{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1164 \t\t                                            (ESASTAN RET)<br>KARAR NO\t: 2026/204<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/48 E -  2022/508 K<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2026<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17/03/2026<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Amerika menşeli ... unvanlı şirketin, dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti. unvanlı şirkete muhtelif ebat ve koşullarda toplam 50.000 kutu tek kullanımlık nitril muayene eldiveni siparişi verdiğini, buna göre, dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti.'nin istenilen nitelikteki ürünleri dava dışı ...'ye teslim etmeyi, ismi geçen şirketin ise 450.000 USD ödeme yapmayı kabul ettiklerini, dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti.ce düzenlenen 13/06/2020 tarihli ve KGPI0105 sıra numaralı proforma faturaya istinaden dava dışı ... tarafından taahhüt edilen 450.000 USD nin 250.000 USD'lik kısmının dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti. hesabına aktarıldığını, ilerleyen süreçte dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti. ile davacı ... Tic. ve Dan. Ltd.Şti. arasında 06/07/2020 tarihli temlik sözleşmesi akdedildiğini ve dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti.'nin tüm hak ve yükümlülüklerinin davacı şirkete geçtiğini, akabinde 08/07/2020 tarihinde müvekkil şirket ile dava dışı ... arasında aynı hükümleri içerir nitelikte sözleşme imzalandığını ve dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti. hesabına aktarılan 250.000 USD'nin davacı şirket hesabına geçirildiğini, bunun üzerine müvekkil şirketin,  dava dışı ...'ye karşı taahhüt ettiği edimi ifa edebilmek amacıyla davalı şirket ile 20/08/2020 tarihinde \"Satın Alma Sözleşmesi\" yaptığını, bahsi geçen sözleşmeye göre davalı şirketin istenilen ebat ve özellikte 50.000 kutu tek kullanımlık nitril muayene eldivenini tedarik ederek New Jersey Limanı'na teslim etmeyi taahhüt ettiğini, bunun karşılığında ise müvekkil şirketin 410.000 USD ödemede bulunmayı kabul ettiğini, tarafların, emtianın New Jersey Limanı'na ulaşmasından sonra ifa edilmesi kaydıyla ödemenin banka garanti mektubu aracılığıyla yapılması hususunda mutabık kaldıklarını, davacı şirketin sözleşmeden doğan bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 31/08/2020 tarihinde davalı şirket lehine, ... Bankası nezdinde 410.000 USD değerinde garanti hesabı açtırdığını, ancak davalı şirketin bir süre sonra, Vietnam menşeli tedarikçi şirket ile ödeme yöntemi konusunda  ihtilafa düştüklerini ifade ederek ödeme şeklinin değiştirilmesini talep ettiğini, müvekkil şirketin zorunlu olarak bu istemi kabul ettiğini ve 07/09/2020 tarihinde taraflar arasında yeni bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmede yalnızca ödeme yöntemi ve teslimat şeklinin değiştirildiğini, imzalanan yeni sözleşme uyarınca müvekkil şirketin banka nezdindeki garanti mektubunu iptal ettirerek 14/09/2020 tarihinde akreditif hesabı açtırdığını, açılan akreditife göre malların yükleme vadesinin 30/09/2020 ve akreditifin geçerlilik tarihinin 09/10/2020 olarak belirlendiğini, ne var ki davalı şirketin mevcut süreler içerisinde yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini beyan ederek tekrar süre uzatımı istediğini ve 29/09/2020 tarihinde akreditifin revize edildiğini, malların yükleme vadesinin 06/10/2020 ve akreditifin geçerlilik tarihinin 15/10/2020 olarak değiştirildiğini, ilerleyen süreçte davalı şirketin talebi üzerine akreditifin 01/10/2020 tarihinde bir kez daha revize edildiğini, malların yükleme vadesi 06/10/2020 olmak kaydıyla sadece akreditifin geçerlilik tarihinin 20/10/2020 olarak değiştirildiğini, malların yükleme vadesi olan 06/10/2020 tarihinde herhangi bir yükleme işleminin yapılmadığını ve davalı şirket tarafından 07/10/2020 tarihinde ... Şubesi'ne yazılan yazı ile 410.000 USD tutarlı LC (Akreditif) ile ilgili kullanım hakkından vazgeçildiğinin ifade edildiğini, davalı şirketin edimini tamamlayamayacağını anlayan müvekkili şirketin Ankara 36. Noterliği'nin 22/10/2020  tarih ve 11352 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten uğranılan zararı istediğini, davalı şirketin ihtarnameye olumlu bir yanıt vermediğini, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan bütün edimlerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında taahhüt ettiği yükümlülüklerini gerçekleştirmemesi nedeniyle müvekkil şirketin maddi zarara uğradığını, davacı şirket ile dava dışı ... arasında imzalana sözleşme gereği malların son yükleme tarihinin 30/09/2020, teslim tarihinin ise 28/10/2020 olarak belirlendiğini, dava dışı ... tarafından istenilen malların tedarikini sağlama ve dava dışı şirkete teslim etme yükümlülüğü altına giren müvekkil şirketin, davalı şirketin sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirmemesi sonucu zor duruma düştüğünü, dava dışı ... ile sağlanan ticari ilişki nedeniyle elde edeceği gelirden mahrum kaldığını, müvekkil şirket ile dava dışı ... arasında kurulan sözleşme uyarınca davacı şirkete toplam 450.000 USD ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını ve bu bedelin 250.000 USD'sinin peşin olarak tahsil edildiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında kurulan sözleşme gereği müvekkil şirketin davalı yana ödeyeceği bedelin 410.000 USD olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin 40.000 USD kazanç kaybına uğradığını, bunun yanı sıra davalı şirketin oluşturduğu güven neticesinde müvekkil şirketin başka tedarikçi ile görüşmediğini, davacı şirketin, süresinde ürün tedarikini sağlayamaması ve ürünü dava dışı ...'ye teslim edememesi nedeniyle, ismi geçen dava dışı şirket ile imzalanan sözleşmenin 6.3. maddesi doğrultusunda 18.000.00 USD cezai şart bedeli ödediğini, kaldı ki müvekkil şirketin, davalı şirketin edimini ifa etmemesi nedeniyle 9.811.35 USD masraf ve KKDF ödemek zorunda kaldığını, öte yandan açılan akreditife işleminin üç (3) kez değişikliğe uğradığını, dolayısıyla davacı şirketin akreditif açma/kapama ve revize işlemleri nedeniyle 2.283.75 USD masraf yaptığını ve  dava dışı ... tarafından gönderilen 250.000 USD'yi iade etme durumunun hasıl olduğunu, söz konusu iadenin gerçekleşmesi nedeniyle davacı şirketin aynı zamanda 7.059.10 USD KKDF ödediğini, bununla birlikte 250.000 USD'nin iadesi için banka tarafından 340.50 USD swift (döviz transferi) masrafı ve 18.000 USD cezai şart bedeli için 128 USD swift masrafı kesintisi yapıldığını, davalı şirketin kusuru nedeniyle ortaya çıkan masrafların tamamının tahsilinin gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazanç kaybı için şimdilik 2.500 USD'nin cezai şart için şimdilik 2.500 USD'nin ve masraflar ile ödenen KKDF bedeli için şimdilik 2.500 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının, temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yıl vadeli dolar hesabına uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin Ankara 36. Noterliği'nin 22/10/2020 tarih ve 11352 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aralarında mevcut sözleşmeyi feshettiğini, davacı şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmeye müvekkil şirketin taraf olmadığını, dolayısıyla söz konusu sözleşmede yer alan hükümlerin davalı şirketi bağlamayacağını, müvekkil şirketin taraf olmadığı sözleşmeye ilişkin herhangi bir taahhütte bulunmadığını, davalı şirketin 20/08/2020 tarihli \"Satın Alma Sözleşmesi\" kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, araştırma yaptığını, firmalarla iletişime geçtiğini ve dava dışı Vietnam menşeli ... ile anlaşma sağladığını, bu kapsamda 29/09/2020 tarihinde ... Bankası aracığıyla akreditif açılarak ürünün tedarik edilmesi konusunda çaba sarfedildiğini, ancak süreç içerisinde aksaklıklar yaşandığını ve akreditif sürelerinin uzatıldığını, devam eden süreçte davalı şirketin anlaşmaya vardığı dava dışı ...'un bankası olan ... tarafından ... Bankası'na gelen 06/10/2020 tarihli swift mesajında akreditifin ülke kararı olarak kabul edilmediğinin iletildiğini, bu durumun davacı şirkete iletildiğini, davacı şirket çalışanının, bedelin davalı şirkete iade edileceği ifade edilerek ürünlerin bedelinin nakit olarak şimdilik davalı şirket tarafından dava dışı ...'a gönderilmesinin istenildiğini, bu nedenle işlerin aksamaması amacıyla  müvekkil şirketin dava dışı ...'a toplam 365.000,00 USD ödeme yaptığını, akabinde söz konusu tutarın davacı şirketten istenildiğini, ancak davacı şirketin, paranın sonradan ödeneceğini bildirdiğini, davacı şirketin bu ödemeyi gerçekleştirmediğini ve sözleşmeyi feshettiğini, davacı şirketin sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle ürün tedarikinin durdurulduğunu, somut olayda müvekkil şirketin bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca müspet zararın ve menfi zararın aynı dilekçe ile istenilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinin, sözleşmelerde borçlunun temerrüdü sonucu borcun yerine getirilmemesi durumunda alacaklıya üç yetki tanındığı, bu yetkilerin, her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteme, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da  ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararı isteme şeklinde sayıldığı, sözleşmeden kaynaklanan zararın müspet zarar ya da menfi zarar olabileceği, müspet zararın, \"Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark\" kapsamında değerlendirildiği, diğer bir anlatımla müspet zararın, \"sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar\" şeklinde kabul edildiği, müspet zararın, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olacağı, burada sözleşmenin ortadan kalkmadığı, yalnızca alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararın tazminine dair talep hakkının aldığı, bu açıklama çerçevesinde her ne kadar davacı şirket eldeki dava ile kar kaybı istemiş ise de, sözleşme feshedilmiş olduğundan artık geçerli bir sözleşmeden bahsedilemeyeceği, bu itibarla kar kaybının doğmayacağı, diğer yandan dolaylı zararın, \"haksız fiil neticesinde zarar gören kişinin, araya ilave bir sebep girmek suretiyle dolaylı olarak uğradığı zararlar\" olarak ifade edildiği, bu kapsamda davacı şirketin, dava dışı ...'ye ödemiş olduğu cezai şartın, davacı şirketin, davalı şirket ile imzaladığı sözleşmeden bağımsız olarak bir edim yükümlüğüne girmiş olmasından kaynaklandığı ve dolaylı zarar görünümünde bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesi dikkate alındığında davacı şirketin bu zarar kalemini istemesinin yerinde olmadığı, bununla birlikte davacı şirketin, davalı şirketin edimlerini süresinden yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiği, dolayısıyla sözleşme kapsamında yaptığı masrafları isteyebileceği, somut olayda söz konusu masraf kalemlerinin davacı şirketin doğrudan zararını oluşturduğu anlaşılmakla, davacı şirketin sözleşme doğrultusunda yaptığı masrafları (akreditif açılış ücreti 2.050,00 USD, işlem ücreti 50,00 USD, UFT ve mesajlaşma ücreti 20.00 USD, akreditif açılış ücreti BSMV 102,50 USD, İşlem ücreti BSMV 2,50 USD, UFT ve mesajlaşma ücreti 1,00 USD, değişiklik ücreti komisyonu 55,00 USD,  değişiklik ücreti komisyonu BSMV 2,75 USD olmak üzere toplam 2.283,75 USD) talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin kusuru nedeniyle ortaya çıkar zararların karşılanması gerektiğini, mahkemenin, müvekkil şirketin uğradığı zararları dolaylı zarar kapsamında değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacı şirketin, davalı şirketin edimlerini yerine getireceği düşüncesi ile birçok masraf yaptığını, söz konusu masrafların menfi zarar kapsamında kaldığını ve illiyet bağının mevcut olduğunu, ayrıca sözleşmenin 11. maddesinde yer alan ifadelerin tamamının müspet zarar kavramıyla ilgili bulunduğunu, sözleşmenin 14. maddesinde, sözleşmenin davacı şirket tarafından feshi halinde bağlantılı masraflar da dahil olmak üzere tüm zarar ve ziyanın karşılanacağının ifade edildiğini, dolayısıyla bahsi geçen hüküm karşısında aynı sözleşmenin 11. maddesindeki dolaylı zarar kavramı örneklenmek suretiyle bir belirlemeye gidilmesinin doğru bulunmadığını, davalı şirketin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkil şirketin, ürünlerin tedarik edileceği yönündeki inancı nedeniyle teslim süresi aşılmasına karşın davalı şirkete ek süreler tanıdığını, davalı şirketin akreditif kullanım hakkından vazgeçmesinin, üzerine düşen edimleri yerine getirmeyeceğinin göstergesi mahiyetinde bulunduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmeye müvekkil şirketin taraf olmadığını, dolayısıyla söz konusu sözleşmede yer alan hükümlerin davalı şirketi bağlamayacağını, müvekkil şirketin ürünün tedariki için üzerine düşen özeni gösterdiğini, sözleşmenin 5.2 maddesinin açık olduğunu ve davacı şirketin söz konusu hükme aykırı davranış sergilediğini, 14/09/2020 tarihinde açılan akreditif sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca davacı şirketin sözleşmeyi 21/09/2020 tarihinde sona erdirme imkanı bulunduğunu, ancak davacı şirketin sözleşmeyi feshetmediğini, sonraki süreçte de akreditif süresini uzatmaya rıza gösterdiğini, eldeki davada müvekkil şirkete atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, mücbir sebep nedeniyle edimlerin yerine getirilemediğini, davacı şirketin mücbir sebebin varlığını kabul ettiğini ve akreditif sürelerini uzattığını, dolayısıyla mücbir sebebin varlığı karşısında davacı şirket tarafından yapılan masrafların davalı şirketten tahsil edilmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, 20/08/2020 tarihli \"Satın Alma Sözleşmesi\"nin feshinin davalının kusurlu davranışı nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediği ve bu kapsamda feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davalı şirketin anlaşma konusu malların temini ve teslimi için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, davacı tarafından ödenen cezai şartın ve bankacılık işlemleri nedeniyle yapılan masrafların dolaylı zarar olarak kabul edilip edilemeyeceği, buna göre davacının, kar kaybını, cezai şartı ve masrafları (bankacılık işlemleri ile akreditif işlemleri) talep etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, satım sözleşmesinin haklı nedenle feshi iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dava dışı ... ile dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti. arasında muhtelif ebat ve koşullarda toplam 50.000 kutu tek kullanımlık nitril muayene eldiveni satımı konusunda anlaşma yapıldığı, sözleşme konusunun, dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti.'nce ürünlerin dava dışı ...'ye teslim edilmesi, karşılığında ise dava dışı ... şirketince 450.000 USD ödemenin gerçekleştirilmesi olduğu, dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti.ce düzenlenen 13/06/2020 tarihli ve KGPI0105 sıra numaralı proforma faturaya istinaden dava dışı ... tarafından taahhüt edilen 450.000 USD nin 250.000 USD'lik kısmının dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti. hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir.<br>İlerleyen süreçte dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti. ile davacı ... Tic. ve Dan. Ltd.Şti. arasında 06/07/2020 tarihli temlik sözleşmesi akdedildiği ve dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti.'nin, tüm hak ve yükümlülüklerinin davacı şirkete geçtiği, akabinde, 08/07/2020 tarihinde müvekkil şirket ile dava dışı ... arasında aynı hükümleri içerir nitelikte yeni bir sözleşme imzalandığı ve dava dışı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Ltd. Şti. hesabına aktarılan 250.000 USD tutarındaki paranın davacı şirket hesabına geçirildiği görülmüştür.<br>Diğer yandan davacı ... Tic. ve Dan. Ltd.Şti. ile davalı ... arasında 20/08/2020 tarihinde \"Satın Alma Sözleşmesi\" imzaladığını, bahsi geçen sözleşme ile, davalı şirketin istenilen ebat ve özellikte 50.000 kutu tek kullanımlık nitril muayene eldivenini tedarik ederek New Jersey Limanı'na teslim etmeyi taahhüt ettiği, bunun karşılığında ise davacı şirketin 410.000 USD ödemeyi kabul ettiğini, tarafların, emtianın New Jersey Limanı'na ulaşmasından sonra ifa edilmesi kaydıyla ödemenin banka garanti mektubu aracılığıyla yapılması hususunda mutabık kaldıkları, davacı şirketçe 31/08/2020 tarihinde davalı şirket lehine, ... Bankası nezdinde 410.000 USD değerinde garanti hesabı açıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle  ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporlarında yer alan açıklamalara göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\tb)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.155,67 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 288,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 866,92 TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t<br><br><br>Başkan ...<br>     e-imzalıdır           <br> <br>Üye ... <br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br> <br>Katip ...<br> e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"128a9dba9e961a0d","SID":"368556878ffd3e6b"}}