{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/171 <br>KARAR NO:2026/399<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/12/2023<br>NUMARASI:2023/181 E. - 2023/952 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin ... nezdinde kurulan Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) faaliyet gösteren, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış bir yatırım kuruluşu olduğunu, T.C. Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı’nca ... A.Ş.’nin 16.04.2012 tarihinden itibaren İşlem Aracılığı Faaliyeti, Portföy Aracılığı Faaliyeti, Yatırım Danışmanlığı Faaliyeti ve Sınırlı Saklama Hizmetinde bulunmak üzere “Geniş Yetkili Aracı Kurum” olarak yetkilendirilmesi uygun görüldüğünü, taraflar arasında 13.12.2021 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca ... A.Ş. nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında (VİOP) alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini, davalının alım satım emirlerini ... nezdinde ki ilgili piyasaya iletildiği ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde edildiğini, VİOP işlemleri kaldıraç etkisi nedeniyle riskli işlemlerden olduğunu, vadeli işlem sözleşmesinin, sözleşmenin taraflarına, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, belirlenen ileri bir tarihte, bugünden üzerinde anlaşılan fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, opsiyon sözleşmesi ise, alıcıya, ödeyeceği belli bir tutar (opsiyon primi) karşılığında, belirli bir vadeye kadar (veya belirli bir vadede), bugünden belirlenen bir fiyat (kullanım fiyatı) üzerinden opsiyona dayanak teşkil eden bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi satın alma veya satma hakkı tanıyan, satıcıya da alıcının bu sözleşmeden doğan hakkını kullanması durumunda sözleşmeye dayanak teşkil eden malı, kıymeti, veya finansal göstergeyi satma veya alma yükümlülüğü getirdiğini, ...’a sözleşme bedelinin tamamını değil, belirli bir kısmının teminat adı altında ödenip, sözleşmeye konu varlığın fiyatındaki değişimlere göre teminatlarının değeri arttığında çekme hakkı veya teminat eksildiğinde eksik teminatı tamamlama yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkili şirketin ve diğer aracı kurumların, sadece yatırımcıların ...’un ilgili piyasasına teminatların yatırılmasına veya çekilmesine aracılık ettiğini, davalıya, Sermaye Piyasası mevzuatının bir gereği olarak hesap açılışında kendisine gerekli bütün risk bildirimlerinin yapıldığını, Risk Bildirim Formu'nun kendisine sunulduğunu, okuyarak her bir sayfayı imzalamasının sağlandığını, ekte sunulan hesap ekstrelerinden görülebileceği üzere, davalının VİOP nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamı kaybettiğini, kayıpların yatırılan teminatı aşarak eksi bakiye miktarı olan 264.362,40.-TL'ye ulaştığını, davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapıldığını ancak bu çağrıların hiçbirine icabet edilmediğini, nihayetinde borcun ödenmesinden imtina edildiğini, ...’un VİOP Genelgesi uyarınca, piyasa nezdinde ki takas merkezine karşı sorumlunun aracı kurumlar olması nedeniyle müşterisi eksik kalan teminatı tamamlamasa da aracı kurumların bu teminatı tamamlama yükümlülüğü altında olduğunu, bu teminat borcunun ... ... nezdinde ki takas merkezine olan ödemeyi müvekkili şirketin gerçekleştirdiğini, bunun üzerine İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, 18.02.2022 tarihinde bu takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya, faize, faiz oranlarına, kura, kur farklarına, munzam zarara, hesap hatalarına, TBK. Md.100’de yer alan haklara ve diğer feri haklara ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı tüm itirazların iptali ile davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.     <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillinin daha önce hiç borsa hesabı açmadığını, forex piyasasında işlem yapmadığını, internet bankacılığı ve diğer yatırım şirketlerinin uygulamalarından yatırım hesabı açmadığını, ilk defa davacı şirket nezdinde bir yatırım hesabı açtığını, hesap açılırken, davacı şirket tarafından müvekkiline PTT ile yatırımcı beyan formu, gerçek faydalanıcı beyan formu, imza beyan formu olmak üzere 3-4 sayfalık beyan formları gönderilmiş olup söz konusu ıslak imzaların sadece bu belgelerde olduğunu, bu ıslak imzalı belgelerin davacıdan celbini talep ettiklerini, diğer tüm sözleşmelerin davacılara ait işlem yapılan platform üzerinden müvekkili bilgilendirilmeden, okumadan sistem üzerinden onay verdirtildiğini, bu işlemleri yaparken müvekkilinin söz konusu forex piyasası hakkında hiç bir şekilde bilgi sahibi olmadığını, ... tarafından çıkarılan Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin, kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin risk bildirimi başlıklı 18.maddesi gereğince formun okunup anlaşıldığına dair yazılı bir beyan almak zorunluluğu bulunduğunu, 2021 Kasım ayı gibi hesap açılışı yapıldığını, hiç bir şekilde müvekkiline eğitim verilmediğini, nasıl yatırım yapacağı, nasıl işlem yapacağı bilgisi verilmediğini, zaten müvekkilinin yaptığı işlemleri kendi iradesi ile yapmadığını, davacı şirket çalışanları tarafından yönlendirme ile yaptığını, yapılan işlemlerin telefon üzerinden yönlendirilip yapıldığını, tüm konuşmalara ilişkin ses kayıtlarının davacıdan celbini talep etiklerini, aynı yönetmeliğin 15. maddesi uyarında tüm bilgilerin kaydedilmesi ve kurulca veya müşterilerce talep edildiğinde ibraz edilmesinin zorunlu olduğunu, kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin tüm belge ve kayıtların 5 yıl süreyle saklanmasının zorunlu olduğunu, Forex piyasasının 24 saat aktif bir piyasa olup, 24 saat takip edilmesi gerektiğini, fakat müvekkilinin davacı şirkete sadece 09.30 - 18.30 saatleri arasında ulaşabildiğini, 51.000,00.-TL ile yatırıma başlayan müvekkilinin 20.12.2021 tarihinde geç saatlerde piyasa da yaşanan durumdan dolayı tüm yatırımını kaybettiği gibi davacı tarafından da haksız bir şekilde talep edilen 270 bin TL için icra takibi başlatıldığını, dava dilekçesi ekinde bir sürü sözleşme konulduğunu, fakat bu sözleşmelerin hiç birinden müvekkilinin bilgi sahibi olmadığını, bu tür yatırım şirketlerinin, müşteri portföyleri geniş olup, yatırım yapmak isteyenlerin banka bilgileri daha öncede yatırım yapıp yapmadıkları ve risk analizlerini yapmak bu konuda gerekli eğitim ve bilgiyi müşterilerine vermek zorunda olduklarını, sadece mesai saatleri içerisinde telefonla emir alıp, davacı şirketin uygulamasını kullanmasını bilmeyen müvekkilinin, mesai saatleri dışında yüksek riskler ile karşı karşıya bırakıldığını, netice itibari ile de tüm parasını kaybettiğini, yüksek kayıplar için devre kesici ya da zarar azaltıcı emir girişleri yapılabileceğini ve verilebileceğini, ... tarafından 11.07.2013 tarihinde çıkartılan Yatırım Hizmetleri Ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin İşlem Aracılığı Faaliyetinin Yürütülmesine İlişkin İlke Ve Esaslar başlıklı 19. maddesi gereğince Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde müşterilere işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar yatırımcıdan talep edilemez, hükmü bulunduğunu, yani müvekkilinin 20.12.2021 sabahı 117.000 TL'si hesabında mevcutken, teminat limiti bu tutar olması gerekirken bu tutar aşılıp, bu aşımdan dolayı bilgilendirme onay alınmadan ve müvekkilinin davacı şirkete ulaşabilme imkanı da yokken akşam 18.30 sonra (-) 270.000 TL borçlandırılmasının akla mantığa aykırı olup hiç bir sözleşme ve belge ile desteklenemeyeceğini, bu kaybın tamamen davacı şirket tarafından uydurulduğunu, ayrıca 17.12.2021 tarihinde müvekkilinin hesabındaki mevcut yaklaşık 110.000 TL yi çekip çıkmak istediğinde ise davacı şirketin bunun mümkün olamayacağını, saat 14.00 den sonra sistemin buna izin vermediğini öne sürerek müvekkilinin para çekmesinin engellendiğini, 17.12.2021 tarihli ses kayıtları dinlendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, aynı tebliğ'in Portföy Aracılığı Faaliyetinin Yürütülmesine İlişkin İlke Ve Esaslar başlıklı 24.madde hükmüne göre de kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde müşterilere işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması halinde söz konusu zarar yatırımcıdan talep edilemez, hükmü bulunduğunu, davacının iddialarının kanuna aykırı olduğunu, her ne kadar sözleşmeleri öne sürseler de sözleşmelerin kanuna aykırı olamayacağını, tüketici, müşteri aleyhine düzenlenemeyeceğini, düzenlenir ise geçersiz olduğunu, aracı kurumların Türk Borçlar Kanunu'na açıkça muhalefet ederek bireysel kullanıcıları irade dışı ve sınırsız bir şekilde borçlandırmasının hukuka açıkça aykırı olup ortaya çıkan zarara aracı kurumun katlanması gerektiğini, ... tarafından çıkarılan Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin  Çerçeve Sözleşmelere İlişkin Esaslar başlıklı 8/4. Maddesinde, Çerçeve sözleşmelerde sermaye piyasası mevzuatına aykırı hükümler ile müşterilerin haklarını ciddi şekilde zedeleyici ve aracı kurumlar lehine tek taraflı olağanüstü haklar sağlayan hükümlere ve emirlerin ispatının müşteriye yüklenmesine ilişkin hükümlere yer verilemez. Sözleşmelerde hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır, hükmü bulunduğunu, Faaliyetler Sırasında Uyulması Gereken İlkeler başlıklı 12. maddesinde de alım satım işlemlerine ilişkin esasların belirlendiğini,  belirterek davanın reddi ile davacının kötü niyetli olarak açılan dava nedeniyle davacının % 20’den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesi  talebi ile davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2023/181 esas, 2023/952 karar sayılı, 19/12/2023  tarihli kararı ile; \"Taraflar arasında Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerçeve Sözleşmesi, Alım-Satıma Aracılık Çerçeve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmelerinin imzalandığı, yine işlemlere ilişkin risk formlarına yer verildiği, uygunluk testinin yapıldığı, davalının almış olduğu alım ve satım pozisyonlarının ve bu pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında meydana gelen değişimler nedeniyle oluşan zararın mevcut teminatı aştığı, davalı yanın sözkonusu işlemden dolayı hesapta bulunan teminatının, sürdürme teminatının  altına düşmesi sebebiyle tamamlama teminatının yeniden bulunması gereken düzeye yükseltilmesi gerektiği, ...bank tarafından talep edilen teminat açığının davalıya iletilmesine rağmen davalının açığı tamamlamadığı, ... mevzuatı gereğince teminat açığının aracı kurum tarafından yatırılmasının zorunlu olduğu, davalı tarafından yatırılmayan teminatının  ...bank’a davacı tarafından yatırıldığı, davalı tarafından yapılan işlemin VİOP işlemi olduğu kaldıraçlı işlem olmadığı, dolayısıyla teminatın üzerinde zarara neden olunamayacağına yönelik davalı savunmasının yerinde olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 24-25-28-29 maddeleri ve ... mevzuatı uyarınca davacının tamamladığı teminat açığı için davalıdan talepte bulunabileceği, 23.10.2023 tarihli bilirkişi raporu ile meydana gelen zararın oluşmasında davacının bir kusurunun bulunmadığının, davalı kuruma SKP tarafından kesilen ceza ile davalının zararı arasında illiyet bağı olmadığının,  log kayıtlarına göre davacının sisteminde kaynaklanan kesintiden önce piyasa açılışı ile birlikte 21.12.2021 tarihi itibariyle eksi bakiyeye düştüğünün, teminatın yetersiz olduğunun tespit edildiği, alınan raporun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu değerlendirildiğinden, davalının eksi bakiyeye düşmesinde davacının bir kusurunun bulunmadığı, davacının davasında haklı olduğu, davalının itirazının yerinde olmadığı, davacının ...bank'a yaptığı ödeme nedeniyle bakiye alacağının takip tarihi itibariyle 264.362,37 TL olduğu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, işlemiş faizin 20.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ile TTK 1530/7 kapsamında 6.187,17 TL olarak hesaplandığı ancak TTK 1530/7 maddesinde düzenlenen temerrüt faizinin mal ve hizmet tedarikine ilişin olduğu taraflar arasındaki sözleşmeye uygulanamayacağından mahkememizce resen avans faizi işletilmek suretiyle yapılan hesaplamaya göre faiz tutarının  5.669,31 TL olduğu, alacağın likit olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek, reddedilen tutar yönünde alacaklının kötüniyetli olarak takip başlatıldığı ispat edilemediğinden, <br>1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında yaptığı itirazın 264.362,37 TL asıl alacak, 5.669,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 270.031,68 TL üzerinden iptaline asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>2-Kabul edilen alacağın %20’si olan 54.006,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önce hiç borsa hesabı açmadığını, forex piyasasında işlem yapmadığını, müvekkilinin yatırım geçmişi bulunmayan ve teknolojik yetkinliği kısıtlı bir kişi olduğunu, yatırım hesabının bilgilendirme yapılmadan ve eğitim verilmeden açıldığını, işlemlerin davacı şirket çalışanlarının telefon üzerinden yönlendirmesiyle gerçekleştirildiğini, işlemler yapılarken müvekkilinin bilgilendirmediğini, bu sürece dair ispat niteliği taşıyan ses kayıtlarının davacı tarafından mahkemeye sunulmadığını, ... tarafından davacı şirkete benzer usulsüzlükler nedeniyle ağır idari para cezaları uygulandığını, dava sürecinde alınan bilirkişi raporları arasında bariz çelişkiler bulunmasına rağmen bu aykırılıklar giderilmeden karar verildiğini, özellikle son raporun taraflı ve kendi içinde tutarsız tespitler içerdiğini, sistemsel kesintiler nedeniyle oluşan mağduriyetin diğer müşteriler nezdinde giderilmesine rağmen müvekkili açısından göz ardı edildiğini, son bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, sistemsel kusurunun davacı şirkete ait olduğunu, tamamen onların yönlendirmeleri ile yatırım yapan müvekkilin mağduriyetine sebep olunduğunu, kanuna aykırı olarak hesap açılıp yatırım tavsiyelerine bulunulmadığını, haklılıklarını ispatlayan ses kayıtlarının dosyaya sunulmaması nedeniyle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararanın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının davada kendi yatırım kararları sonucunda uğradığı zararı mevzuat hükümlerini eksiksiz yerine getiren müvekkiline yüklemeye çalıştığını, iddiaların mesnetsiz olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının iddialarının borcunu ödemekten imtina etmeye çalıştığını belirterek mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; taraflar arasında imzalanan Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi uyarınca, ... A.Ş. nezdinde bulunan vadeli işlemler ve opsiyon piyasasında (VİOP) davacı aracı kurum vasıtasıyla gerçekleştirilen işlem nedeniyle oluşan zararın, aracı kurum olan davacı tarafından karşılanması nedeniyle davacıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde, taraflar arasında 13.12.2021 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve sözleşmesinin akdedildiği, davacının İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine, davaya konu sözleşmeye dayanarak, 264.362,37-TL asıl alacak, 5.694,65-TL işlemiş (Temerrüt) faiz olmak üzere toplam 270.057,02-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Davacı tarafından gerçekleştirilen VİOP işleminin \"kaldıraçlı işlem\" olmadığı anlaşılmaktadır.  Vadeli işlem sözleşmelerindeki (futures) kaldıraç etkisi, piyasanın çalışma şeklinin bir gereği olarak kendiliğinden ortaya çıkmakta olup kaldıraç etkisi, vadeli işlem sözleşmelerini, foreks işlemleri gibi kaldıraçlı işlem haline getirmemektedir. Davacı tarafın teminatın üzerinde zarara uğratılamayacağı iddiası, sadece kaldıraçlı alım satım işlemleriyle ilgili olup vadeli işlemler, kaldıraçlı alım satım işlemlerinden farklı düzenlemelere tâbidir. Bu nedenle davalı tarafın dayandığı tebliğin kaldıraçlı işlemlere ilişkin hükümlerinin VİOP işlemlerine uygulanması mümkün değildir. Bu kapsamda tespit edildiği üzere; davalı ile davacı arasında davaya konu vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin olarak Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinin imzalandığı ve davacının bu sözleşme çerçevesinde ... nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi alım satım işlemleri gerçekleştirdiği, 20.12.2021 tarihinde VİOP işlemleri kapalıyken Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilan edilen Kur Korumalı Mevduat (KKM) açıklamaları sebebiyle Türk Lirasının Amerikan Doları karşısında beklentilerin çok üzerinde değer kazanması ... VİOP piyasasında teminat üzerinden işlem gören kontratlarda Amerikan Dolarının Türk Lirası karşısında değer kazanacağına ilişkin pozisyon alan yatırımcıların teminat tutarlarını kaybettikleri, aracı kurumların ... A.Ş tarafından ilan edilen duyuru ve borsa düzenlemelerine uymakla yükümlü oldukları, borsa mevzuatı çerçevesinde günlük fiyat değişim limitlerinin ...'un yetkisi dahilinde ilgili mevzuat çerçevesinde zaman zaman tadil edildiği, nitekim Borsa tarafından KAP'a gönderilen 21.12.2021 tarihli açıklamada;  “Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında  (VİOP) işlem gören USD/TL, EUR/TL, RUB/TL ve CNH/TL döviz vadeli  işlem  sözleşmeleri ile Gram/TL altın vadeli işlem sözleşmelerinde uygulanan %10 oranındaki alt fiyat limiti oranları bugün için %80'e çıkarılmıştır.  Önemle duyurulur.” açıklamasına yer verildiği,  dava konusu olayda davalı tarafından VİOP nezdinde alınmış bulunan pozisyonların dayanağını teşkil eden varlık fiyatlarındaki ani değişim sonucunda davalının teminatının tamamının kaybedildiği ve bu kayıpların yatırılan teminatı da aşarak (-) 264.362,40 TL olduğu, dava konusu alacağın varlığına ilişkin olarak Cari Hesap ve VOB Nakit Teminat Ekstresi üzerinden 21/12 tarihli zarar kaydına (21/12 zararların düşülmesi) yer verildiği, aynı ekstre üzerinde yapılan incelemede, 2021 yılında yapılan işlemler sebebiyle davalı hesabına 669.882,52 TL borç, söz konusu borca karşılık yapılan işlemler sebebiyle de 405.520,12 TL alacak kaydedildiği, önceki yıldan yapılan devir ve davacı kurum tarafından teminat açığının kapatılması amacıyla yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde davacı kurum tarafından teminat açığının kapanması amacıyla BİST VİOP teminat yatırımı açıklaması ile teminat açığı tutarının davacı kurum tarafından ...banka ödenmesi nedeniyle 04.01.2022 tarihi itibariyle davalının 264.362,40 TL borç bakiyesinin bulunduğu, davalının işlemlerini gösterir log kayıtlarını içeren CD’nin incelenmesinde, davalının, piyasa açılışı ile birlikte hesabının teminat seviyesinin eksi seviyelere ulaşmış olduğu, pozisyonların stop out olduğu (hesaptaki toplam varlığın, bulunması gereken teminatların %50'sine gerilemesi halinde sistemin otomatik olarak en çok zararda olan pozisyondan başlayarak pozisyonları tekrar %50 seviyesine taşıyana kadar kapatması), seans açılışındaki piyasa koşulları nedeniyle davalının pozisyonlarının kapatılmasının mümkün olmadığı, birçok kişinin KKM kararı nedeniyle işlem kapatmaya çalışması hasebiyle pozisyon kapatılmasının gayri kabil olduğu, bu durumun log kayıtlarından da teyit edilebildiği (request rejected açıklamaları), davalının teminat açığının davacı kurumun sistemsel kesintisi ile bir irtibatının bulunmadığı, tamamen piyasa koşulları çerçevesinde  ortaya çıktığı, bu çerçevede piyasa koşulları nedeniyle pozisyonların kapatılmaması noktasında davacı kuruma atfı kabil bir kusurun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Böylece  taraflar arasındaki “Sermaye Piyasası Araçları Alım-Satımına” ilişkin hükümler kapsamında, davalı/ borçlunun sermaye piyasası işlemleri nedeniyle eksiye düşen hesabında teminat tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle alacaklı aracı kurum tarafından bu yükümlülük yerine getirilerek cari hesaba yansıtıldığı, bu haliyle alacağın varlığı ve miktarı konusunda dosya kapsamı itibariyle yapılan bilirkişi raporlarındaki mâli  incelemenin yeterli olduğu, vadeli işlemler nedeniyle oluşan teminat açığı nedeniyle davacının davalıdan işlemiş faiz ile birlikte toplam 270.031,68-TL alacaklı olduğu, davalının hesapları incelendiğinde ve dosyaya sunulan log kayıtları incelendiğinde, davalının hesabının 21.12.2021 tarihi itibariyle teminat yetersizliği nedeniyle temerrüte düşmüş olduğu, bu çerçevede davalının teminat açığının davacı kurumun sistemsel kesintisi ile bir irtibatının bulunmadığı, piyasa koşulları çerçevesinde ortaya çıktığı, sistemsel kesinti nedeniyle ... tarafından davacı kurum hakkında tesis edilen idari yaptırım kararı ile huzurdaki dava konusu işlemler nedeniyle ortaya çıkan teminat açığından mütevellit borç arasında illiyet bağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacının ... mevzuatına aykırı olarak, davalının VİOP işlemlerine ilişkin  yatırım danışmanlığı hizmeti ile ilgili  bilgi vermemesi nedeniyle zarara uğradığı istinaf sebebi yapılmış ise de sözleşmede yatırım danışmanlığına ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı, dolayısıyla ses kayıtlarının celbinin dosyaya katkısının bulunmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle; istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2023 tarih ve 2023/181 E., 2023/952 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin  HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.445,86 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.611,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.834,36 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve  HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"19c507d150d6039c","SID":"d35c1c398112f57d"}}