{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1639 <br>KARAR NO\t: 2026/357<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2021<br>NUMARASI\t: 2019/405 Esas, 2021/877 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 11/03/2026 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalının göndermiş olduğu tekstil ürünlerine siparişlere uygun olarak baskı işlemi uygulandığını, davalının müvekkile herhangi bir yasal itirazda veya ihbarda da bulunmadığını, 88.500 TL bedelli, 29/09/2018 tarih ve ... nolu fatura; 29.500 TL bedelli, 30/09/2018 tarih ve ... nolu fatura, 3.221 TL bedelli, 01/12/2018 tarih ve ... nolu fatura, 2.478 TL bedelli 24/12/2018 tarih ve ... nolu fatura, 15.958 TL bedelli, 28/02/2019 tarih ve 114030 nolu faturalar düzenlenmiş ve teslim edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından faturaların karşılığının ödenmediğini, bunun üzerine Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını beyanla, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine toplam alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından, Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrine yasal süresi içerisinde müvekkilinin itiraz ettiğini, Davacı tarafa müvekkilinin belirtildiği gibi bir borcu bulunmadığını, Davacı tarafından düzenlenen 15.958,00TL bedelli, 28.02.2019 tarih ... nolu faturaya ilişkin olarak; toplam değeri 59.327,32 TL ürünlerin baskı amacı ile davacı tarafa teslim edildiğini ancak, ... siparişe konu ürünlerin, davacı taraf kaynaklı baskı hatalarından dolayı baskı kalıp oturmaması, açıkları- ütü sonrası baskı hata kusması - baskı lekeleri)ikinci kalite ürüne dönüştüğünü, Bu baskı hataları ve ayıpların müvekkili şirket imalat müdürü ... tarafından davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafın üretim bandındaki hataları bizzat görerek ürünlerin hatalarını kabul ettiğini, Ürünlerin, müvekkilinin  müşterisi Koton firması tarafından alınmamasından dolayı uğranan zararın davacı tarafa yansıtılacağı konusunda davacı ile karşılıklı olarak mutabık kalındığını, Davacı tarafın ürünlerin yarı fiyatına satılmasını kabul etmemesi üzerine ürünlerin davacı tarafa gönderildiğini, ancak ürünlerin davacı tarafından teslim alınmadığını, hatta davacı tarafa ürünlerin müvekkilinin deposunda muhafaza edildiğinin de bildirildiğini, Davacı tarafından düzenlenen 3.221,00 TL bedelli, 01.12.2018 tarih ve ... nolu faturaya ilişkin olarak; ... model nolu ürünlerde de, davacı kaynaklı hatalı baskı sonucu yanma gerçekleştiğini, ürünlerin müvekkil müşterisi tarafından alınmadığını, söz konusu ürünlerin tamamının yandığını ve ürünlerin tekrar kullanılma imkanı bulunmadığını, karşılıklı mutabakata rağmen ürünlerin davacı tarafından teslim alınmadığını, Aynı şekilde hatalı ve ayıplı ürünlerin, müvekkil deposunda muhafaza edilmek zorunda kalındığını,  Davacı tarafından düzenlenen 88.500 TL bedelli, 29.09.2018 tarihli, ... nolu fatura ile 29.500.00- TL bedelli 30.09.2018 tarih ve ... nolu faturalara karşılık olarak ; Dava dilekçesinde davacı tarafından belirtilen 88.500 TL bedelli , 29.09.2018 tarihli, ... nolu fatura ile 29.500.00- TL bedelli 30.09.2018 tarih ve ... nolu fatura toplamı ; 118.000.00- TL olduğunu, söz konusu bedelin davacı tarafa, 29.03.2019 tarihli 109.000.00- TL bedelli çek ve 9.000,00 TL bedelli banka havalesi ile ödendiğini,  yine davacı tarafa müvekkilin ... ... IBAN nolu hesabından davalı tarafın ... İBAN nolu hesabına 31.05.2018 tarihinde de 14.700,00 TL ödeme yapıldığını beyanla; davanın reddine, davacı tarafından başlatılmış icra takibinin iptaline, haksız ve kötüniyetli başlatılmış takip nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılamada; davacının ticari defterlerine göre davacı tarafından davalıya kesilen takip ve dava konusu 5 adet faturadan  kaynaklı takip tarihi itibarı ile  139.657,84 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre de takibe konu 5 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu takip tarihi itibarı ile davalı tarafın davacı yana 20.162,32 TL borçlu göründüğü takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı yana düzenlenen faturalardan dolayı davalı yanın davacı yandan 24. 154,40 TL alacaklı hale geldiği, davacı tarafından yapılan baskı işlemlerinin açık ayıplı olduğu, işin olağan akışına göre tanık anlatımları ve mail yazışmalarından da anlaşıldığı üzere davacıya ayıp ihbarının yapıldığı, ayıplı ürünler nedeniyle davalının zararının (KDV hariç) 26.667,60 TL olduğu, davacının baskı işlemi yaptığı bir kısım kumaşın davacının yaptığı baskı işlemi sonrası hatalı fikse işlemi nedeniyle ayıplı hale gelerek kolayca yırtıldığı, kumaşta yırtılmanın açık ayıp niteliğinde olduğu, işin olağan akışına göre davacıya ayıp ihbarının yapıldığı, ayıplı ...model ürün ve parça kumaşlar nedeniyle davalının zararının (KDV hariç) 10.384,80 TL olduğu, davacı yan 2018 yılında işletme defteri tutmuş olup, bütün giderler ve gelirler peşin ödenmiş ya da tahsil edilmiş gibi deftere kaydedildiğinden davalı tarafından davacı yana (19.01.2018 tarihli 14.700,00 TL tutarlı çek, 26.10.2018 tarihli 9.000,00 TL tutarlı Eft ) 2018 yılında yapılan ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, yine 16.03.2019 tarihinde 109.000,00 TL tutarlı çek ile yapılan ödemenin ise davacı tarafından ticari defterlerine kayıt edilmediği görüldüğünden, işbu ödemelerin davacı cari hesabından düşülmesi gerektiği, bu bağlamda takip tarihi (03.04.2019) itibariyle davacı yanın davalı yandan 20.160,32 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı tarafından müşterisi ... HK model nolu ürün siparişinin baskı işleminin davacı tarafa yaptırdığı davacı tarafından 2.504 adet   ... HK model nolu ürünün baskı işlemi yapılarak 28.02.2019 tarihli irsaliyeli fatura ile davalıya teslim edildiği bilirkişilerce de bu ürünlerin tespit ediliği  takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı yan adına düzenlenen 5 adet 44.314,72 TL tutarlı fatura üzerinde teknik yönden yapılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafından davacı yana düzenlenen 29.663,66 TL tutarındaki 19.04.2019 tarihli ... no.lu reklamasyon faturasına karşılık talep edebileceği tutarın 26.667,60 TL olduğu, 730,08 TL tutarındaki 19.04.2019 tarihli ... no.lu, 11.706,98 TL tutarındaki 19.04.2019 tarihli... no lu, 505,45 TL tutarındaki 19.04.2019 tarihli ... nolu, 1.708,56 TL tutarındaki 19.04.2019 tarihli ... nolu toplam (730,08 TL + 11.706,98 TL + 505,45 TL + 1.708,56 TL) 14.651,07 TL tutarlı reklamasyon faturalarına karşılık talep edebileceği tutarın 10.384,80 TL olduğu davalı tarafından davacı yan adına düzenlenen 5 adet 44.314,72 TL tutarlı faturanın (26.667,60 TL+10.384,80 TL=) 37.052,40 TL tutarlı kısmının eserin ayıplı bulunduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı,  davalının bu  kestiği reklamasyon  faturalarının  davacıdan kaynaklanan  ayıplara ilişkin bulunduğu, davalının ayıp ve gecikme nedeniyle uğradığı zararları reklamasyon faturasına konu ettiği, bu faturaların davacı alacağından mahsup edilmesinin makul olduğu, davalının davacıya bir borcunun kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu malların ve faturaların davalıya süresi içerisinde teslim edildiği ve davalı tarafından da malların hiç bir ayıp ihbarı olmadan teslim alındığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, davalının iddialarını kabul etmemekle birlikte, TTK 23.maddeye göre açık ayıpta ihbar süresinin 2 gün, gizli ayıpta ise 8 gün olduğu, ihbarın süresi içinde TTK 18'e uygun olarak yapılmadığı, davalı taraf cevap dilekçesinde de kabul edildiği üzere, sözde hatalı ürünlerin deposunda muhafaza edildiği, müşterisine teslim edilmediği, malların bu süeçte deforme olup olmadığının izaha muhtaç olduğu, davalının, dava konusu malları birçok işlemden geçirdiği akabinde deposunda uzun bir süre beklettiği ve üzerinde oynama yaptığı beyanı da ayıbın kendisinden kaynaklı olduğunu ve daha sonradan ortaya çıktığını açıkça kabul ettiği anlamına geldiği, bir çok ayıp iddiasına rağmen yine de dava konusu işlerde müvekkile ödeme yapılmasının  abes olduğu, yapıldığı savunulan ödemelerin dava konusu faturalarla örtüşmediği ve ilgisi olmadığı, fatura bedellerinin ödenmediği, savunmaya konu ödemelerin başkaca ticari işlere ilişkin olduğu, davaya konu alacağa ilişkin olmadığı, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmediği, yalnızca davalı defterlerine itibar edilerek karar verildiği, keşifte bilirkişiye gösterilen ürünlerin müvekkili tarafından işlem yapılan ürün olup olmadığının ispata muhtaç olduğu, bilirkişi raporunun detaylı incelemeye dayalı olmadığı gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacının, fason üretim neticesinde davalıya teslim edilen ürünler karşılığı düzenlenen 5 adet faturaya dayalı toplam 139.657 TL alacağın tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini talep ettiği, davalının, dava konusu edilen 15.958 TL bedelli ve 3.221 TL bedelli fatura konusu ürünlerin ayıplı olmasından kaynaklı reklamasyon faturası düzenlendiğini, 88.500 TL bedelli ve 29.500 TL bedelli fatura karşılığının ödendiğini, yapılan ödemeler itibariyle davacı alacağının kalmadığını savunduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, ayıplı ifa ve yapılan ödemeler itibariyle davacı alacağının kalmadığı sabit görülerek davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 139.657,84 TL alacaklı göründüğü, davalı defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 20.162,32 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafından takipten sonra davacıya yönelik düzenlenen 5 adet fatura karşılığı olan 44.314,72 TL'nin kaydedilmesi neticesinde 24.154,40 TL alacaklı hale geldiği, davalının savunmasına dayanak 14.700 TL'lik ve 109.000 TL'lik çek ödemesi ile havale yoluyla yapılan 9.000 TL'lik ödemenin davacı defterinde olmadığı, ayıplı ifaya konu ürünlerin açık ayıp niteliğinde olduğu, tanık anlatımları ve e-posta yazışmaları itibariyle ayıp ihbarının yapıldığı, ayıplı ifa karşılığı olarak davalı tarafından düzenlenen toplam 44.314,72 TL'lik reklamasyon faturası kapsamında davalı zararının 37.052,40 TL olduğu görüşü bildirilmiştir.<br>Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Yine ayıp bedelinin de ayıbın ortaya çıktığından itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak hesaplanması gerekir (Yargıtay 15. HD'nin 2019/1698-2020/120 E-K sayılı kararı).Özetlenecek olursa; eser sözleşmesinde iş sahibi, ayıbın varlığını, miktarını, niteliğini (açık ayıp/gizli ayıp), derecesini (kabul edilemeyecek derecede olup, olmadığı) ve bedelini, itiraz halinde ise süresinde ayıp ihbarının yapıldığını tanık dahil her türlü delille ispat etmekle yükümlüdür.Tarafların da hazır olduğu keşif incelemesine dayalı teknik bilirkişi görüşü, e-posta yazışmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle, davalının reklamasyon faturalarına konu ürünlerdeki ayıbın açık ayıp niteliğinde ve karşılığı olan bedelin KDV hariç toplam 37.052.40 TL olduğu, ürünlerin asıl iş sahiplerince kabul edilmediği, ayıp ihbarının yapıldığı sabit olmakla; davalı iş sahibinin bilirkişilerce tespit edilen bedel üzerinden ayıp iddiasının ispatlandığına yönelik mahkeme kararı doğru olmuştur.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, davacı yüklenici, davalı tarafından yapılan 14.700 TL'lik ve 109.000 TL'lik çek ödemesi ile havale ile yapılan 9.000 TL'lik ödemenin başka bir borcun ödemesine yönelik olduğunu kanıtlamak zorundadır. Banka kayıtları itibariyle sabit olup ve davacı defterinde kayıtlı işbu ödemelerin, başkaca bir iş karşılığında yapıldığı iddiası yemin deliline dayanmayan davacı yüklenici tarafından yasal ve kesin delillerle ispatlanmış değildir. Bu haliyle, taraf defterleri arasındaki uyumsuzluk noktasında, mahkemece bu ödemelere itibar edilerek karar verilmesi de doğru olmuştur.<br>Sonuç olarak, davacı defterlerinde olmayan ayıplı işlere ilişkin bilirkişilerce tespit edilen miktar ve davalı tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında, davacı alacağının olmadığı, mahkemece verilen karar doğru olduğundan, davacı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> 1-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/09/2021 tarih ve 2019/405 Esas, 2021/877 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 732,00  TL istinaf karar harcından peşin alınan 425,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 307,00-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 11/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59ec02906cdda1d1","SID":"faccca93996ecae8"}}