{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1864 <br>KARAR NO: 2026/271<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/04/2025<br>NUMARASI\t: 2024/489 Esas, 2025/349 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 04/03/2026 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; taraflar arasındaki arsa payı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan değer farkı alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın tahkim şartı bulunması sebebi ile usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>Davacı arsa maliki vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 15.03.2022 tarihinde Kartal 32 Noterliğinde ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 11/3 maddesinde \"projenin hazırlanmasından sonrada aynı firma tarafından proje üzerinden arsa sahiplerine kalan bağımsız bölümlerin cephe, manzara, yön, blok ve konumu büyüklüğü vs hususları dikkate alarak farklı şerefiye bölgesi belirleyecektir.\" şeklinde hüküm bulunduğunu, davacı tarafından işlemlerin takip edilmesi için Kartal 32. Noterliğinin 15.03.2022 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname verildiğini, vekaletname uyarınca işlemler takip edildiğini ve davacıya ... Ada 1 PArsel  A1 blok 3. Normal ...nolu bağımsız bölümün tescilinin vekaletname ile davacının bilgisi dışında yapıldığını, davacının  bu durumdan e-devlet üzerinden haberdar olduğunu, dairenin cephesinin doğu cephe peyzaj bölümüne cepheli olduğunu öğrenince; Kartal 9. Noterliğinin 23.06.2023 tarih ... yevmiye ile ihtarname gönderdiğini ve ihtarnamede daha önceki vaziyet planında, güney cepheli ... manzaralı olan dairesinin yerine verilmiş olan doğu cepheli peyzaj manzaralı daireyi kabul etmediğini ve bu durumun düzeltilmesi talebini ilettiğini, bu ihtara davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, teslim edilen daire ile teslim edilmesi gereken daire arasında fiyat farkı olduğunu, davalıdan tahsiline karar verilmesi için  iş bu davanın açıldığını, belirterek; daireler arasındaki fiyat farkı olarak; şimdilik 10.000,00 TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve daha sonra artırılmak üzere ) tazminatın 23.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile  davalıdan tahsilini taleple dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın eser sözleşmesinden kaynaklı olarak ikame edildiğini, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olup HMK m.2 gereği görevsizlik  kararı verilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 25. Maddesine göre; \"Bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu sözleşmeyle ilişkili olan tüm uyuşmazlıklar, İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenecektir. \"düzenlemesine yer verildiğini, ancak davacının sözleşmeye aykırı olarak tahkim yoluna başvurmadan dava açmış olduğundan; HMK m.116 gereği tahkim ilk itirazında bulunduklarını, HMK  m.413 gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm paylaşım işlemlerinin davacıya tahsis edilen bağımsız bölümün sözleşmede kararlaştırılan esaslara uygun olarak belirlenmiş olup, bu konuda herhangi bir eksiklik veya hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, sözleşmenin 17.maddesi ile; \"Arsa Sahibi, Yüklenicinin sözleşme konusu işi yapabilmesi için sözleşmenin ekinde yer alan örneği uygun vekaletnameyi Yüklenicinin bildirdiği kişi/kişileri yetkilendirmek üzere işbu Sözleşmenin tanzimiyle birlikte vermeyi beyan kabul ve taahhüt etmiştir.\" şeklinde  düzenlendiğini, hemen akabinde davacının sözleşme konusu taşınmazla ilgili Kartal 32 Noterliği'nin ... yevmiye 15.03.2022 tarihli düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile \"dilediği arsa payı üzerinde dilediği bağımsız bölümü adıma seçme\" yetkisini de içerir vekaletname verdiğini, sözleşmenin 11/3. Maddesi uyarınca, projedeki bağımsız bölümlerin paylaşımı için iki ayrı SPK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketi (... A.Ş. ile ... A.Ş.) tarafından şerefiye bölgeleri belirlendiğini, bu şerefiye bölgeleri doğrultusunda, Kadıköy 19 Noterliği'nin ... yevmiye 11.04.2023 tarihli \"Kat Dağılımı/Bağımsız Bölüm Seçimi\" işlemi ile hususların açıkça düzenlenerek ekinde yer alan kat planına göre davacıya A1 Blok ... nolu ... park manzaralı 2+1 B dairenin belirlenmiş olduğu görülmekte olduğunu, bu suretle bağımsız bölümlerin tahsisi ve paylaşımının noter huzurunda tasdik edildiğini, sözleşmenin 18.maddesi ile;\"İşbu Sözleşmenin inşaata başlanacak tüm parseller için tanzim ve imza edilmesinden sonra, arsa sahipleri tanzim edilen sözleşmelerin gereğini yapmak üzere gereken işler için arsa sahipleri temsilci heyeti atayacaklardır.\" hükmüne yer verildiğini, sözleşme kapsamında atanan temsil heyetinin; davacının usulüne uygun şekilde verdiği vekaletname doğrultusunda, davacının bağımsız bölümünün belirlendiğini, sözleşmenin 11/3 Maddesine göre her bir arsa sahibini, şerefiye bölgelerine ve paylaşım esaslarına itiraz etmeyeceğini gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, ekte sunulu belgeler incelendiğinde davacının iddia ettiği gibi hiçbir usulsüzlük ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığı anlaşılacağını, sözleşme uyarınca taraflar arasında mutabık kalınan paylaşım esaslarının bağlayıcı ve tarafların bu esaslara itiraz etmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek; görevli mahkeme Asliye hukuk mahkemesine görevsizlik  kararı verilmesini, sözleşmenin 25.maddesi gereği davacı tahkim şartını yerine getirmeden dava açmış olduğundan, tahkim ilk itirazımızın kabulü ile  HMK m.116 ve HMK  m.413 gereği davanın usulden reddini veya  davanın  haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle esastan  reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece 22.04.2025 tarihli karar ile; davalı ... Anonim Şirketi'nin eski ticaret unvanının davacı ile imzalanan tahkim sözleşmesinde taraf olan ... Anonim Şirketi olduğu, taraflar arasında düzenlenen  sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlıkta  tahkim yoluna başvurulacağı ve tahkim kararının taraflar yönünden bağlayıcı olacağının düzenlendiğini, tahkim şartı içeren iş bu sözleşmenin taraflarca imzalandığı, sözleşmenin hükümlerinin taraflar için bağlayıcı olduğu, davalının HMK 116/1-b maddesi gereğince tahkim anlaşmasını süresinde ilk itiraz olarak ileri sürdüğü,  taraflar arasındaki ihtilafın kamu düzenine ilişkin olmadığı, gerekçesi ile uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğinden  davanın usulden reddine  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;  arsa karşılığı payı inşaat sözleşmesinin 25  maddesinde; tahkim şartının yer aldığını, bu nedenle mahkemenin usulden ret kararı verdiğini, ancak sözleşmede yer alan tahkim şartının geçerli bir şart olmadığını, sözleşmenin inşaata ilişkin bir sözleşme olduğunu, tahkim sözleşmesinin açık net ve ayrı bir sözleşme şeklinde yapılmış bir sözleşme olması gerektiğini,  dilekçe ekinde sundukları, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin kararında; uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenebilmesi için taraflar arasında geçerli olarak yapılmış bir tahkim anlaşmasının varlığı zorunlu olduğu, tahkim anlaşmasının kurucu unsurunun, uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesine ilişkin irade açıklaması olup, tarafların tahkim iradelerinin şüpheye ve karışıklığa yer vermeyecek şekilde açık ve kesin olması gerektiği, uyuşmazlığın çözümlenmesinde hem mahkemeden hem tahkimden söz edilmesi halinde tahkim sözleşmesinin geçerli sayılmayacağını, somut olayda, sözleşmenin 32. maddesinde düzenlenen tahkim şartı aynının zamanda Ankara mahkemelerinden söz edilmesi nedeniyle geçerli olmadığı, bu nedenle  geçerli tahkim şartı bulunmadığından; mahkemece davalının tahkim ilk itirazının reddi ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine karar verildiğini, tahkim sözleşmesinin; farklı bir sözleşmeye küçük bir madde ile oluşturabilecek bir şart olmadığını, davacının bu konuda da bilgilendirilmediği belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığında inşaat sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yan arsa maliki, davalı ise yüklenicidir.<br>Taraflar arasında; Kartal 32 Noterliğinin  15.03.2022 tarih,  ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi  akdedilmiştir.<br>Somut olayda; davacı arsa maliki, kendisine eski binadaki yerine göre daha değersiz konumda taşınmaz verildiği iddiası ile değer farkını talep etmiş, mahkemece; taraflar arasında düzenlenen  sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlıkta  tahkim yoluna başvurulacağı ve tahkim kararının taraflar yönünden bağlayıcı olacağının düzenlendiğini, tahkim şartı içeren iş bu sözleşmenin taraflarca imzalandığı, sözleşmenin hükümlerinin taraflar için bağlayıcı olduğu, davalının HMK 116/1-b maddesi gereğince tahkim anlaşmasını süresinde ilk itiraz olarak ileri sürdüğü,  taraflar arasındaki ihtilafın kamu düzenine ilişkin olmadığı, gerekçesi ile uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğinden  davanın usulden reddine  karar verilmiştir.<br>Taraflar arasında akdedilen Kartal 32 Noterliğinin  15.03.2022 tarih,  ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 25. Maddesinde ; \" Bu sözleşmeden kaynaklı veya bu sözleşme ile ilişkili olan  tüm uyuşmazlıklarda, İstanbul Tahkim Merkezi, Tahkim kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yolu ile çözümlenecektir. Tahkim yeri İstanbul'dur.\" şeklinde düzenleme bulunduğu, görülmektedir.<br>Tahkim yargılamasının temelini oluşturan tahkim sözleşmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin bir koşulu ya da ayrı bir sözleşme ile yazılı biçimde yapılabilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.02.2025 tarihli 2025/285 E., 2025/569 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi; HMK'nın 412/3 maddesi gereğince tahkim sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerekir. Ancak tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye, taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması durumunda da yazılılık şartının gerçekleştiği kabul edilir. Bu nedenle sözleşme içine derc edilen bir madde ile tahkim şartı oluşturulduğundan ve sözleşmede uyuşmalıkların çözümüne dair başkaca bir madde de bulunmadığından; uyuşmazlığın çözüm yerinin tahkim olması sebebi ile mahkemece yazılı gerekçe ile  uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğinden  davanın usulden reddine  karar verilmesi isabetli olmuştur.<br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> 1-STANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/04/2025 tarih ve 2024/489 Esas, 2025/349 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48cce3df3348183b","SID":"fb392be484b6bcdd"}}