{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:2025/1678 <br>KARAR NO\t:2026/297<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/10/2025 <br>NUMARASI\t:2024/752  Esas  2025/749 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:25/02/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile;  müvekkilinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini  talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece,  sunulan konkordato komiseri raporları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde konkordato tasdiki şartlarının davacı yönünden gerçekleşmediği belirlendiğinden koşulları oluşmayan konkordato davasının reddi ile rayiç bilançoya göre borca batık olan davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme projeksiyonların \"iyimser olduğu\" yönündeki hatalı tespiti esas almış, somut ticari kazanımları yok saydığını, müvekkil şirket, sektörünün devlerinden ... ile laminat parke altı ses yalıtım pedi \"...\"  üzerine son aşamaya gelmiş bir proje yürüttüğünü, Suudi Arabistan'a yapılması planlanan sandalet malzemeleri için teklif verildiğini ve sonuç beklendiğini, Şirket ortağı ..., kurucu üyesi olduğu  ... Derneği'nin 09.09.2025 tarihli genel kurulunda, dernek başkanı ve Türkiye'nin sayılı firmalarının sahibi olan diğer üyelere hammadde satışı yapma talebini ilettiğini, \"nakdi sermaye artışı yapılmadığı\" gerekçesi hatalı yorumlandığını,  4.267.745,56 TL'lik de facto (fiili) sermaye katkısını göz ardı edildiğini müvekkil, sadece ... Ticaret/... ... firmasından alınan ticari ürünlerin .... Şti. ve .... Şti.'ye satışı yoluyla 18.10.2024 - 31.12.2024 arasında 1.033.708,20 TL, 01.01.2025 - 10.09.2025 arasında 3.234.037,36 TL gelir elde edildiğini, böylece, konkordato döneminde atıl durulmamış, sadece bu iki kalem satıştan şirkete toplam 4.267.745,56 TL tutarında net bir kaynak kazandırıldığını,  müvekkil beyanlarında belirtildiği üzere, söz konusu gayrimenkul için 35.000.000 TL ekspertiz değeri belirlenerek  bu bedel üzerinden satılığa çıkartıldığını, bu taşınmaz üzerinde bulunan banka ipoteği, belirlenen 35.000.000 TL'lik  ekspertiz değerinin çok altında olduğunu, nitekim bu satışın, en yüksek kredi borcu olan ... borcunun tamamını kapatacağı müvekkil beyanlarıyla sabit olup bu kapsamda taşınmazın satışı sonrasında bankanın ipoteğe konu alacağını tahsil etmesi sonrasında kalan önemli miktardaki tutar, müvekkil şirket ...'ya nakit olarak aktarılarak ve böylelikle şirketin özkaynakları ve nakit durumu daha da güçleneceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, müvekkil şirketin konkordato mühletinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Müdahil alacaklı .... Şti vekili  yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  Borçlunun mali durumunun gerçekte konkordato şartlarını taşımadığını, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığını, vaat edilen gayrimenkul satışı gerçekleşmediğini, sermaye artışı yapılmadığını, buna karşın kamu borçları arttığını, bu tablo, konkordatonun amacına ve eşit alacaklı menfaati ilkesine aykırı, denetime elverişsiz bir değerlendirmeyi ortaya koyduğunu, borçlu şirketin muvazaalı işlemlerle malvarlığını azalttığını, gerçek dışı finansal projeler sunarak kötüniyetli konkordato talebinde bulunduğunu, borçlu şirketin iflas kararı verilmesini gerektiren koşullar oluşmadığını, ortada açık bir hileli (muvazaalı) konkordato başvurusu olduğunu, bankalar dışındaki alacaklıları fiilen korumasız bırakan ve telafisi imkânsız zararlara sebebiyet veren karar, komiser heyetince herhangi bir somut teyide dayanmayan şekilde 1 yıllık kesin mühletin desteklenmesinin sonucu olduğunu, borca batıklık tespiti denetime elverişli olmadığını, komiser raporunda 30.09.2025 tarihi itibarıyla (-) 4.356.040,18 tl borca batıklık hesabı yapıldığını ancak proje kaynakları sağlanmadan, rayiç değer ve nakit akış doğrulaması bağımsızca test edilmeden salt kayıtlı değerlere göre çelişkili raporlar üzerinden hüküm kurulamayacağını, davacı şirket yetkilisi tarafından, huzurdaki kötü niyetli konkordato davası ikame edilmeden önce, 2023 yılında eşi ... ile tamamen danışıklı (muvazaalı) nitelikte bir boşanma davası açıldığını, bu muvazaalı boşanma girişimi ile alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik planlı bir süreç işletildiğini, hemen akabinde, davacı şirket yetkilisinin eşi eliyle şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması sağlandığını, ayrıca şirket hisseleri üzerine de tedbir şerhleri tesis edilerek organize şekilde alacaklıların hakkı gasp edilmeye çalışıldığını, davacı şirket yetkilisinin, konkordato süreci öncesinde gerçekleştirdiği bu muvazaalı, hileli ve danışıklı işlemler; TCK m.161 kapsamında hileli iflas suçunu çağrıştıran ciddi emareler de barındırdığını, süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının alacaklıları zarara uğratma kastının açık, planlı ve sistematik olduğu tartışmasız olduğunu dolayısıyla, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi şekilde verilen iflas kararı hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir.Davacı şirket, dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na kayıtlı olduğu, ticari merkezinin Tuzla/İstanbul adresinde bulunduğu, davanın İİK.nun 285/3 ve 154/1.maddesinde öngörülen yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, davacı vekilinin vekaletnamesinde eldeki davayı açmak üzere özel yetkisine istinaden<br> konkordato geçici  mühleti verilmesi talebi üzerine davacı şirket hakkında önce 18/10/2024 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmiş, geçici mühlet kararının uzatılmasına müteakiben 18/03/2025 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti tarafından ibraz olunan 17/10/2025 tarihli rapor sonrasında 21/10/2025 tarihli duruşmada davacı borçlu şirket yetkilisi de dinlendikten sonra borçlu şirketin konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmiştir.Konkordato Komiseri Heyetince, borçlu şirketin aktifine kayıtlı tüm stoklar,  demirbaşlar, tesis/makine ve cihazlar ile finansal kiralama konusu kıymetlerin  rayiç değerleri bilirkişiler aracılığı tespit ettirilmiştir.Mahkemece atanan konkordato komiser heyetinden alınan 17/10/2025 tarihli nihai  raporunda özetle ; \" Konkordato talep eden davacı şirket, geçici mühlet tarihi olan 18.10.2024 tarihinde gayrıfaal halde iken geçici mühlet kararı alındıktan sonra 29.10.2024 tarihinde üretime tekrar başlamış olup bu tarihten sonra kesintisiz bir şekilde üretim ve satış faaliyeti devam ettiği, Şirket halihazırda toplam 32 personel ile faaliyet gösterdiği, Borçlu şirketin makine tesis cihazlar, taşıtlar, demirbaşlar ve stoklardaki mevcudiyetini genel olarak koruduğu görüldüğü,Şirket borçları yönünden yapılan incelemelerde kredi borcuna karşılık teminat olarak verilen çekler yönünden bankaların tahsil ettiği tutarlar kadar azalma görünse de şirketin Vergi ve SGK borçlarını ödemediği, Vergi ve SGK borçlarının 30.09.2025 tarihi itibari 10.163.381,12' TL sına ulaştığı ve dönemde Vergi ve SGK borcunun 8.234.052,99 TL arttığı tespit edildiği, Davacı şirketin geçici mühlet tarihi olan 18.10.2024 tarihinden 30.09.2025 tarihine kadar geçen süre içinde toplam 53.637.797,32.- TL net satış gerçekleştirdiği ve neticede bu dönemde 584.535,40 TL tutarında ticari kar elde ettiği, şirketin 01.01.2025-30.09.2025 döneminde net satışlarının 42.309.469,80 TL ve dönem net kar tutarının  2.543.486,89.- TL olarak gerçekleştiği, ancak ödenmediği için gider yazılamayan toplam 4.566.459,88.- TL tutarındaki SGK borcunun gelir tablosuna gider olarak yansıtılması durumunda dönemde zarar oluşacağı, geçici mühlet sürecinin ilk 2,5 aylık döneminde (14.10.2024-31.12.2024 tarihleri arasında) oluşan 1.958.951,49 TL zarar nedeniyle dönemde elde edilen karın etkisiyle konkordato sürecinde kar tutarının 584.535.40  TL olarak görüldüğü,Dosyaya sunulan revize konkordato ön projesinde 12.500.000.- TL tutarında nakdi sermaye artışının öngörüldüğü, bu tutarın kaynağının ortağın yakınlarına ait gayrimenkullerin satışından elde edilecek nakitler olduğu hususlarına yer verildiği, borçlu şirket tarafından işbu rapor tarihi itibariyle herhangi bir sermaye artışı gerçekleştirilmediği, ancak şirket ortağı tarafından şirkete sadece 250.000,00  TL tutarında sermaye avansı adı altında kaynak sağlandığı,Şirket ortağı ...” ın eşi ... adına kayıtlı ve ... kredi borçlarının teminatı olan Tuzla da mevcut villanın satılarak banka borçlarının ödenmesinde kullanılması yönünde işbu rapor tarihine kadar ekspertiz yapıldığı, ancak bankayla herhangi bir anlaşma ve söz konusu gayrimenkulün satılarak elde edilen kaynakla borç ödemelerin yapılabilmesi yönünde bir aşamanın kaydedilmediği,Borçlu şirket revize konkordato ön projesinde konkordato sürecinde konkordato kaynağı olarak 51.339.658  TL tutarında net kar öngörmüş olup geçici mühlet tarihinden (18.10.2024) 30.09.2025 tarihine kadar geçen sürede, meydana gelen gerçekleşmeler ve mevcut satış, maliyet ve gider yapısı ile ülkemizdeki kriz koşulları da dikkate alındığında iyimser yaklaşımları yansıttığı tespit edildiği, borçlu şirketin konkordato teklifinin “tasdik yargılamasından itibaren %10 faiz ile 36 ay eşit taksitler halinde” şeklinde olduğu görülmekle birlikte mevcut 2025 yılı dahil önümüzdeki 3 yılda toplamda 51.339.658 TL tutarında öngörülen karlılık hedefine ulaşabileceği yönünde bir değerlendirme yapılması mümkün görünmediği, Borçlu şirketin TTK 376/3 çerçevesinde özkaynakları heyetimizce 30.09.2025 tarihi itibariyle (-) 4.356.040,18 TL tutarında hesaplanmış olup şirketin borca batıklık durumunun devam ettiği, Sayın mahkemece şirketin iflasına karar verilmesi durumunda şirketin aktif mal varlığı dikkate alındığında “adi tasfiye” usulüne göre iflas tasfiyesinin yapılmasının gerektiği \" yönünde tespit ve değerlendirmede bulunmuşlardır.Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin \"konkordatonun başarı şansı\" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, \"borçlunun iyileşmesi\" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187) İİK'nın 286/1-a maddesinde \" borçlunun talebiyle birlikte  borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından  hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi\" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir.Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, ... / ..., ..., ..., ..., Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de  ifade edildiği gibi  \"ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.\" Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.Belirtilen  yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Borçlu şirketçe dosyaya sunulan konkordato revize projesininde;  31/01/2025 tarihi itibariyle şirketin % 10 faiz ilavesiyle ödenecek adi  borç tutarı : 47.793.775,13 TL, imtiyazlı borç tutarı : 21.505.741,96 TL olmak üzere toplam borç tutarı : 69.299.517,09 TL olup tüm alacaklıların alacaklarının tamamını, Mayıs 2025 döneminde başlamak üzere aylık 36 eşit taksitte 3 yılda ödenmesi hedeflenmiştir. Konkordato ödeme kaynağı olarak alacaklarının tahsili: 3.333.769,50 TL, stoklar 10.663.441,00 TL (9.875.456,00 TL'si ilk madde ve malzeme, 787.985,00 TL'si mamüller) faaliyet gelirleri : 51.339.652,54 TL ( 2025 ila 2028 yıllarında 4 yıllık sürede hedeflenen dönem karı,  maddi duran varlık satışı : 15.000.000,00 TL ( şirket ortağının eşine ait Tuzla villa satışından elde edilecek gelir) nakdi sermaye artırımı : 12.500.000,00 TL gösterilmiştir. Ancak nakdi sermaye artışı ile şirket ortağının eşine ait taşınmazın satışı ile yaratılması planlanan kaynak için geçici mühlet kararının verildiği 18/10/2014 tarihinden komiser heyetinin raporunu düzenlendiği 17/10/2025 tarihine kadar geçen bir yıllık sürede 250.000,00  TL tutarında yatırılan sermaye avansı dışında somut bir aşama kaydedilmediği, şirketin geçmiş ve mevcut verileri dikkate alındığında proforma gelir tablosunda hedeflediği karlılığın ulaşması mümkün gözükmediği gibi ödenmeyen Vergi ve SGK borçlarının 30.09.2025 tarihi itibari 10.163.381,12 TL'sına ulaştığı ve sadece bu  dönemde Vergi ve SGK borcunun 8.234.052,99 TL arttığı tespit edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında, konkordato ucuz kredi ve finansman sağlama yolu olarak kullanılmaması gerektiği ifade edildiği gibi konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik, dilek ve temenniler içeren bir talep olmaması gerekir.  Bu bakımdan davacıya ait revize projenin, yasada tanımlanan şekilden uzak olup, somut veriler karşısında başarıya ulaşma ihtimali mümkün görülmediğinden konkordato talebin  reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İİK'nın 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir. Mahkemece, İİK'nın 292. Maddesi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılması nedeniyle davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi  \"291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.\" hükmünü içermektedir.Yine aynı yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince:\"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:<br>a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa<br>b)-Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa<br>c)-Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa<br>d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse<br>flâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.\" hükmüne yer verilmiştir.Bu sebeplerden ilki borçlunun mal varlığının koruması için iflasına açılmasının gerekli olmasıdır. Özellikle borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde, aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayana bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. ( Selçuk Öztek/ Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 ). İkinci olarak kesin mühletin verildikten sonra konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile borçlunun iflasına resen karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durumda borçlu şirketin iflasına karar verilebilmesi için mahkemenin konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin aşikar olması, yani tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması gerekmektedir. Örneğin, komiser raporunda borçlunun mali ve finansal verilerinin iyileşmeyi imkansız hale getirdiği anlaşılıyorsa, borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Dosyaya sunulan raporlarda anlaşıldığı üzere borçlu şirketin 30.09.2025 TL tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden öz kaynaklarının (-) 4.356.040,18 TL olup borca batık durumda olduğu, raporlarda ayrıntılı açıklandığı üzere şirketin mevcut durum itibariyle birikmiş borcun ileride kapanması mümkün gözükmediği bu haliyle  daha fazla aktif-pasif dengesizliğine yol açacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK 292/1-a,b bendleri gereğince borçlunun mal varlığının korunması gerektiği ve bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşmayacağı sübut bulduğundan borçlu şirket hakkında iflas kararı verilmesi yerindedir. Müdahil  alacaklı vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde  borçlu şirketin muvazaalı işlemlerle malvarlığını azalttığını, gerçek dışı finansal projeler sunarak kötüniyetli konkordato talebinde bulunduğunu, borçlu şirketin iflas kararı verilmesini gerektiren koşullar oluşmadığını ileri sürmüş ise de alacaklı vekili sunmuş olduğu müdahale ve sonrasında beyan dilekçesinde alacak bildiriminde bulunarak davacı borçlu, borçlarını ödeyebilecek ekonomik duruma sahip olmasına rağmen, haksız ve mesnetsiz iddialarla alacaklıların haklı alacağının tahsilini zorlaştırmak için huzurdaki davayı ikame ettiğini beyanla kesin mühlet kararının kaldırılmasını ve konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sonrasında borçlu şirketin borca batıklığına, borçlu şirketin muvazaalı işlemlerle malvarlığını azalttığına yönelik bir itirazı bulunmaktadır. Borçlu şirketin iflasına karar verilebilmesi için İİK 292. Maddesindeki koşulların gerçekleşmesi yeterli olduğu, ayrıca borçlu şirketin 30.09.2025 TL tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden borca batıklığı da tespit edilmiş olup  İİK 292/1-a,b bendleri gereğince borçlunun mal varlığının korunması gerektiği ve bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşmayacağı sübut bulduğundan iflas kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenle, yasal düzenlemeler ve özellikle konkordato kurumun niteliğide göz önünde bulundurarak mahkemece konkordato talebinin reddine, davacı şirketin iflasına ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun kabul edildiğinden  davacı vekili ile müdahil alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1.Davacı vekili ve müdahil alacaklı .... Şti vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve müdahil alacaklı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye gelir kaydına, ayrı ayrı alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davacı ve müdahil alacaklı tarafından ayrı ayrı yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60  TL harcının davacı ve müdahil alacaklıdan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı ve müdahil alacaklı üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. Maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/02/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91c489ecefec8fe9","SID":"0452f03579db1b79"}}