{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/913 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2026/189<br><br>DAVA\t\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 12/06/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 17/02/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Öncelikle davacı müvekkilinin kısıtlı olduğunu, ekonomik olarak zor durumda olduğnu, hak kaybına uğramaması da göz önüne alınarak adli yardım talep ettiklerini, müvekkilinin bütün malvarlığının haciz ve ipotekli olduğunu, halihazırda serbestçe tasarruf edebileceği hiçbir malvarlığının bulunmadığını, davalı bankanın uyuşmazlığa konu teminat senedi dışında aynı kredi borcunu teminen ve yine usulsüz bir şekilde müvekkilinin iki ayrı taşınmazını ipotek olarak almış olduğunu, bu ipoteklere dayalı olarak takibe geçmiş olduğunu ve müvekkilinin en değerli iki taşınmazını usulüne aykırı olarak sattırmış olduğunu, müvekkili ... hakkında çoğu bankalar tarafından icra takibi ve alacak davalarının bulunduğunu, eldeki davanın teminat senedinin hükümsüzlüğüne ilişkin olduğunda davaya konu teminat senedinin davalı banka ile dava dışı ... Şirketi arasında akdedilen ... tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin teminatı olarak verilmiş olduğunu, dava dışı firmanını kullanıdğı krediye ilişkin genel kredi sözleşmesinin ... tarihinde imzalandığını ve hemen akabinde de kredi kullandırıldığını, davaya konu senedin tanzim tarihinin ... olduğunu, vadesinin ise ... olduğunu, senede dayalı kredi kullandırma durumu olsa idi tarihlerin uyuşması gerektiğini, tarihlerdeki farklılıklar da dikkate alındığında senedin teminat amaçlı olarak sonradan ve usulsüz olarak alındığını, senet bedelinin ahzolunduğu yazılı ise de davalı bankanın davacıya ... TL'nin nakit olarak elden vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca böyle bir miktardaki paranın banka hesabına da ödenmediği de gözetildiğinde senedin teminat senedi olduğunu, aynı kredi borcunu teminen usulsüz olarak alınan ipoteklerin paraya çevrilmesi için açılan icra takibine konu alacak tutarının da senet tutarı ile birebir aynı olduğunu, davalı bankanın aynı alacağın tahsili için hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını hem de kambiyo senetlerine özgü takip başlattığını, tamamen kötü niyetli olarak mükerrer tahsil yapmaya çalıştığını, davalı banka ile dava dışı ... ... şirkeit arasında akdedilen ... tarihli ... TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden akıl sağlığı yerinde olmayan ...'e dava dışı firmanın 3 yıl evvel kullandığı kredinin teminatı içi çok yüksek miktarda olan ... TL tutarında senet imzalatılmış olduğunu, davalı banka tarafından da Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile senet dayanak edilerek kambiyo senetlerine mahsusu icra takibi başlatmış olduğunu, senede imza attırıldığı tarihte müvekkili ...'in ... yaşında ve %87 engelli olduğunu, müvekkilinin o tarihde akıl sağlının yerinde olmadığını, fiil ehliyetinin bulunmadığını, nereye ne için imza attığını bilemeyecek durumda olduğunu, ayrıca 2014 yılında düzenlenen elgelli raporuda da gözlerinin görmediği ve kulaklarının duymadığının sabit olduğunu, yaşlı ve engelli birinin kendisi ile hiçbir ilgisi bulunmayan bir firmanın kredi borcuna teminat olsun diye ... TL teminat senedi imzalamasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, icra takibine konulan senedin üzerinde ki yazıların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, bu hususta Adli Tıp Kurumundan inceleme yapılması gerektiğini, usulsüz imzalatılan senet ile de yetinilmeyip davacının eşi ...'e eş muvafakati belgesi düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin eşi ...'nın ... tarihinde ciddi bir operasyon hazılığı için gece saatlerinden itibaren ... Hastanesinde yatış halinde olduğunu, dolayısıyla aynı anda hastanede yatış yaparken hem de ...'da olmasının mümkün olamayacağını, ayrıca eş muvafakati belgesinde ki yazıların ve imzaların müvekkilinin eşine ait olmadığını, oğulları olan ... ... ile banka görevlileri ile bu sahte usulsüz işlemlerin gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkilinin ve eşinin bu işlemlerde hastanede olduğunun ve o gün için sağlığının böyle evrakları düzenlenmeye elverişli olmadığını, halen daha aynı hastanede görev yapan ve ameliyatı yapan doktorun tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, davaya konu ... tanzim ... vade tarihli ve düzenleme yeri ... olan ... TL bedelli senedin ellerinde olmadığını, eş muvafakati düzenlenmesinin ise kefalet senedi olduğu anlamına geldiğinden eş muvafakatine ihtiyaç duyulmuş olabileceğini, davacının 2011 yılından beri akıl sağlığının yerinde olmaması nedeniyle kendisini borçlandırıcı senetlerin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olamayacağını, davacının Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve .../... Esas  - .../... Karar sayılı kararı ile kısıtlandığını, kendisine kızı ... ...'ün vasi olarak tayin edildiğini, ayrıca ... ...'in okur yazar olmadığını, ... tarihiden yaklaşık 4 yıl öncesi Antalya ... Noteri huzurunda düzenlenen mühür beyannamesinin incelenmesi gerektiğini, okur yazar olmayan birisinin eş muvafakatini imzalamasının mümkün olamayacağını, sonuç olarak müvekkilinin ... tanzim ... vade tarihli düzenleme yeri ... olan ... TL miktarlı senetten kaynaklı davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, bahse konu senedin hükümsüzlüğüne,  Antalya ...İcra Dairesinin .../... E.sayılı icra takibi kapsamında haczedileri taşınmazların satışına yönelik olarak yapılacak ihalelerin kesinleşmesi ve İİK 135. Madde uyarınca ihale alıcılarına tescil görmesi halinde terditli olarak; ihale ile satışı gerçekleşen müvekkiline ait taşınmazların satış tarihindeki piyasa rayiç değerinin keşif ve bilirkişi marifetiyle tespit edilerek satış tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalı banka tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini, ayrıca davacının akıl sağlığının yerinde olmadığı dönemde usulsüz alınan senet sebebi ile Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere mahkemenin takdirine göre %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının adli yardım talebinin reddinin gerektiğini, çünkü davacının adına kayıtlı ve çok değerli pek çok taşınmazın bulunduğunu,  adli yardım fakir kişilerin faydalanması gereken husus olduğunu, davacının daha önceki müvekkili banka aleyhine açılan davalarda dört farklı avukata vekalet vermiş olduğunu, esasa değinildiğinde ise; takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, davacı yanın iddialarının mesnetsiz olduğunu, ayrıca senede karşı bir iddia var ise senet kuvvetinde olması gerektiğini, genel kredi sözleşmesinde bonodan söz edilmediğini, senet metninde veya arkasında bononun teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığını, davacının tanık dinletme talebinin reddinin gerektiğini, takip dayanağı bononun kredi borcunun ödenmesi amacıyla müvekkili bankaya verilmiş olduğunu, mükerrer tahsilat iddiasının da tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden malik ... adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parselde kain ... ve ... nolu bağımsız bölümler üzerine banka lehine ipotek tesis edilmiş olduğunu, buna istinaden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, bana ... ile oğlu ...'nın fikir ve eylem birliği içerisinde birçok bankadan krediler kullanmış olduklarını, çekilen kredilere istinaden teminat olarak davacı adına kayıtlı taşınmazların bildirildiğini, davacının düzenlettirdiği vekaletnamelerde eklenen sağlık raporlarında davacının akli melekelerinin yerinde olduğunun sabit olduğunu, alacaklılar takibe geçtikten sonra takiplerin sonuçsuz bırakılması adına gerçeğe aykırı olarak 2011 yılından beri davacının akli melekelerinin bulunmadığını iddia etmiş olduklarını ancak, böyle bir durumun söz konusu olmadığını zira vekaletname eklerinde raporların sabit olduğunu, davacı yanca sağlık raporu veren hekim aleyhine resmi evrakta sahtecilik, güveni kötüye kullanma ve gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ancak yapılan yargılama sonunda takipsizlik kararı verilmiş olduğunu ve dolayısıyla vekaletname ekindeki raporların gerçekliklerini yitirmediğini, davacının 2011 yılında gittiği hastanede yapılan tetkiklerin sonuçlarının normal çıktığını, demas teşisine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığını, insanların genelinde yaşlanmaya bağlı unutkanlıkların bulunabileceğini ama bu durumun direkt buna olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağını, davacının vesayet halinde bulunması durumunun ise vesayet altına alına kadar ki yaptığı hukuki işlemler ile aleyhine başlatılan icra takiplerinde yapılan işlemlerin geçerli olduğunu, davacının birçok noterlik evrakında sağlık raporlarının bulunduğunu, ayrıca yapılan takipler kefalete dayalı takipler olmadığından davacının kefalete ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili bankanın iyi niyetli olduğunu, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine tahsil amacı ile icra takiplerinin başlatıldığını, sonuç olarak davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkememizin ... tarihli .../... Esas  - .../... Karar sayılı kararı ile; \"Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesi ile davalı banka hakkında menfi tespit talepli açmış olduğu davada müvekkilinin ekonomik durumunun iyi olmadığını ve adli yardım talep ederek davayı harçlandırmaksızın ...-TL dava değeri üzerinden açmış, mahkememizin ... tarihli tensip zaptı adli yardım talebinin duruşmalı olarak değerlendirilmesine, ... tarihli ara karar ile davacının harç ve masrafları karşıladığı takdirde kendisinin veya ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşüreceğine ilişkin mahkememizde yeterli kanaat uyandıracak şekilde herhangi bir delil ve belge ibraz edilmediğinden adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine ilişkin ara karara itirazı üzerine mahkememizin ... tarihli ara karar ile yapılan değerlendirme sonunda adli yardım talebinin reddine karar verilmiş, mahkememizce verilen ara karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih .../...  D.İş E-K sayılı kararı ile HMK'nun 336 maddeler gereğince itirazın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçe ile davacının harç ve masrafları ödeyemeyeceği belirtilmiş ve mahkememizin ... tarihli ara kararı ile Harçlar Kanunu 30 madde uyarınca davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, mahkememizce verilen işlemden kaldırma karar tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde davacı vekili tarafından eksik harçlar ikmal edilerek dava yenilenmediğinden davanın Harçlar Kanunu 30 ve HMK'nun 150 maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği\" gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, verilen kararın davacı yanca istinaf edilmesi üzere Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarihli .../... Esas - .../... Karar sayılı kararı ile; \"Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve .../... başvuru numaralı kararı ile, davacı ...'in adli yardım talebinin kabulüne, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesine (.../... Esas) gönderilmesine karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına,\" gerekçesi ile kararın kaldırıldığı, dosyanın mahkememizin .../... Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamasına devam olunduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Tarih .../... Esas  - .../... Karar sayılı kararı gereği Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve .../... başvuru numaralı kararı ile, davacı ...'in adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, Mahkememizin .../... Esas,  Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... Esas sayılı, Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... Esas, Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyalarının birer suretleri getirtilmiştir. <br>Genel İcra Dairesi .../... Esas (Antalya Kapatılan ... Dairesinin .../... E.)  sayılı dosyasının incelenmesinde; borçlularından birinin dosyamız davacısı ... olduğu, alacaklısının ise dosyamız davacası banka olduğu,  dava dışı borçlu ... ... Şti. hakkında ...-TL nakdi ve ...-TL gayrinakdi alacağın tahsili için ... tarihinde davacının da maliki olduğu taşınmazlar üzerinde tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. <br>Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas ( Kapatılan Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas ) sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaksısının dosyamız davalısı banka olduğu, borçlularının ise ... ..., ... ..., ... Şti, ... ..., ... ... ve dosyamız davacısı ... ... olduğu, ... TL Miktarlı ... Tanzim Tarihli, ... Vade Tarihli Senet ( Borçluları ... ... , ... ..., ... ... , ... ...),  ... TL Miktarlı ... Tanzim Tarihli,... Vade Tarihli Senet ( Borçluları ... ..., ..., ...) olmak üzere toplam 2 adet senet ibraz edilerek Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri ile takip yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ... olduğu, davalısının ... A.Ş olduğu, menfi tespit istemli açılan davanın ... tarihli kararı ile Davanın Anayasa Mahkemesinin .../... başvuru numaralı ... tarihli kararı doğrultusunda derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-ı maddesi gereğince usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin  ... tarihli .../... Esas - .../... Karar sayılı kararının incelenmesinde; Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile kısıtlanan  ...'in (TC: ...)'ın TMK 405. maddesince kısıtlılık halinin devamına, kendisine vasi olarak atanan ... ...'ün (TC: ...)'ın vasiliğinin iki yıl süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında aynı senet ve davacı ile ilgili olarak alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... İhtisas Kurulunun ... tarih ... karar sayılı heyet raporunun incelenmesinde, sonuç olarak; davacının dava konusu ... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bononun düzenlenme tarihi itibari ile akli melekelerinin yerinde olduğu, fiil ve hukuki ehliyetine sahip olduğu, kişide sonradan saptanan Demans halinin işlem tarihine teşmil ettirilemeyeceği, işlem tarihlerinde fiil ehliyetine müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlarından sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, zeka geriliği, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulguya rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıklarının da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, buna göre bononun düzenlendiği tarihte fiil ehliyetine haiz olduğu belirtilmiştir. <br>Dava, davalı tarafça davacı aleyhine Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında başlatılan kambiyo takibinin dayanağı olan ... tanzim, ... vade tarihli ... TL bedelli bononun teminat olarak verildiği ve düzenlenme tarihi itibari ile davacının fiil ehliyetinin bulunmadığı iddiası ile açılmış menfi tespit davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, icra dosyası, senet aslı, sağlık raporları ve Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında aynı senet ve davacı ile ilgili olarak alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... İhtisas Kurulunun ... tarih ... karar sayılı heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; senedin tanzim tarihi itibari ile davacının fiil ehliyetinin tam olduğu anlaşılmakla davanın reddine, mahkememizce verilmiş herhangi bir tedbir bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; <br>1-Davanın Reddine, <br>2-Mahkememizce verilmiş bir tedbir bulunmadığından tazminat talebinin de reddine, <br>3-Alınması gereken ... TL maktu harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen ... TL üzerinden davalı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE<br>7-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya  Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  17/02/2026 <br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"430c7d5161a6baf3","SID":"306d124b894d8478"}}