{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ... <br><br>BAŞKAN\t: ... <br>ÜYE\t: ... <br>ÜYE\t: .. <br>KÂTİP\t: ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ... <br>KARAR TARİHİ\t: 18/11/2020<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 29/01/2021 (Davacı)<br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: A... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av.... <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 17/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin Bursa OSB'de faaliyette bulunduğunu, müvekkili şirketin, her ay düzenli olarak Organize Sanayi Bölgesi’ ne yönetim aidatı adı altında kesilen faturaya istinaden hizmet bedeli ödemekte olduğunu, 2019 yılı 8. dönem yönetim aidatının davalı tarafça 04.07.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 12 no.lu karar ile; 6.133,42-TL. sından 7 kat arttırılarak 42.933,92-TL. sına çıkartıldığı ve 30.10.2019 tarihli, 3 parça halinde kesilen  fatura ile ödenmesi talebi ile müvekkil şirkete gönderildiğini, miktarlar arasında uçurum sebebiyle faturada bir yanlışlık yapıldığı düşüncesi ile söz konusu faturanın iade faturası ile müvekkili tarafça iade edildiği, bu defa davalı tarafça müvekkil şirkete 17/03/2020 tarihli ihbarname gönderilerek; müvekkile ait Ekim - Kasım - Aralık - Ocak - Şubat ayı aidatlarının ödenmediğini, faturaların anapara + gecikme faizi + KDV'leri ile birlikte 188.908,09.-TL olduğu, işbu tutarın 23.03.2020 mesai saati bitimine kadar ödenmesi gerektiğini, ödeme yapılacak güne kadarki gecikme faizinin de ayrıca faturalandırılacağının bildirildiği, davalı Bursa OSB’nin müvekkili şirketten talep edilen fatura tutarlarının her ne kadar “yönetim aidatı” olarak adlandırılsa da bunların yönetim giderleri olduğu ve OSB Kanununda herhangi bir dayanağı bulunmadığı, müvekkili şirket ile yönetimin arasında herhangi bir hizmet sözleşmesinin de bulunmadığını, dava konusu arttırımın yapıldığı  toplantının Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’ nin 14. Maddesi'ne, 19. Maddesi'ne aykırı olduğu, toplantıdan müvekkili şirketin haberi olmadığı gibi kendilerine herhangi bir çağrı da yapılmadığını, müvekkil şirketin katılım, söz ve oy hakkının elinden alındığını, Yönetmeliği’ nin 18. Maddesi gereğince toplantı yapılıp gündemdeki konuların görüşebilmesi için yapı kullanma izni almış katılımcıların en az dörtte birinin toplantıda hazır bulunmasının gerektiği ve genel kurulda kararların toplantıya katılan yapı kullanma izni almış katılımcıların salt çoğunluğu ile alınacağı düzenlendiğini, iptale konu kararda 450 üyesi bulunan OSB’ de oylamaya 76 kişinin katıldığı (dörtte bir den az)  ve kararın oy çokluğuyla alındığının belirtildiğini, toplantı yeter sayısına uyulup uyulmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek tüm bu anılan nedenlerle Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nin 04.07.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının Yönetim aidatları ve hizmet karşılıklarının belirlenmesi başlıklı 12 no.lu kararının haksız ve hukuka aykırı olduğundan, yürütümünün durdurulması ve iptaline karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın dilekçesinde 04/07/2019 tarihli Olağan Genel Toplantısında alınan 12 nolu kararı ile yönetim  aidatının 7 kat arttırıldığını  fiili olarak ilk defa 17/03/2020 tarihli ihbarname ile fark ettiğini iddia ettiğini, ancak bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacıya daha önce  21/10/2019 tarihinde  ihbarname  gönderildiğini,  ...  19.Noterliğinin 21/10/2019 tarihli ...  yevmiye numaralı  ihtarnameden  görüleceği üzere  04/07/2019 tarihli 8.Olağan Genel Kurul toplantısında  alınan 12 nolu kararın  ihtarnamede  belirtildiğini, davacının söz konusu kararı 17/03/2020 tarihinden önce öğrendiğinin açık olduğunu belirterek davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin haksız ve yersiz olarak hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.    <br>Mahkemece, OSB Yönetmeliği madde 22 ve 6102 Sayılı TTK'nun 445/1.maddesi uyarınca yasal 3 aylık süre içerisinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddine, karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davanın reddi gerekçesinde Genel Kurul Çağrı kağıdının müvekkili şirket çalışanı ...  ...  tebliğ edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de OSB Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin 1. fıkrasında toplantıya çağrı usulleri düzenlenmiş ve bu usullerden birinin de kargo olduğu ifade edilmişse de; işbu yönetmelikte tebligatın tüzel kişilerde kime veya hangi müstahdeme yapılacağına ilişkin bir madde bulunmadığını, özel norm niteliğindeki işbu yönetmelikte bulunan boşluğun genel norm niteliğindeki Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri doğrultusunda doldurulması gerektiğini, hükmü şahıslara/tüzel kişilere tebligat; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile 05/01/2012 tarih 28184 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde düzenlenmiş olduğunu, Tebligat Kanunun 13/2. Maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, kargonun teslim edildiği kişi ...  ...  müvekkili şirkette evrak almaya yetkili bir personel olmadığı, müvekkili şirkette kargoların iş yeri içerisinde bu konu ile görevlendirilmiş müstahdemler tarafından alındığı, ...  ...  müvekkil şirketin dış kapısında görevli güvenlik personeli olduğu, mahkemenin bu konuda bir araştırma yapmadığı, bu iddiaların dikkate alınmadığı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:<br>Dava, davalı ...  ...  Sanayi Bölgesi’nin 04.07.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının Yönetim aidatları ve hizmet karşılıklarının belirlenmesi başlıklı 12 no.lu kararının haksız ve hukuka aykırı olduğundan, yürütümünün durdurulması ve iptaline karar verilmesini  talebine ilişkindir.<br>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi tarafından ; organize sanayi bölgesinin (OSB) tacir olup olmadığı ve taraf olduğu davaların ticari dava kabul edilip edilmeyeceği konusunda Dairelerinin kesin kararları ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kesin kararı arasında uyuşmazlık bulunduğunu belirterek bu uyuşmazlığın giderilmesi için Yargıtay ilgili dairesine başvurulmasını talep etmesi üzerine;<br>\tYargıtay 1 1 .    Hukuk    Dairesi  Bölge Adliye Mahkemeleri Kararlar Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi  İstemine Dair   2022/4599 Esas,  2023/3797 Karar sayılı ilamı ile , '...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca  OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir.  Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.  Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği' gerekçesi ile .OSB'lerin TACİR OLMADIĞINA, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNDE görülmesi  gerektiğine ' karar vermiştir.<br>Bu bağlamda, dosya incelendiğinde;<br>\t6100 sayılı HMK'nın 1.maddesine göre; mahkemelerin görevleri ancak kanunla düzenlenir, göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.<br> 6100 sayılı HMK'nın 114/c maddesinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak belirlenmiştir. Yine, 115. maddesinde dava şartlarının davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılacağı,tarafların da her aşamada ileri sürebileceği, 137 ve 138. maddelerinde ise dava şartlarının(ve ilk itirazların) öncelikle inceleneceği düzenlenmiştir.  <br>Şu durumda, yukarıda değinilen Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı çözen ve bağlayıcı olan karar doğrultusunda davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.<br>HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece yazılı şekilde  esasa ilişkin karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup, davacı istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek  aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ...  3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2020 tarih, ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 17/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>Başkan<br>... <br>...<br>Üye<br>...<br>...<br>Üye<br>...<br>...<br>Katip<br>...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e71ba4eb2a454f46","SID":"a0491ac594318ce6"}}