{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1707 <br>KARAR NO\t\t: 2026/410<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.11.2025 <br>NUMARASI\t\t: 2024/208 E. <br>TALEBİN  KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 06.03.2026 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06.03.2026<br><br>\tİzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20.11.2025 tarih 2024/208 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t\t\t\t<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkili şirketin 2021/116676 numaralı “....” esas unsurlu markanın sahibi olduğunu, ayrıca “....A.Ş.” adlı ticaret ünvanı, “..../” alan adının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında koruma altında olduğunu, davalı şirketin işyeri adresinde, “...” alan adı içerisinde, youtube ve sosyal medya hesaplarında “.....” ibaresini markasal olarak kullandığını, tarafların hizmet verdiği sektörler ile aynı ticari faaliyetler içerisine olduklarını, davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak herhangi bir cevap alınamadığını, müvekkilinin şikayeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/13461 sayılı soruşturma dosyasında hazırlanan raporda, davalının kullanımlarının iltibas teşkil ettiğinin tespit edildiğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/65 D. İş sayılı dosyasında delil tespiti talep ettiklerini, davalının kullanımlarının söz konusu mal ve hizmetlerin temin ve tesisinin teklif edilmesi sebebiyle iltibas tehlikesi oluşturacağının tespit edildiğini, davalının başvuruları üzerine kötü niyetli bir şekilde marka başvurularında bulunduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve haksız rekabet kastı içinde olduğunu iddia ederek, İzmir Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi’nin 2024/65 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının devamı ile 6769 Sayılı SMK, 6102 Sayılı TTK ve 6100 Sayılı HMK hükümleri gereğince, davacının tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil eden davalı eylemlerin hala devam ediyor oluşu nedeni ile durdurulmasına, özellikle davalı şirkete ait adreste davacının tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı taraf eylemlerinin durdurulmasına, bu kapsamda tabela, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplanmasına, “....” alan adı içerisinde, ayrıca sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, teminatsız olarak davalıya ait 2023/032221 sayılı markanın üçüncü kişilere devrinin tedbiren engellenmesine, müvekkilinin 2021/116676 numaralı “...” esas unsurlu markası, “....A.Ş.” adlı ticaret ünvanı, “.....” alan adı dikkate alınarak, davalı yanın kullandığı “....” eylemli markasal kullanımları ile müvekkiline ait marka ve ticaret unvanı dahil bütün fikri mülkiyete konu haklarına tecavüzün tespitine, marka hakkında tecavüz oluşturan eylemlerin önlenmesine, davalı yanın eylemlerinin haksız rekabet yarattığının tespitine, haksız rekabet oluşturan eylemlerin yasaklanmasına, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; Davalı şirket adına kayıtlı 2023/032221 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince marka bilirkişisi, sektör bilirkişisi, SMMM uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmış, tescilin varlığı konusunda sunulan kanıtlar ile ön kanaat edinilmekle ihtiyati tedbir isteminin 350.000,00 TL nakit veya kesin banka teminat mektubunu ibraz etmesi halinde kısmen kabulüne, davalının \"... Mah. ... yolu Çıkmazı ....\" adresinde davacının markasına tecavüz teşkil eden tabela, reklam vasıtası, basılı evrak ürünlerinin toplatılmasına, yediemin olarak davacıya bırakılmasına,  .... ve ... URL adreslerine erişimin engellenmesine, .....ve .... URL adreslerinde tespit yapılamadığından erişim engellenmesi talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir. <br>\tİTİRAZ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, müvekkili tarafından davacı markasına karşı hükümsüzlük davası açılmış olduğunu, müvekkilinin markasal kullanımının davacı kullanımından eski olması sebebiyle tedbirin kabulünün mümkün olmadığını, davacının dosyada mübrez delillerden de görüleceği üzere .... markasal  kullanımı bulunmadığını, alüminyum ürünlerin “....” firması ve markasına ait olduğunu, bu hususun.... sitesi ile de ortada olduğunu, kataloğa girildiğinde de her ürünün adının farklı olduğunu, katalogda ilk görünen ürün adının da .... şeklinde olduğunu, davacı tarafın ticaret ünvanı ... ise de markasal bir kullanımının bulunmadığını, uzun yıllar ... firmasının ürünlerini sattığını, davacının salt internet sitesinin olması tek başına markasal kullanım olarak kabul edilemeyeceğini, davacının internet sitesinde yer alan kullanımlarının ticaret ünvanı kapsamında kullanım olduğunu, davacının kullanımının ticaret ünvanı şeklinde yalnızca 35. Sınıfta olduğunu, davacının 6. sınıfta eskiye dayalı bir üretim ve satış faaliyetinin bulunmadığını, davacı tarafça SMK kapsamında sonraki tarihli markaya dayanarak müvekkilinin eskiye dayalı kullanımlarının engellenmesinin mümkün olmadığını, davacı tescilinin müvekkilinin kullanımından sonra olması sebebiyle davacının SMK uyarınca tescilli markaya dayanmasının mümkün olmadığını, gerçek hak sahipliği resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, yalnızca sosyal medya hesabı ile kanıtlanmasının mümkün olmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak ihtiyati tedbire  itiraz etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece,  20/11/2025 tarihli ara karar ile, mevcut delil durumu, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilerek verilen ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamına ve yaklaşık ispat kurallarına uygun bulunduğu, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yer ve gerek bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, müvekkili şirket tarafından davacı markasına karşı hükümsüzlük davası açıldığını, müvekkilinin markasal kullanımının davacı kullanımından eski olması sebebiyle ihtiyati tedbirin kabulünün hatalı olduğunu, müvekkili şirketin \"....\" markasının gerçek hak sahibi olduğunu, bu hususta davacıya ait 2021/116676 tescil numaralı \"....\" markasına karşı Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/462 E. sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını, işbu dosya kapsamında hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dosyada mübrez delillerden de görüleceği üzere .... markasal kullanımının bulunmadığını, alüminyum ürünlerin “....” firması ve markasına ait olduğunu, bu hususun ... sitesi ile de ortada olduğunu, davacı tarafın ticaret ünvanı... ise de markasal bir kullanımının bulunmadığını, uzun yıllar ... firmasının ürünlerini sattığını, davacının markasal bir kullanımının bulunmadığını, davacının salt internet sitesinin olmasının tek başına markasal kullanım olarak kabul edilemeyeceğini, davacının .... 2020 tarihli paylaşımında “Markalarımız” başlığı altında yaptığı paylaşımda yine .... markasına yer verilmiş olduğunu, ... olarak yine bir iddiası ve kullanımının bulunmadığını, davacının müvekkilinden önce markasal bir kullanımı olmamasına rağmen bu hususta eskiye dayalı kullanım iddialarının değerlendirilmemesi nedeniyle tedbirin kabulünün mümkün olmadığını, davacının internet sitesinde yer alan kullanımlarının ticaret ünvanı kapsamında kullanım olduğunu, markasal kullanım olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının kullanımının ticaret ünvanı şeklinde yalnızca 35. Sınıfta olduğunu, 6. sınıfta eskiye dayalı bir üretim ve satış faaliyetinin bulunmadığını, oysa müvekkili şirketin ticaret unvanının “....” olduğunu, 35. sınıfta bir kullanımının bulunmadığını, müvekkilinin yalnızca bir ürün sistemi sebebiyle “....” ibaresini kullandığını, davacı tarafça markasal kullanımların davacının markasının tescil edildiği 2021 tarihinden sonrasına ilişkin olduğunu, davacı tarafça SMK kapsamında sonraki tarihli markaya dayanarak müvekkilinin eskiye dayalı kullanımlarının engellenmesinin mümkün olmadığını, gerçek hak sahipliğinin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, yalnızca sosyal medya hesabı ile kanıtlanmasının mümkün olmadığını markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Talep, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, davalı şirket adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğü ile maddi ve manevi tazminat istemleriyle açılan davada ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavada, davacı adına tescilli 2021/116676 numaralı “....” markasına ve ticaret unvanına davalı adına tescili 2023/032221 numaralı \"....\" markasının tecavüzünün tespiti, marka hakkında tecavüz oluşturan eylemlerin önlenmesi, davalı yanın eylemlerinin haksız rekabet yarattığının tespiti, haksız rekabet oluşturan eylemlerin yasaklanması, davalı şirket adına kayıtlı 2023/032221 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuş olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile davalının adresinde davacının markasına tecavüz teşkil eden tabela, reklam vasıtası, basılı evrak ürünlerinin toplatılmasına, davalıya ait ... ve ... URL adreslerine erişimin engellenmesine karar verilmiş olup, davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının da reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\t6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159/1. maddesi ile bu kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbir talep edebileceğine işaret edilmiştir. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>\tGeçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir.<br>\tAçıklandığı üzere ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. Ancak, 6769 sayılı kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere; bu kanuna tabi uyuşmazlıklara özgü ihtiyati tedbir verilebilmesi için HMK'da kabul edilen yaklaşık ispat ölçütünün de üzerinde daha güçlü bir ispat şartı aranmaktadır.<br>\tİlk derece mahkemesince marka patent vekili, metalurji ve malzeme mühendisi, bilgisayar mühendisi ve mali müşavirden oluşan heyetten alınan 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait 2021/116676 numaralı, 20.08.2021 başvuru, 22.09.2022 tescil tarihli 06 ve 40. Sınıflarda \"....\" markasının tescilli olduğu, davalı adına ise 2023/032221  numaralı 14.03.2023 başvuru, 14.07.2023 tescil tarihli, 19. sınıfta   \"...\" markasının tescilli olduğu, davacının dayanak markasının 06. sınıfında adi metalden ürünler yer almaktayken, davalının hükümsüzlüğü talep edilen markanın kapsamında ise genel olarak metal olmayan ürünlerin yer aldığı, davacının markasının 40. sınıftaki hizmetler ise, hükümsüzlüğü talep edilen markanın koruma kapsamında yer almadığı, ancak davacının dayanak markasındaki “…Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları…” ile davalının hükümsüzlüğü istenen markanın koruması kapsamında yer alan “…metalden olmayan ..., yapı elemanları, ... ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler ...” mallarının benzer alıcı çevresine hitap ettikleri, malzemelerin farklı ama ürün fonksiyonunun aynı olduğu, benzer ihtiyaçları giderebileceklerinden ikame edilebilirliğin mümkün ve rekabet etme olanağı olduğu, hedeflenen tüketici kitlesinin aynı ya da benzer olduğu, malların kullanım yöntemleri, amaçları dikkate alındığında; anılan malların benzer olduğu, SMK m.6/1 kapsamında davacı markası ile davalı markasının arasında fonotik ve genel intiba açısından benzerlik olduğu, davalının markasının davacı markası ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu;  davacının web sitesinde 20.06.2008 tarihinde ... logosunu kullandığı, 01.09.2008 tarihinden itibaren alan adının alınmış olduğu, davalının markasının koruma tarihi olan 14.03.2023 tarihinden önce davacının .... ibaresine ilişkin kullanımlarının olduğu, davalının ... adresindeki hesaptan ... ismiyle ilk paylaşımın 18.01.2019 tarihinde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. <br>\tDavanın niteliğine göre, her ne kadar davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkacak ise de, dosyanın geldiği aşama ve toplanan deliller de dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince davanın ve talebin niteliğine göre ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile uygun bir teminat karşılığında davacının markasına davalının iş adresinde tecavüz niteliğindeki fiillerin durdurulmasına ve önlenmesine, yazılı ve görsel basında kullanılmasının önlenmesi ve sosyal medya hesaplarına ve intenet sitesine erişim erişim yasağı konulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 590,60 TL harcın ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06.03.2026<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f378fd42c2aa00fb","SID":"794860d38893cbdc"}}