............... sadece bazı ilgililere tahsise ve üzerinde dilediği gibi tasarrufa ....... Kiralamaya....... Kiracının ticari faaliyetinin, satış sirkülasyonunun kiralanan yerin görünürlüğünün engellenmemesi ve kiracıya ek bir mali yükümlülük yüklememesi koşuluyla yetkilidir.\" şeklinde düzenlemeler bulunduğu, dolayısıyla davacının basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi imzalarken bir kısım ortak alanların başkalarına kiraya verilebileceğini yahut tahsis edilebileceğini öngörerek bu kiralamayı yaptığı, davacının iddiasının kendisine ek maliyet getirildiği yahut satış sirkülasyonunun etkilendiği yönünde ise bu iddiasını temel yaptığı davasını ihbar olunana karşı ileri sürmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporunun dosyanın esasını çözme bakımından herhangi bir teknik veri içermediğinden hükme esas alınmadığı, açıklanan nedenlerle davalının iş ve eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği\" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;  mahkemenin karar verirken dosyadaki tek bilirkişi raporunu dahi hükme esas almadığını, dosyaya sunulan özel tespit raporunu da değerlendirmediğini, hesap raporu alınmasına yönelik taleplerinin dikkate alınmadığını, mahkemenin müşteri tercihlerinin yemek türü ile şekilleneceği görüşünün mesnetsiz ve objektiflikten uzak olduğunu, somut bir veriye dayanmadığını, takdir edileceği üzere AVM'nin yemek bölümüne gelen bir müşterinin herhangi bir yerde yemek isteyebileceği, kalabalık bir ortamda rahat oturabilme olanağını yemek türüne göre daha çok önemseyeceğini, müşterinin bir restaurantta yemek alırsa davalının kendisine imtiyazlı vaziyette ayırdığı alana oturamayacağını bildiği için davalının işletmesini tercih etmek zorunda bırakıldığını, davalının ortak oturum alanlarına hususi masa sandalye ve servis koymak suretiyle davacıya karşı haksız fiilde bulunduğunu, davalının müşteriler nezlinde oturum alanlarının kendisine ait olduğu algısının yarattığını ve bundan haksız menfaat elde ettiğini, bu durumda davacı müşterileri bakımından oturum sayılarının fiili olarak azaldığı, bunun haksız rekabet teşkil ettiğine, ortak alanların herkesin kullanımına aynı şekilde eşit bir vaziyette bulundurulması gerektiğini, davalının haksız davranışlarıyla yol açtığı bu durumun müşterilerin davacı restaurantlarını tercih etmemesine sebebiyet verdiği, AVM yönetimi ile yapılan kira sözleşmesindeki AVM yönetiminin ortak alanları dilediği kısımlarına stant, restaurant ve cafe amaçlı olarak kullanabilmesi için düzenlemeler yapabileceği, food court alanıda dahil dilediği alanı başkalarına tahsis edebileceği, oturum sayılarını azaltabileceğine ilişkin sözleşmedeki hükümlerin dürüstlük kuralına aykırı olup, geçersiz olduğunu, ihtilaf konusu ortak alanlar bağımsız bölümler olmayıp, numaratajı da bulunmadığı, böyle bir alanın kiralanmasının mümkün olmadığını, davalının AVM'ler hakkındaki yönetmelik ve ilgili mevzuat tarafından öngörülen hükümler ile kamunun kullanımına özgülenmiş ortak alanları kendi hususi kullanımı ile işgal etmek suretiyle oturum sayılarını azaltarak davacı restaurantlarının kazanç kaybına sebep olduğunu, tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Feri müdahil vekili istinafa cevap dilekçesi ile; daha önceki dosyaya sunduğu beyanlarını tekrar ederek, her iki tarafında kiracı olarak bulunduklarını, davalıya masa ve sandalye bulundurması için herhangi bir kiralama yapılmadığını, ücretsiz yer tahsisi yapıldığını, kira sözleşmesindeki genel işlem şartı iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin herhangi bir zararının bulunmadığını, bu davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.   <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, TTK 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti, men-i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>TTK 54/2 maddesi, \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\" hükmünü haizdir. Ayrıca TTK'nın \"Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar\" başlıklı 55. maddesinde de sınırlı sayıda olmayacak şekilde başlıca haksız rekabet halleri sayılmıştır. <br>Davacı ile ihbar edilen arasında imzalanan *********** tarihli **********. Noterliğinin *********** yevmiye numaralı kira sözleşmesinin tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği 18.1.4 maddesinde “Kiraya veren; *******'nin genel çalışmasını  aksatmayacak tedbirleri almak suretiyle, ortak kullanım yerlerini zaman zaman inşaat ve tadil amacıyla kapatmaya, sadece bazı ilgililere tahsise ve üzerinde dilediği gibi tasarrufa, istediği zaman istediği süre ile çeşitli  promosyon faaliyetleri düzenlemeye, çeşitli aletler ve dekoratif ürünler koymaya ve kiralamaya yetkilidir.” şeklinde olduğu ve yine aynı sözleşmenin 18.1.8. maddesinde “Kiraya veren, ortak alanların bazı bölümlerini 3. şahıslara kiralayabilme hakkını mahfuz tutmaktadır. Kiraya veren, bu kiralık alanları satış ve reklam amaçlı standların kurulması ve işletilmesi için kullanmaya veya 3. şahıslara kullandırmaya yetkilidir. Bunlardan elde edilecek gelir, münhasıran kiraya verene ait olacak, ortak giderlerin ve yönetim giderlerinin ödenmesinde vs. de kullanılmayacaktır.” hükümlerini içerdiği, aynı hükümlerin davalı ile ihbar edilen arasındaki kira sözleşmesinde de bulunduğu görülmektedir. <br>Mahkemece alınan ******* tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"AVM'nin onaylı mimari projesinin incelendiği, halihazırda 2.kattaki bağımsız bölümlerin büyütülmek suretiyle 4 sıra masa düzeni olan kat sahanlığının daraltılarak projesine aykırı bir değişikliğin yapılmış olduğu, bunun sonucunda kira sözleşmesi ekinde yer alan 2. kat yerleşim planında öngörülen toplam 2 sıra masa düzeninin zaman içerisinde söz konuşu ortak alanda bulunan masaların, işletmelerin müşterileri tarafından paylaşımda sorun olmuş olabileceği, ayrıca onaylı mimari proje ve kira sözleşmesi eki kat planında kat sahanlığının tümünde bütün bağımsız bölümlerdeki işletmelere hizmet vermek üzere tek tip masaların konumlandırılarak masaların ayırt etmeksizin bütün işletmelere özgülenmiş olduğu, ********* tarihinde AVM'de yapılan keşif sonucu (2.kat yemek katı) işletmelerin pandemi nedeniyle kapalı olması ve somut verilere ulaşılamaması nedeniyle ciro/kar kaybı konusunda değerlendirme yapılamayacağı\", bildirilmiştir.<br>********. Sulh Hukuk Mahkemesinin ********* D.iş Dosyasında alınan raporda; tespit konusu alışveriş merkezine ait yemek katının (2.Kat) mimari uygulama projesinde belirlendiği üzere, yürüyen merdivenlerin sağ ve sol tarafında kalan ortak alanda yer alan masa ve sandalyelerin dükkanların kullanımına özgülendiği, tespit isteyen şirketin kiralamış olduğu dükkanların yürüyen merdivenlerin karşısında yer aldığı, ortak alanlardaki bu masa ve sandalyelerin tüm işletmelerin müşterileri tarafından kullanılabileceği, ancak ***** ile ***** önünde farklı masa-sandalye konularak, masa üstüne isim yazmak, menü koymak şekli ile kullanım şeklinin değiştirildiğini, bu dükkanların önünde farklı masa ve sandalyelerin ortak alandaki diğer masa ve sandalyelerin kullanımı gibi tüm dükkan müşterilerine kullandırılmadığı ve bu işyerlerinin diğer dükkanlar karşısında farklılık algısı yarattıkları, mütalaa edilmiştir. <br>********. SHM'nin ********** Esas  ********** Karar sayılı dosyasında, davacının **********.Ş., davalının **********. A.Ş. olduğu, talebin işbu davaya konu kiralanan yerlerle ilgili olarak AVM yemek alanı ortak alanındaki masa ve sandalyelerin yeter sayıda ve müşteriler tarafından rahatlıkla kullanılabilir vaziyette olması gerektiği, davalının AVM yemek katının ortak alanında bulunan tüm restoran ve müşterilerin ortak kullanıma ayrılmış yerde haksız bir şekilde masa tahsis ederek bazı restoranlara imtiyaz sağlandığını, mahrum kalınan kazanca yönelik olarak fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine şimdilik 20.000-TL'nin davalıdan tahsili istenildiği, 26/11/2021 tarihinde davanın reddine dair verilen kararın, davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine ********** BAM ********. HD'nin ******** esas, *********** karar sayılı ve  ********** tarihli ilamıyla, \"mevcut durumda kiracının müşterilerinin faydalanabileceği aynı yüz ölçümde yemek yeme yeri bulunup bulunmadığı, food court sistemi ile satış yapan iş yeri müşterilerinin yararlanabileceği yemek yeme yerinin yüz ölçümü düşürülmüş ise bu durumun sözleşmede belirtilen sınırlamalar kapsamında kiracının ticari faaliyetine ve satış sirkülasyonuna olumsuz etkilerinin neler olacağının tartışılması ve buna göre bir değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılması\" gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Öncelikle göreve ilişkin olarak açıklama yapmak gerekirse, davacı taleplerinin, haksız rekabetin menine, haksız rekabetin tespiti ile  haksız rekabet eylemi olarak belirtilen davalının ortak alana konumlandırdığı hususi masa, sandalye ve servis malzemelerinin imhası, haksız rekabetin kalıcı olarak önlenmesi, ortak alana vaki haksız el atmanın önlenmesi, AVM ortak oturma alanlarının kira sözleşmelerinin bidayetindeki haline getirilmesi, davacının haksız rekabetten kaynaklanan ekonomik menfaatleri ile yoksun kaldığı kar nedeniyle maddi tazminat, davacı şirket ve markaların haksız rekabet nedeniyle verilen zarar nedeniyle ticari itibar kaybı nedeniyle tazminat taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle eldeki uyuşmazlık 6102 sayılı TTK 54. ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet olgusuna dayanmakla mutlak ticari davalardandır. Haksız rekabetin oluştuğu alanın kat mülkiyeti kurulan ve bu yasa gereği ortak alan olarak belirlenen yerde gerçekleşmiş olması, davanın niteliğini değiştirmeyip eldeki uyuşmazlığı kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlık haline dönüştürmeyeceğinden, davanın ticaret mahkemesince görülüp karara bağlanması doğru görülmüştür.<br>Somut olayda, davacı ve davalı, ihbar olunan **********  A.Ş.'nin maliki olduğu AVM'nin yemek katında ihbar olunan şirketin kiracısıdır. Kira sözleşmelerinde, ortak alan sayılan yerlerde kiralayanın kendi tasarrufuyla düzenleme yapabileceği,3.kişilere tahsis edebileceği kararlaştırılmıştır. Davacı da bu hükmü kabul ederek  sözleşmeyi imzalamıştır. İhbar olunan tarafından kira sözleşmesi ile davalının restoranı önündeki alanın, davalının kullanımına bıraktığı ve davalının da bu kapsamda ilgili alanı kullandığı belirlenmektedir. Davalının kira sözleşmesine dayalı olarak, ilgili alanda tasarruf hakkı sahibi ihbar  olunan tarafından verilen  yetki ile bağımsız bölüme özgülenen alan üzerinde faaliyet gösterdiğinden, eylemi haksız kullanım teşkil etmediği  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davaya konu olayda, TTK kapsamında haksız rekabet teşkil eden aldatıcı veya dürüstlük kurallarına aykırı bir eylem bulunmadığı sonucuna varılmakla, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,      <br>3-)\tİstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere,  OYBİRLİĞİYLE karar verildi.09/04/2025   \t    <br><br> \t\t<br>**<br>Başkan <br><br><br>Üye<br><br><br>Üye <br><br><br>Katip <br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"305e3828be7d94a1","SID":"156d185e4d1f74b9"}}