{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/456 <br>KARAR NO: 2026/423<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/12/2022<br>NUMARASI: 2022/181 Esas 2022/1187 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 18/03/2022<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026<br>Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında yurt dışı taşıma ve cari hesap sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davalıya ait gönderilerin müvekkili tarafından taşınarak alıcılarına teslim edildiğini, ancak davalının müvekkili şirket tarafından keşide olunan taşıma ücreti  faturalarından bakiye 17.957,89-TL borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ..... İcra Dairesinin ...... esas sayılı  dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, ihtilafın, davalının taraflar arasında mutabakat olmaksızın düzenlediği iade faturalarından kaynaklandığını, ancak bu iade faturalarının sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, davalının düzenlediği 29.05.2019 tarihli 12.285-TL tutarlı iade faturasında fiyat farkı açıklaması yer almakta olup, hangi taşımaya ait olduğuna dair taşıma takip numarası veya bir açıklama bulunmadığını, iade faturası tutarı ile içerisinde yer alan taşıma ücret faturalarının toplamının birbirini tutmadığını, bu nedenle iade faturasının müvekkilince kabul edilmeyerek 13.06.2019 tarihinde iade edildiğini, iade faturasına konu taşımaların gereği gibi ifa edildiğini,davalının bir kayıp veya hasar bildirimi bulunmadığını, yine davalının düzenlediği 26.06.2019 tarihli 3.050,63-TL tutarlı ve 17.07.2019 tarihli 205,48-TL tutarlı iade faturalarının da dayanağı bulunmadığından müvekkilince iade edildiğini, bunun üzerine davalının bu üç iade faturası toplamı olan 15.541,11-TL tutarlı 16.09.2019 tarihli iade faturasını düzenlediğini, bu faturanın da müvekkilince 25.10.2019 tarihinde davalıya iade edildiğini, bu faturanın taraflar arasında gidip geldiğini, ardından müvekkilince verilen taşıma hizmetlerine ilişkin 4 fatura  düzenlendi ğini, bu faturalar toplamı olan 1.122,18-TL tutarın da davalı tarafça iade faturasına konu edildiğini, bu faturanın da dayanağı  bulunma dığını, bu faturanın da iadesinden sonra davalı tarafça bu kez 12.06.2020 tarihinde 15.541,11-TL ve 1.122,18-TL iade faturaları toplamının iade faturasına konu edildiğini, bu faturanın da müvekkilince kabul edilmeyerek iade edildiğini, bu faturanın da taraflar arasında gidip geldiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirketin davacı şirkete bahsi geçen  faturalardan kaynaklı borcu bulunmadığını, davacının dosyaya sunduğu faturaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin kendisine tanzim edilen faturaları davacı yana iade faturası olarak geri iade ettiğini, ticari defterlerin incelenmesinde, müvekkilinin borcunun bulunmadığının görüleceğini, davacının alacağın varlığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin davacıdan talep edebileceği alacağı bulunmakta olup, bu alacaklarının takas ve mahsubunun gerektiğini, davacının talep ettiği faiz oranının fahiş olduğunu, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 17.957,89-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 17.906,25-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, aradaki 51,64-TL'lik farkın davalının yaptığı ödemenin davacının kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, davacı tarafından dosyaya sunulan taşıma belgeleri ile hizmetin davalıya verildiğinin ispatlandığı, bu bağlamda davacı alacağının, davalı kayıtları doğrultusunda 17.906,25-TL olduğu, davalının  ayıp savunması bakımından TTK'nın 23/1-c maddesi kapsamında davacıya herhangi bir bildirim yapılmadığı, bu nedenle işbu savunmanın yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 17.906,25-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 17.906,25 TL'lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek  devamına, fazla istemin reddine, alacak likit olduğundan % 20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kötüniyeti spatlanmadığından reddedilen miktar üzerinden davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; müvekkilinin davacıya dava dilekçesinde belirtilen faturalardan kaynaklanan borcunun bulunmadığını, müvekkilinin kendisine düzenlenen faturaları, hizmet karşılığı olmaması nedeniyle iade ettiğini, bilirkişi raporunda müvekkilince düzenlenen iade faturasının dikkate alınması için her somut taşıma bakımından durumun ayrı ayrı ortaya konulması gerektiği belirtilmişse de, bu hususta hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, davacının faturaya konu hizmetleri gereğince yerine getirip getirmediğinin tespitinin gerektiğini, sırf ticari defter kayıtları dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ispat yükü davacı üzerinde olup, cari hesap kaydı ve faturaların tek başına alacağın varlığını ispata yetmediğini, davacının faturalarında teslim alan imzası bulunmadığını, bu durumda hizmetin verildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.    <br>GEREKÇE: Dava, taşıma hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflarca akdedilmiş olan yurt dışı taşıma ve cari hesap sözleşmesi kapsamında davacı tarafça davalıya taşıma hizmeti verildiği, hizmet bedeline ilişkin faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı şirkete ait ticari defterlere göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 17.957,89-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle davacıya 17.906,25-TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki 51,64-TL cari hesap farklılığının, bir önceki yıl devir bakiyesi farkı olan 4,33-TL ile davalı şirketin yaptığı 47,31-TL tutarındaki nakit ödemenin davacı şirketin ticari defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı, davalı şirket tarafından düzenlenen 16.683,29-TL tutarlı fiyat farkı faturasının taraflar arasında ihtilafa neden olduğu, tarafların ilgili yıllarda birbirlerine karşılıklı iade faturası tanzim ettikleri, davalının zayi, hasar veya gecikme gibi bir iddiası varsa her somut taşıma bakımından ayrı ayrı ortaya konulması gerektiği, dosya kapsamında davalının tek taraflı iade faturası ve zarar yansıtmasının sabit olmadığı, karşılıklı mutabakat olmadıkça iade faturasının tek taraflı ticari defterlerde yer almasının bu miktarın takas ve mahsubuna imkan vermeyeceği, davacının tüm faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının 16.683,29-TL yansıtma alacağı sabit olmadığı gibi, bu içerikte faturanın nihai noktada davalı lehine hesaplaşmaya da elverişli olmadığı bildirilmiştir. Buna göre davacının düzenlediği tüm taşıma hizmet bedeli faturaları davalı tarafça benimsenerek ticari defterlerine kaydedilmiş durumdadır. Davalının davacı adına düzenlediği ilk iade faturası 29.05.2019 tarihli 12.285-TL tutarlı olup, fiyat farkı açıklaması yer almaktadır. Bu faturanın davacı tarafça iadesinden sonra davalı tarafından aynı açıklama yer alan 26.06.2019 tarihli 3.050,63-TL tutarlı ve 17.07.2019 tarihli 205,48-TL tutarlı iade faturaları düzenlenmiş olup, bu faturalar da davacı tarafça iade edilmiştir. Sonrasında davalı tarafça bu üç iade faturası toplamı olan 15.541,11-TL tutarlı 16.09.2019 tarihli iade faturası düzenlenmiş, bu faturanın da iadesi üzerine, davalı tarafça 1.122,18-TL tutarlı bir iade faturası daha düzenlenmiş ve bu fatura da davacı tarafça iade edilmiştir. Son olarak davalı tarafça önceki tüm iade faturaları toplamı olan 16.683,29-TL tutarlı fiyat farkı faturası düzenlenmiş olup,  bu fatura da davacı tarafça iade edilmiş ve fatura taraflarca bir çok kez karşılıklı olarak iade edilmiştir. Davacının tüm taşıma hizmet bedeli faturalarının davalı tarafından benimsenerek kendi ticari defterlerine kaydedilmesi sonucunda, davacı tarafça davalıya taşıma hizmetinin verildiği sabittir. Buna karşılık davalı tarafça hizmetin gereği gibi yerine getirilmediği ileri sürülmesine karşılık, bu konuda taşıma işinin gereği gibi yapılmadığı  veya zarara uğradığına dair bir delil sunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle,davalının düzenlediği iade faturalarının dayanağı bulunmamakta olup, davacı tarafça ifa edilen taşıma sürecinde kayıp, hasar, gecikme gibi bir olgunun bulunduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilmediğinden davalı aldığı taşıma hizmet bedelini davacıya ödemekle yükümlü olup davalının düzenlediği dayanağı kanıtlanamayan  iade faturaları dikkate alınmadan davacının davalıdan olan alacağını kanıtladığının kabulü ile  davalının itirazının kısmen iptali ile likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde  isabetsizlik görülmemiş,karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 1.223,18-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 305,79-TL harcın mahsubu ile kalan 917,39-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 38-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/03/2026<br>\t\t\t\t<br>            <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"711f331356045a58","SID":"54dc47ac97347502"}}