{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ... <br><br>BAŞKAN\t\t: ... <br>ÜYE\t\t: ... <br>ÜYE\t\t: ... <br>KATİP\t\t: ... <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...  2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ... <br>KARAR TARİHİ\t: 29/09/2022<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 18/10/2022(Davalı)-21/11/2022(Davacılar)<br>DAVACILAR\t: 1-Ö...    <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...    <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>İHBAR OLUNAN\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av.... <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 11/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/01/2024<br><br>Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde, ...  plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların müşterek çocuğu ...  ...  09/12/2015 tarihinde gerçekleşen kazada vefat ettiğini, davalının aracın ZMMS'i olduğunu beyanla her bir davacı için 500'er TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı ...  ...  AŞ vekili cevap dilekçesinde, talebin zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacı ...  ...  28/01/2016 tarihinde 21.302,00 TL ödeme yaptığını, davacının sigorta şirketini ibra ettiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kusurun tespitinin gerektiğini, olayda sürücü değişikliği yapılarak sorumluluğun değiştirilmeye çalışıldığını, müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurlu davrandığını, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacıların müteveffanın desteğine muhtaç olmadıklarını, kaldı ki müteveffanın öldüğü tarihte işsiz olduğunu ve davacılara desteğinin söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı ...  ...  için 39.152,32 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ...  ...  için 29.194,17 TL olmak üzere toplam 68.346,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkillerinin murisinin kusurunun bulunmadığını, aynı sebepten hem kusur hem müterafik kusur indirimi yapılamayacağını, zararın eksik hesaplandığını, murisin gelirinin daha fazla olduğunu <br>beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararında kusura itirazları ile ilgili karar verilmediğini, sürücünün % 60 kusuruna göre sorumlu olmaları gerektiğini, sürekli ve düzenli bir çalışması olmadığı anlaşılan murisini gelirinin asgari ücret kabul edilmesi gerekiğini, evlenme yaşının Yargıtay kararlarına göre belirlenmesi gerektiğini, TÜİK verileri gözetilerek fazladan hesaplama yapıldığını, davacıların müteveffanın desteğini kanıtlayamadığını, tazminat hesabının hatalı olduğunu, indirim sıralamasının BAM kararına uygun olmadığını, bilirkişi raporunun denetime açık olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir<br><br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :<br>Dava, destekten yoksun kalma talebine ilişkindir.<br>Davacıların oğlu ...  araçta yolcu olarak bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesinin müterafik kusur olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin Mahkeme gerekçesi yerinde olup, taraf vekillerinin kusura yönelik istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. <br>Mahkemece toplam zarar miktarından güncellenen ödeme miktarları mahsup edildikten sonra hatır taşıması için % 20, müterafik kusur nedeniyle % 20 oranında indirim yapılan seçenek ve talep miktarı gözetilerek karar verildiğinden sıralama ve tazminat miktarlarına yönelik taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>Somut olayda, davacıların desteği çocukları kaza tarihinde bekardır. Hayatın olağan akışına göre desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları, yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği Yargıtay'ın  yerleşik uygulaması gereği olup evlenme yaşı ile ilgili TUİK verilerine göre ortalamaların dikkate alınması gerektiğinden davalı  vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. ( Yargıtay 17 HD, 2020/2124 E- 2021/2461 K sayılı ilam) <br> Mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda hesaplama yapıldığı, kaldırma kararı ile kesinleştiği üzere asgari ücretin 1,5 katı gelir elde edeceği varsayımına göre hesaplama yapıldığı anlaşılmakla taraf vekillerinin gelire yönelik istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.<br>Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs. sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan  kişiden alacakları tazminattır.<br>Müteveffa  ile destek olunanlar arasında hali hazırda destek sağlanmamışsa dahi destek olacakları muhtemel olarak kabul edilir. Bu durum gerçek destek ve varsayımsal destek kavramlarını gündeme getirecektir.<br>Varsayımsal destek, ölüm olayı gerçekleşmeseydi hayatın olağan akışı gereği, ileride kurulacak olan desteği ifade eder. Uygulamada en sık karşılaşılan örnek somut uyuşmazlıktaki gibi, çocukların anne ve babalarına verecekleri destektir. Başka bir ifade ile anne-baba ve çocuk arasında destek ilişkisi olacağı hususunda hukuki karine mevcuttur. Bu karine gereği, bu kişiler arasında desteğin ayrıca ispatlanmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı tarafın, destek tazminatından kurtulması ancak, karinenin aksini ispatla mümkündür. Ölen çocuğun gelecekte ana-babasına bakacağı, hayatın olağan akışı içinde  beklenebiliyorsa, çocuk onlar için destektir. ( Yargıtay 17 HD 2019/2559 - 2020/2414 sayılı ilam). Müteveffanın, davacı anne babasına destek olmayacağı, karinenin aksini iddia eden davalı taraflarca ispat edilemediğinden davacı anne babanın destek alacaklısı olmadığına ilişkin davalı vekilinin istinaf isteminin  reddi gerekmiştir. <br> Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu,  Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın,  tazminatın hesaplanması gerekmekte olup aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanını de bu yönde olduğu anlaşılmakla isabetsizlik bulunmamaktadır.   (Yargıtay 17 HD. 2019/3292 E. - 2021/1848 K. sayılı ilam). <br>2918 sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiş olup, davalılar arasında müteselsil borç ilişkisi olduğu, 6098 sayılı TBK 162 maddesi gereği alacaklının, ifayı borçluların tamamından talep edebileceği gibi dilediği borçludan da talep edebileceği başka bir ifadeyle bu hususta tercih hakkının alacaklıda olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin % 60 kusura göre sorumlu olmaları gerektiğine ilişkin  istinaf sebebi yerinde değildir. <br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.    <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-...  3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih ve ...  sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br> 2-Alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.-TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,       <br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 4.668,75.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.178,50-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.490,25-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,     <br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 11/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br><br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>... <br>...<br>Üye<br>...<br>...<br>Üye<br>...<br>...<br>Katip<br>...<br>...<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad3513a9619ba1a6","SID":"67fcf98553d09404"}}