{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ....... BAM   ....... HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...../...... - ........./........<br>\tT.C.<br>                    .........           \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           ......... HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ......./...........<br>KARAR NO\t: .../......<br><br>BAŞKAN\t\t: .........<br>ÜYE\t\t: ........<br>ÜYE\t\t: ..........<br>KATİP\t\t: .........<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...........ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: .../....<br>KARAR NO\t:..../...<br>KARAR TARİHİ\t: .......<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: .......<br>DAVACILAR\t: 1 -...............<br>\t  2 -............<br>VEKİLİ\t:  Av. ...........<br>DAVALI\t: ............<br>VEKİLİ\t: Av. .........<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: ........<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...............<br><br>Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi nezdinde .............. nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ............... plakalı aracın 21/11/2017 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu .............'un genç yaşta vefat ettiğini, kazanın oluşumunda ..........'un hiçbir kusurunun bulunmadığını ve davalı sigorta şirketinin müvekkillerinin uğramış olduğu destek zararının tamamından sorumlu olduğunu, ...............'un 18 yaşında iken vefat ettiğini, müvekkillerinin tek erkek çocuğu olduğunu, kaza tarihi itibariyle ...............bölümünde çok başarılı bir öğrenci olduğunu, yaşasa idi tekniker olarak mesleğini icra edeceğini ve asgari ücretin çok üzerinde gelir elde ederek anne ve babasına destek olacağını, destekten yoksunluk zararının tahsili amacıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından 10.04.2018 tarihinde müvekkili ............. için 82.219,00-TL, ................... için 54.581,00-TL olmak üzere toplamda 136.800,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu kısmi ödeme ile müvekkillerinin uğramış olduğu gerçek maddi zararın karşılanmadığını, bu nedenlerle mümkün olduğu anda arttırılmak ve harcı tamamlanmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden poliçe limitleriyle sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacılar vekili 16/08/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini 152.587,26 TL 'ye yükselterek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davadan önce yapılan başvuru üzerine aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu ............. için 128.467,02-TL, .............. için 85.283,61-TL destek yoksun kalma tazminatı tespit edildiğini ve bu miktar üzerinden %20 hatır taşıması, %20 müterafik kusur indirimi yapılarak davacı tarafa ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, ayrıca somut olayda müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığının incelenmesi gerektiğini ve müteveffanın “Ölü Muayene Tutanağı” incelendiğinde kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı beyin kanaması ve iç kanama sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, bunun da müteveffanın emniyet kemeri takmadığını ve ölümcül bölgelerden yaralandığını gösterdiğini, bu nedenle müteveffanın müterafik kusurundan dolayı belirlenecek tazminat tutarından BK. 52. maddesi gereği indirim yapılmasını, olayda hatır taşımacılığının söz konusu olduğunu ve TBK md. 51 gereği uygun bir indirim yapılmasını ve gerçek zararın karşılanmış olması nedeniyle davacının haksız ve hukuka aykırı fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece, ..... sigortacısı davalı şirkete sigortalı ...............plakalı aracın 21/11/2017 tarihinde dava dışı ..................'in sevk ve idaresinde iken yoldan çıkarak takla atmak suretiyle meydana gelen kazada davacılar desteği .................'un vefat ettiği, davacıların davalı sigorta şirketine başvuruları sonucu sigorta şirketince 136.800,00 ödeme yapıldığı, yapılan ödeme karşılığında sigorta şirketi tarafından 30/03/2018 tarihinde ibraname düzenlenmiş ise de sigorta şirketince ödenen tutar ile bilirkişi tarafından tespit olunan tazminat miktarı arasındaki fark gözetildiğinde imzalanan ibranamenin mahkemece makbuz niteliğinde kabul edildiği, davanın KTK.nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, düzenlenen kusur raporunun olayın oluş şekline uygun ve  hükme elverişli olduğu, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda davalı sigorta şirketince yapılan ödeme denkleştirilmek suretiyle davacıların toplam 152.587,26 TL bakiye tazminat alacağının tespit edildiği, davacı vekilince davacı ..... için 81.790,60-TL, davacı ........ için 70.796,66 TL olmak üzere davanın ıslah edildiği, hatır taşıması ve müterafik kusura ilişkin şartların mevcut olmadığı, davalı sigorta şirketine 26/02/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, 07/03/2018 tarihi itibariyle temerrüt şartının gerçekleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne, davacı ..... için 70.796,66 TL, davacı ........... için 81.790,60 TL olmak üzere toplam 152.587,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının  temerrüt tarihi olan 07/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, bilirkişi tarafından bakiye poliçe limitinin hatalı tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden evvel yapılan ödemenin ferisi olan faiziyle birlikte poliçe limitinden mahsup yapılmasının hatalı olduğunu, ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyanla kararın poliçe limiti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, davacıların davadan önce müracaatları ile tazminat ödemesi yapıldığından müvekkilinin tazminat borcu kalmadığını, taraflar arasındaki tanzim edilen ibraname ile borcun sona erdiğini, müvekkilinin davadan önce ödeme yapması nedeniyle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması ve ödemede fahiş bir fark olmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hatalı tespit edildiğini, bilinen dönemin 31/12/2021 tarihi olarak, aktif dönem başlangıcının da 01/01/2021 tarihi itibariyle başlatılması nedeniyle mükerrer dönem hesaplaması yapıldığını, bilinen dönemin 27/07/2021, aktif dönemin de 28/07/2021 tarihi olarak  kabul edilmesi gerektiğini, müteveffanın geliri muhtemel mezuniyet tarihine kadar AGİ dahil bekar net asgari ücreti üzerinden, muhtemel mezuniyet tarihinden itibaren ise AGİ dahil net asgari ücretin 1.5 katı üzerinden hesaplanması gerekirken bilirkişi tarafından müteveffanın geliri meslek kuruluşundan gelen yazı kapsamında kaza tarihinde geçerli en düşük brüt gelir ve en yüksek brüt gelirin ortalamasının net asgari ücrete oranlanması ile asgari ücretin 1,9631 katı kabul edilerek hesaplandığını, bilirkişi tarafından müteveffanın 01/07/2019 tarihinden itibaren 1 yıl askere gideceği varsayımına dayalı hesaplama yapılması gerekirken 01/01/2020 tarihinde askere gideceğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacıların dava tariniden evvel müracaat ile müvekkili tarafından yapılan ödemede tazminat hesaplanırken müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapıldığını bu nedenle bilirkişi tarafından da  ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldıktan sonra hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılarak aynı koşullardaki tazminat miktarının hesaplanması ile bakiye tazminat alacağı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsün tam kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi ve ceza mahkemesinde alınan raporda sigortalı araç  sürücüsünün kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sürücünün karşısına aniden köpek çıkması sonucu kazanın meydana geldiğine ilişkin maddi vakıanın bağlayıcı olduğunu, müteveffa emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur inidirimi yapılması gerektiğini, kaza sırasında müteveffanın hatır için taşındığından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.    <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava; trafik kazası nedeniyle cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat  davasıdır.<br> Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile ......... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin .......... ilinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği görülmektedir. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun anılan kararında derdest dosyaların devredilip devredilmeyeceği hususunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 Sayılı Kanun'un 1.maddesi ile değişik 5/3 maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. <br> Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2022/1073 Esas, 2022/2686 Karar sayılı kararında;<br>Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla, Sakarya ve Tekirdağ) Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlendiği, ancak halihazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmadığı,  o halde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmadığı belirtilerek, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun, 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile müstakil Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı öncesinde Asliye Ticaret Mahkemesi olmayan ilçelerde Asliye Hukuk Mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların görülmeye devam edilmesi gerektiği belirterek görüş ve uygulama uyuşmazlıklarının bu şekilde giderildiği görülmektedir. <br>Bu durumda Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2022/1073 Esas, 2022/2686 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere HSK'nun müstakil Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı öncesinde ilde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp görülmekte olan  derdest dosyaların aynı mahkemede görülmeye devam edilmesi gerektiği ve ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilemeyeceği dikkate alındığında ... ...Asliye Hukuk Mahkemesine ticaret mahkemesi sıfatıyla 26/04/2018 tarihinde açılan iş bu davaya aynı mahkeme tarafından bakılmaya devam edilmesi gerekirken yeni kurulan Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ve görev husus kamu düzenini ilgilendirdiğinden taraf vekillerinin sair istinaf istemleri incelenmesizin istinaf taleplerinin kamu düzeni bakımından kabulü gerekmiştir.<br>6100 sayılı HMK  355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (a-3) bendi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarih ve .........../........ - .../.... sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>a)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde iadesine,<br>b)Davalı tarafından yatırılan 2.605,81 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde iadesine,<br>2-Karar tebliğ ve harç iade  işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yargılama sonunda verilecek gerekçeli kararda dikkate alınmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 09/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>........<br>Başkan<br>..........<br>......<br>Üye<br>..........<br> <br>.......<br>Üye<br>.........<br> <br>.......<br>Katip<br>........<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8aaaeaed330244a4","SID":"440079acd9dbf807"}}