{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/102 Esas - 2026/205<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    \t TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t             GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/102 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/205<br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: ... -<br>\t<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: <br><br>DAVA\t: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/07/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 25/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/02/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekilinin davasını tam ıslah ettiği 11/06/2025 tarihli tam ıslah dilekçesi ile, Müvekkili davalı müflis kooperatifin 0224 numaralı üyesi iken kooperatife borcu olduğu iddiasıyla haksız şekilde ihraç edildiğinin, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/129 Esas 2017/897 Karar sayılı kararıyla üyelik ihraç kararının iptaline ilişkin davalarının kabul edildiğinin, davalı kooperatifçe istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ancak Yerel Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olması sebebiyle istinaf başvurusunun esastan reddedildiğinin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilmemesi üzerine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/129 Esas, 2017/897 Karar sayılı kararı 09/11/2021 tarihinde kesinleştiğinin, müvekkili uygun fiyatlı bir ev sahibi olma gayesindeyken hukuka uygun olarak çıkarılan tüm borçlarını ödediğini, kendisinden daha az ödeme yapan üyelerin tapularını aldığını, müvekkilinin halen tapusunu alamadığını, kesin maliyet hesabıyla ilgili ihtilaflar dava yoluyla hallolup müvekkili aleyhinde yapılan icra takibinden sonra müvekkili tarafından ihtilafsız borç ödendiği halde tapusu verilmediğinin, 1136 sayılı Kooperatifler Kanunun 2. maddesine göre kooperatiflerin ana sözleşmelerinde üyelerine- ortaklarına gayrimenkul mülkiyeti devri vaat etmelerinin başka bir resmi şekil şartına tabi olmadığı belirtilmiştir. Kooperatif ortağı kooperatif şirketinin ortağı olmakla birlikte ana sözleşme her iki tarafa borç yükleyen bir akit konumunda olduğunu, dolayısıyla edimlerini yerine getiren ortak kooperatiften kendi borcunu veya taahhüdünü  yerine getirmesini isteme hakkına sahip olduğunu, Dolayısıyla Kooperatif ana sözleşmesine göre borcunu ödeyen üyenin dairesinin mülkiyetini isteme hakkı bulunduğunun, zaten dava dilekçelerinde bunu talep ettiklerini, herhangi bir şekilde dairenin mülkiyetinin verme olanağı bulunmadığı takdirde ise dairenin bedelini tazminat olarak istediklerini, İflas mevzuatı gereği kooperatifin bu tür ayni borçlarının para borcuna dönmesi söz konusu olmakta ise de alacaklıların ayni borçların aynen ifası konusunda anlaşma yapmak üzere iflas idaresine yetki vermesi mümkün olmakla ayni borçların aynen ifası da mümkün olduğunu, bu olmadığı takdirde edimlerini yerine getiren üyenin daire bedelinin tazminat olarak kendisine verilmesini isteme hakkı olduğunu, gerekli keşif yapılarak şimdilik 60.000 TL istedikleri daire bedelini tespit etmek suretiyle daire bedelini tazminat olarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini ,her ne kadar davalı iflas idaresi sundukları örnek kararlarla davamızı ödediğimiz sermaye payını geri istemek şeklinde nitelendirmeye çalışmakta ise de davalarının öyle bir dava olmadığını, kooperatif ve ortağı arasındaki akit durumundaki ana sözleşmeye dayalı haklarının yerine getirilmesi davası olduğunu, Davalı müflis kooperatif adına kayıtlı Kayseri İli, Talas İlçesi, Talas Mahallesi, 465 Ada, 86 Pafta, 1 Parsel Numaralı, A-5 Blok, Kat:1, Daire Numarası 2 olan taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacı müvekkili adına tesciline, herhangi bir nedenle mülkiyetinin verme olanağı bulunulmadığı takdirde daire bedelini şimdilik 60.000 TL'sinin  tazminat olarak müvekkilne verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.<br>CEVAP: Tam ıslah dilekçesine karşı cevap sunulmadığı görülmüştür. <br>YARGILAMA VE GEREKÇE<br>Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle  tapu iptali ve tescil istemi hususlarına ilişkindir. <br>Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/12/2022 tarih 2022/230 Esas 2022/369 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Kayseri Genel İcra Dairesine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür.  <br>Davacı vekilinin 11/06/2025 tarihli tam ıslah dilekçesini dosyaya sunmuş olduğu usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğe çıkarılmış olduğu görülmüştür. <br>    Müflis davalı kooperatif hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/772 E, 2020/698 K sayılı kararı ile iflasa karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. <br>     Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen 2017/129 E, 2017/897 K sayılı kararı ile davacı hakkında verilen ihraç kararının iptaline karar verilmiş olması ile davacının müflis davalı Kooperatifin üyesi olduğu ve tapu kaydının iptali talep edilen A-5 blok kat 1 – 2 numaralı taşınmazın müflis adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. <br>     Dosyanın Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine mahkememizin iş bu esas numarasına kaydedildiği ve davalı hakkında verilen iflas kararı sonrası ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmamış olması nedeni ile Mahkememizin 23/02/2023 tarihli ara kararı ile İİK madde 194 gereğince davanın durdurulmasına karar verildiği ve 02/10/2024 tarihinde ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün geçmesinden sonra yargılamaya devam edilmesinin gerekmesi nedeni ile yeniden duruşma günü verildiği görülmüştür. <br>    Bilindiği üzere kooperatif, 1163 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde; “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar” şeklinde tanımlanmıştır.<br>     Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve yükümlülük altına girerler. 1163 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler. Bilindiği üzere, “eşitlik” kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkı vardır.<br>     İİK 198. maddesi, \"Mevzuu para olmayan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur.\" hükmünü içermektedir.<br>     Somut olayda davacı öncelikle kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescilini olmadığı takdirde daire bedelini talep etmiştir. Ancak İİK 198 maddesi uyarınca kooperatiften doğan tescil hakları para alacağına çevrildiğinden davacının tescil hakkı kanunen mümkün olmadığından reddedilmesi gerekmiştir. Davacının öncelikli talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davadaki terditli taşınmaz bedeline ilişkin tazminat talebinin sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamı) Davacının Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan üyelikten kaynaklı tapu iptal, mümkün olmadığı takdirde tazminat talebinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu hususta mahkememizce kabul görmemiş ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/08/2022 tarihli müteferrik karar ile davaya konu taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin HMK'nun 397/2 maddesi uyarınca karar kesinleşinceye kadar devamına,<br>3-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 1.024,65 TL peşin harçtan düşümü ile artan 292,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  <br>6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının  taraflara iadesine, <br>7-Kararın mahiyeti gereğince davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.<br> 25/02/2026<br><br>Katip ...<br>  ¸E-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸E-imzalıdır <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0cd7d57fea036bd","SID":"d14ec430347df9bc"}}