{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t\t ...<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>KATİP\t\t: ...  \t\t\t\t\t\t\t\t\t...<br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 10/05/2023<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 17/10/2023<br>DAVACI\t: ... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...<br>DAVALI\t: ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 30/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/01/2024<br><br>Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında panel yapım işi için sözlü olarak anlaşma yapıldığını, davacının bedelini ödemesine rağmen davalının işi eksik yaparak faturalandırdığını, işin tamamlanmadığını, davalının fazla ödenen bedeli ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek ... 2.İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşme konusu işin 2012 yılında davacıya teslim edildiğini, eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, ihtar tarihi olan 2022 yılına kadar bedel iadesi istenilmediğini, davalının işi tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, davacı tarafından fazla ödeme yapılmadığını, davacının halen borcunun olduğunu belirterek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece, davacının sözlü anlaşma uyarınca 2014 yılında davalı tarafa avans ödemesi yaptığını ileri sürdüğü, dosyaya ibraz edilen BA formlarının 2012 tarihli olduğu, icra takibinin ise  22/07/2022 tarihinde yapıldığı, davacı nın tamamlanmayan ve eksik bir şekilde imalat alanından ayrılarak bırakılan iş ile ilgili ödemiş olduğu avans ödemesinin ve eksik işlerin bedelinin ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinde talep edilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların  cari hesaplarında mutabık kaldıktan sonraki dönem olan 2014 sonrasında davacı ile davalının yeni bir iş için anlaşma yaptığını, davalının bu işi eksik bıraktığını, davacının fazla ödediği bedelin iade edilmediğini, kötü ifa ile eksik ifa durumlarında genel hüküm olan TBK'nun 112.maddesinin uygulanacağından genel zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresi olduğunu, sürenin de taraflar arasında 2014 yılında  sözlü olarak yapılan anlaşmadan itibaren başlayacağını, davacının sonradan yaptığı ödemelerin 2014 yılı sonrasına ait olduğunu, davalının işi yapmadığını, ayıplı ifa hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi halinde yüklenicinin ağır kusuru olması sebebi ile 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerektiğini, mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, taraflar arasında tek bir çiftlik işinin yapımının söz konusu olduğunu, işin tam ve eksiksiz teslim edildiğini, davacı tarafından verilen çeklerin karşılıksız kaldığını, davalının alacağını alamadığını, davalının alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlattığını, taraflar arasında yeni bir ticari ilişkinin kurulmadığını, davalının herhangi bir kusurunun ve ihmalinin bulunmadığını, davacının ticari ilişkide alacaklı değil borçlu olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Dava, eser sözleşmesi nedeniyle fazla ödendiği ileri sürülen iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 sayılı İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili taraflar arasında 2012 yılında panel yapımına ilişkin eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşme konusu işin tamamlanmasından sonra davalı ile 2014 yılı ve sonrasında başka kümesler için de panel yapımı için sözleşme yapıldığı, sözleşme bedelinin davalıya ödenmesine rağmen davacının işi tamamlamadığı, davalıya fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla fazla ödenen bedelin iadesi için icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine de itirazın iptali istenilmiştir. Davalı ilk sözleşme tamamlandıktan sonra davacı ile başka bir sözleşme yapmadığını savunarak davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>Davacı,  alacak talebine dayanak olarak gösterdiği eser sözlemesinin 2014 yılında yapıldığını, eksik ifa nedeniyle zamanaşımı süresinin ise 10 yıl olduğunu iddia ederek talepte bulunmuştur. Davalı ise davacının ileri sürdüğü akti ilişkiyi kabul etmemiştir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6.maddesinde yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuru ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmelerinin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu düzenlenmiştir. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusur ya da gereği gibi ifa etmemesi halinde ise aynı kanunun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Eser sözlemesinin ifa edilmeye çalışılmasına rağmen bir kısım eksikliklerin mevcut olması kusur ise de ağır kusur olarak değerlendirilemeyeceğinden eksik işler ile ilgili taleplerde 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanma alanı sınırlı kalacaktır. (Usul Ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Muammer Öztürk-Zeki Gözütok, 3.baskı)<br>Dava konusu sözleşme ilişkisinin 2014 yılında kurulduğu  ve işin eksik yapıldığı ileri sürüldüğüne göre davacının sözkonusu iş nedeniyle fazla ödediğini ileri sürdüğü bedel yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6.maddesindeki istisnai durumların uygulanması koşulları bulunmadığından davacının alacağını 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde istemesi gerekirken 5 yıllık sürenin  dolmasından sonra davanın açılması nedeniyle mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebi yerinde değildir.<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarih ve .../... - .../... sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gerekli istinaf karar harcının peşin alınmış olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin, gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.   <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f455f524817a3d98","SID":"81b191a9f7620a8f"}}