{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2026/221 <br>KARAR NO\t: 2026/360<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/303 E.  -  2023/2 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Bandrol Verilmesi Talebinin Reddi Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/01/2023 Tarih ve 2022/303 Esas - 2023/2 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, Türkiye'deki Türkçe yayma hakları müvekkili şirkete ait olan, yazar ...’in \"...\" isimli eseri için, gerekli tüm belgeleri ekleyerek davalı nezdinde bandrol talebinde bulunduklarını, Bakanlığın bu taleplerini 17.6.2021 tarihli yazıları ile, Bakanlık sisteminde dava dışı ... Yayıncılık ile akdedilmiş münhasır mali hak devir sözleşmesinin bulunduğu, dava dışı ... Yayıncılık ile hak sahibi arasında imzalanan  sözleşmenin sona erdiğine dair belgenin de sunulmadığı gerekçesiyle reddettiğini, oysa FSEK'in 81/2.maddesi uyarınca Bakanlık'ın bandrol başvurusu üzerine on işgünü içerisinde başka bir işleme gerek kalmaksızın bandrol vermekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin hak sahibi ile 18/11/2020 tarihinde münhasır yayıncılık sözleşmesi imzaladığını, bunu başvuru sırasında Bakanlık'a sunduklarını, yine eser sahibinden alınan apostil şerhli belgeleri de 08/06/2022 tarihinde sundukları halde 27/06/2022 tarihli yazılarıyla ilk kararın tekrarlandığını, Bakanlık'ın bu işlemine karşı idare mahkemesine başvurulduğunu, idare mahkemesinin adli yargı yerlerini görevli görerek davanın usulden reddine karar verdiğini, verilen bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuşsa da Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin bu başvurunun reddine karar verdiğini, idari yargı kararının kesinleşmesi nedeniyle adli yargıda dava açıldığını ileri sürerek,  17.06.2021 tarihli ve E-86074291-252.03-1464918 sayılı bandrol vermeme kararının iptalini, yönetmelik gereğince ilgili evraklarını sundukları \"... (...)\" isimli eser için bandrol verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı  vekili, davada açıkça Bakanlık'ın 17.06.2021 tarihli 1464918 sayılı işleminin iptalinin istendiğini, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde iptal davası açılamayacağını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat  Eserleri Kanununu m.66 ve devamında iş bu kanun kapsamında açılabilecek davalar arasında iptal davasının bulunmadığını, dava konusu bandrol başvurusunun, yazarı ... olan \"...\", \"...\" ile \"...\" isimleri eserler bakımından üçüncü bir kişinin (... Yayıncılık San ve Tic. Ltd. Şti.), müvekkilinin TEHAKSİS kayıtlarında münhasıran hak sahibi olarak görünmesi nedeniyle reddedildiğini, davacı tarafça ... Yayıncılık San ve Tic. Ltd. Şti.'nin haklarının sona erdiğine dair belge sunulmadığını, 5846 sayılı FSEK'in 81.maddesine dayanılarak çıkarılan Yönetmelik'in 1.maddesinde bandrol uygulamasının amacının \"Eser sahiplerinin haklarının takip edilmesini sağlamak ve fikri hak ihlalleriyle mücadele etmek\" olarak belirtildiğini, Kanun'un 81.maddesinin müvekkili Bakanlık'ın, telif hakları otomasyon sisteminde belirli bir kişinin münhasır hak sahibi olduğuna dair kayıtlar mevcutken 3.kişinin hak sahipliğine itibar edilmesi gerektiği biçiminde yorumlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, İstanbul 8.Noterliği'nin 30/09/2019 tarih 11865 yevmiye numaralı dava dışı ... Telif ve Tercümanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti tarafından dava dışı ... Yayıncılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne çekilen ve içinde dava konusu ... (...) isimli eserin de bulunduğu birtakım eserlere ilişkin olarak, eser hak sahibi ile yapılan sözleşmelerin 30/09/2019 tarihi itibariyle feshedildiğine ilişkin ihtarnameden bağımsız olmak üzere, ister dava dışı ... Yayıncılık ile yapılan söz konusu sözleşmeler usulüne uygun olarak feshedilmiş olsun, isterse usulüne uygun olarak feshedilmemiş olsun, söz konusu olgunun 5846 sayılı FSEK m.81/2 hükmü bağlamında davacının davalı kuruma bandrol talep müracaatında bulunurken red sebebi teşkil edemeyeceği, zira 5846 sayılı Kanun'un, davalı kuruma, bandrol talep eden kimsenin eser sahibi veya eserden kaynaklı mali hakları kullanma yetkisini haiz mutlak kimse olduğunu araştırmak gibi bir görev vermediği, ayrıca gerek davacı ile dava konusu eser hak sahibi arasında yapılan sözleşme, gerekse dava dışı ... Yayıncılık ile dava konusu eser hak sahibi arasında yapılan sözleşmenin ancak sözleşme tarafları arasında hüküm ve sonuçlarını doğuran, bu nedenle sözleşme tarafına mutlak hak sağlamayan, tam aksine sözleşme tarafına nispi hak sağlayan özel hukuk muameleleri olduğu, bu bakımdan davalı kurumun sözleşmelerin nispiliği ilkesine aykırılık oluşturacak şekilde, salt dava dışı ... Yayıncılık ile dava konusu eser hak sahibi arasında münhasır lisans sözleşmesi bulunduğundan bahisle davacının bandrol verme talebinin reddine karar vermesinin hukuka uygun olmadığı, davacı yanın, 5846 sayılı FSEK m.81/2 hükmü bağlamında dava konusu ... (...) isimli esere ilişkin olarak Türkçe dilinde çoğaltma ve yayma hususunda yasal hak sahibi olduğunu beyan eden bir taahhütnameyi doldurma yükümlülüğünü yerine getirdiği, bu nedenle davalının tesis ettiği 17/06/2021 tarih E-86074291-252.03-1464918 sayılı, davacının ... (...) isimli esere ilişkin bandrol verilmesi talebinin reddine dair idari işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının tesis ettiği 17/06/2021 tarih E-86074291-252.03-1464918 sayılı, davacının ... (...) isimli esere ilişkin bandrol verilmesi talebinin reddine dair idari işlemin iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde, idari bir işlemin adli yargıda iptaline karar verilemeyeceğini, FSEK'te düzenlenen dava türleri  arasında idari işlemin iptaline ilişkin bir davanın bulunmadığını, uyuşmazlığın hak sahipliğine dayandığını, 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 143 üncü maddesiyle değişik 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi uyarınca bandrol başvuruları bakımından “Bakanlıkça tespit edilen diğer evrak ve belgelerle birlikte başvuru yapılması\" gerektiğini, Kanun metninde ifade edilen diğer evrak ve belgelerin, mezkur maddenin sekizinci fıkrasına dayanılarak yürürlüğe konulan Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te açıkça belirtildiğini, Yönetmeliğin “Bandrol temini” başlıklı 6 ncı maddesi üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince, huzurdaki davada olduğu gibi, süreli olmayan yayınlar için bandrol talep edenlerin, diğer belgeler yanında, “mali hakların devrine ya da kullanma yetkilerine ilişkin sözleşme/izin belgelerini\" ibraz etmelerinin zorunlu olduğunu, kanun koyucunun bandrol başvurusu bakımından yalnızca taahhütnamenin ibrazını yeterli gördüğü yönündeki değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini, Telif Hakları Otomasyon Sistemi’nde (TEHAKSİS) belirli bir kişinin münhasıran hak sahibi olduğuna ilişkin kayıtlar mevcut iken üçüncü bir kişinin (taahhütnameyi doldurarak ortaya koyduğu) hak sahipliği iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, nitekim iptali talep edilen işleme konu olayda bandrol talep edilen eserler bakımından, ... Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 17/03/2021 tarihinde gönderilen dilekçe ile, ilgili eserler yönünden münhasıran hak sahibi olduklarının ve üçüncü kişilerin bandrol taleplerinin karşılanmaması gerektiğinin bildirildiğini, anılan Yönetmelik’in “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, bandrol uygulamasının amacının, “…eser ve hak sahiplerinin haklarının takip edilmesini sağlamak ve fikri hak ihlalleriyle mücadele etmek…” olarak ifade edildiğini, davacıya, TEHAKSİS’te hak sahibi görülen kişi ile akdedilen mali hak devir sözleşmelerinin 5846 sayılı Kanun’daki usule uygun şekilde sonlandırıldığının bildirilmesi ve akabinde ise taraflarınca akdedilen geçerli sözleşmeler ile başvurulması halinde yeniden değerlendirme yapılacağının bildirildiğini, bandrol başvurularının TEHAKSİS kayıtları incelenmeksizin kabul edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, eser için bandrol verilmesi talebinin reddine dair davalı İdare kararın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık 5846 sayılı FSEK'den kaynaklandığından, somut uyuşmazlığı incelemeye de adli yargının ve Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmiştir. <br>\t5846 sayılı FSEK'in 81/2.maddesinde; \"Bandrol alınabilmesi için, bandrol talebinde bulunanın yasal hak sahibi olduğunu beyan eden bir taahhütnameyi doldurması zorunludur. Bakanlıkça tespit edilen diğer evrak ve belgelerle birlikte başvuru yapılır. Bakanlık, bu başvuru üzerine başka bir işleme gerek kalmaksızın on iş günü içinde bandrol vermek mecburiyetindedir. Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu tutulamaz.\" hükmü düzenlenmiş, FSEK'in 81/8.maddesi kapsamında çıkarılan Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 1.maddesinde \"Yönetmeliğin amacı, eser ve hak sahiplerinin haklarının takip edilmesini sağlamak ve fikri hak ihlalleriyle mücadele etmek\" olarak belirtilmiştir.<br>\tAnılan Yönetmelik'in 6/3.maddesinde ise, bandrol başvurusunda bulunabilmek için, hak sahibi olunduğuna ve talep edilen bandrollerin ilgili eserde kullanılacağına dair beyanı içerir bandrol talep formu ve taahhütnamesine ek olarak, süreli olmayan yayınlar için \"mali hakların devrine ya da kullanma yetkilerine ilişkin sözleşme/izin belgeleri, banka dekontu ve sertifika numarası beyanı ile birlikte yurtiçinde çoğaltılan nüshalar için çoğaltımı yapan yer yazısı, yurtdışında çoğaltılan nüshalar için gümrük giriş belgelerinin\" ibraz edilmesi gerektiği açıklanmıştır.<br>\tSomut olayda, davacı tarafından yazar ...’in \"... (...)\" isimli eseri için bandrol verilmesi talebiyle davalı idareye başvurulduğu, davalının dava konusu bandrol başvurusunu, \"...\", \"...\" ile \"...\" isimleri eserler bakımından üçüncü bir kişinin (... Yayıncılık San ve Tic. Ltd. Şti.) TEHAKSİS kayıtlarında münhasıran hak sahibi olarak görünmesi ve davacı tarafça ... Yayıncılık San ve Tic. Ltd. Şti.'nin haklarının sona erdiğine dair belge sunulmaması nedeniyle reddettiği, bu kararın iptali için işbu davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince 5846 sayılı Kanun'un, davalı Kurum'a, bandrol talep eden kimsenin eser sahibi veya eserden kaynaklı mali hakları kullanma yetkisini haiz mutlak kimse olduğunu araştırmak gibi bir görev vermediği, davacı yanın, 5846 sayılı FSEK m.81/2 hükmü bağlamında dava konusu ... (...) isimli esere ilişkin olarak Türkçe dilinde çoğaltma ve yayma hususunda yasal hak sahibi olduğunu beyan eden bir taahhütnameyi doldurma yükümlülüğünü yerine getirdiği, bu nedenle bandrol verilmesi talebinin reddine dair idari işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tNe var ki, davalı İdare nezdinde tutulan Telif Hakları Otomasyon Sistemi (TEHAKSİS) kayıtlarında, dava konusu başvuru tarihinde dava dışı ... Yayıncılık San ve Tic. Ltd. Şti.'nin hak sahibi olarak göründüğü ve davacı tarafça  TEHAKSİS’te hak sahibi görülen kişi ile akdedilen mali hak devir sözleşmelerinin 5846 sayılı Kanun’daki usule uygun şekilde sonlandırıldığının kabulüne elverişli belge de sunulmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2025 tarih, 2024/451 Esas, 2025/1324 Karar sayılı kararında TEHAKSİS kayıtlarında hak sahibi olarak görünen dava dışı ... Yayıncılık San ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacıdan daha önce lisans sözleşmesi yaptığı, FSEK'in 56/1.maddesi uyarınca hak sahibi olduğu, davacı ile yapılan lisans sözleşmesinin ancak 10/01/2022 tarihinden itibaren feshedilmiş sayılacağı kabul edilmiştir. Bu durumda, davacının  iptalini istediği idari işlem tarihinde (17/06/2021) dava konusu eser üzerinde hak sahibi olmadığı açıktır. <br>\tÖte yandan, Kurum nezdinde bulunan ve dava dışı üçüncü kişinin hak sahipliğini kanıtlayan delil ve belgelere rağmen, sırf davacının aksi yöndeki beyanına ve taahhütnamesine istinaden, FSEK'in 81. maddesi kapsamında yasal hak sahipliğine ilişkin bandrol verilmesi gerektiğinin kabul edilmesinin, Kanun ve buna dayalı olarak çıkarılan ve amacı yukarıda yazılı Yönetmelik'in 1. maddesi ile \"eser ve hak sahiplerinin haklarının takip edilmesini sağlamak ve fikri hak ihlalleriyle mücadele etmek\" olarak belirlenen hükmüne aykırı olduğunda kuşku yoktur. Bu itibarla davalı İdarece de FSEK'in 81/2. maddesinde yazılı \"Bakanlıkça tespit edilen diğer evrak ve belgeler\" cümlesinden ve Yönetmelik'in 6/3. maddesi kapsamında \"bandrol talep formu ve taahhütnamesine ek olarak, süreli olmayan yayınlar için mali hakların devrine ya da kullanma yetkilerine ilişkin sözleşme/izin belgeleri, banka dekontu ve sertifika numarası beyanı ile birlikte yurtiçinde çoğaltılan nüshalar için çoğaltımı yapan yer yazısı, yurtdışında çoğaltılan nüshalar için gümrük giriş belgelerinin ibraz edilmesi gerektiği\" hükmünden hareketle davacıdan, TEHAKSİS kayıtlarında hak sahibi görünen üçüncü kişinin hak sahipliğinin ortadan kalktığına dair kayıtların istenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu idari işlemde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmış, mahkemece yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 04/01/2023 gün ve 2022/303 Esas - 2023/2 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 195,00-TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davalı  İdare Harçlar Kanunu m.13/1-j hükmü uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, \t<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3811ec1c52943bf5","SID":"f35b8369ff2bf3d9"}}