{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA BAM  14. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>SAKARYA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/460 <br>KARAR NO\t: 2026/364<br><br> \t\t\t\t\t    \t T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2024/21 Esas, 2024/52 Karar <br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALI \t : HAYAT KİMYA SANAYİ A. Ş. İZMİT FABRİKASI ŞUBESİ - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ....<br>\t  Av. ... <br>DAVA\t: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17/02/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN \t<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/03/2026<br><br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün İstinaf kanun yoluyla incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili  tarafından istenilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; şirketin iş makineleri satımı, alımı, tamiratı ve iş makinelerinin yedek parça temini sağlama işlerini yaptığını, davalı şirketin Kocaeli fabrikasında kullanılan forklift ve iş makinelerine yedek parça temini ve tamirat işlerini yaptığını, şirketin davalı şirkete yapılan hizmetler ve yedek parça temini karşılığından e faturalar tanzim edildiğini, davalı şirketin 16/01/2023 tarihinden itibaren taraflarına tanzim edilen faturaları şirketler arasında yapılan sözleşmede belirtilen 30 günlük ödeme süresi içerisinde ödememeye başladığını, davalı şirket yetkililerine mail yoluyla ihtar çekildiğini, şirket yetkilileri tarafından davalı şirketin yetkililerine telefonla ulaşmaya çalışıldığını ancak başarısızlıkla sonuçlandığını, 22/02/2023 tarihinde 1049,07 TL bedel karşılığında şirket tarafından davalı şirkete malzeme teslim edildiğini, davalı şirket faturalandırma için davalı şirketçe belirlenen sistem numarası verilmediğinden bu iş sonucu faturalandırmadığını ve malzemelerin ücretleri ve işçilik bedeli ücreti alacağı bulunduğunu, işin yapıldığına dair teslimat formunu mahkemeye sunduklarını belirterek 39 adet ve toplam 104,197,48 Euro olan e fatura bedellerinin ve yine 1049,07 Euro malzeme ve işçilik bedelinin kamu bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesini, 850,00 EURO e- fatura  olan iş makineleri 2023 mart ayına ait kira bedelinin kamu bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi birlikte davalı şirketten alınarak davalı şirkete ödenmesine, 6 adet ve toplamı  30.833,40 TL olan e fatura bedellerinin ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davalı şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazında bulunduklarını, davanın temelinin para alacağına dayandığını, şirketin adresinin ... ... Cad. No:... Altunizade, Üsküdar/İstanbul olduğu yetki alanının İstanbul Anadolu Mahkemeleri sınırları içerisinde olduğunu, şirketin dava konusu faturalar karşılığı kadar mal veya hizmet almadığını, şirketin içinde ilgili departman yetkilileri ile işbirliği halinde usulsüz iş ve eylemlerinin tespit edildiğini, 2023 mart ayına kadar bakım, onarım ve yedek parça tedarik adı altında muhtelif faturalar düzenlendiğini, şirkete verilmeyen bir takım mal, hizmet, yazılım vb işlerin bedellerinin tahsil edildiğini, davacı şirketin şirkete karşı gerçek dışı faturalar düzenlediğini, faturaların usulsüz bir şekilde onaylanmasını sağlamak suretiyle iş birliği yaptığı şirket çalışanlarının iş akitlerinin yapılan soruşturma neticesinde disiplin kurulu kararıyla feshedildiğini, davacı şirket ile yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı firmanın tedarikçisi olma sürecinin şirketin usullerine ve kurallarına göre gerçekleşmediğini, sürecin bir suistimal ve usulsüzlük söz konusu olduğunu, davacıların davalı şirkette Tam Otomatik Depo Makine Bakım Müdürlüğünde Teknik Bakım Müdürü olarak görev yapan ... ve Global Bakım Sorumlusu olarak görev yapan ... isimli çalışanlarla iş birliği halinde yaptıkları usulsüz iş ve işlemlerle ilgili olarak 15 Şubat 2023 tarihinde gelen ihbar üzerine Hayat Kimya'nın Başiskele/Yeniköy'de bulunan fabrikasının Tedarik Zinciri Direktörlüğü bünyesinde Tam Otomatik Depo ve forklift operasyonlarından sorumlu Teknik Bakım Müdürlüğünde bir denetim gerçekleştirildiğini, davacı tarafın içinde bulunduğu işlerde birçok açıdan hileli ve gerçek dışı satın alma işlemleri yapıldığını, yapılmayan işlerin yapılmış gibi gösterilerek faturalandırıldığını, yapılan bazı işlerin ise rayiç fiyatlara göre astronomik şeklide yüksek fiyattan faturalandırıldığını, bu yolla firmayı zarara uğratılmış olduğu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde belgeleriyle tespit edildiğini, davacı şirket ile akrabalık ilişkisi içinde bulunan global bakım müdürü ... ve makine bakım müdürü ...'nin iş akitlerinin disiplin kurulu kararı ile teminatsız olarak feshedildiğini, konuyla ilgili olarak savcılığa şikayet süreçlerinin devam ettiğini, davacı, davalı şirketten hiçbir suretle alacaklı pozisyonda olmadığını, tüm faturaların haksız ve usulsüz şekilde kesildiğini ve onaylandığını, belirterek haksız ve mesnetsiz tüm taleplerin ve davanın reddine, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla huzurdaki davadaki taleplerin kabulüne karar verilmesi halinde ise fazlaya ilişkin her türlü talep dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla davacının, davalı şirkette yaptığı haksız iş ve işlerden hak etmediği halde tahsil ettiği usulsüz faturalardan dolayı 4.569.475 TL borcuna ilişkin takas mahsup taleplerinin kabul edilmesine ve bakiye alacak haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c maddesine göre davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Kocaeli Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK md. 4/1 uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesine ilişkin hususlardan doğan hukuk davaları, doktrin tarafından nispi ticari dava olarak adlandırılmakta ve söz konusu türdeki uyuşmazlıklar, kural olarak TTK md. 5 gereği asliye ticaret mahkemesi tarafından görülmekte olduğunu, ancak Yargıtay, HMK md. 4/1-a’yı gerekçe göstererek her iki tarafı da tacir ve bu tarafların ticari işletmelerine ilişkin olan kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların da sulh hukuk mahkemelerinin görevi kapsamına dahil olduğu şeklinde yerleşmiş bir uygulama oluşturduğunu, Yargıtay, konuya ilişkin verdiği kararlarında uyuşmazlık konusu hususların nispi ticari davaya sebebiyet verip vermemesi ve neden asliye ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı hususlarında herhangi bir açıklama yahut gerekçe getirmediğini, bazı kararlarda yer alan karşı oy yazılarında bahsi geçen türde uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, TTK’nın göreve ilişkin kurallarının HMK’da yer alan görev kurallarına nazaran daha özel nitelikte olduğu gerekçesi ile belirtilmekte olduğunu, her iki tarafında ticari işletmesine ilişkin olan kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup öncelikle; TTK md. 4 ve 5 hükümleri, HMK md. 4’te yer alan sulh hukuk mahkemesinin görevinin düzenlendiği hükme nazaran özel nitelikte olduğunu, TTK’nın HMK’dan daha sonra yürürlüğe girdiği de birlikte düşünüldüğünde ticari davalar açısından TTK md. 4 ve 5’in öncelikle uygulanması gerektiğini, her iki tarafın da ticari işletmesine ilişkin olan kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu hususunda ileri sürülebilecek bir diğer gerekçe ise sulh hukuk mahkemelerinin, kira sözleşmeleri açısından bir “ihtisas” mahkemesi olmaması olduğunu, sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çeşitliliğinin çok fazla olması bu durumun en iyi kanıtı olduğunu, durum böyle olunca (her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin olması kaydıyla) nispi ticari davaya sebebiyet verdiği kabul edilen bir satım, vekalet sözleşmesi ya da haksız fiil ilişkisi ile kira sözleşmeleri arasında görev konusunda bir ayrım yapılmasının haklı bir gerekçesi bulunmamakta olduğunu, ayrıca 6335 sayılı Kanun ile TTK md. 4 ve 5’te yapılan değişiklikler, kanun koyucunun iradesinin ticari davaların tamamen asliye ticaret mahkemesinin görevi kapsamına dahil edilmesi olduğunu göstermekte olup özellikle söz konusu değişikler sonucu denebilir ki sulh hukuk mahkemelerinin, ticari davalar sahasında görevi kalmadığını, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların ticari işletmelerine ilişkin olan kira sözleşmelerinden kaynaklanan ticari davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, söz konusu dava da Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/22 E. Sayılı dosyasından tefrik edildiğini, söz konusu dosyaya yapmış oldukları itirazlar baki olmakla dosyaya konu ihtilafın aynı usulsüzlüğe ilişkin olması sebebiyle ihtilafın bölünmemesi ve yargılamanın birlikte yürütülmesinde hukuki yarar bulunmakta olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> İlk derece mahkemesince toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, ileri sürülen istinaf nedenleri ve HMK 355/1 maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, forklift kiralama bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>\t01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre \"Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda\" Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mülga 1086 sayılı HMUK.'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir.<br>\tDavacı tarafından davalı hakkında birden fazla alacak kalemi yönünden alacaklı olduğu ve tarafların tacir olması nedeniyle asliye ticaret mahkemesinde dava açıldığı, mahkemece forklift kiralama bedeli yönünden davanın tefrikine karar verilerek bu talep yönünden sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Davamıza konu uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığının kabulü gerekir. Dava, 6100 Sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra sonra açıldığından uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerekir.  Bu durumda görevli mahkeme 6100 sayılı HMK'nun 2. maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi olup, İlk Derece Mahkemesinin davanın görev yönünden reddi kararı vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilememiştir. <br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı ve davalıdan ayrı ayrı tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin yatıran üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından aleyhine istinafa başvurulan taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Kararın 6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi uyarınca Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>6100 sayılı HMK'nın 302/5.maddesi uyarınca gerekli bildirimlerin mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 ve 362/1-a,b maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/02/2026<br><br>  Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59a40aaf15790bba","SID":"f4a307fd4d497a0c"}}