{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/23 - Karar No:2026/209<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ        <br>       27. HUKUK DAİRESİ         <br><br>DOSYA NO\t: 2024/23 <br>KARAR NO\t: 2026/209<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/169 E-2023/614 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t:  20/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  20/02/2026\t<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin  davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde  taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili; Taraflar arasında ... Mahallesinde davalıya ait 1165 kadastro parsellerinin her ölçekte imar ve parselasyon planlarının yapılması ile bu konularla ilgili olarak müvekkili şirket tarafından müşavirlik danışmanlık hizmetleri verilmesi konusunda 22.06.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin, sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, 85291 nolu parselasyon planının ... Belediyesi Encümeninin 01.03.2016 gün ve 304-533 sayılı kararı ve ... Belediye Encümeninin 10.03.2016 gün ve 644-1479 sayılı kararı ile onaylanmış ve 11.05.2016 tarih ve 20869 yevmiye numarası ile ... Tapu Sicil Müdürlüğünde tescili olduğunu, davalının ise sözleşmenin 4/A  maddesinin (a) bendine göre müvekkili şirkete hizmet bedeli olarak vermesi gereken imarlı net arsayı vermediği gibi arsanın verilmemesi durumunda sözleşmenin 5. maddesinin (b) fıkrasında belirtilen hizmet bedeli tutarını da ödemediğini, sözleşmenin  \" İşin Bedeli ve Faiz \" başlıklı 5. maddesinin (a) fıkrasında sözleşmede belirtilen işlerin karşılığı olarak, ... Ltd. Şti.'ne verilmesi gereken arsa miktarının sözleşmenin 4.maddesinde belirlenen şekilde, ... Ltd. Şti.'ne  veya bu şirketin belirleyeceği 3.şahıs/şahıslara arsa sahibi tarafından sözleşmenin 4/G maddesinde belirtilen şekilde düzenlenecek vekaletname de yetkili kılınacak vekil/vekiller aracılığıyla verileceğinin belirtildiğini, yine anılan maddenin (b) fıkrasında  arsa sahibinin taahhüt ettiği taşınmazın bir kısmını veya tamamını devret istememesi ve/veya , ... Ltd. Şti.'ne verilecek arsa payı yerine  sözleşme kapsamında bir bedel ödemek istemesi halinde ise parselasyon planının onaylanarak tapuda yevmiye numarasının alınması akabinde en geç 2 aylık süre içerisinde hizmet bedeli olarak vermeyi taahhüt etmiş olduğu yerlerin 500,00TL metrekare bedel ile çarpılması sonucu çıkan bedeli ödeyeceği, belirtilen süre içerisinde bedelin ödenmemesi halinde, geciken süre için yasal faiz oranında gecikme faizi ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilince  11.08.2021 tarihinde davalıya  ihtar çekildiğini, davalının kötü niyetle hareket ederek taahhütlerini yerine getirmekten imtina ettiğini, davalının akde aykırı hareket etmesi sonucu müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalının sözleşme gereği müvekkil şirkete devretmeyi taahhüt ettiği ... Mahallesindeki ... parsel ile 49022 ada 1 parselden müvekkili şirkete devretmeyi taahhüt ettiği  miktarların 500,00TL.metrekare bedel ile çarpımı sonucunda çıkan bedel olan 5.284.605,00TL’nın davalıdan tahsilini talep ettiklerini belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.284.605,00 TL alacağın  tapuda yevmiye numarası alınmasından itibaren 15 günlük ödeme süresi olan 11.07.2016  tarihinden  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t\tDavalı vekili:Planlama hizmeti sunan davacı şirket ile iş sahibi davalı arasında akdedilen 22/06/2015 tarihli “Planlama Hizmet Sözleşmesinde” kararlaştırılan ve “planlama ücretinden kaynaklanan” uyuşmazlığın çözümünde mahkemelerin görevli olmadığını, TMMOB Şehir Plancıları Odasının atayacağı Hakem Kurulunun görevli olması sebebiyle “mecburi tahkim itirazında/görev itirazında” bulunduklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesi olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği 11/07/2016 muacceliyet tarihinden davanın açıldığı 01/10/2021 tarihi itibariyle de alacak hakkının zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin “taşınmazların imar görmesi sonucu arsa sahibi adına tescil edilecek net imar parsellerinden 10.569,21 m2 arsanın planlama hizmeti sunan davacı şirkete hizmet bedeli olarak verileceğine” ilişkin 5. maddesinin TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro, Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliğinin 5. maddesinin (c) bendindeki emredici ve yasaklayıcı hukuk kuralına aykırı olması sebebiyle BK'nun 26 ile 27.maddeleri gereğince batıl/geçersiz olduğunu, yine davacı şirketin sözleşmeye uygun olarak da taahhütlerini yerine getirmediğini, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçersiz. olmadığı düşünülse dahi, davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle planlama ücretine karşılık müvekkili tarafından devri taahhüt edilen taşınmazlara hak kazanmasının da mümkün olmadığını, planlama hizmeti sunan davacı şirketin, müvekkiline ait 1165 sayılı kadastro parselinde kayıtlı taşınmazla ilgili her ölçekteki imar planları ile parselasyon planını yapmayı/veya yapılmasını sağlamayı, 1/5000 ölçekli nazım imar planının onaylanmasından sonraki azami bir yıl içinde de net 23.000 m2 yüzölçümlü ve emsali en az 2,3 olan konut kullanımlı imar parselinin davalı kooperatife tahsisini ve tescil işlemlerinin tamamlanmasını sağlamayı taahhüt ettiğini, buna karşılık davalı kooperatifin de net 23.000 m2 imar parselinden geriye kalan KOP parsellerinin tamamını davacı tarafa hizmet bedeli olarak devir etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmedeki bu yükümlülüğe rağmen, 1165 sayılı kadastro parseli karşılayacak şekilde davacı şirket tarafından değil, yetkili belediyeler tarafından her tür ölçekteki imar planlarının resen yapıldığını, dolayısıyla onaylı imar planlarının davacı şirketin plan teklifi üzerine değil de, yetkili belediyeler tarafından resen yapılarak onaylanması nedeniyle davacının yetkili belediyelerin resen yaptığı ve onayladığı imar planları için herhangi bir ücret talep etmesinin mümkün olmadığını, dava dışı yetkili belediyelerin resen yaptığı ve onayladığı her tür ölçekteki imar planlarının tamamlanması ile parselasyon planının onaylanması sürecinin davacı şirket tarafından takip edilerek tapu tescil işlemlerinin yapıldığı kabul edilse dahi, devam eden süreçte bahse konu imar planlarının tamamının meslek odaları veya üçüncü kişiler tarafından açılan davalar sonucunda verilen kararlar sonucunda iptal edildiğini, kaldı ki müvekkili kooperatifin 22.06.2015 tarihli sözleşmeyi, anılan tarihte sözleşmeyi imzalamaması halinde maliki olduğu taşınmazın imar görmesi üzerine inşaat emsali düşük bir taşınmazdan tahsis edileceği baskısı sonucunda müzayaka altında (gabin koşullarında) imzaladığını, davacının dosyaya ibraz ettiği parselasyon planının kabulüne ilişkin ... Belediyesi ile Ankara ... Belediyesi Encümen kararları incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili kooperatif dahil olmak üzere planlama alanındaki binlerce kişiye ait taşınmazları kapsayacak şekilde imar ve parselasyon planlarının yapıldığını, bahse konu imar ve parselasyon planlarının gerçekte ... Belediyesi ile ... Belediyesi Başkanlığı tarafından yapılmasına rağmen müvekkili gibi bütün mülk sahiplerinin ismi geçen belediye yetkililerince sözleşme yapanlara inşaat emsalinin yüksek, yapmayanlara emsali düşük ada ve parsellerden imar haklarının verileceği belirtildiğinden davacı şirkete yönlendirilerek sözleşme yapmaya zorlandığını, sonuçta sözleşmenin davacı ile müzayaka altında akdedildiğini, sözleşme hükümleri incelendiğinde kamu hizmet alanları için ayrılan KOP hisselerinin dahi davacı şirkete devredileceğinin kararlaştırıldığını, davacının belediye yetkilileri ile işbirliği içinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, mahkemenin 04/10/2021 tarih ve 2021/555 Esas 2021/618 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2022 tarihli 2021/883 Esas 2022/147 Karar sayılı ilamıyla kaldırılması üzerine dosyanın iş bu esasına kaydedidiği,  tarafların delillerinin toplandığı, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirketin ticaret sicil özetinin getirtildiği, bilirkişi incelemesi yapıldığı, her ne kadar davalı vekili tahkim itirazında bulunmuş ise de, davacı şirket serbest şehircilik bürosuna kayıtlı olmadığı gibi, şehircilik hizmeti de üretmediğinden tahkim itirazına itibar edilmediği, yine, sözleşme gereği imar planı süreci devam ettiğinden zaman aşımı def'i, davada para alacağı talep edilmiş olmakla sözleşmenin batıl olduğu itirazının yerinde görülmediği, mahkemece görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 02/10/2023 tarihli raporda özetle; davacı şirketin, davalı kooperatife ait 1165 sayılı parselin farklı ölçeklerde imar planlarının yapımı için ... Harita İmar İnş. Müh. Taah. ve Tur. Ltd. Şti., parselasyon planının yapılması amacıyla da ... Harita Kadastro Müh. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaşıp bahse konu planların ilgili prosedürlere uygun şekilde hazırlatarak yetkili ... ve ... Belediye Meclisi ve Encümeni'ne onaylanmasını sağladığı; dolayısıyla sözleşmede belirtilen şekilde 1165 kadastro parselinde imar ve parselasyon planı yapma/yaptırma bağlamında teknik sorumluluğunu yerine getirdiği, mahkeme kararıyla iptal edilen 85291 nolu parselasyon planı kapsamında, %39,51494 oranında D.O.P. (Düzenleme Ortaklık Payı) kesintisi, %9,93195 oranında K.O.P. (Kamu Ortaklık Payı) hisselendirilmesi uygulandığı; buna göre, davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin tam maliki olduğu ... İlçesi Yapracık Mahallesi kadastro 1165 nolu parseldeki 55500m2 hissesinden yasal kesinti olan 21930,79m2 DOP kesintisi yapıldıktan sonra geriye kalan 33569,21m2 hissenin 5512,23 m2'si KOP parseli olan Kültürel Tesis Alanı kullanımlı 49666 ada 5 nolu parsele hisselendirildiği, 5056,98m2'si Konut Alanı kullanımlı 49592 ada 1 parsele ve 23000,00m2'si Konut Alanı kullanımlı 49720 ada 2 nolu parsele (kad.1165 parselin bulunduğu yer) hisselendirildiği; halen yürürlükte olan 85314 nolu parselasyon planına göre ise; davalı kooperatife ait, 23000,00 m2 hissenin E:2.30 Yençok:16 kat Konut alanı kullanımlı (kök 1165 nolu kadastro parselle aynı yerde konumlanan) 49851 ada 2 parsele, 5056,98 m2 hissenin E:2.30 Yençok:16 kat konut alanı kullanımlı ... parsele ve 5512,23 m2 hissenin E:0.50 Yençok:16 kat rekreasyon alanı kullanımlı 49022 ada 1 parsele hisselendirildiği; bunun yanında 85314 nolu parselasyon planının iptaline yönelik dava sürecinin devam ettiği, hem 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım, (85314 nolu parselasyon planına altlık oluşturan) 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliklerinin iptaline yönelik dava süreçleri devam ettiğinden kök 1165 parseli de içeren (planlama) alanın plansız kalma olasılığı nedeniyle, aynı ölçeklerde yeni imar planları hazırlanıp onaylanması, sonuçta da yeni bir parselasyon planı hazırlanması gerekebileceğinden; hem de Danıştay 6. Dairesi'nin E:2020/2021, K:2021/5251 sayılı kararı uyarınca 85314 nolu parselasyon planının (mahkemece iptal edilen 85291 nolu parselasyon planı öncesindeki) kök 1165 parsele geri dönüş yapılmadan hazırlandığı gerekçesiyle durdurulup iptal edilme olasılığı bulunduğundan; ilerleyen süreçte davalı kooperatife ait kök 1165 parseli de kapsayan (farklı ölçeklerde) yeni imar planları ile parselasyon planı hazırlanabileceği, dolayısıyla da davalı kooperatife ait taşınmazların konum ve büyüklüğünün değişebileceği; bu nedenle de 85314 nolu parselasyon planının iptaline ilişkin dava süreci kesinleşerek davalı kooperatife ait kök 1165 parselin nihai durumunun beklenmesinin uygun olacağı, dava dosyasının incelenmesi neticesinde davacının 85291 nolu parselasyon planı için sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirerek iş bedelini hak ettiği ancak sözleşme konusu planlara karşı dava açılmış olması planların açılan dava neticesinde, iptal edilmiş olması, davacı tarafından 85291 sayılı parselasyon planı hazırlanmış olsa da bu plana karşı açılan davaların derdest olması nedeniyle davacının “Yeni Plan Hazırlatmak ve Onaylatmak” yükümlülüğünü yerine getirmediğinin ortaya çıkması açısından 85314 nolu parselasyon planının iptaline ilişkin dava sürecinin kesinleşerek davalı kooperatife ait kök 1165 parselin nihai durumunun beklenmesinin uygun olacağı, mahkeme aksi kanaatte ise, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “İşin Bedeli ve Faiz” başlıklı 5. maddesinde sözleşmede belirtilen işlerin karşılığı olarak, ... Ltd. Şti.'ne verilmesi gereken arsa miktarı sözleşmenin (4). maddesinde belirlenen şekilde, ... Ltd. Şti.'ne veya ... Ltd. Şti.'nin belirleyeceği 3. şahıs/şahıslara arsa sahibi tarafından verileceği, arsa sahibinin taahhüt ettiği taşınmazın bir kısmını veya tamamını devretmek istememesi ve/veya ... Ltd. Şti.'ne verilecek arsa payı yerine işbu sözleşme kapsamında bir bedel ödemek istemesi halinde ise, parselasyon planının onaylanarak tapuda yevmiye numarasının alınması akabinde en geç 2 (iki) aylık süre içerisinde, hizmet bedeli olarak vermeyi taahhüt etmiş olduğu yerlerin 500,00TL metrekare bedel ile çarpılması sonucu çıkan bedeli ödeyeceği, buna göre 85291 nolu parselasyon planı için ... Ltd. Şti.'nin bu suretle sözleşmedeki yükümlü yerine getirerek iş bedelini hak ettiği, bu bedelin net 23.000 metre kare imarlı yerin arsa sahibine verilmesinden sonra kalan K.O.P. ve net kısmın tamamı olduğu, K.O.P payının 5512,23 m2, net kısmın tamamının 5056,98m2 olduğu, toplamda 10569,23 m2 olduğu, davalının davacıya parselasyon planının onaylanarak tapuda yevmiye numarasının alınması akabinde en geç 2 (iki) aylık süre içerisinde, hizmet bedeli olarak vermesi gereken miktarın 10569,23 m2 x 500,00-TL— 5.284.605TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, halen yürürlükte olan 85314 parselasyon planının iptaline yönelik dava sürecinin devam ettiği, kök 1165 parseli de içeren alanın plansız kalma olasılığı nedeniyle yeni imar planlarının hazırlanıp onaylanması yeni bir parselasyon planı yapılması gerekebileceği ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5/c maddesinde planların açılan dava neticesinde iptal edilebileceğinin ön görüldüğü ve bu halde davacının yeni plan hazırlatmak ve onaylatmak yükümlülüğünün bulunduğu, bu nedenle de dava tarihi itibariyle edimini yerine getirmiş olarak kabul edilemeyeceği ve iş bedeline hak kazanmış sayılamayacağı kanaatine varılmakla erken açılan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin gerekçenin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Danıştay 6. Dairesinin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nin 1/25.000, 1/5000, 1/1000 ölçekli planları ile parselasyon planına ilişkin iptali kararlarını bozduğunu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin de bozma kararına uyduğunu, bu aşamadan sonra planların tekrardan iptal edilme ihtimalinin neredeyse imkansız olduğunu, mahkemenin bu gerekçe ile davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığını, davalı kooperatifin tacir olduğunu, tarafların bir araya gelerek sözleşme maddelerini müzakere ettiklerini ve mutabakata varılan sözleşmeyi 22.06.2015 tarihinde imza altına aldıklarını, anılan sözleşmeyi davalı tarafın avukatının da şahit olarak imzaladığını, sözleşme altında bulunan imzaları davalı tarafın inkar etmediğini, \t22.06.2015 tarihli sözleşmenin \"İşin Bedeli ve Faiz\" başlıklı 5/b maddesinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin tapuda yevmiye numarası alındıktan sonra davalı kooperatifin 2 ay içerisinde sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödemek zorunda olduğunu, müvekkili şirketin 11.05.2016 tarihinde tapuda yevmiye numarası aldığını, davalının  sözleşmenin anılan maddesine göre 11.07.2016 tarihinde müvekkili şirkete sözleşmeden kaynaklı ödemeyi yapması gerekirken yapmadığını, nitekim dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporu ile sözleşme konusu işin yapıldığının tespit edildiğini, sözleşmenin 5/c maddesinde ise müvekkili tarafından yapılan parselasyon planlarına karşı dava açılmış olması durumunun  davalının müvekkilince yapılan işin bedelini ödemekten imtina etmesinin geçerli bir sebep olmayacağının açıkça belirtildiğini, sözleşme özgürlüğünün Anayasal güvence altına alınmış bir hak olduğunu, mahkemenin sözleşmenin 5/c maddesini görmezden gelerek davanın reddine karar verdiğini, sözleşme özgürlüğü ilkesinin sınırının TBK'nın 27.maddesi ile çizildiğini, ancak dava konusu sözleşmenin TBK’nun 27. maddesi kapsamında değerlendirebilecek bir sözleşme olmadığının Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri kararları ile ortaya koyulduğunu, nitekim işbu davada da davalı tarafın anılan sözleşmenin TBK’nın 27/1 maddesine  göre kesin hükümsüz olduğunu ileri sürdüğünü, mahkemenin de bu iddiaya itibar etmediğini, emsal davalarda da imar yapılması ile ilgili sözleşmelerin geçerli sözleşmeler olduğunun tartışmadan uzak bir şekilde ortaya konulduğunu, sonuçta dava konusu sözleşmenin geçerli ve muteber bir sözleşme olduğunu, imar planı yapan şirketlerin sözleşmede belirtilen ücreti alması hususunda yasaklayıcı bir düzenleme bulunmadığını, bu durumda sözleşmenin 5/b maddesi gereğince haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu,  mahkeme kararının kesinleşmediğini, Danıştayca bozma kararı verildiğini, mahkemenin bozma kararına uyduğunu, halihazırda planların yürürlükte olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yeni plan hazırlaması gerekmediğini,  davalının sözleşme bedelini ödemekle mükellef olduğunu, davalının işbu dava açılmadan çok önce sözleşme bedelini ödemesi gerekirken çeşitli bahaneler üreterek ödemediğini, davalı  sözleşme bedelini ödemiş olsa, planlar iptal edilse ancak kesinleşmese, nasıl ödediği bedeli anılan madde gereğince bu aşamada geri isteyemeyecekse; aynı şekilde planlara iptal davası açılması nedeni ile sözleşme bedelini de ödemek zorunda olduğunu, davalının, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 202/218E. sayılı dosyasında 1165 ada 5 parsel sayılı taşınmazı da kapsayacak şekilde yapılan imar planlarının ve parselasyon planının yargı kararları ile iptal edilmesi nedeniyle kadastro parsellerine dönüş işlemlerinin yapılarak kadastro parsellerinin tapuya tescil edilmesi için tapu tescil müdürlüğüne gerekli bildirimlerin yapılması yönünde ... Belediye Başkanlığı'na ve ... Belediye Başkanlığı'na yapılan başvuruların reddedilmesi işlemlerinin iptali için açılan davanın anılan mahkemenin 28.09.2023 tarihli kararı ile reddedildiğini, söz konusu kararın davalının arsalarının kadastro parseline dönme imkanı kalmadığını gösterdiğini, dava konusuyla birebir aynı olan emsal nitelikteki davalarda da imar planlarına karşı dava açıldığını, ancak mahkemelerin davacı lehine karar vererek sözleşmede belirlenen bedelin ödenmesine karar verdiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin gerekçesinin dosya kapsamı ile yasa ve usule uygun olmadığını, kararın gerekçesi yönünden kaldırılması gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken zamanaşımı itirazlarının reddinin doğru olmadığını,  kararda taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, dolayısıyla TBK'nın 147/6 maddesinde eser sözleşmesinden doğan alacak davalarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve TBK'nın 149. maddesi gereğince de zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacağı açıkça belirtildiğine göre, davacının dava dilekçesinde belirttiği 11.07.2016 muacceliyet tarihinden davanın açıldığı 01.10.2021 tarihi itibariyle de alacak hakkının zamanaşımına uğradığını, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin  vekalet sözleşmesi olarak yorumlanması halinde bile alacak hakkının yine 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu açıkken zamanaşımı itirazlarının reddedilmesinin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, planlama hizmet sözleşmesinde  arsa payı veya bedeli karşılığında planlama yapılmasının emredici nitelikteki hükümlerle yasaklandığını, gerçekten de taraflar arasında akdedilen 22.06.2015 tarihli sözleşmenin \"taşınmazların imar görmesi sonucu arsa sahibi adına tescil edilecek net imar parsellerinden 10.569,21 m2 arsanın planlama hizmeti sunan davacı şirkete hizmet bedeli olarak verileceğine\" ilişkin 5.maddesinin TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro, Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliğinin 5.maddesinin(c) bendindeki emredici ve yasaklayıcı hukuk kuralına aykırı olması sebebiyle BK'nun 26 ile 27.maddeleri gereğince batıl/ geçersiz olduğunu, yine davacı şirketin taraflar arasında akdedilen 22.06.2015 tarihli sözleşmeye uygun olarak da taahhütlerini yerine getirmediğini, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse dahi, davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle planlama ücretine karşılık kendisine devri taahhüt edilen taşınmazlara hak kazanmasının da mümkün olmadığını, karara dayanak alınan 02.10.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki görüşün aksine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7/b maddesinde sözleşme süresinin 1/5000 ölçekli nazım imar planının  onanmasından sonra 1 yıl olduğunun kararlaştırıldığını, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen  sözleşmeden sonra davacı şirketin yaptırdığı 1/5000 ölçekli nazım imar planının ... Belediye Meclisinin 13.02.2015 tarihli kararıyla onaylanması sonrasında sözleşme süresinin 13.02.2016 tarihinde bittiğini, bu bağlamda taraflar arasında akdedilen sözleşme süresinin bitmesinden sonra 2017 yılında yeniden yapılan imar ve parselasyon planlarıyla ilgili dava sürecinin doğan olarak beklenmesine de gerek bulunmadığını,  kadastro parselin ihyası için Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/330 esasında kayıtlı dava açılmış olup, bu nedenle davacı şirketin 22.06.2015 tarihili sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmediğinin ispatlanması açısından somut davada anılan kadastro parselin ihyası davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili kooperatifin 22.06.2015 tarihli sözleşmeyi anılan tarihte imzalamaması halinde maliki olduğu taşınmazın imar görmesi üzerine inşaat emsali düşük bir taşınmazdan tahsis edileceği baskısı sonucunda müzayaka altında(gabinkoşullarında) imzaladığını, müvekkili gibi mülk sahiplerine müzayaka altında imzalatılan sözleşme hükümleri incelendiğinde görüleceği üzere, kamu hizmet alanları için ayrılan KOP hisselerinin dahi davacı şirkete devir edileceğinin kararlaştırıldığını, keza sadece müvekkili kooperatifin maliki olduğu 1165 kadastro parselinden oluşan 23.000,00 m2 yüzölçümlü imar parseli dışında kamulaştırma ortaklık payından oluşan imar parsellerinden ... parselinde kayıtlı taşınmazdaki 5.056,98 m2 hisse ile 49022 ada 1 parselinde kayıtlı taşınmazdaki 5.512,23 m2 hisse olmak üzere ceman 10.569,21 m2 hissenin/arsanın planlama hizmeti(ücreti) karşılığında davacı şirkete devir edileceğinin hüküm altına alındığını dikkate alındığında, yapılan imar planı onama sınırındaki binlerce dönüm taşınmazdan ne kadar büyük bir alanın imar planı yapılması karşılığında belediye yetkilileri ile davacı şirketin işbirliği içinde ele geçirilerek haksız kazanç sağlandığını, mahkemenin “halen yürürlükte olan 65314 sayılı, parselasyon planının iptaline yönelik dava sürecinin devam ettiği, dolayısıyla davacının yeni parselasyon planını yapma yükümlülüğünün devam etmesi nedeniyle somut davanın erken açılmış bir dava olduğu” yönündeki gerekçesinin dosya kapsamı ile açıkça yasa ve usule aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının gerekçesi yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, alacak istemine ilişkindir. <br>\tMahkemenin 2021/555E-2021/618K sayılı 04.10.2021 tarihli kararında özetle; davalı tarafın konut yapı kooperatifi olup tacir olmadığı gibi, eser sözleşmesi mutlak ticari dava olmadığından, davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş olup davalı  vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 2021/883 E-2022/147 K sayılı 15.02.2022  tarihli kararında özetle: “…Dava konusu somut olayda davacıı limited şirket olup tacir olduğu anlaşılmakla birlikte davalı da yapı kooperatifidir.\tMahkemece karar verilmesinden sonra yapı kooperatiflerinin hukuki niteliği konusunda 12/11/2021 tarih ve 2020/2 Esas sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu kararı ile yapı kooperatiflerinin tacir olduğuna karar verilmiştir.\tYargıtay İçtihatı Birleştirme Kararları bağlayıcı olup, bu durumda davada her iki taraf da tacir olduğundan uyuşmazlığı inceleme görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olması nedeniyle mahkemece yargılamaya devamla davanın esası hakkında sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle usulden red kararı verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine…” karar verilmiştir. <br>\tDairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davacı vekili  tarafından incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve  355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t <br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık. eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 5/b maddesinde iş bedelinin parselasyon planının onaylanarak tapuda yevmiye numarasının alınması akabinde en geç 2 aylık süre içerisinde yüklenicinin alacağa hak kazanacağı belirtilmiş ve tapuda 11.05.2016 tarihinde yevmiye numarası alınmış ise de yine sözleşmenin 5/c maddesinde de sözleşme konusu planlara karşı dava açılmış olması, açılan dava sonucunda planların iptal edilmesi halinde yeni plan hazırlatmak ve onaylatmak yükümlülüğünün bulunduğu, aksi takdirde önceki imar planı çalışması nedeniyle yükleniciye verilen taşınmazın veya ödenen bedelin yüklenici tarafından iade edileceğinin kabul edilmiş bulunmasına, eldeki dava tarihi itibariyle davacı tarafça yapılan imar uygulamasının iptal edildiği ve yargılama sürecinin devam ettiği anlaşılmakla usul ve yasaya uygun karar yönelik  taraf vekillerinin  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının peşin alınan  90.247,85 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 89.515,85 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye  462,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  20.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  \t <br> <br>      Başkan                    Üye              Üye                Katip <br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3cb29c49bedca58f","SID":"eb8411290e82c230"}}