{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/121 <br>KARAR NO\t: 2026/243<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI\t: 2020/50 Esas, 2021/596 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 24/02/2026<br> Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; Taraflar arasında kurulduğu iddia edilen sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle mahrum kalınan sözleşme bedeli ve  kazanç kaybı talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>Davacı  vekili, Müvekkilinin 2017 yılında okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocuklar için orijinal şarkılar, hikayeler, oyunlar ve aktivite fikirleri sunan ... isimli mobil aplikasyonu ve ... ... adıyla bir ... kanalı kurduğunu, 2018 yılından itibaren de ... şarkılarını sahneye taşıyarak ... konserleri vermeye başladığını, ...nin, özel kurumların çeşitli organizasyonlarına yönelik  eğitim ile konserleri birleştiren içerikler hazırlayarak, çocukların el becerilerini , özgüvenlerini, bedensel ve fiziksel gelişimlerini artırmaya amaçlayan çocuk atölyeleri düzenlendiğini, davalıların ... Sanatları Merkezi'nde Çocuk Sanat Festivali kapsamında çocuk müzik atölyesi yapılmasını planladığını, davalılar anılan festivalde yer alması ve çocuklara yönelik bir atölye çalışması gerçekleştirilmesi için müvekkiline teklifte bulunduğunu, davalıların talebi üzerine müvekkilinin 24/10/2018 tarihli e postası ile atölye içeriği , bütçe ve atölye hizmet bedelini ve diğer koşulları bildirdiğini, müvekkilinin detaylı bir şekilde bildirdiği anlaşma koşulları davalılar tarafından kabul edildiğini ve taraflar \"... Konseri\" 'nin 02/02/2019 tarihinde ve 25.000-TL + KDV bedel karşılığında gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldığını, davalı tarafça gerekçe gösterilmeksizin 30/01/2019 tarihinde konserin iptal edildiğini, haksız ve usulsüz fesihin, müvekkilinin zarara uğramasına ve mağduriyetine yol açtığını, müvekkilinin keşide olunan Üsküdar 9.Noterliği'nin 31/01/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile işbu zararların tazminine yönelik talep ise davalı şirketin keşidecisi olduğu Beyoğlu 36.Noteri'nin 06/02/2019 tarih ve ... sayılı ve diğer davalının keşidecisi olduğu Beyoğlu 56.Noteri'nin 06/02/2019 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarnameleri ile reddedildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin mahrum kaldığı sözleşme bedeli olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000-TL ile kazanç kaybına dair fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000-TL olmak üzere toplam 2000-TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davaya konu edilen, taraflar arasında yapıldığı iddia olunan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, tarafların ücret, zaman, içerek konusunda anlaşmaya varamadığını, davacı vekili işbu taraflar arasındaki sözleşmenin kurulduğunu ispat bakımından dava dosyasına bazı internet yazışmaları eklediğini, bu yazışmalar dikkatli şekilde incelendiği takdirde görüleceği üzere yazışmalar kronolojik olarak birbirini takip etmemekte ve davacının menfaatleri doğrultusunda ölçülüp kesilerek dosyaya eklendiğini, davacı ..., hizmet bedelini müvekkiline ilettikten sonra , müvekkilinin bu tutarı onayladığının görülmemekte olduğunu, tarafların arasında yapılan hiçbir yazışmada hizmet bedeli konusunda anlaşma söz konusu olmadığını, dolayısıyla ortada bedelde anlaşılarak yapılacak iş konusunda mutabık kalınan bir sözleşme olmadığını, eklenen dilekçe ile davacı ve davalı müvekkili ...'nün \"ortağım\" olarak nitelendirdiği ve ...'a yönlendirdiği dava dışı ...'un yaptığı görüşmelerde , tarafların rakamda anlaşamadığı görüldüğünü, davacının ...'i yönlendirdiği, akabinde ...'un ... ile görüşmelere devam ettiği ancak tarafların prodüksiyonda anlaşamadıkları görüldüğünü, ihtarname cevaplarında, sözleşmenin kurulamadığını, sözleşmenin esaslı unsuru olan \"bedel\" konusunda anlaşma sağlanmadığını belirttiklerini, arz ve izah ettikleri haksız ve hukuka aykırı ikame ettiği işbu davanın reddine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 21/09/2021 tarihli karar ile, Dava ve cevap dilekçeleri, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalıların çocuk müzik atölyesi yapılması talebi ile davacıya ulaştığı, davacının 24/10/2018 tarihli e postası ile atölye içeriği , bütçe , atölye hizmet bedeli ve diğer koşulları bildirdiği, gönderilen mailde''.. Her bir atölye için teklifim 10.000 TL+KDV dir, eğer birden fazla atölye yapacaksak birlikte kararlaştırdıktan sonra bütçede revizyon yapabiliriz..''denildiği, yine tarafların üzerinde anlaşamadığı davul/back line ile ilgili bilgilerin yer aldığı ancak fiyat bilgisinin bulunmadığı, bu mailden ve taraflar arasındaki görüşmelerden anlaşılacağı üzere yazılı olarak kurulması planlanan sözleşmenin her aşamasının tek tek müzakere edilmeye çalışıldığı, ancak henüz bir sonuca ulaşılamadığı, kesin olan tek hususun yapılacak etkinliğin tarihi olduğu, etkinlik yapılacak yerin görülemediği, tarafların görüşmeler için bir araya gelemediği, ayrıca kaç atölye kurulacak, bu durumda fiyatları ne olacak, hangi hizmetler kim tarafından ne kadar süre ile verilecek ve toplam bedelleri ne olacak gibi hususlarda bir anlaşmaya varamadıkları, davacının mailinde belirttiği toplam bedelin davalılar tarafından  kabul edildiğine dair bir veri bulunmadığı, ve en son davacı tarafından mailde bahsedilen ancak bedeli ve kim tarafından karşılanacağı belli olmayan back line görüşmeleri nedeniyle bir sorun yaşandığı ve etkinliğin iptal edildiği, bu haliyle taraflar arasında, tarafların üzerinde anlaşmaya vardığı bir sözleşmeden bahsedilemeyeceği, davacıya  dava dışında gelen tekliflerin 21 Ocak - 2 Şubat ve 18 Ocak - 3 Şubat 2019 tarihleri arasında davacının uygun olduğu bir günü kapsadığı, davacı tarafa görüşme taleplerinin iletildiği, bu programların da detaylarının belli olmadığı, diğer taraftan davalıların düzenlediği etkinliğin ise sadece 2 Şubat 2019 gününü kapsadığı, dolayısıyla davacının kendi tercihleri doğrultusunda bu teliflerin hepsini kabul edebileceği , zira etkinliklerin çakıştığı tek günün 2 Şubat 2019 tarihi olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında anlaşmaya varmış  olup akit kurulduğunu, müvekkilin mağduriyeti karşı tarafça kabul edilmiş, kendileri tarafından telafi edileceğine dair söz verildiğini, bu kabul beyanı mahkemeye sunulmasına rağmen ilk derece mahkesince değerlendirilmediğini, müvekkilin gelen teklifleri kendi tercihi ile kabul etmediği kanaatinin hatalı olduğunu, davalılar ile önceden kurmuş olduğu ve defalarca teyit aldığı sözleşmesine duyduğu haklı güven ile diğer etkinlik taleplerini reddetmek zorunda kalmış, dava konusu konseri en iyi şekilde ve mutabakata varılan koşullara uygun olarak gerekleştirebilmek amacıyla bu fırsatları kaçırmış ve neticede zarara uğradığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.\t\t\t<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.<br>Davada davacı, taraflar arasında, davacı ... ile davalılar arasında ... Sanatı Festivali kapsamında “... konseri” ve çocuk atölyesi hizmetinin gerçekleştirilmesine yönelik bir hizmet sözleşmesi kurulduğunu, davacının edimini ifaya hazır olmasına rağmen davalıların etkinliği 30.01.2019 tarihinde herhangi bir haklı gerekçe göstermeksizin iptal ederek sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini belirterek, sözleşmenin davalılar tarafından haksız feshedildiğinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sözleşme bedeli ve 1.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 2.000,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı, taraflar arasında kurulmuş bir sözleşmenin bulunmadığını, taraflar arasındaki görüşmelerin eser sözleşmesi kurulmasına yönelik müzakerelerden ibaret olduğu, ücret, içerik ve organizasyon detayları konusunda mutabakata varılamadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan yazışmaların kronolojik bütünlük taşımadığı ve seçilerek sunulduğunu, yazışmalarda hizmet bedelinin davalılarca kabul edildiğine dair açık bir beyan bulunmadığını, tarafların bedel ve prodüksiyon detayları üzerinde anlaşamadığını, sözleşmenin esaslı unsuru olan bedel üzerinde anlaşma bulunmadığından sözleşmenin kurulmadığı, ihtarnamelere verilen cevaplarda da bu hususun açıkça belirtildiği belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Mahkemece, taraflar arasındaki yazışmalar ve bilirkişi raporu itibariyle, davalıların çocuk müzik atölyesi yapılması amacıyla davacı ile irtibata geçtiği, davacının 24.10.2018 tarihli e-posta ile atölye içeriği, bütçe ve hizmet bedeline ilişkin teklif sunduğu, bu yazışmada her bir atölye için 10.000 TL + KDV teklif edildiğinin belirtildiği, atölye sayısı, teknik ekipman (back line), hizmet kapsamı ve toplam bedel gibi hususların müzakere aşamasında kaldığı, davalıların davacı tarafından bildirilen bedeli kabul ettiğine dair açık bir veri bulunmadığı, etkinliğin tarihi dışında sözleşmenin esaslı unsurlarında kesin bir mutabakat sağlanamadığı, teknik ekipman ve prodüksiyon detaylarına ilişkin anlaşmazlık nedeniyle etkinliğin iptal edildiği, bu haliyle taraflar arasında kurulmuş bir sözleşmeden söz edilemeyeceği, ayrıca davacının başka organizasyon tekliflerini kabul edebilecek durumda olduğu ve tekliflerin yalnızca etkinlik günü ile sınırlı çakışma içerdiği anlaşılmakla davacının kazanç kaybı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.<br>Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun \"icap\" (öneri) ve \"kabul\" iradelerinin birleşmesiyle kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır.<br>Eser sözleşmesinin iki temel unsuru \"eser\" ve \"bedel\"dir. Ancak tarafların sözleşmenin kurulması aşamasında bedeli (ücreti) tam olarak kararlaştırmamış olmaları, eser sözleşmesinin kurulmasına engel teşkil etmez.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 481. maddesi (mülga BK 366) bu konuda tamamlayıcı bir hüküm getirmiştir: “Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.”<br>Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, tarafların akdi ilişkinin varlığı konusunda mutabık kalıp bedelde anlaşamamaları halinde, iş bedeli Kanun'un 481. maddesi uyarınca yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanır. Dolayısıyla, bedelin veya kullanılacak ekipmanın detaylarının henüz netleşmemiş olması, tarafların festival tarihi ve yapılacak işin genel çerçevesi (icap ve kabul) üzerinde anlaşmış olmaları durumunda sözleşmenin kurulmuş sayılmasına engel değildir.<br>Taraflar arasındaki e-posta ve ... yazışmaları akdi ilişkinin varlığını ispat edecek mahiyette delil veya yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmektedir. (İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi, 23.01.2025 tarih, E: 2024/1888, K: 2025/63): Taraflar arasında ... yazışmaları ve e-postalar ile eser sözleşmesi kurulduğu kabul edilmiştir. (İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi, 04.02.2021 tarih, E: 2020/1742, K: 2021/261): E-mail yazışmalarının ve faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin eser sözleşmesinin kurulduğuna delil teşkil ettiği belirtilmiştir.<br>İş sahibinin sözleşmeyi feshetmesi, kural olarak taraflar arasında hukuki bir sonucun (sözleşmenin) doğmuş olduğunu varsayar. Eser sözleşmesi ani edimli bir sözleşme olduğundan, sözleşmeden dönme veya fesih kural olarak geriye etkili sonuç doğurur.<br>Sözleşme kurulduktan sonra ancak ifa başlamadan önce gerçekleşen haksız fesih durumunda; • Yüklenici, sözleşmeye uygun hazırlık yapmış veya işe başlamışsa, haksız fesih nedeniyle uğradığı kâr kaybını veya yaptığı masrafları talep edebilir.<br>Eğer fesih TBK 484. maddesi kapsamında tazminat karşılığı yapılmışsa, iş sahibi eserin tamamlanmasından önce yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.<br>Somut olayda, tarafların festivalde yapılacak iş için e-posta ve ... üzerinden \"icap\" ve \"kabul\" iradelerini açıklayarak festival tarihinde mutabık kaldıkları anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesinde bedelin (fiyatın) sözleşme kurulurken kesin olarak belirlenmiş olması bir geçerlilik şartı değildir; bedelde anlaşılamayan hallerde TBK m. 481 uyarınca piyasa rayiçleri uygulanarak boşluk doldurulur. Bu itibarla, tarafların yapılacak işin niteliği ve tarihi üzerinde anlaşmış olmaları nedeniyle aralarında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulmuş olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı iş sahibinin bu aşamadan sonra tek taraflı olarak sözleşmeyi sona erdirmesi, hukuken bir \"fesih\" niteliğindedir ve feshin haklılığına veya TBK 484 (tazminatla fesih) şartlarına göre yüklenicinin tazminat hakları saklıdır.<br>Dosya kapsamı, taraf beyanları, ... yazışmaları, e-posta içerikleri, ihtarnameler ve 19.07.2021 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı organizasyon kapsamında 02.02.2019 tarihinde ... Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilecek ... konseri ve çocuk müzik atölyesine ilişkin teklif sunulduğu, 24.10.2018 tarihli e-posta ile etkinlik içeriği, teknik ihtiyaçlar ve bütçe bilgisinin davalılara bildirildiği, taraflar arasında etkinliğin yapılmasına yönelik görüşmelerin sürdüğü ve 2 Şubat tarihinin etkinlik günü olarak belirlendiği anlaşılmakla birlikte; dosyaya sunulan yazışmalarda etkinlik bedeli, teknik ekipman ve özellikle backline/davul seti temini ile bu giderin hangi tarafça karşılanacağı hususlarında kesin bir mutabakata varılamadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme düzenlenmediği ve sözleşmenin esaslı unsurlarına ilişkin anlaşmanın tamamlanamadığı bilirkişi raporuyla da tespit edilmiştir.... yazışmalarında davacı temsilcisi ile organizasyon yetkilileri arasında teknik ekipman temini konusunda sorun yaşandığı, davacı tarafça davul setinin sağlanamadığının bildirildiği, bunun üzerine davalı tarafça etkinliğe katılımın mümkün olmayacağının ifade edildiği ve tarafların organizasyon aşamasında mutabakat sağlayamadıkları görülmektedir. Bilirkişi raporunda da prodüksiyon ve teknik şartlar ile ücret kalemleri yönünden anlaşmazlık bulunduğu, tarafların etkinlik ücreti üzerinde kesin mutabakata vardığının yazılı delillerle tespit edilemediği, davacı ticari defterlerinde davalılara düzenlenmiş fatura veya ödeme kaydı bulunmadığı ve etkinlik tarihinde davacı tarafından fiilen hizmet verilmediği belirtilmiştir.<br>Öte yandan davacıya aynı tarihlerde farklı kurum ve organizasyonlardan tekliflerin geldiği, bu teklifler arasında davacının uygun olduğu tarih aralığının 21 Ocak–3 Şubat 2019 dönemini kapsadığı, davalı organizasyonun ise yalnızca 2 Şubat 2019 tarihinde gerçekleştirileceğinin anlaşıldığı, etkinliklerin çakışmasının davacının tercihine bağlı olduğu ve davacı tarafından diğer tekliflerin kabul edilebileceği imkânın bulunduğu dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.Yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere, taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi kurulduğu kabulü gerekir. İş bedeli hususunda anlaşma olmaması sözleşmenin kurulmasına engel değildir. Davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece, davalı tarafından sözleşmenin sona erdirilmesinin sebebinin haklı olup olmadığı hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki ilkelere göre tasfiye edileceğinin belirlenmesi için feshin haklılık durumunun tespiti zorunludur.Mahkemece, fesih ihtarnamesindeki gerekçeler, tanık beyanları ve bilirkişi raporları doğrultusunda fesihte hangi tarafın kusurlu olduğu net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Eğer her iki taraf da sözleşmenin feshinde kusurluysa (ortak kusur), yüklenici kâr kaybı talep edemez; iş sahibi de cezai şart isteyemez veya teminatı irat kaydedemez. Bu durumda tasfiye sadece sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılır.O halde mahkemece, öncelikle taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu kabulü ile, davalı iş sahibinin feshinin haklı ve haksız olup olmadığı hususunda inceleme yaparak, bilirkişiden sonuçları itibariyle ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,    <br>2-İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/09/2021 tarih, 2020/50 Esas, 2021/596 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, \t<br>4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3567274d1bb3d39","SID":"e4d8575deea82b9c"}}