{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/499 - Karar No:2026/258<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/499 <br>KARAR NO\t: 2026/258<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2014/1459 E-2023/269 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak  (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)\t<br><br>KARAR TARİHİ\t:  04/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  04/03/2026\t\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili özetle; davalı kurum ile  dava dışı ... Madencilik Enerji Tarım Ürünleri Tersane İşletmeciliği San ve Tic. AŞ arasında \" ... bağlı ... Linyit İşletmeleri Müessesesi Müdürlüğü (...)  \" Tınaz ocağında üretilecek ve idarece stok sahasına getirilecek 5.000.000  ton kömürün  yüklenici tarafından kurulacak 200 ton/saat kapasiteli lavvar tesisinde 5 yıl süre ile  yıkatılması işine ilişkin sözleşme akdedildiği, ... Madencilik ihale ile aldığı işi  davalı kurumun da onayı ile  davacı ... Kömür San ve  Ticaret AŞ firmasına (isim değişikliği ile: ... Enerji Mad. San ve Tic AŞ olmuştur) devrettiği, davacının 23.02.2010 tarihinde Muğla İli Yatağan ilçesinde bulunan Tınaz ocağında işe başladığı işin başından beri  davacı şirket tarafından yıkanan kömürler, Tınaz kriblaj stok sahasından mevcut olan Doğu Panosundan beslenen stoktan alındığı  davacı ... yıkama işini ... kontrol teşkilatında çalışan görevli maden mühendisleri eşliğinde ve gözetiminde yapmasına ve davacı  sözleşmedeki bütün standartları yerine getirmesine  rağmen  davacının yıkadığı kömürlerden GELİ mühendislerinden alınan numuneler üzerinden GELİ laboratuvarından çıkan sonuçlara göre sözleşme 17.3 md gereğince her gün  kül cezası kesilmeye başlandığı, sözleşmenin 17.3.b md sinde yazan üretilecek olan tüvenan kömür özelliklerinde  değişime bağlı olarak  kalori ve kül değerlerinde aşırı sapmalar olması durumunda masrafı yükleniciye ait olmak üzere  yüzdürme-batırma testleri yaptırılarak ortaya çıkan sonuçlara göre yeniden değerlendirme yapılacağı, buna göre tesiste ortaya çıkan olumsuzluk kömür özelliği değişiminden kaynaklanmıyorsa  itiraz geçersiz sayılarak öngörülen ceza uygulanacağı, kömür özelliğine bağlı ise  firma ile idarenin karşılıklı mutabakatı ile çözüleceği ifadesinden kaynaklanan  hakkını kullanmaya karar veren davacı  yüzdürme batırma deneylerinin tekrar  yapılması için  cezaya konu olacak  kül yüzde oranlarının belirlenmesi için 09.04.2010 tarihinde  2743 sayılı dilekçeyi GELİ ye vererek müracaat ettiği , GELİ  danışman üniversite  Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Profesörlerinden  ...'a çalışma yaptırdığı, bu çalışma neticesi minumum%72 olan kuru bazda şist kül oranı iri devre şisti için kuru bazda kül oranı %67(-3 tolerans) , ince devre için kuru bazda kül oranı %65 (-3 tolerans) olarak belirlendiği, davacı yeni belirlenen kül ceza oranlarının uygulanması için ... ye 05.08.2010 tarihli yazı ile müracaat ettiği , ancak ... nin denetiminde yapılan bilimsel çalışmalar nazara alınmayarak davalının Hacettepe Üniversitesine bir çalışma daha yaptırdığı öğrenildiği, nasıl belirlendiği belli olmayan yeni kül ceza oranları  tek taraflı olarak ... tarafından belirlenerek yürürlüğe konulduğu  oysa  sözleşme 17.3.b maddesine göre  kömürün kalori ve kül değerlerinde  aşırı sapmalar kömürün özelliğine bağlı ise  firma ile idarenin karşılıklı mutabakatı ile çözüleceği belirtildiği, idare kül değerindeki aşırı sapmaların kömürün özeliğinden kaynaklandığını, yeni kül oranlarını belirleyerek ve kül ceza oranlarını tek taraflı da olsa uygulamaya koyarak kabul ettiği, ... sözleşmenin anılan maddesini ihlal ederek davacı ile mutabık kalmadan  25.01.2011 tarihinde  kül ceza oranlarını ince devrede %66 ya, iri devrede %67 e indirdiği, davacının davalı kuruma verdiği 29.12.2010, 10.01.2011,  ve tekrar 10.01.2011  tarihli dilekçelerde numunelerin teknik şartname 8.2 md rağmen  kendi bilgileri ve nezaretleri dışında alındığını, hatta atık tüvenanı karıştırarak numune alındığını  belirterek ihbar ve itirazda bulundukları, davalı kurum bu yazılara 12.01.2011 tarihinde gayri ciddi cevap verdiği, ayrıca davacının  06.12.2010 tarihli  davalı kuruma verdiği dilekçede  stoktaki kömürlerin kızışmaktan ötürü yandığını, bu nedenle fiziksel özellikleri değişeceği, bu durum lavvar çıkış temiz kömür ve atıkların  da kimyasal  özelliklerini ( kalori- kül - nem)  değiştirebileceği  şeklindeki ihbar ve itirazlarına davalı kurum cevap vermediği, 09.04.2010 tarihindeki itirazları 25.01.20211 tarihinde  9 Eylül Üniversitesinin  bulduğu kül ceza oranları ile alakası olmayan yeni kül ve ceza oranı tek taraflı irade ile uygulamayla konulduğu, bununla ilgili fark ödemesi 2011 Şubatta yapıldığı, bu oranlar üzerinde mutabık kalınmadığına ilişkin tutanak düzenlendiği, davalı tarafın  bilimsel olmayan ve taraflarca mutabık kalınmayan kül cezaları uygulamaları   nedeniyle  davacı şirket ekonomik dar boğaza sokulduğu  ödemeler eksik ve geç yapıldığından  sözleşmenin ifası için  davacı gerekli yatırımları yapamadığı, işle ilgili kar oranları düştüğü  bu nedenle ödeme güçlüğüne düştüğü, çalışmalarını sürdürebilmek için davalı kuruma şifahen müracaat ettiği,  davacıya yeni termin programı yapması  şeklinde yol gösterildiği,  25.03.2011 tarihinde davacı yeni  termin proğramı sunduğu , akabinde tamburu kurduğu, şartnamede görülen eksiklikleri giderdiği ve  yeni yatırımlar yaptığı  ancak davacı dilekçesine cevap verilmediği, davacı tüm hazırlıklarını tamamlayıp 23.06.2011  tarihinde yeni dilekçe ile 24 Hazirandan itibaren  üretime başlayabileceğini bildirdiği, 24 Haziran'da tesise gittiğinde davalı yetkililerini bulamadığı, davalı davacının tamamladığı eksiklikleri görmeye ve bant kantarlarının kalibrasyonunu yapmaya gelmediği  ve böylece davacının çalışması zımnen engellendiği, davacının 09.09.2011 tarihli dilekçe ile önceki dilekçelerine cevap verilmediğini, işe başlamalarının engellendiğini 2.500.000,00 $  piyasaya borçlandıklarını bir an önce dilekçelerinin işleme konulmasını talep ettiği, dilekçelerine cevap alamayan ve icra takiplerine maruz kalan davacı  12.03.2012 tarihinde iki ihtar davalıya keşide ettiği ve  davalının  sözleşme amir hükmü gereğince uygulanması gereken kül ceza oranlarını uygulamayıp, tek taraflı oran ve cezalar uyguladıkları, kendilerinin ödeme güçlüğüne düştükleri,  davalının sözleşmeye aykırı tutumunu değiştirmesini aksi halde ceza ve tazminat haklarını saklı tuttuklarını belirttikleri, davalı 04.04.2012 tarihli yazı ile  17.08.2009 tarihli devir protokolü ve sözleşme gereğince  firmanın uyarı ve ihtarlara rağmen  şartname ve sözleşme hükümlerine  göre yükümlülüklerini  yerine getirmemesi ve  termin programlarına  uymamış olması nedeniyle Yönetim Kurulunun 01.03.2012 tarihli 9/84 sayılı kararı ile  sözleşmenin feshedildiği  belirtildiği, sözleşmenin feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacı şirket fesihten ... ...  Müessese Müdürlüğünün 09.03.2012 tarihli ... Enerji Firmasının durum tespit tutanağı düzenlemesi için davet edilmesi konulu yazısı ile haberdar olduğu,  9/84 sayılı karar davalı kurumun fesih iradesini ortaya koyan bir karar ise de  bu kararın davacıya tebliğ edilmediği, ayrıca fesih yazısında somut bir gerekçe bulunmayıp  4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 20. maddesinden bahsedilmiş olduğu, anılan kanun gereği süreler davacıya verilmediği, davacı 19.03.2012 tarihli yazı ile feshe itiraz ettiğini bildirdiği, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davalı kurum ile muarazanın giderilmesini,  feshin haksız ve kötüniyetli olduğunun  tespiti ile   tek taraflı fesih isteminin iptaline,  davalı tarafından  davacı şirket aleyhine  sözleşmeye aykırı şekilde kesmiş  olduğu kül cezalarının  varsa gerçek miktarının HMK 107 e göre toplanacak delillere göre tespiti ile aradaki farkın  hakediş tarihlerinden itibaren  faiziyle tahsiline karar verilmesi talep etmiş, 10.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de kül cezası miktarının 209.485,00 TL’ye ıslah ettiklerini beyan ederek, teminat mektubunun taraflarına iadesi ile 209.485,00 TL kül cezasının hakkediş tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, haksız feshin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle; dava konusu sözleşmedeki işin devri ile ilgili ... Kömür San ve Tic AŞ firması ile  Kurum arasında 17.08.2009 tarihinde protokol imzalandığı, devir protokolünün 5. maddesinde ... Kömür San ve Tic AŞ  firrması  ... Mad Enerji ... AŞ firmasının yer teslim değerlerini kabul edeceği devir işini takiben  15 işgünü içerisinde iş proğramını idarenin onayına sunması gerektiğinin belirtildiği, ... Kömür San Tic AŞ firması 18.09.2009  tarihli yazısı ile Kuruma başvurarak firma ünvanını ... Enerji Mad San ve Tic AŞ olarak  değiştiğini belirterek  iş programını bu ünvan altında  teslim ettiği, GELİ Müessese Müdürlüğünün Genel Müdürlüğe muhatap 21.04.2010 tarihli yazısı ve eklerinde Yönetim kurulunca onaylanan  iş programında üretime geçiş tarihi 01.01.2010 olduğu ve ... Enerji Mad San ve Tic AŞ  firmasının 23.02.2010 tarihinde çalışmaya başladığı,  ancak Kontrol Teşkilatının  yapmış olduğu incelemede tesisin  Teknik Şartname 2 , 3.2  , 3.3,  5,  8.1,  9.3, 10. maddesine gereğince eksiklikler tespit edilerek yüklenici firmadan 03.03.2010 tarih 1790 sayılı yazı ile  eksikliklerin giderilmesi istendiği  ancak firma  Kuruma bildirdiği adresinde bulunmaması nedeniyle firma yetkilisine elden teslim edildiği, firmanın eksikliklerin giderilmesi ile ilgili herhangi bir faaliyette bulunmaması üzerine tekrar 18.03.2010 tarih 2263 sayılı yazı ile uyarılarak eksikliklerin 20 gün içinde giderilmesi ve verimli çalışmaya başlanılması aksi halde sözleşmenin feshine ilişkin 27. maddesinin uygulanacağı  bildirildiği, firma  GELİ Müessese Müdürlüğüne ilettiği 30.03.2010 tarihli yazı ile taahhüdünü yerine getireceğini belirttiği ancak anılan sürede eksiklikleri gidermediği, bu arada GELİ Müessese Müdürlüğünün 16.07.2020 ve 11.10.2010  tarihli yazılarında  ... Madencilik yeniden yapılandırma çalışmalarını tamamladıktan sonra  23.02.2010 tarihinde lavvar tesisini yeniden çalıştırmaya başladığı, 23.02.2010 tarihi öncesinde ve sonrasında Tınaz ocağında kömür üretiminin Doğu panosundan yapıldığı, Doğu panosundan üretilen kömürlerin lavvar tesisi yakınlarında stoklandığı, stoklanan kömürlerin de yüklenici firmanın kendi imkanları ile lavvar tesisine beslediği ancak geçen zaman içinde lavvar  tesisinde yıkanan kömürlerin sözleşme gereği minimum %72 olması gereken kuru kül(şist) oranına ulaşmadığı, sözleşmedeki %72 kuru kül(şist) oranına esas yüzdürme batırma deneylerinin yapıldığı, kömür numunelerinin Batı Dragline Panosundan alındığı ve bunun üzerine yüklenici firmanın 09.04.2010 tarihinde müesseseye yazılı olarak başvurarak sözleşmenin 17.3 md çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere  kömür özelliklerinin  yeniden tespitine yönelik  deneylerin  9 Eylül Üniversitesi Maden Fakültesine yaptırılmasının uygun görülerek 29.04.2010 tarihinde Müessese teknik elemanları katılımıyla lavvar tesisi besleme bandından alınan kömür numuneleri ile  Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Fakültesi üyelerinden Prof. Dr. ...  tarafından yapıldığı, bunu müteakip hazırlanan rapor  da ... Madencilik lavvarında yıkanan kömür özeliklerinin kül(şist)  oranları yönünden iri devrede kuru bazda %67 ( -3 tolerans)  ince devrede  kuru bazda %65 (-3 tolerans) olması gerektiği tespit edildiği ve bu yönde sözleşmede kuru kömüre ait min. kül değerinin yeniden düzenlenmesi ve kesilen cezaların geriye dönük yeniden hesaplanması hususunda  Müessese Müdürlüğünün talimatlandırılması  istendiği, 26.08.2010 tarihli yazıda itirazın zamanında yapılarak  o tarihte tüvenan kömürden alınacak şahit numuneler ile yüzdürme batırma testlerinden elde edilen şist kül değerlerine göre  işlem yapılması gerektiği bu nedenle geriye dönük itirazın yerinde görülmediği diğer taraftan 5 yıllık süreçte Tınaz ocağından üretilecek kömürlerin yıkanmasına ait imzalanmış hizmet sözleşmesinde şu an Doğu panosunda yapılmakta olan kömür üretiminin ileri yıllarda planlanan durumu göz önüne alınarak    kül değerlerinde yapılacak  değişikliğin saha genelini temsil etmesinin gerektiği, bu nedenle Dokuz Eylül Üniversitesi  Maden Fakültesi Bölümünce Doğu panosuna ait kömürler üzerinde  yapılan testlerin saha genelinden alınacak numuneler ile yeniden yapılması gerekliliği bildirildiği, diğer yandan GELİ Müessese Müdürlüğünün  09.11.2010 tarihli yazısında firmaya Yatağan Noterliğinin 28.05.2010 tarihli ihtarı ile  20 gün içinde eksikliklerin giderilerek sözleşme ve şartnameye uygun  şekilde çalışmaların başlanarak kesintisiz devam ettirilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği ihtar olunduğu, ihtar sonucu müessesece yapılan incelemede tanzim olunan 28.10.2010 tarihli tutanak ile noksanların tamamlandığı  tespite dildiği ve 01.07.2010 tarihinde firmanın çalışmalarına başladığı, ancak kontrol teşkilatının en son 05.11.2010 tarihinde yapmış olduğu  inceleme neticesinde sistemde otomatik yoğunluk  ölçerin olmaması elektronik bant kantarının yedeğinin olmaması, otomatik numune alıcılarına ve numune kaplarına uygun bir düzenleme getirilmesi gerektiği tespit edildiğinden bu şekilde tesisin çalışması uygun olmayacağı görüşüyle  08.11.2010 tarihinde tesisin çalıştırılmasının durdurulduğu firmaya bildirildiği, Lavvar tesisinin GELİ Müessese Müdürlüğünce durdurulmasına firmanın itirazı üzerine  Genel Müdürlük makamının 10.11.2010  tarihli talimatı ile  görevlendirilen heyet tarafından aynı gün sahaya hareket ederek lavvar tesisinde gerekli incelemeler yapıldığı ve H.Ü Maden mühendisliği  Bölümü Cevher Hazırlama Ana Bilim Dalı  Öğretim üyelerince  yerinde yapılan çalışmalara ait sonuçlar ve rapor değerlendirilerek 25.11.2010  tarihli takrir eşliğinde makam onayına sunulduğu, 26.11.2010 tarihli yazılarında Genel müdürlük makamının 25.11.2010 tarih  3687 sayılı kararı ile H.Ü Maden mühendisliği  Bölümü Cevher Hazırlama Ana Bilim Dalı  Öğretim üyelerince hazırlanan rapor içeriği ve Yatağan Termik Santralini besleyen Tınaz kömürlerinden  üretilecek santral spefikasyonlarına  uygun yıkanmış kömüre olan ihtiyaç nedeniyle firma ve GELİ Müessese Müdürlüğü kontrol teşkilatınca ilişikte sunulan rapordaki  önerilerin yerine getirilmesi ve lavvar tesininin tekrar devreye alınarak çalıştırılmasının uygun görüldüğü belirtildiği, tesisin durdurulması aşamasında Teftiş kurulu Başkanlığının 30.11.2010 tarihli yazısı ile  tesiste tespit edilen eksikliklerin  Kurumca tanınacak makul sürede  Şartname ve sözleşmede  yer alan şekli ile  giderileceğine   dair taahhütte bulunulması  gerektiği  hususunun yükleniciye tebliği  ve Yönetim Kurulunun  onayına sunulmak  üzere H.Ü  Maden Müh. Bölümü  Cevher hazırlama Ana Bilim Dalı Öğretim Üyelerince hazırlanan rapor içeriğindeki  öneriler de dikkate alınarak  sözleşmede ve şartnamede   değiştirilecek şist  kül değerlerinin yeniden belirlenerek  Komite   kararı ile  birlikte  Genel Müdürlüğe gönderilmesi  istendiği, daha önce (Şist) kül değerlerinin sözleşmede yeniden düzenlenmesi ile ilgili GELİ Müessese müdürlüğünün  17.12.2010 tarihli Yönetim Komitesi kararında    H.Ü Maden mühendisliği  Bölümü Cevher Hazırlama Ana Bilim dalı  Öğretim üyelerince Kasım 2010 tarihinde hazırlanan rapor doğrultusunda; (-150+18mm) boyutlu şistin kül değerinin %67, (-18-0,5mm) boyutlu şistin kuru kül değerinin %66  olarak değiştirilmesi ve sözleşmenin kül cezası başlıklı 17.3 maddesinin bu oranlara göre yeniden düzenlenmesi hususunda ... Yönetim kurulu karar istihsali  için Genel Müdürlüğe arzına, gerekli işlemlerin İstihsal Şube Müdürlüğünce yürütülmesine   oybirliği ile karar verildiği  belirtildiği, diğer taraftan GELİ Müessese Müdürlüğü yazısı ile Genel Müdürlük makamının 29.11.2010  tarihli talimatı doğrultusunda Müessese Müdürlüğünce oluşturulan  komisyon tarafından hazırlanan lavvar tesisindeki tespitlerle ilgili rapor  yazı ekinde gönderilerek  Tınaz lavvarının tekrar devreye alındığı  bildirildiği , GELİ Müessese müdürlüğünce yazılan yazı ile  firma tarafından  28.12.2010 tarihinde eksiklikleri  15.02.2011 tarihine kadar  gidereceğine dair taahhütnamenin alındığı belirtildiği, akabinde davacı firmanın 14.01.2011 tarihli dilekçesi ile  eksikliklerin 15.02.2011 tarihine kadar giderilemeyeceğini bildirmesi üzerine  15.02.2011 tarihine kadar 750  saatlik bakım onarım süresi verildiği,  ancak  davacı  firma ile kurum arasında 17.08.2009 tarihinde imzalanan devir protokolünden uzunca bir süre geçtiği halde  mevcut eksikliklerin teknik şartnameye göre tamamlanmamış olması, devir protokolü 17.6.2.1 maddesinde aylık kömür miktarından arka arkaya  3 ay süreyle  aylık terminden %80 daha az kömür yıkanması durumunda  sözleşme idare tarafından feshedilebileceği  devir protokolü ve sözleşmesinde idarenin  sözleşmeyi feshetmesi ile ilgili 27 maddesinde belirtilen hallerin doğduğu gözlemlendiği, davacıya birçok kez süre verilerek eksikliklerin giderilmesi istendiği halde davacı tarafından eksiklikler giderilmediği bu nedenle açılan davanın haksız ve yersiz olup reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> \tBirleşen davada davacı vekili özetle;  davalı şirket arasında Tınaz ocağında üretilecek ve idarece stok sahasına getirilecek 5000.000 ton kömürün yıkatılması işi ile ilgili olarak 31.07.2007  tarihinde sözleşme imzalandığı ve 03.10.2007 tarihinde yer teslimi yapıldığı  davalı tüm uyarılara rağmen edimini yerine getirmediği veya eksik getirdiği bunun üzerine sözleşme bozularak hesap kesme hakkedişinde 1.243.454,72 TL  ceza tahakkuk ettirildiği ve bu bedelin de davalı şirket tarafından ödenmediği belirtilerek 1.243.454,72 TL alacağın sözleşmenin feshi  tarihi 01.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek  ticari faiziyle  davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>\tFer’i müdahil ... 10.11.2014 tarihli dilekçesinde özetle; davacı ile ... arasında  ...’nin  tek taraflı irade beyanı  ve haksız nedenle fesih sabit olduğundan bu haksızlığı örtbas etmek için  davalının ... bünyesindeki Teftiş kurulu yetkililerinin bazılarının, ... yönetim kurulundaki üyelerinin bazıları  ... Enerji'nin Yatağan  işinden sorumlu GELİ deki bazı kişilerin  ... Enerjinin  işçilerini organize ederek,  taraflarına işin işleyişi ile ilgili attırdıkları iftiralar sonucu  hakkında Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/172  sayılı ceza davası ile eldeki davaya konu iş ile ilgili edimin ifasına fesat karıştırma suçlaması ile kamu davası açılmış olduğu, Yatağan Asliye Ceza Mahkemesi 2013/172 Esas sayılı ceza davasında tanık olan  kişiler hakkında yalancı tanıklık iftira  TCK’nın 277. maddesine dayanak suç duyurusunda bulunduğu, ... Enerjinin  işi haksız yere feshedildiğinden, ... Enerji borçlarından dolayı fesih öncesi icra taahhütleri verdiğinden bu haksız fesih sonucu icra taahhütlerini yerine getirmediğinden  hakkında icra ceza mahkemesince 2012/98-104-105 sayılı dosyaları ile   tazyik hapsi hükmü kurulduğunu beyan ederek davaya katılma isteğinin kabul edilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince; dava ve birleşen davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusunun,  asıl davada taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince davalı idare tarafından yapılan fesih haksız olduğundan iptali ile  karşılıklı mutabakat olmaksızın  fazladan kesilen kül cezalarının  iadesi talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında, Tınaz ocağında üretilecek ve idarece stok sahasına getirilecek 5000.000 ton kömürün yıkatılması işi ile ilgili olarak 31.07.2007 tarihli sözleşmenin devir protokolü ile davacıya idarenin onayı ile devredildiği, davacı yüklenici şirketin bir kısım işi tamamladığı hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın davacı yüklenicinin işi gereği gibi ve eksiksiz yerine getirip getirmediği, davalı idarenin sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, davacıdan kesilen kül cezalarının yerinde olup olmadığı ve davacı yükleniciye iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanığı, mahkemece ikinci olarak alınan SMMM, sözleşme uzmanı, maden mühendisi bilirkişiden oluşturulan 09.08.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 21.11.2022 tarihli ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alındığı, (Birinci raporun dosya kapsamına uygun düşmediği ve hüküm vermeye elverişli olmadığı görülerek dikkate alınmadığı), 2. bilirkişi heyet raporu-ek raporu, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Tınaz Ocağında üretilecek ve İdarece stok sahasına getirilecek 5.000.000 ton kömürün, yüklenici tarafından kurulacak 200 ton/saat kapasiteli lavvar tesisinde 5 yıl  süreyle yıkatılması işinin ihalesinin 31.07.2007 tarihinde yapıldığı, ihaleyi ... Madencilik  Enerji Tarım Ürünleri Tersane İşletmeciliği  San ve Tic AŞ kazandığı, ... Mad :... AŞ ile davalı ... arasında 20.09.2007 tarihinde sözleşme yapıldığı ve 03.10.2007 tarihinde  yer teslimi yapıldığı, devir Protokolü ile ... Madencilik .... AŞ’nin  27.08.2008 tarihi itibariyle 37187 ton yıkama gerçekleştirdiği ve 5.000.000 tondan bakiye 4.962.813 ton ( 1845 $ x4.962.813= 9.156.390 $)  işini  davacı ... Kömür San ve Tic AŞ firmasına   devrettiği, 01.04.2009  tarihinden bu protokolün idare tarafından onaylandığı tarihe kadar  geçecek sürede termin cezası uygulanmayacağı  belirtildiği, davacı ... Kömür  San ve Tic AŞ 18.09.2009 tarihinde ... ye başvurarak  firma ünvanını ... Enerji Mad San ve Tic AŞ olarak değiştiğini  belirterek iş programını bu ünvan altında teslim ettiği, 09.04.2010 tarihinde  davacı firma  Tınaz lavvar işinin yüklenicisi olarak faaliyet gösterdikleri ve sözleşme hükümleri uyarınca  atık değerleri üzerinden  ceza uygulaması  yapıldığını  öğrendiği ve masrafları  taraflarından karşılanarak  gerekli deneylerin yapılarak  atık değerlerin yeniden belirlenmesini talep ettiği, sözleşmenin 17.3.b maddesinde; Şist için kül oranı kuru bazda minumum 72 olması gerektiği, %72 altına düştüğü takdirde atıkta yanıcı madde (kömür oranı) artmış olacağından  atığın günlük ortalama kül değeri  %72 altında ise aşağıdaki formül uygulanacağı şeklinde formülü vermiş ve devamında üretilecek olan tüvenan kömür özelliklerindeki değişime bağlı  olarak ileride yukarıda belirtilen kalori ve kül değerlerinde aşırı sapmaların olması durumunda masrafı yüklenici firmaya ait olmak üzere yüzdürme- batırma testleri yaptırılarak ortaya çıkan sonuçlara göre yeniden değerlendirme yapılacağı, buna göre tesiste ortaya çıkan olumsuzluk kömür özelliği değişiminden kaynaklanmıyorsa itiraz geçersiz sayılacağı ve öngörülen ceza uygulanacağı, kömür özelliğine bağlı ise firma ile idarenin karşılıklı mutabakatı ile  çözüleceği  şeklinde belirlendiği, davacının 09.04.2010 tarihli müracaatı üzerine Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği bölümünden  2010 Mayıs ayında rapor alınmış ve  iri devre şisti için  kuru bazda kül oranının %67 ( -3 tolerans) , ince devre için  kuru bazda  şist kül oranı  %65 ( -3 tolerans)  olarak belirlenmesinin   yüklenicinin mağduriyetini giderme ve  kömür kayıplarını  minumumda tutma açısından  uygun değer olacağı kanaatinin bildirildiği, 14.07.2010 tarihinde  kontrol teşkilatı raporunda 17.3b maddesinde (şist için kül oranı kuru bazda min. %72  olması gerektiği, %72 altına düştüğü takdirde  yanıcı madde  ( kömür oranı) artmış olacağından  atığın günlük ortalama kül değeri  %72 altında ise yükleniciye o gün yıkadığı  kömür üzerinden ceza kesintisi uygulanacağı) dayanarak  firmaya işe başladığı günden itibaren Mart ayında 6 Nisan ayında 5 gün hariç  kül limitinden dolayı ceza uygulandığı,  17.3 md devamındaki  kalori kül değerlerinde aşırı sapmalar olması durumunda firma ile idarenin karşılıklı mutabakatı ile çözülür  ifadesine dayalı olarak firmanın talebi ile akademik çalışma yaptırıldığı ve alınan rapor nazara alınarak  ceza hesaplamalarının tekrar değerlendirilmesi gerektiğinin  belirtildiği, GELİ Müessese Müdürlüğü   16.07.2010 tarihli yazısında; akademik çalışma raporu ve kontrol teşkilatının hazırladığı rapor incelendiğinde tanız lavvarı Sözleşmesine esas teşkil eden yüzdürme- batırma testi numunelerinin 2006 yılında üretim çalışması yapıldığı batı panosundan alındığı, bu panodaki çalışmalara Mayıs 2009 da ara verildiği son dönem lavvarda yıkanan kömürlerin Haziran 2007 de  üretime başlanan  doğu panosundan alındığı halihazırda Tınaz ocağında üretimin yalnızca Doğu panosundan yapılmakta olduğu, bu nedenle üretilen kömürlerin özelliklerinde değişimler olabileceği  düşüncesi ile sözleşmenin 17.3  md sinin akademik personelin raporu doğrultusunda  yeniden düzenlenmesi  ayrıca firmanın  talebi gözönüne alınarak kesilen cezaların geriye dönük  yeniden hesaplanması hususunda müessesesinin  talimatlandırılmasının talep edildiği, 2010  kasım ayında yaptırıldığı belirtilen Hacettepe Üniversitesinde alınan raporda  atıktaki oranların kuru bazda %67 ince devre için %66  olması gerektiğinin belirtildiği, ... bu raporu nazara alarak  21.01.2010 tarihli kararı ile  atıktaki kül oranlarını iri bazda %72 den %67 ye, ince  devre için  %72 den %66 a indirdiği,  yükleniciye itiraz tarihi 09.04.2010 tarihinden geçerli olmak üzere  yüklenici hakedişinden kestiği 293.192,70 dan  kesilmesi gereken ceza oranını 158.706,82 TL olarak hesaplayarak 134.485,88 TL’yi 25.01.2011 de yükleniciye iade ettiğinin  belirlendiği, böylece idarenin Hacettepe Üniversitesi  raporunu nazara alarak uygulama yaptığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesindeki idare ile yüklenicinin karşılıklı mutabakatı ile belirlemeye uymadığı, yüklenicinin ödemesi gereken kül oranı cezası, sözleşme hükümleri doğrultusunda tarafların birlikte aldıkları numuneler kullanılarak, Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümünde yapılan deneylerden elde edilen sonuçlara göre hesaplanması gerektiği buna göre, iri devre şist külü minimum %64 (%67-3) ve ince devre şist külü de minimum %62 (%65-3) olarak alınmalıdır. Buna göre bilirkişi heyetince yapılan hesaplama sonucunda; 11 adet hakedişte toplamda  davacıya iadesi gereken  ceza toplamının  155.847,88 USD olarak hesaplandığı ve  her hakediş tarihindeki USD kuru nazara alınarak TL karşılığının  229.132,30 TL olduğunun  belirlendiği, ancak davacının ıslah ile 209.485,00 TL olarak kül cezasını talep ettiği ve bu miktar üzerinden davanın kabulü gerektiği, davacının yapılan feshin iptalini talep ettiği, fesih nedeni olarak yüklenicinin sözleşmeye aykırı davrandığı ve termin programlarına uymadığı belirtilmiş ise de;  öncelikle  davacı yükleniciye kül cezaları uygulanıp  akademik raporlar alındığı halde davalı idarenin  Hacettepe Üniversitesi  raporunu  nazara alarak mutabakat sağlamaksızın uygulamasının  sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, yüklenicinin bu hususla ilgili olarak 05.08.2010 tarihinde  idareye ihtar çekerek firma mağduriyetinin giderilmesi ve  Temmuz hakedişinden  başlayarak yeniden düzenlenmesinin talep edildiği, ayrıca yüklenicinin  06.12.2010 tarihinde  Tınaz kömür ocağında   1-2 aydan bu yana Batı panosundan gelen tüvenan kömür stoğundan  besleme yaptıkları, bir süredir kızışmakta olan stok kömür 10 gündür alevle tutuşur hale geldiği bu durumun  kömürün tane boyutunun ufalanmasına ve toz hale gelmesine neden olduğu,  ince devrenin kapasitesinin aşması  pompaların tıkanmasına neden olduğu  ve bu durum tesisin kapasitesini  düşürdüğü, bu durumun engellenmesi için  kızışmakta olan tüvenan kömürün doğu panosundan gelen tüvenan kömürle karıştırılıp sisteme beslenmesi gerektiği bildirilmiştir. Yüklenici 09.04.2010 tarihinde de  faaliyetlerine konu sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince  atık değerleri üzerinden ceza uygulaması yapıldığını öğrendikleri ve gerekli deneylerin yapılarak atık değerlerin yeniden belirlenmesini talep ettiği, yüklenicinin 11.01.2011 tarihinde ise,  sözleşmenin 17.3 maddesi gereğince Hacettepe Üniversitesinden alınan kül  oranlarının uygulanmaması gerektiğini belirttiği, ...’nin ise 04.04.2012 tarihinde yüklenicinin  devir protokolü ve  sözleşme gereği yapılan uyarılara rağmen  şartname ve sözleşme hükümlerini yerine getirmediği ve termin programına uymadığı  Yönetim Kurulunun 01.03.2012  tarihli kararı ile  sözleşmesinin feshedildiğini bildirdiği, ancak bu yazıdan önce yüklenici  19.03.2012  tarihinde  idareye  yönelik yazısı ile  kuruma 23.06.2011 tarihinde başvurarak eksiklikleri tamamladıklarını, 24.06.2011 tarihinde  bant kantarları kalibrasyonu yapmak ve  ardından 25.06.2011 tarihinde  deneme üretimi yapmak istediklerini, 27.06.2011 tarihinde  çalışmaya başlamak istediklerini belirttikleri halde  yazıya cevap verilmediğini, bu cevabı beklerken haber dahi verilmeden sözleşmenin feshedildiğini öğrendiklerini belirttiği, taraflar arasında karşılıklı edimleri içeren sözleşme olduğundan, yüklenicinin  üstlendiği edimi yerine getirmesi, idarenin de  bedelini ödemesi gerektiği, idarenin 25.01.2011 tarihinde  kül ceza oranlarında Hacettepe Üniversitesindeki değerleri almaya başladığı, davacının 25.03.2011 tarihinde yeni termin programı sunduğu ve  23.06.2011 tarihli dilekçesi ile şartnamedeki eksiklikleri giderdiği ve yeni yatırımlar yaptığını ve işe devam etmek istediğini belirttiği, idare ve yüklenicinin karşılıklı mutabakatı ile  kül değerlerinin tespiti gerektiği  ve bu hususta 9 Eylül Üniversitesinden ortaklaşa bir rapor alındığı halde idarenin Hacettepe Üniversitesinden  tek taraflı  rapor alarak  bu rapordaki değerleri  uygulamasının davacı açısından sözleşmenin devamını zorlaştıracağının muhakkak olduğu, bu nedenle   davacının termin programına uymaması davalının da  ortaklaşa hareketle 9 Eylül Üniversitesinden alınan rapora rağmen sonra tekrar tek taraflı olarak Hacettepe Üniversitesinden rapor alması   davalı İdarenin de  sözleşmeye aykırı davrandığını gösterdiği, böylece davacı idare fesihte haklı ise de; idare ile yüklenicinin   sözleşmedeki edimlerini yerine getirmede karşılıklı  kusurlu oldukları  kanaatine varıldığı, belirtilen gerekçelerle; fesihte iki tarafın da kusurlu bulunduğu ve idarenin sözleşmeyi feshinin haklı sebebe dayandığı, davacının feshin iptalini talep edemeyeceği, ayrıca davacı ıslah dilekçesinde teminat mektubunun iadesini talep etmiş ise de dava dilekçesinde belirtilmeyen ve harcı yatırılmayan bu talebin değerlendirmeye alınamayacağı, davacının iadesini talep edebileceği kül cezası miktarın yapılan ıslah da dikkate alınarak 209.485,00 TL olduğu anlaşılmakla; asıl davanın kısmen kabulü ile, 209.485,00 TL'nin (20.000,00 TL'si için dava tarihinden itibaren, bakiye kısım için ıslah tarihi olan 10/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek) ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/84 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede; yapılan yargılama sırasında 21.03.2019 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle dava dosyasının HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı, bu nedenle dosya ile birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/84 Esas sayılı dosyasında; HMK'nın 150/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>\tDavacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  sözleşmenin feshinin haksızlığı talebine yönelik olarak   mahkemenin gerekçesinde belirttiği \"davacının termin programına uymaması\" gerekçesi bilirkişilerce çürütülmüş olup, mahkemeye sundukları, 05.05.2016 tarihli bilirkişi raporuna 06.06.2016 tarihli itiraz ve beyan dilekçesinde de belirttikleri üzere termin programına uyulmamasında müvekkilinin kusurunun olmadığı, müvekkilinin gerekli yatırımlarını yaptığı, davalının kül cezaları konusunda sözleşmeye aykırı davranarak hukuka aykırı kül cezaları keserek müvekkilinin edimini yerine getirmesini engellediği, müvekkilinin çalışma iradesini ortaya koyduğu, bu konuda verdiği dilekçelerine davalı tarafından cevap dahi verilmeyerek müvekkilimin çalışmasına engel olunduğunun tespit edildiği, müvekkilinin edimini yerine getirememe nedeninin, davalının müvekkilinin talebine, noterden çekilen ihtarnamelere rağmen cevap dahi verilmeyerek müvekkil şirketin iş yapmasına müsaade etmemesi olduğu, bu nedenle müvekkiline kusur yüklenemeyeceği, 15. Hukuk Dairesi’nin 2011/1338 Esas, 2011/8089 Karar ve 29.12.2011 tarihli kararında da belirtildiği gibi, \"Öncelikli edimini ifa etmeyen sözleşmenin tarafı, sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadıkça, karşı edimin ifasını sözleşmenin diğer tarafından isteyemez.\", bu nedenle; feshin haksız olduğunun tespiti ile feshin iptaline karar vermek gerekirken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, teminat mektubunu iadesi ile ilgili olarak; davanın 10.02.21 tarihinde ıslah edildiği, ıslah dilekçesinde taleplerinden birisinin de teminat mektubunun davalı tarafından taraflarına iade edilmesi olduğu, ayrıca, gerekçeli kararın deliller kısmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporlarında \"bu nedenle fesih konusunda doğan muarazanın akdin tasfiyesi (cezasız fesih) suretiyle çözülmesinin gerekir\" denilmesine rağmen, teminat mektubunun iadesi talebinin reddedildiği, mahkemece 16.09.2021tarihli celsenin 2 numaralı ara kararında  \"bilirkişilerin raporda teminat mektubunun iadesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi\" istenildiği, bilirkişi raporlarında \"bu nedenle fesih konusunda doğan muarazanın akdin tasfiyesi (cezasız fesih) suretiyle çözülmesinin gerekir\" diyerek teminat mektubunun iade edilmesi gerektiğini işaret ettiği, mahkemece teminat mektubunun  iadesine karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesinin hukuka uygun düşmediği, iadesi gereken kül ceza miktarı ile ilgili olarak da; son alınan 21.11.2022 tarihinde alınan son bilirkişi ek raporunda \"davacıya iadesi gereken ceza toplamı 155.847,88 USD olarak hesaplandığı ve her hakediş tarihindeki USD kuru nazara alınarak TL karşılığının 229.132,30 TL olduğunun belirlendiği,  dava tarihi 18.05.2012 tarihi nazara alınarak TCMB efektif satış kuru (1,00 USD= 1,8351 TL) nazara alınarak 155.847,88x1,8351= 285.996,44 TL olarak hesaplandığı, hangi tarihteki TL karşılığının nazara alınması gerektiğinin mahkemeye bırakıldığı,  yani davacıya iadesi gereken ceza toplamının 155.847,88 USD olarak hesaplandığı, bilirkişinin  155.847,88 USD’yi TL’ye çevirmesinin gereksiz ve yanlış olduğu mahkemece iadesi gereken kül cezaları toplamı 155.847,88 USD nin ödeme/karar tarihine en yakın tarihteki kur üzerinden TL ye çevrilerek işleyecek faizi ile birlikte hüküm altına alması gerektiği, mahkemece, 1.243.454,72 TL bedel üzerinden açılan karşı davanın açılmamış sayılması kararı hüküm altına alınırken, lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.<br>\tDavalı-birleşen davada davacı vekili istinaf  dilekçesinde özetle; davacının yüklenilen işi sözleşme hükümlerine uygun yerine getiremediği, sözleşme konusu işin yapımına ilişkin eksikliklerin tamamlanması için davalı firmaya  defaatle süre verildiği, buna rağmen bu sürelerde dahi tespit edilen eksiklikler tamamlanamadığı ve kaçınılmaz olarak sözleşmenin feshedildiği, istinafa konu kararda; firmaya sözleşmeye uygun kül değerlerine ulaşamadığından kesilen kül cezaları ve bu cezalar dolayısıyla davacının iş yapamaz hale gelmesinden dolayı kurumun sözleşmeyi feshinde haklı ancak kusurlu olduğuna hükmedilerek kesilen kül cezalarının davalı firmaya iadesine karar verildiği, kararın hukuka aykırı olduğu, kesilen kül cezalarının sözleşme hükümlerine uygun olarak, sözleşme ayakta iken, sözleşme hükümleri değişmemişken, hukuka uygun olarak kesilen cezalar olduğu, söz konusu cezaların yönetim kurulunun  21.01.2011 tarih ve 2/39 sayılı kararı ile kül değerlerinin değiştirildiği tarihten önce kesildiği,  sözleşmeye uygun olarak kesilen cezaların iadesi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğu, kaldı ki sözleşmenin feshi sonucunda dahi söz konusu cezaların iadesinin mümkün olmadığı, feshe bağlı bir alacak olmadığı, ayrıca, ticaret kanunu hükümlerince tacirlerin basiretli davranma yükümlülükleri bulunduğu, özgür irade ile imzalanan sözleşme hükümlerince kesilen cezalar gerekçe gösterilerek işin yapımında zorluk yaşandığının firma tarafından iddia edilmesinin abesle iştigal olduğu, dolayısıyla sözleşmenin feshinde kurumun kusuru bulunduğu yönündeki mahkeme kararının da yine hukuka aykırı olduğu, istinafa konu kararda çoğunlukla kurumca kesilen kül cezalarından bahsedildiği,  oysa ki; yukarıda da detaylıca açıkladığımız üzere firmaca kül değerlerine uygun üretim yapılmadığı gibi tesisteki eksikliklerin verilen sürelere rağmen firma tarafından  tamamlanmaması ve sözleşme ile taahhüt edilen miktardaki kömürün yıkanmaması, taahhüt edilen işin yapılmaması nedenleri ile sözleşmenin feshedildiği, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/84 esas sayılı dosya hakkında verilen karara karşı itirazları yönünden ise yapılan yargılamanın 21.03.2019 tarihli duruşmasında \"Birleşen dava davacısı ... Genel Müdürlüğü'nün birleşen davasının H.M.K.'nun 150/2. maddesi uyarınca yenilenene kadar işlemden kaldırılmasına\" karar verildiği ve akabinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın müracaata bırakıldığı tarihte, dosyayı takip eden kurum vekili tarafından dosyanın müracaata bırakıldığı duruşmanın iki duruşma öncesindeki 13.09.2018 tarihli duruşmaya mazeret dilekçesi sunulduğu, mahkemece \" ... vekilinin mazeretlerinin kabulü ile yeni duruşma gün ve saatini uyaptan öğrenmesine,\" şeklinde hüküm kurulduğu,  bir sonraki 22.11.2018 tarihli duruşmada da yine uyaptan öğrenilmesine şeklinde hüküm kurulduğu, kurum vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu duruşmadan sonra, hiçbir duruşma tarihi, tebligat ile kuruma bildirilmediği, Uyaptaki dosya kapsamında yapılan incelemeyle mazeret dilekçesinden sonraki duruşma günlerinin taraflarına tebliğe çıkarılmadığı, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince; mazereti kabul edilen vekile duruşma gününün tebliğe çıkarılması gerekirken dosyanın işlemden kaldırılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2021 tarih ve 2017/1824 Esas-2021/520 Karar sayılı kararında da yine \"davacı vekilinin 02.04.2015 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma günü 10.09.2015 tarihi olarak kararlaştırılmış, duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, davacı avukatına duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilemediğinin kabulüyle; yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.\" şeklinde hüküm kurulduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.<br>\tDava ve birleşen dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  \t <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal<br>düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı yüklenici tarafından açılan asıl davada teminat mektubunun iadesi yönünden harcı yatırılarak usulüne uygun bir davanın açılmadığının anlaşılmasına, mahkemesince taraflar arasındaki sözleşmenin 17.3 maddesi gereğince tarafların elemanlarının birlikte aldıkları numune esas alınarak hüküm kurulmasında, davalı birleşen davada davacı vekilince 13.09.2018 tarihli mazeret dilekçesinde UYAP üzerinden duruşma gününü öğreneceğini bildirmiş olmasına, davadaki talebe ilişkin seçimlik hakkın \"TL\" olarak kullanıldığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan  alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davalıdan alınması gereken 14.309,92 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.577,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.732,43 TL harcın davalıdan  alınarak Hazineye irat kaydına,<br>4-Harçlar Kanunu gereğince  birleşen davada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan  alınarak Hazineye irat kaydına,<br>5-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davalıdan alınması gereken 732,00TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan  alınarak Hazineye irat kaydına,<br>6-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak  üzere  04/03/2026  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br>  <br>     Başkan  ...                   Üye ...\t            Üye ...                 Katip ...\t<br>  e-imzalıdır           e-imzalıdır          e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf870419a2292123","SID":"5598b5bf6ea4b760"}}