{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1219 <br>KARAR NO: 2026/370<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/04/2024<br>NUMARASI: 2015/1225 E. - 2024/273 K.<br>DAVA TÜRÜ:MENFİ TESPİT (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin eski çalışanlarından ... isimli şahsın, davaya konu... Bankası ... Şubesi, ... Seri nolu, 20.000. TL bedelli, 27.11.2015 tarihli, ...Şti. tarafından müvekkil ... A.Ş.'ne keşide edilmiş olan çekle birlikte onlarca çekin, müvekkili şirket kasasından aldığını, müşterilerden teslim aldığı bir kısım çekleri de müvekkili şirkete teslim etmeyerek muhtemelen 3. Kişilere verdiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine 03.11.2015 tarihinde Hasanpaşa Polis Merkez Amirliğine şikâyette bulunulduğunu, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/589 E. sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1353 E. sayılı dosyasında ödeme yasağı konulduğunu, davalı ... vekilinin çekin kendilerinde olduğunu belirterek yasağın kaldırılmasını talep ettiklerini, çekin Keşideci ... Şti. Tarafından, mahkemeden tevdii mahalli kararı verilmesini talep ettiğini, mahkemenin talebi kabul ederek 01.12.2015 tarihli karar ile TTK.nun 757/2. Maddesi gereğince, çeklerin vadelerinde barkada çek bedeli kadar tutar bulunması halinde, banka tarafından tevdii mahalli sıfatıyla bloke konulmasına karar verdiğini, olaya incelemede çeklerdeki imzaların müvekkili şirkete ait olmadığı görülmüş, yalnızca Şirket personelinin değil, şirket dışarıdan bir kısım kişilerinde bu eylemlere iştirak ettikleri anlaşıldığından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ek şikayet dilekçesi verildiğini, bu soruşturmanın halen savcılığın 2015 /160164 srş. Numaralı dosyasında işlem gördüğünü, zira söz konusu çekin, hırsızlık mahsulü olduğu ve adli işlemlere konu olduğu bir yana, çekin davalılardan ... şirketine geçtiği , bu şirket tarafından da ciro edilmek sureti ile davalıya geçtiğini, şirket kayıtlarına baktıklarında müvekkili şirkettin ciranta ... şirketine borcu olmadığını, aksine bu şirketten alacaklı olduklarını, bu şirketin, müvekkil şirketten çekleri almasını gerektiren bir alacağı olmadığı anlaşıldığından, söz konusu şirketin de hakkında dava açılan personelleri ile ... birliği içerisinde olabileceğinin düşünüldüğünü belirterek, öncelikle teminatsız olarak, bu uygun görülmediği takdirde mahkemece belirlenecek teminat karşılığında tedbiren; Dava konusu çek dayanak yapılarak icra takibine girişilmesi halinde icra takibinin durdurulmasına, icra kasasına ödenen bedellerin alacaklı/davalıya ödenmemesine karar verilmesini,  yargılama sonunda da müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalıya bir bedel ödenmesi halinde bu bedelin ve dava konusu çekin istirdadı ile müvekkil şirkete iadesine, tevdili mahallindeki bedelin müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesindeki benzer ifadeleri ve iddialar ile dava konusu çekin ... Bankası A.Ş. ... Şubesi, ... Seri nolu, 30.000,00.-TL bedelli, 04.12.2015 tarihli, ... Şti. tarafından müvekkiline keşide edilmiş olduğunu ve İstanbul 27. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı icra dosyasında takibe konulduğunu müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalıya bir bedel ödenmesi halinde bu bedelin ve dava konusu çekin istirdadı ile müvekkil şirkete iadesine, tevdili mahallindeki bedelin müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevabında; <br>Asıl davada; müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi konulumda olduğunu, davacının çek üzerindeki imzayı inkar etmediğini, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığını, davacının iddia ettiği olaylardan haberi olmadığını, kötü niyet iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı ile diğer davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu ve çekin ödeme aracı olarak kullanıldığını,  davacının tacir olduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile ...nun 72/4. Maddesi gereğince en az % 40 icra inkar, kötü niyet tazminatının davacı tarafından davalı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada; Asıl davada verdiği cevap dilekçesini benzer şekilde tekrarlayarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... Şti. (... ) vekili cevabında; Asıl davada; Taraflar arasında ticari bir ilişki söz konusu olup davacı firmanın, müvekkili firmadan araç kiraladığını, araçların sigortalarının da davacı firma tarafından yapıldığını, zaman zaman alacaklı/borçlu konumunda olduklarını, mahsuplaştıklarını, dava konusu çekin de bu ticari ilişki nedeniyle kendilerine verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>Birleşen davada; Asıl davada verdiği cevap dilekçesini benzer şekilde tekrarlayarak davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"....davacının muhasebecisi ...'ın davamıza konu çeklerin de içinde bulunduğu toplam 71 adet çekin bir kısmını firma kayıtlarına alıp, bir kısmını da almadan 3.kişilere vererek menfaat temin ettiği, bu surette güveni kötüye kullandığı ceza mahkemesi kararı ile sabittir. Yukarıda belirtildiği üzere pek çok çekin benzer şekilde ticari ilişkinin bulunduğu davalı ... firmasına geldiği, oradan da tekrar ciro ile tahsil edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Davalılardan ... ile davalı ... Oto arasında hiç bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Davalı ..., çeki edinme sebebini açıklamak zorunda değil ise de, bu şekilde pek çok olayın meydana gelmesi, her davanın birbiri ile aşağı yukarı benzerlik taşıması nedeniyle davalıların kötü niyetli, en azından ağır kusurlu oldukları kabul edilmiştir. Davacı ..A.Ş, ile davalı ... ... Ltd. arasında 21.10.2014 tarihinde başlayan ve 30.09.2015 tarihine kadar süren ticari ilişkinin bulunduğu, davacının kayıtlarına göre, davalı yanın davacı yana 28.09.2015 tarihi itibariyle 512.729,84.-TL borçlu olduğu, davalının defter kayıtlarına göre, davacı yanın davalı yandan 15.10.2015 tarihi itibariyle 451.121,09.-TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu kayıtlara rağmen dava dışı çalışan ...'ın bu çekleri menfaat sağlamak amacıyla, davacı ile aralarında hiç bir ticari ilişki olmadan davalı ... Oto'ya devrettiğine ve bu durum maddi vakıa olarak sabit olduğuna göre, davalı firmanın bu durumdan haberdar olmaması imkansızdır. Davalı ...'de kısa bir süre içerisinde neredeyse o tarihlere göre de çok büyük miktarlarda, toplamda yüzbinlerce TL tutarında olan, neredeyse milyona varan çekleri hiç bir ticari ilişki olmadan alması hayatın olağan akışına, günlük yaşam tecrübelerine ve ticari hayatın gereklerine uygun değildir. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiştir. Asıl Davada, çek bedelinin tevdi mahalline yatırıldığı beyan edildiğinden, tevdi mahalline yatırılan bedelin davacıya ödenmesine, çek bedeli keşideci tarafından ödendiğinden çek istirdat talebinin reddine ve davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Birleşen davada, çek bedeli keşideci tarafından icra dosyasına 11.03.2020 tarih ve ... nolu reddiyatla 51.064,15.-TL reddiyat yapılarak alacaklıya 13.03.2020 tarihinde alacaklı tarafa EFT yapılarak ödendiği anlaşıldığından davacının borçlu olmadığının tespitine, bu miktarın,  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, çek bedeli keşideci ... tarafından yatırıldığından çekin istirdatı talebinin reddine \" karar verilmiştir.Davalı  ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>-davacı şirket ile ... Oto şirketi arasında ticari ilişkinin varlığı mevcut olup işbu ticari ilişki kapsamında taraflar arasında pek çok kez çek alışverişi gerçekleştiğini,  alınan 26.12.2022 tarihli rapor doğrultusunda da ticari ilişkinin varlığı tespit edildiğini. davacı yan tarafından çeklerin rızası hilafına elinden çıktığı ve davalı müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddialarının haksız nitelik ihtiva ettiğini, davalı müvekkilinin de geçerli bir ticari ilişki kapsamında keşide edilmiş dava konusu çeki iyi niyetli 3. Kişi sıfatı ile teslim aldığını, çekler üzerindeki imzalar ... Sigortaya ait olup bu bağlamda, dosya kapsamında davalı müvekkilinin ciro silsilesi düzgün bir çeki teslim alarak meşru hamil sıfatına gelmesi söz konusu olup, müvekkilinin kötü niyeti veyahut ağır kusuru da tespite konu edilemediğinden işbu davanın reddi gerektiğini,<br>-Davacı ile diğer davalı ... oto arasında ticari ilişki  olduğunu, davalı müvekkilinin ... oto’dan alacağına istinaden söz konusu çeki ödeme aracı olarak aldığını, çekin davalı şirket yetkililerince imzalanarak kullanıldığını, davacı şirketin ... Oto’ya olan fatura borçlarına dair ... çek fatura teyit yazılarının verildiğinin haricen tespit edildiğini, ... tarafından ... Oto'ya verilen ödenen onlarca çek olduğunu, Davalı ... ile davalı müvekkili arasındaki cari ilişkinin ... Oto'nun ticari defterlerinde mübrez olduğunu, Davacı ... şirketinin defterinde kayıtlı olan ve ... Oto'ya verilen çekler ile davalı ... Oto şirketinin defterinde davacıdan alındığı şeklinde kayıtlı olan çekler tamamen aynı ve tutarlı olduğunu, .Davacının ... Oto ile olan ticaretine dair bir diğer faktöring şirketi...'e verilen fatura ve çek teyit yazısı da mevcut olduğunu, çek fatura teyit yazısı da davacı ... ile ... Oto arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğunu,<br>-gerek ... ifadesi, gerekse ödenen ve kullanılan gerekse de yukarıda sunmuş oldukları Yargıtay kararları kapsamında davacının basiretli tacir olarak hareket etmediğini, bir an için davacının iddialarında haklı olduğu çeklerin çalındığı, rızası hilafına aykırı kullanıldığı düşünse bile davacı şirket bunları bütün gücüyle engellemekle mükellef olduğunu, çalındığı iddia edilen çeklerin sayısı bir hayli fazla olduğunu, bu kadar çekin şirketin bilgisi dışında çalınması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  <br>-çek üzerindeki imza davacıya ait olsa da olmasa da davalı müvekkilinin iyi niyetli 3. kisi konumunda meşru hamil olup ciro silsilesinde her hangi bir kopukluk olmaması nedeniyle davanın tümden reddedilmesi gerektiğini,  gerek TTK gerekse de Yargıtay kararları huzurdaki davanın davacı lehine kabul edilmesi hususunda davalı müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olmasını ve davacının ... bu kötüniyeti ve ağır kusuru ispat etmesini aradığını, davalı müvekkilinin kötüniyetli olduğu ispat edilemediğini ve dava kapsamında gereken herhangi bir ispat koşulu sağlanamadığını, davalı müvekkil kötü niyetli, ağır kusurlu olmayıp ciro silsilesi düzgün olan çekin iyiniyetli 3. Kişi konumunda olan meşru hamili olduğunu, buna ilişkin Yargıtay kararları sunduklarını, Davalı müvekkilinin iyiniyetli 3. Kişi konumunda çekin meşru hamili olduğunu, ciro silsileleri arasında her hangi bir kopukluk olmadığını Müvekkili ... ile ... arasındaki ticari ilişkiden (oto kiralama işleri) dolayı söz konusu çek ve benzer çeklerin çalındığını düşünmediğini, zira ... ile ... Oto’nun ticari defter ve kayıtları incelendiğinde taraflar arasındaki ticari ilişki görüleceğini, buna ek olarak da kesin olarak bilmemekle bildikleri kadarıyla ... oto’nun ticari defterlerinde de ... Oto ile davalı müvekkili arasındaki borç alacak ilişkisi de görüleceğini, kesinlikle kabul manasına gelmemesi kaydı ile bir an için çekler davacının rızasına aykırı olarak elden çıksa bile bu durumu davalı müvekkilim kesinlikle bilmediğini, 26.12.2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunda da görüleceği üzere davacı şirket ile davalı ... Şirketi arasında ticari ilişkinin varlığı sübuta erdiğini bu ticari ilişki kapsamında pek çok çek alışverişleri de gerçekleştirildiğini, rapor kapsamında davaya konu ... Seri No'lu 30.000,00- TL bedelli çekin ... şirketine verildiği tespit edilmiş olmakla, bu husus iyi niyetli 3.kişi konumundaki müvekkili ilgilendirmediğini, müvekkili tarafından ticari ilişkinin varlığına istinaden geçerli bir çek teslim alındığını,  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1246 E. 2020/714 K. sayılı dosyasını emsal olarak gösterilmiş ise de, keşideci ...'nın imzaya itiraz etmesi ve imzaların ... Sigortaya ait olmaması sebebiyle işbu karar verildiğinden, huzurdaki dava ile benzer mahiyette olmadığını, benzer İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin  2020/1205 E. 2022/1008 K. Sayılı 14.06.2022 tarihli kararı ile Yerel Mahkeme kararı kaldırılarak davacı ...'nın menfi tespit talebinin kabulüne karar vermişse de istirdat talebine yönelik karar verilmediğini, davacı tarafın istirdat talebine yönelik herhangi bir hüküm kurulmaması ve bahse konu kararın Yargıtay tarafından onanması nedeniyle istirdata yönelik işbu karar kesinleştiğini, bu nedenlerle Asıl ve Birleşen Davanın Kabulüne yönelik verilen 2015/1225 E. 2024/273 K. Sayılı 01.04.2024 tarihli kararının tehiri icra talepli olarak istinafen incelenerek kaldırılmasına ve Asıl ve Birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir Davacı vekili katılma yoluyla istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; <br>-T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1225 E. Sayılı dosyası (asıl dava) kapsamında Türkiye ... Bankası ... Şubesi'nin ... seri no.lu, 20.000,00 TL bedelli çeki yönünden yargılama yapılmış olup harca esas değer 20.000,00 TL, T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1226 E. Sayılı dosyası (birleşen dava) kapsamında ... Bankası ... Şubesi'nin ... seri no.lu, 30.000,00 TL bedelli çeki yönünden yargılama yapılmış olup harca esas değer 30.000,00 TL olduğunu, hükümde asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulduğu gibi istinaf parasal sınırının da her iki dosya yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, ancak yerel mahkeme tarafından bu husus gözetilmeksizin asıl dava yönünden \"miktar itibariyle kesin olmak üzere\" ibaresiyle hüküm kurulması gerekirken asıl ve birleşen davalar yönünden tek bir hüküm kurularak istinaf yolu açık tutulduğunu, davalının asıl dava yönünden ileri sürdüğü istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, <br>-Davalı ... ile Davalı ...Şti. hakkında davaya konu çekler dışında... Bank ... Şubesi, 17.11.2015 tarihli, ... nolu, 408.000,00 TL bedelli çek hakkında T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1246 E. sayılı dosyası kapsamında menfi tespit ve istirdat talepli dava açıldığını, bununla birlikte davalılar hakkında şüpheli sıfatıyla T.C. İstanbul Anadolu CBS’nin 2015/160164 Sor. Numaralı dosyası kapsamında soruşturma başlatıldığını, Davalı … Şti. hakkında ise birden fazla soruşturma dosyası, ceza dava dosyası ve onlarca çek hakkında menfi tespit ve istirdat davaları açıldığını benzer sunulu kararlarda iyiniyet iddiasında bulunan hamilin keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırma yapmaksızın elinde bulundurması halinde davalı hamilin ağır kusurlu olduğunun ispat edildiğinin kabulü ile karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davalı ...’in, çekin gerçek olduğunu güvenerek aldığı düşünülse dahi, davalı ile diğer davalı ... Oto arasında ne gibi bir ticari ilişki olduğu ise anlaşılamadığını, müvekkili şirketten çalınan ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... seri nolu 30.000,00 TL bedelli, Türkiye ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... seri numaralı 20.000,00 TL bedelli iki ayrı çekin  ve İstanbul 3. ATM 2015/1246 Esas sayılı dosyasına konu çekin de garip bir şekilde yine davalı tarafından, diğer davalı ... Oto dan alındığı ve bankaya ibraz edildiği, bu 3 çekin de davalıdan çıkması, davalının, ... Oto ile arasındaki ilişkinin ne olduğu konusunda şüpheler uyandırdığını,  Davalı ...’in kendi beyanları dikkate alındığında, 1 aylık zaman diliminde, şirketlerinin keşideci olduğu ya da cirantası olduğu 4 adet ve toplamda 864.500,00 TL (dönemin kuru ile 350.000 USD'ye tekabül etmektedir.) bedelli çekleri ... firmasından aldığının görüldüğünü,  içerisinde şirket çalışanlarının da olduğu bu organize eylemlerin yalnızca sahtecilik ve dolandırıcılık boyutu olmadığını, aynı zamanda bu eylemler ve kişiler etrafında, bilerek bu eylemlerden nemalanan tefeci olarak tabir edilen kişilerin de olduğu büyük bir organizasyon söz konusu olduğunu, ... firmalarına verilen çek teyid yazılarının ve  yazı ve imzaların sahte olduğu, bu organize eylemin içinde olan başta ... isimli şahıs ve onunla birlikte işbirliği içinde olan kişiler tarafından oluşturulduğu kanaatine varıldığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ... Şti. arasında imzalandığını iddia edilen şirket yetkililerinin elinden sadır olmuş bir sözleşme veya protokol bulunmadığını,  Müvekkili şirketin, sigorta şirketi acenteliği yapmakta olup tanzim ettiği poliçelere istinaden sigorta şirketinden komisyon aldığını, bir an için ... Oto’ya araç kiralama nedeni ile müvekkili şirketin borçlu olacağı düşünülse dahi -ki böyle bir araç kiralama söz konusu dahi değildir- sınırlı sayıda çalışanı olan bir acente şirketinin araç kiralama nedeni ile milyonlarca lira borcunun olamayacağını,  Davalı davaya konu çek ile başkaca davalara konu edilen çekleri ... şirketine vermiş olduğu borcuna karşılık aldığını iddia etmesine rağmen, yargılamanın hiçbir aşamasında alelade bir vatandaş olarak dönemin kuru ile 350.000 usd'yi aşan borcu hangi kaynaktan sağlayarak ve hangi sebeple ecrine verdiğine dair tek kelime edemediğini oysaki dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde, davalı ...’in Davalı ...şti. İle ticari ilişkisinin olmadığı tespit edildiğini, hırsızlık olayının öğrenilmesinden önce ödemesi yapılan yada söz konusu olaylar meydana çıktıktan sonra müvekkili şirketin bilgisi olmadan ve keşidecilerden tahsil edilen çeklerin bulunduğunu, davalının iyiniyetli hamil olduğu konusundaki iddiaların, taraflarınca hiçbir şekilde kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, dava konusu çeklerle birlikte onlarca çekin daha şirketin bazı çalışanlarının da içerisinde bulunduğu bir şebeke tarafından çalınmak sureti ile davalılardan ... LTD.’ ye verildiğini,  çekin davalılardan ... Şti’ ne geçtiği, bu şirket tarafından da ciro edilmek sureti ile de diğer davalıya geçtiğini, müvekkili şirkettin ciranta ...Şti’ nin ise, kayıtlarına bakıldığında şirketlerinden bir alacağı olmadığını, aksine müvekkili şirketin bu şirketten alacaklı olduğunu, ilgili şirket yetkilileri hakkında da İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015 /160164 Ve 2016/101629 Soruşturma numaralı dosyaları ile şikayette bulunulduğunu, davalılardan ... ŞTİ. İle müvekkili şirketin aralarında ticari ilişki olduğu raporda belirtilmişse de, Müvekkili şirketin yılda binlerce poliçe düzenleyen ve binlerce müşterisi olan, Türkiye’nin en büyük sigorta acentalarından birisi olduğunu, istinaf başvurusunun reddi ile yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, rıza dışı elden çıkan çekin istirdatı ile çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre, \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.''TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.Asıl Davada;... Bankası ... Şubesi, ... Seri nolu, 20.000. TL bedelli, 27.11.2015 tarihli, ... ve Tic. Ltd.Şti. tarafından davacı ... A.Ş.ne keşide edilmiş olan çek olup, İstanbul Anadolu 9. ATM. 2015/1353 E. Dosyada 01.12.2015 tarihli ara kararla tevdi mahalli kararı ile tevdi edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,  davalıya bir bedel ödenmesi halinde bu bedelin ve dava konusu çekin istirdadı ile müvekkil şirkete iadesine,  tevdili mahallindeki bedelin davacı şirkete ödenmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Birleşen davada; Davalı ...'in İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... (Eski:...) sayılı dosyası ile 10/12/2015 tarihinde, davacı, davalı ... oto firması ve dava dışı ... firması aleyhine, dava konusu (... Bankası A.Ş. ... Şubesi, ... Seri nolu, 30.000,00.-Tl bedelli, 04.12.2015 tarihli, ... Şti. tarafından davacı adına keşide edilmiş) çeke dayanarak, 30.000,00.-TL asıl alacak, 51,78.-TL işlemiş faiz, 3.000,00.-TL Karşılıksız Çek Tazminatı, 90,00.-TL Komisyon olmak üzere toplam 33.144,78.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (Örnek No:10) ödeme emrinin borçlu/davacıya 15/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 17/12/2015 tarihinde huzurdaki Menfi Tespit davasını açtığı ve asıl dava ile birleştirildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekili aralarında asıl ve birleşen davalara konu çeklerin de bulunduğu 71 adet çeki, 10 yıldan beri muhasebecileri olarak çalışan ...'ın, bu çeklerin bir kısmını firma kayıtlarına alıp, bir kısmını da almadan 3.kişilere vererek menfaat temin ettiği, bu surette güveni kötüye kullandığından bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurunda bulunulmuştur. Suç duyurusu sonucunda yapılan ceza soruşturması sonrasında İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açılmıştır. Yapılan ceza yargılaması sonunda İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesi, 07.12.2021 tarih ve 2020/500 E. 2021/967 K. sayılı kararıyla ve \"...Sanığın dosya arasında mevcut imza sirkülerine göre mağdur ...'in şirket müdürlüğünü yaptığı ... Şirketinde 10 yıldan beri muhasebeci olarak çalıştığı, şirketin imza sirkülerine göre yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcısı, temsile yetkili ortaklar mağdurlar  ...,...,... olduğu, 03/11/2015 günü ... firmasının sahibinin hesaplarını kontrol edip borç bakiyesinin yüksek olması nedeniyle adı geçen katılan şirketin müdürü ...'i arayarak Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında toplam 29 adet çekin 1.771,729,73 TL lik çekin şirketin muhasebecisi sanık ...'a teslim edildiği halde şirketin kayıtlarına işlenmemesi nedeniyle borçlu göründüklerinin bildirilmesi üzerine katılan şirket yetkililerinin durumdan haberdar olduğu, yapılan incelemede sanık ...'nın Ağustos, Eylül ve Ekim ayında 29 adet çeki aldığı halde ve çeklerin alındığına dair borçlu şirketlere verilen belgeye de çeklerin kendisi tarafından alındığını yazarak imzaladığı halde şirket kayıtlarına işlemediği, yine henüz vadesi dolmayan 17 adet 242.836,26 TL lik çeklerin sanık tarafından alınıp cari hesaplara işlendiği halde çek asıllarının başkalarına verildiği, yine toplam 13 adet 275.300,00 TL lik çeklerin alındığı halde çek asıllarının şirkette olmadığı, katılan şirketin müşterilerine ait toplam 12 adet 1.114,050,00 TL lik çeklerin ....Şirketi, ... Şirketine verildiği, ancak çek asıllarının henüz ele geçirilmediği, Her ne kadar sanık mahkememizde alınan savunmasında suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş ise de, dosyada mevcut imza sirküleri, sanığa teslim edilen çekler ile ilgili alındı belgesi örnekleri ve tüm dosya evrakı kapsamına göre; sanığın katılan şirketin alacaklı olduğu acentelerin kendisine teslim ettiği toplam 71 adet müşteri çeklerini alarak muhasebe kayıtlarına girmediği, başkalarına şirketin bilgi ve rızası dışında çekleri vererek kullandığı, olayın yeminli tanık beyanları ile de doğrulandığı, dolayısıyla sanığın kendisinin veya başkasının yararına olarak hizmet ilişkisi gereği kendisine teslim edilen şirket çeklerini kullanarak müteselsilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından savunmasına itibar edilmemiş...\" gerekçesi ile \"Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma\" suçundan 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 43/1,62, 52/2 maddeleri gereğince neticeten 4500,00 TL Adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükmün istinafı üzerine İstanbul BAM 21. CD.istinaf talebini 17.01.2023 tarih ve 2022/2919 E. 2023/142 K.sayılı kararı ile \"KESİN\" olarak reddetmiştir. Böylece davacının maddi vakıaya ilişkin iddiası sübut bulmuştur. Söz konusu çeklerin davacının elinden haksız olarak elinden çıktığı sabittir. 28.10.2016 tarihinde davacı ile davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2014-2015 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu  bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.  Davacı ...Ş, ile davalı ... ... Ltd. arasında 21.10.2014 tarihinde başlayan ve 30.09.2015 tarihine kadar süren ticari ilişkinin bulunduğu, davacının kayıtlarına göre, davalı yanın davacı yana 28.09.2015 tarihi itibariyle 512.729,84.-TL borçlu olduğu, davalının defter kayıtlarına göre, davacı yanın davalı yandan 15.10.2015 tarihi itibariyle 451.121,09.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Asıl davanın konusu... Bankası ... Şubesi, ... nolu hesaba ait, keşidecisi ... Şti. olan, 27.11.2015 keşide tarihli, 20.000.00 TL bedelli, ... A.Ş. emrine düzenlenmiş, ... nolu çekin, 03/07/2015 tarihinde ... yevmiye defteri madde numarası ile davacı ... A.Ş. tarafından cari hesaba mahsuben dava dışı ... Şti. tarafından verilen çek, ... Alınan Çekler Hesabına alındığı, daha sonra dava konusu çekin bu kez 19/08/2015 tarihinde ... yevmiye defteri madde numarası ile davacı ... A.Ş. tarafından ciro edilerek cari hesaba mahsuben davalı ... ... Ltd.'e verildiği, bu hususun da davacının 2015 yılı yevmiye defter kayıtlarında yer aldığı, dava konusu çekin bu kez de 19/10/2015 tarihinde ... yevmiye defteri madde numarası ile davalı ... ... Ltd. tarafından ciro edilerek, davalı ...' e aralarındaki ticari ilişki dışındaki borcuna karşılık verildiği, davalı ...... Ltd. nin 2015 yılı yevmiye defter kayıtlarında bu durumun görüldüğü tespit edilmiştir. Davacı ile davalı şirket arasında ticari anlamda borç alacak ilişkisi bulunduğunu, ancak davalı ...... Ltd. ile davalı ... arasında ticari anlamda borç alacak ilişkisi olmadığı, sadece taraflar arasında para alış verişi olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.26.12.2022 tarihinde davacı ile davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı şirket defterlerini ibraz etmemiştir. Davalı şirket 08.11.2023 tarihinde Konkordato talebinde bulunmuş olup, yargılaması mahkememizin 2023/732 E.sayılı dosyası üzerinden devam etmektedir. Birleşen davanın konusu olan, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi, ... Seri nolu, 30.000,00.-Tl bedelli, 04.12.2015 tarihli, ... Şti. tarafından davacıya keşide edilen çekin, dava dışı ... Sirketine verildiği tespit edilmiştir. Ancak söz konusu çekteki ilk cirantanın davacı ...sonraki cirantanın ise davalı ... firması olduğu, onun tarafından da diğer davalı ...'e ciro edildiği, çekin davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiği, karşılığı olmasına rağmen ödeme yasağı nedeniyle ödeme yapılmadığı  anlaşılmaktadır. Kısaca ... firması çekte ciranta olarak yer almamaktadır.İstanbul 3. ATM.nin 2015/1246 E. 2020/714 K.sayılı dosyasına konu Menfi Tespit ve İstirdat davasında da tarafların ... bu dava dosyası ile aynı olduğu,  dava dilekçesinde bahsedilen vakılar ve iddiaların da aynı olduğu tek farkın başka bir çek nedeniyle Menfi Tespit ve İstirdat talep edildiği, bu davaya konu çekin ise İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konulan muhatabı... Bank ... Şubesi, ... seri numaralı, 408.000,00.-TL bedelli, 17/11/2015 tarihli, keşidecisi ... A.Ş. olan çeke dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır. Çek, davacı keşideci tarafından davalı ... firmasına, onun tarafından da davalı ...'e ciro edilmiş, çekin ... tarafından bankaya ibrazında ilgili banka 17/11/2015 tarihli \"Keşideci imzası kayıtlarımızdaki imza ile örtüşmediğinden ... bu çek işleme alınamamıştır.\" şerhi ile çek bedelini ödememiştir. İmza incelemesi sonunda cironun davacıya ait olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı, diğer davalı ...'in davaya konu çeki edinme nedenini ispatlayamadığını, 1 aylık zaman diliminde müvekkiline ait 4 adet ve toplamda 864.500,00-₺'lik çeki davalı ..... A.Ş.'den aldığını, davalı ...'in kötü niyetli olduğunu öne sürdüğü, her ne kadar davalı ...'in davaya konu çeki edinme nedenini açıklama zorunluluğu bulunmamakta ise de dosyada mevcut delillerden davacıya ait 1'den fazla çekin davalı ..... Ltd. Şti.'nin cirosu ile davalı ...'e geçtiği ve aleyhine aynı mahiyette farklı çekler yönünden açılmış birden fazla davanın varlığı, ceza davalarında ve soruşturma dosyalarında toplanan deliller dikkate alınmak sureti ile davalı ...'in somut olayda davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiği kanaatine varıldığı, davalı ...'in de aksi yöndeki savunmalarını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın kabulüne, davacının dava konusu... Bank A.Ş. ... Şubesi ... seri numaralı 408.000,00-₺ bedelli 17/11/2015 keşide tarihli çek nedeni ile davalılar borçlu olmadığının tespiti ile anılan çekin davacıya iadesine karar vermiştir. Hükmün istinafı üzerine İstanbul BAM 13.HD. 13.07 2023 tarih ve 2021/655 E. 2023/1153 K.sayılı kararıyla istinaf taleplerini reddetmiştir. İstanbul 4.ATM.nin 01.10.2018 tarih ve 2016/174 E. 2018/1009 K.sayılı kararına konu dava dosyasında da benzer iddialarla bir başka çek nedeniyle davalıları ... Oto ve ... olan davada, davanın reddine ilişkin hüküm, İstanbul BAM 44.HD.nin 14.06.2022 tarih ve  2020/1205 E. 2022/1008 K.sayılı kararı ile eksik araştırma nedenine dayalı olarak kaldırılmıştır. İstanbul 5.ATM.nin 02.10.2019 tarih ve 2016/38 E. 2019/906 K.sayılı kararına konu dava dosyasında da benzer iddialarla bir başka çek nedeniyle davalıları ... A.Ş. olan davada, ... şirketi hakkındaki davadan feragat edildiğinden, diğer davalı ... oto yönünden davanın kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasından takibe konu ... Bankası ... şubesine ait ... seri nolu 25/12/2015 keşide tarihli 68.504,26 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, hükmün davacı ...tarafından istirdata da karar verilmesi gerektiği noktasından istinafı üzerine İstanbul BAM 44.HD.nin 21.12.2023 tarih ve  2020/2077 E. 2023/1692 K.sayılı kararı ile çek bedelini faktoring şirketi tahsil ettiğinden ve bu davalı hakkında feragat edildiğinden istinaf taleplerinin reddine karar vermiştir. İstanbul 1ATM.nin 13.02.2020 tarih ve 2015/1265 E. 2020/111 K.sayılı kararına konu dava dosyasında da benzer iddialarla bir başka çek nedeniyle davalıları ... A.Ş. olan davada, faktoring şirketi hakkındaki davadan feragat edildiğinden, diğer davalı ... oto yönünden davanın kabulü ile ... Bankası A.Ş.- ... Şubesi/İstanbul müşterisi ... Şti. tarafından keşideli, ... çek nolu, 15/12/2015 tarihli 25.000,00TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine,  çek istirdadı isteminin pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği, hükmün davacı ...tarafından istirdata da karar verilmesi gerektiği noktasından istinafı üzerine İstanbul BAM 16.HD.nin 16.10.2020 tarih ve  2020/1780 E. 2020/1727 K.sayılı kararı ile yargılama sırasında diğer davalıya yapılan ödeme nedeniyle, davalı ... Şirketinden bu bedelin iadesinin istenip istenemeyeceği konusunda karar vermek gerekirken, olumlu olumsuz karar verilmemesi noktasından hükmü kaldırarak dosyayı mahkemeye iade etmiştir.  Yine davacı ...Ş. tarafından davalı... Ltd. Şti.'ye benzer mahiyette İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2015/1265 esas sırasında ve İstanbul 16. ATM'nin 2017/821 esas sırasında açılan davalar bulunmaktadır.Birleşen davanın konusu olan; Muhatabı  ... Bankası A.Ş. ... Şubesi, ... Seri nolu, 30.000,00.-Tl bedelli, 04.12.2015 tarihli, ...  Şti. tarafından müvekkiline keşide edilen, yukarıda ayrıntısı verilen İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında takibe konulmuş olan çek bedeline ilişkin takip borcunun, keşideci ... tarafından 11.03.2020 tarihinde 53.069,24.-TL dosyaya ödendiği, icra müdürlüğünün 13.03.2020 tarihinde 51.064,15.-TL reddiyat yaparak alacaklıya ödeme yaptığı, çek aslının ceza soruşturması nedeniyle savcılıkta bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı taraf, dava konusu çeklerin rızası hilafına elinden çıktığını, davalıların kötü niyetli olduğunu, çekler nedeniyle menfi tespit talebinin bulunduğunu ileri sürmüş olup, dava konusu çeklere yönelik olarak, çeklerin davacı rızası hilafına elden çıktığının İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/589 esas sayılı dosyasında ise sanık ...'ın davacı şirketin alacaklı olduğu çekleri alarak muhasebe kayıtlarına girmediği, çekleri davacı şirketin rızası dışında başkalarına vererek kullandığı tespit edilerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 31 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/500 Esas(bozma öncesi 2015/589 Esas) sayılı  2021/967 Karar Sayılı ve  İstanbul BAM 21. CD.istinaf talebini 17.01.2023 tarih ve 2022/2919 E. 2023/142 K.sayılı kararında kesinlemiş ceza mahkemesi kararı ile sabit hale geldiği,  Dava konusu çeklerin kayıtlarının, ticari defter ve kayıtlarda incelendiği, davacı şirketin kendi defter ve kayıtlarına göre davalı ... şirketinden 512.729,84-TL alacaklı olduğunun, davalı ... şirketinin  kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirkete 451.121,09-TL borçlu olduğunun, davalı ... Çelik ile davalı ... şirketi arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiği, dava konusu çekin davacı tarafından keşide edilerek davalı şirkete verilmesini gerektirir bir borç bulunmaması, davalı ... ile davalı şirket arasında da dava konusu çekin alınmasını gerektirir bir ticari ilişki bulunmaması ve davacı .... A.Ş. tarafından farklı bir çek ile ilgili davalılar ... Şti. aleyhine benzer mahiyette açılmış menfi tespit ve istirdat  davaları bulunduğu gözetilerek, mahkemece davacının dava konusu çekten ve çeke dayalı başlatılan takipten ötürü ötürü davalılara borçlu olmadığının tespitine ve  çekin istirdadına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının  yasa ve usule uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık da mevcut olmadığı anlaşıldığından, davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Asıl dava yönünden, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02/12/2016 tarihinden önce ise 1.500,00-TL, 02/12/2016 tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00-TL; 01/01/2017 ve sonrasında ise (2018 takvim yılı başına kadar)  3.110,00-TL; 01/01/2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560,00-TL; 01/01/2019 ve sonrasında ise (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400,00-TL; 01/01/2020 ve sonrasında ise (2021 takvim yılı başına kadar) 5.390,00-TL; 01/01/2021 ve sonrasında ise (2022 takvim yılı başına kadar) 5.880,00-TL; 01/01/2022 ve sonrası ise (2023 takvim yılı başına kadar) 8.000,00-TL,  01/01/2023 ve sonrası ise (2024 takvim yılı başına kadar) 17.830-TL;  01/01/2024 ve sonrası ise (2025 takvim yılı başına kadar) 28.250-TL, 01/01/2025 ve sonrası ise (2026 takvim yılı başına kadar) 40.000,00 TL olarak uygulanacaktır. Asıl dava yönünden Kararın verildiği tarih olan 2024 tarihi itibariyle kesinlik sınırı ve davaya konu icra takip dosyasında ki takip miktarı  nazara alındığında ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir.HMK'nın 346. Maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1. Maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür.  Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvurusu konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar bulunmadığından, Davalının asıl dava yönünden kesin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından HMK'nın 352. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin reddine, davacının bu konudaki istinafı hakkında karar verilmesini yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosya yönünden;  İlk derece mahkemesi kararının  yasa ve usule uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık da mevcut olmadığı anlaşıldığından, davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2024 tarih ve 2015/1225 E. 2024/273 K. Sayılı Birleşen Dava yönünden  davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- Davalı ...  tarafından, Asıl Davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 346/1. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nın 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, davacının bu konudaki istinaf istemi hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 2.049,30-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 512,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,98-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4- Asıl dava yönünden İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davacı ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>5- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>7- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d20fac94fc99a48","SID":"13f27a3949beacda"}}