{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/11/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas-... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI: ...  <br>VEKİLİ\t\t: Av...  <br>İSTİNAF EDEN <br>DAVALI         \t: 1-... <br>\t\t 2-... <br>VEKİLLERİ\t: Av... & Av...<br>DAVA\t\t: Yöneticinin  Azli<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2026<br>YAZIM  TARİHİ\t: 26/02/2026<br>  Taraflar arasında görülen davada  Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ...  Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalıların dava dışı ...... Şti.'nin ortakları olduğunu, şirketin müvekkili ... ve abisi ... tarafından kurulduğunu, daha sonra  ...'in ısrarlı talebi üzerine pay satışı yolu ile diğer davalı ...'in şirkete ortak olduğunu, tarafların birinci ve ikinci derece yakın akraba olduklarını, şirketin 3.000.000 TL sermaye ile 120.000 adet paya ayrıldığını,  müvekkilinin %33,33, davalı ...'in %41,67, davalı ...'in ise %25  paya sahip olduğunu, davalı ...'in  münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü, diğer davalı ...'in ise münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürler kurulu başkanı olduğunu, davalıların, müvekkilini uzun yıllar şirketten uzaklaştırdığını ve hiçbir suretle şirket faaliyetleri hakkında bilgilendirmediğini, her türlü tasarrufta bulunduklarını ve hesap vermekten imtina ettiklerini, bu durumdan rahatsız olan müvekkilinin Ankara .... Noterliği üzerinden  ihtarname gönderdiğini, , davalıların, verdikleri cevapta şirket faaliyetlerinden müvekkilinin haberdar olduğunu belirtmiş iseler de, müvekkilinin ortaklar kurulu toplanması taleplerine duyarsız kaldıklarını, davalıların müvekkilini saf dışı bırakarak, TTK.'nın 627. maddesine aykırı davrandıklarını, gerek şirket müdürler kurulu başkanı ..., gerekse davalı şirket müdürü ...'in,  şirketle aynı alanda ve aynı adreste faaliyette bulunan başka bir şirket kurarak, o şirkete ortak olarak, hem ortak sıfatıyla hem de müdür sıfatıyla Kanun'un 613 ve 626. maddelerinde yazılı özen, bağlılık yükümlülüğüne ve rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığını ayrıca, tarafların birlikte ortak olduğu dava dışı ...... Şti. ile haksız rekabet oluşturacak şekilde sonradan kurulan ...... Şti.'nin  mülkiyetinin 1/2 si müvekkiline ait ...... Mah. ...... cad. No: ... Akşehir / KONYA” adresindeki taşınmazda faaliyetine devam ettiğini, dava dışı ...... Şti.'ne Ankara .... Noterliğinin 07.12.2023 tarih ve ... yevmiyeli intifadan men - ecrimisil talepli ihtarname gönderilmiş ise de dava dışı şirketin bu ihtarnamelerine cevap vermediğini, dava dışı ...... Şti.'nin  halen müvekkilinin taşınmazına işgalci konumunda olup, bu haksız kullanım nedeniyle müvekkiline herhangi bir ödeme de yapılmadığını ileri sürerek, davalı şirket müdürü ... ile şirket müdürler kurulu başkanı ...' in TTK 630/2 maddesi uyarınca ...... Şti.’ndeki müdürlük/müdürler kurulu başkanlık görevinden azline, davalıların yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>CEVAP:  Davalılar  vekili, davacı ile müvekkillerinin yakın akraba olduğunu,  davacının iddialarının soyut ve ispattan uzak olan hadiseler olduğunu, tarafların şirket  ortaklıklarının yaklaşık ... yıla dayandığını, davacının ihtarına kadar, davacı tarafından şirkete ait bilgi ve belgelerin istenildiğine, kendisine bilgi ve belge verilmediğine, şirketten davacıyı uzaklaştırdıklarına, şirketi diledikleri gibi yönettiklerine ve hesap vermediklerine ilişkin olmak üzere ileri sürülmüş hiç bir ihtar - iddia - husus ve belgenin bulunmadığını, davacı ihtarının sırf bu davaya delil olabilmesi açısından çekilmiş olan bir ihtarname olduğunu, davacının, dava dışı ...... Şti.’ndeki müdürlük yetkisinin azline ilişkin haklı nedenleri ortaya koyması gerekirken aksine, olaylara haksız ve kötü niyetli davranışlarıyla bizzat sebebiyet veren taraf olduğundan işbu davayı açma hak ve yetkisine sahip olmadığını,  davacının iş bu davayı açtığı tarih itibariyle  hukuki işlem ehliyetinin bulunup  bulunmadığına yönelik olmak üzere Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... E. Sayılı dosyalarının akibetlerinin bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalılar ... ve ...'in dava dışı ...... Şti.'nin ortakları olduğunu, şirketin kendisi ve abisi ... tarafından kurulduğunu, daha sonra  ...'in ısrarlı talebi üzerine pay satışı yolu ile diğer davalı ...'in şirkete ortak olduğunu, tarafların birinci ve ikinci derece yakın akraba olduklarını, 3.000.000 TL esas sermayeli ve beheri 25 TL den 120.000 adet paya ayrılmış dava dışı ...... Şti.'ndeki tarafların en son ortaklık paylarının ise kendisinin  40.000/120.000 ( %33,33 ), davalı ...'in 50.000 / 120.000 (%41,67), davalı ...'in ise ....000/120.000 ( %25 ) olduğunu, şirketin Ticaret Sicil Gazetesi'nin 17.06.2022 tarih ve 1397 sayısında ilan edilen sicil hareketine göre, davalı ...'in münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü, diğer davalı ...'in ise münferiden temsil ve ilzama yetkili Müdürler Kurulu Başkanı olduğunu, kendisinin uzun yıllardır şirketten uzaklaştırıldığını ve hiçbir suretle şirket faaliyetleriyle bilgilendirilmediğini, davalıların şirketi diledikleri gibi yönettiklerini, hiçbir kısıtlamaya maruz kalmaksızın şirket adına her türlü tasarrufta bulunduklarını ve hesap vermekte imtina ettiklerinden bahisle;  Davanın kabulü ile davalı şirket müdürü ... ile Şirket Müdürler Kurulu Başkanı ...'in TTK 630/2 maddesi uyarınca ......  Şti.’ndeki Müdürlük/Müdürler Kurulu Başkanlık görevinden azline, davalıların yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve beyan ettiği, davalıların davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan ettikleri görülmüştür.<br>Davanın; Dava dışı  ...... Şti. Müdürünün görevinden, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırmasına ilişkindir.<br>Limited şirket müdürünün görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırmasına ilişkin 6102 sayılı TTK'nun 630.maddesinde;\" (1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.   (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.\" şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.<br>Temsil yetkisinin kapsamı, sınırlandırılmasına ilişkin 6102 sayılı TTK'nun 629.maddesinde; (1) Müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. (2) Sözleşmenin yapılması sırasında şirket tek ortak tarafından ister temsil edilsin ister edilmesin, tek ortaklı limited şirketlerde, bu ortak ile şirket arasında yapılan sözleşmenin geçerli olması, sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu zorunluluk, piyasa şartlarına göre günlük, önemsiz ve sıradan işlemlere ilişkin sözleşmelere uygulanmaz. (3) (Ek: 10/9/2014 - 6552/132 md.) Müdürler tarafından şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanması hususunda 367 nci madde ile 371 inci maddenin yedinci fıkrası kıyasen limited şirketlere de uygulanır.\"şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. <br>6102 sayılı TTK'nun 626.maddesinde;\"(1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.(3) Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir. \" şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkememiz dosyasının Mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişisi Prof.Dr. ...... ve şirketler konusunda uzman bilirkişi Doç.Dr.......'e tevdi edilerek; Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenildiği,  SMMM bilirkişisi Prof.Dr....... ve şirketler konusunda uzman bilirkişi Doç.Dr....... tarafından düzenlenen 22.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Dava kapsamında ileri sürülen kâr dağıtılmadığı ve genel kurul toplantılarının yapılmadığı iddialarının yargı kararları ışığında azil için haklı neden kapsamında değerlendirilmediğini, rekabet yasağına aykırılık ile özen ve bağlılık yükümlerinin ihlali fiillerinin azil için haklı sebep teşkil edebilecek olması karşısında; şirket müdürünün görevi devam ederken, aynı adreste ve aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette görev yapmasının bu eylemde bulunan müdür yönünden azil için haklı sebep oluşturmasının ve şirket adına satılan ve fişleri kesilen ürünlerin bedellerinin yeni kurulan şirket adına işleyen banka hesabına tahsil edilmesinin müdürler bakımından özen ve bağlılık yükümünün ihlâli sayılmasının mümkün olup olmadığı hususunda nihai takdirin Mahkememize ait olduğunu, yazılan müzekkereler neticesinde dosyaya sunulmuş olan tapu kayıtları ve banka hareketlerine ilişkin olarak münferit, somut bir iddia bulunmadığından, söz konusu belgeler üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığının bildirildiği görülmüştür. <br>Dosyamız içerisine celbedilen tapu kayıtları, banka kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm bilgi - belgeler ile dinlenen tanık beyanlarına göre  dava dışı ...... Sanayi ve Ticaret Şirketi'ne Şirket Müdürü olan ...'in görevi devam ederken, aynı adreste ve aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette görev yapmasının bu eylemde bulunan Müdür yönünden azil için haklı sebep oluşturulduğu ve şirket adına satılan ve fişleri kesilen ürünlerin bedellerinin yeni kurulan şirket adına işleyen banka hesabına tahsil edilmesinin Müdür olarak TTK'nun 626. Maddesi gereğince özen ve bağlılık yükümünün ihlali ile rekabet yasağına aykırılık sayıldığı, TTK 630/3. maddesi gereğince davalı müdürün azli  için  haklı sebeplerin gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/05/2025 tarih ve 2024/5077 Es. 2025/3782 Kar. sayılı ilamının da benzer doğrultuda olduğu) anlaşıldığından Akşehir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ......-Akşehir sicil numarasına kayıtlı ...'ne 10.06.2022 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile müdür olarak atanan davalı ...'in 6102 sayılı TTK'nun 630/2. Maddesi gereğince müdürlük görevinden azli ile davalının yönetim hakkı ile temsil yetkisinin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br> Davacı tarafından davalı ... hakkında açılan dava yönünden;Limited Şirketlerde müdürülük yetkisinin ve görevinin istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenle kaldırılabileeği ve sona ereceğini,  Akşehir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Mahkememiz dosyasına gönderilen 31.05.2024 tarih ve ...... sayılı yazı cevabı ile; Dava dışı ...... Şirketi'ni aksi karar alınıncaya kadar Müdür görevi ile münferiden temsile yetkili olduğu, diğer davalı ...'in ise 20.05.2024 tarihine kadar Müdür(Müdürler Kurulu Başkanı) görevi ile  münferiden temsile yetkili olduğunun bildirildiği, davalı ...'in 20.05.2024 tarihinde dava dışı ......  Şirketi'nde ki müdürlük görev yetkisinin sona erdiği, davacı tarafından 15.01.2024 tarihinde davanın açıldığı, davalı ...'in müdürlük görev yetkisinin 20.05.2024 tarihinde sona erdiği, davanın bu davalı yönünden konusunun kalmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nin 13/10/2022 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrulltudadır)  konusuz kalan  davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden haklılık durumunun belirlenmesi gerektiği, davacının bu davalının müdürlükten azlini gerektirir haklı nedenlerin varlığını ispat edemediği, yargılama giderlerinden davacının sorumlu olması gerektiği anlaşıldığından davacı tarafından davalı ... hakkında açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş...\" gerekçesiyle, Akşehir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...... Akşehir sicil numarasına kayıtlı ...'ne 10/06/2022 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile müdür olarak atanan davalı ...'in 6102 sayılı TTK'nun 630/2. maddesi gereğince müdürlük görevinden azli ile davalının yönetim hakkı ile temsil yetkisinin kaldırılmasına, davacı tarafından davalı ... hakkında açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemenin  ... yönünden vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava ve bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinde detaylı olarak belirtildiği üzere rekabet yasağına aykırılığın müdürün  azli için yeterli sebep olduğunu, yeni kurulan ... Şirketi’nin faaliyet alanının dayanıklı tüketim malları, mobilya ve ahşap eşya, inşaat, otomotiv sektörü, otomotiv sektörüne ait yedek parça, tekstil konfeksiyon başlıkları altında yer almakta olup, müdürlerinin azli istenen şirketin faaliyet alanı ile örtüştüğünü, şirket müdürünün, bir başka sermaye şirketine ortak olmasının rekabet yasağı kapsamında olmadığını ancak aynı anda, aynı alanda faaliyet gösteren bir başka limited şirkette müdür olarak görev yapılmasının rekabet yasağına aykırılık kapsamında değerlendirildiğini, davalı tarafın aynı faaliyet konusunda ve aynı adreste şirket kurmak suretiyle açıkça rekabet yasağını ihlal ettiğini, bilirkişi raporunda ise, \"Özen bağlılık yükümünün ağır bir şekilde ihlâl edilmesi, TTK m. 630/3 hükmünde, müdürün azli için örnek olarak sayılan haklı sebeplerden biridir. Davacı tarafın, davalı şirkete ait işyerinde yapılan alışverişlerde ödemelerin ... Şti. hesabından tahsil edilmesine karşılık fişlerin ...... Şti. adına kesilmesi iddiasının söz konusu hüküm kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Bununla birlikte yeni kurulan ve ticaret unvanında “......” ibaresi yer alan şirketin, aynı adreste bulunması ve aynı alanda faaliyet göstermesi, özen ve bağlılık yükümü kapsamında da değerlendirilebilecek bir olgudur.\" şeklinde belirtildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında ... yönünden müdürlükten azlini gerektirir haklı nedenlerin varlığının ispat edilemediğinin  belirtildiğini, öncelikle  ...'in  rekabet yasağına ve özen yükümlülüğüne aykırı eylemlere kasıtlı susarak bu fiillerin gerçekleştirilmesi yönünde onay verdiğini, bu yönüyle de her iki davalının da müdürlük görevinin gereğini yerine getirmediğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili,  TTK'nın  m.630. maddesi  kapsamında “haklı sebep” şartlarının oluşmadığını, bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiği iddiasının süreklilik taşımadığını, tanık beyanları çelişkili olmasına rağmen tek taraflı değerlendirildiğini,  rekabet yasağı değerlendirmesinin hukuken hatalı olduğunu, özen ve bağlılılık yükümlülüğünü ihlal eden bir eylemin  söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, ölçülülük ve son çare ilkesinin  ihlal edildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, davalı şirket yöneticilerinin azli, yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemine ilişkindir. <br>Her ne kadar davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de,  davacı vekilince  UYAP sistemi üzerinden gönderilen 19.02.2026 tarihli dilekçede, davadan ve  istinaf isteminden feragat ettiklerinin bildirildiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu ve dosyanın henüz karara bağlanmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin  istinaf başvurusunun davadan feragat beyanı nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>İlk derece mahkemesince verilen karar davalı ... vekili tarafından da istinaf edilmiş ise de; Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74). <br>Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.<br>Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer.  Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.<br>Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı vekili tarafından UYAP sitemi üzerinden gönderilen 19.02.2026 tarihli dilekçede davadan feragat edildiğinin bildirildiği, dava konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri türden olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve feragat dilekçesinin verildiği tarih itibariyle henüz davalının istinafı esastan incelenip karara bağlanmadığından, davacı vekilinin  feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurularak feragat nedeniyle davanın reddine ve davalı vekili tarafından da UYAP sistemi üzerinden gönderilen 19.02.2026 tarihli dilekçede, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının beyan edilmiş olması hususu da nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davacının istinaf başvuru talebinin davadan feragat beyanı nedeniyle   REDDİNE, <br>1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,<br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>B)Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak davalı ... vekilinin  istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2025 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya   iadesine,  <br>2-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı vekilinin beyanı nazara alınarak davalı üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,  <br>3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığı bildirildiğinden  bu  hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>D)İlk derece mahkemesince yazılan 15/01/2026 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>E)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>F)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince, taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 26/02/2026 tarihinde oybirliği  ile karar verildi.\t\t<br> <br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1689f4f94ce42ccc","SID":"3a25bbdc0ddeeafc"}}