{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1402 - 2026/218<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1402 <br>KARAR NO\t: 2026/218<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/902 Esas 2024/575 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 12/02/2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/02/2026<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 15/01/2019 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkillerinin murisi olan 25/01/1953 doğumlu yaya ...'e çarpması sonucu ...'in vefat ettiğini, davalıya ait aracın T-113318836-0-0 ZMMS poliçe numarası ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, ayrıca K-113984995-0-0 poliçe numarası ile davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalandığını, bu poliçede maddi-bedeni ayrımsız 50.000 TL’lik bir manevi sigorta klozunun bulunduğunu, dava öncesi tazminat talebiyle davalı sigorta şirketine başvurulmuş ise de olumlu veya olumsuz bir sonuç alınamadığını, araç sahibi davalının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müteveffanın vefat tarihine kadar çeşitli inşaatlarda betonarme kalıp ustası olarak çalıştığını beyanla, davacı ... için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 35.000 TL manevi tazminatın, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 3.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>               Davacılar vekili 09/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 48.185,39 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir. <br>           Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; soruşturma aşamasında müteveffa ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı sigorta şirketi tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı, diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki maliki olduğu ... plaka sayılı aracın davacı ...'nin eşi ve desteği, diğer davacıların ise babası olan ...'e çarparak ölümüne neden olması sebebiyle eldeki tazminat davasının açıldığı, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsü ...'un %25, müteveffa yaya ...'in ise meydana gelen trafik kazasında %75 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporuna göre, davacı ...'nin eşinin vefatı nedeniyle 48.185,39-TL davalılardan maddi tazminat talep hakkının bulunduğu, ancak davacı ...'nin yargılama sırasında 02/04/2021 tarihinde ölümü üzerine ölüm tarihine kadar geçen süre için destekten yoksun kalma tazminatının 6.743,07-TL olarak hesaplandığı, ... mirasçıları olan ve davaya mirasçıları sıfatı ile devam eden diğer davacılara miras payları oranında verilmesi gerektiği, sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren yasal faiz, diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği, KTK uyarınca, davalıların maddi tazminattan müştereken ve müteselsilsen sorumlu oldukları, müteveffanın çocukları olan her bir davacı için 2.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsilinin uygun olacağı, davacı ...'nin yargılama sırasında ölümü nedeniyle şahsa sıkı sıkıya bağlı manevi tazminat hakkını kaybettiği, kasko sigorta poliçesinde yer almadığından davalı sigorta şirketinin manevi zarardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; her bir davacı yararına (... hariç) 2.000’er TL olmak üzere toplam 18.000TL manevi tazminatın 15/01/2019’dan itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... yargılama sırasında öldüğünden hakkındaki manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in yargılama sırasında ölümü nedeniyle bu davacının mirasçıları sıfatı ile (... hariç) maddi tazminat talebi yönünden davaya katılan ve devam eden mirasçıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kısmen kabulüyle, her bir davacı için 674,31 TL olmak üzere toplam 6.068,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden 15/01/2019 kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 12/03/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacılardan ...’in yargılama sırasında ölümü sonrası mirasçısı ...’ın davacı sıfatıyla davaya dahil edildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararının sadece usule ilişkin olduğundan esasa ilişkin istinaf taleplerinin incelenmediğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karardaki kusur tespitinin hatalı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından 08/04/2021 tarihli bilirkişi raporu ile müteveffa ... için 48.185,39 TL maddi tazminat hesaplaması yapıldığını, bu rapor esas alınarak 09/04/2021 tarihinde 1.000,00 TL belirsiz değerli açtıkları davalarını 47.185. 39 TL arttırarak rapordaki tutar olan 48.185.39 TL olarak ıslah ettiklerini, ancak henüz dava sonuçlanmadan ...'in vefat etmesi nedeniyle yeniden hesaplama yapıldığını ve doğal olarak sadece işlemiş dönemi kapsayan destekten yoksun kalma tazminatının 6.743,07 TL olarak hesaplandığını, mahkemenin de takdir ettiği üzere hesapların davacı ...’nin vefatı sebebiyle değiştiğinden, fazla miktar talep etmiş olduklarını, ancak bu durumla ilgili bir kusurlarının bulunmadığını, bu nedenle maddi tazminat talebi hakkında karşı vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını, manevi tazminat yönünden ise davacılar murisi olan ...’in 66 yaşında vefat ettiğini, bu olay sebebiyle müteveffanın çocukları olan davacılar yararına sadece 2.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, verilen kararın adil olmadığını, mahkemece her bir davacı lehine 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilirken karşı yan için 5.100,00 TL vekalet ücreti hükmedildiğini ve karşı tarafın bunu icraya verilmiş olup, tam 20.000 TL’ye ulaştığını, maddi tazminatın reddedilen kısmı sebebiyle müşterek müteselsil sorumlu davalar için ayrı ayrı ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hak arayan müvekkillerinin bu karar ile cezalandırıldığını, kusur oranının yeniden belirlenmesini, müvekkillerinin her biri lehine verilen 2.000,00 TL manevi tazminat miktarının yükseltilmesini ve ayrıca davaya dahil edilen ... hakkında hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>            Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>              Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>               Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>             Tüm dosya kapsamından olay tarihi olan 15/01/2019 günü saat 18:15 sularında, davalı sürücü ...’un sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı otomobil ile Kanuni Sultan Süleyman Bulvarı üzerinde sol şeritte seyir halinde iken, aracının ön kısmı ile gidiş istikametine göre yolun sağından orta refüj ile bölünmüş yolun karşısına geçmek isteyen davacılar murisi yaya ...’e çarptığı, kaza sebebiyle davacılar murisi olan ...’in hayatını kaybetmesi üzerine eldeki maddi ve manevi tazminat istemli davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>         Yargılama sırasında destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı ...’in ölümü sebebiyle, mirasçıların tamamının davadan haberdar edilerek davada taraf teşkilinin sağlanması ve davada daha önce tarafı olmayan mirasçı ...’ın da davada yer almasının sağlanması için ilk derece mahkemesi tarafından verilen 03/12/2021 tarih, 2019/244 Esas - 2021/910 Karar sayılı kararın Dairemizin 2022/1426 Esas- 2023/1463 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasından sonra, ... mirasçılarından ...’ın da davada yer alması sağlanarak, ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yargılama yapılmıştır.<br>         Yerel mahkemece dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 02/03/2021 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı /sürücü ...’un %25 oranında davacılar murisi olan yaya ...’in ise %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, alınan rapor dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;<br>         1-Davacı ...’in yargılama sırasında ölmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 55. maddesi uyarınca, davada taraf teşkili sağlandığı ve daha önce davada yer almayan mirasçı ...’ın vekalet sunarak davada yer aldığı dosya kapsamı ile sabit olup, ilk derece mahkemesi tarafından 4721 sayılı TMK’nın 599. maddesi uyarınca, mirasçıların miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanacağı ve miras bırakanın halefi haline geleceği gözetilerek ...’ın da vefat eden davacı ... mirasçısı olarak gerekçeli karar başlığında isminin davacılar kısmında yer alması ve adı geçen davacı yararına ölü davacı ...’in talebi doğrultusunda, miras payı oranında destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir.<br>             2-Somut olayda, davacılar murisi ... 15/01/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğinden, davacılar yararına 6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesi uyarınca manevi tazminat ödetilmesi koşulları oluştuğu sabittir.<br>            Manevi tazminat talebi şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olup, 4721 sayılı TMK'nın 25/4 maddesinde yer alan “manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez, miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez” hükmü gereğince ölmeden önce ileri sürülmüş olan manevi tazminat talep etme  hakkı zarar görenin mirasçılarına geçeceğinden, davacı ... tarafından ölmeden önce talep edilen manevi tazminat isteme hakkının mirasçılara geçen haklardan olduğu, bir başka deyişle şahsa sıkı sıkıya bağlı bu hakkın dava açılması ile beraber malvarlığı hakkına dönüşeceği dikkate alınarak, ilk derece mahkemesi tarafından bu talebin de değerlendirilmesi gerekirken adı geçen davacının ölümü sebebiyle manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesis edilmesi doğru değil ise de bu husus davacılar vekili tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden, Dairemizce 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede dikkate alınmamıştır.<br>            Ölü davacı ... dışındaki diğer davacıların manevi tazminat talebine gelince, dava konusu kazanın meydana geldiği yer ve zaman, kazanın gerçekleşme biçimi ve sonuçları, paranın alım gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların dava dilekçesinde murisleri Hasan Kaya’nın kusur durumuna göre, tazminat talep ettiği gözetilerek ilk derece mahkemesi tarafından manevi tazminat talebinin tümü ile kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.<br>           3-Müteveffa ...’in eşi olan ve destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı ...’in talep ettiği tazminat tutarının hesaplanması için ilk derece mahkemesi tarafından alınan 08/04/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp progresif rant yöntemine göre talep edeceği tazminat tutarının 48.185,39 TL olarak hesaplanması üzerine davacılar vekili tarafından 09/04/2021 tarihli dilekçe ile ... için talep edilen 1.000,00 TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatının 47.185,39 TL artırılarak 48.185,39’TL'ye ıslah edildiği ne var ki, davacı ...’in 02/04/2021 tarihinde vefat ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından alınan 11/10/2021 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu ile ...’in kaza tarihi ile ölüm tarihi arasında talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 6.743,10 TL olarak hesaplandığı anlaşılmış olup, alınan rapor teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;<br>          Davacı ...’in vekili tarafından ıslah dilekçesi verilmeden bir hafta önce vefat ettiği, davacı ...’nin ölümü ile birlikte vekili ile arasındaki vekalet ilişkisi sona ermekle beraber, sonradan ... mirasçısı sıfatıyla davada yer alan mirasçıların aynı avukata vekalet vermek suretiyle davada taraf haline gelerek, vekil tarafından yapılan işlemlere muvafakat ettiği sabit olup, avukatın hayatın olağan akışı içerisinde müvekkilinin ölümünden haberdar olmayarak ıslah dilekçesi verdiği gözetilerek yargılama sırasında ölen davacı ... adına ıslahla arttırılan tutar yönünden aleyhe yargılama giderine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.<br>         Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından yanılgılı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına ve bu yanılgıların giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasının gerekli olmamasına göre; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile;  ölü davacı ... mirasçısı olan davacı ...’ın da yargılama sırasında davaya dahil olduğu ve murisi ... mirasçısı olarak davacı sıfatını kazandığı gözetilip adı geçen mirasçı lehine de miras payı oranında 674,31 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi, diğer davacıların manevi tazminat talebinin tümü ile kabulüne karar verilerek, ölü davacı ... adına ıslahla arttırılan tutar yönünden aleyhe yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği vicdani kanaati aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/10/2024 tarihli, 2023/902 Esas – 2024/575 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Manevi tazminat talebi yönünden davanın  KABULÜ İLE;<br>Davacı ... için 3.000,00 TL,<br>Davacı ... için 3.000,00 TL,<br>Davacı ... için 3.000,00 TL,<br>Davacı ... için 3.000,00 TL,<br>Davacı ... için 3.000,00 TL,<br>Davacı ... için 3.000,00 TL,<br>Davacı ... için 3.000,00 TL,<br>Davacı ... için 3.000,00 TL,<br>                Davacı ... için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 27.000,00-TL manevi tazminatın, 15/01/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, <br>            Davacı ...'in manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,<br>           2-Davacı ... yargılama sırasında ölümü nedeniyle, bu davacının mirasçıları sıfatı ile maddi tazminat talebi yönünden davaya katılan ve devam eden mirasçılar yönünden maddi tazminat talebinin  kabulü ile;<br>Davacı ... için 674,31 TL,<br>Davacı ... için 674,31 TL,<br>Davacı ... için 674,31 TL,<br>Davacı ... için 674,31 TL,<br>Davacı ... için 674,31 TL,<br>Davacı ... için 674,31 TL,<br>Davacı ... için 674,31 TL,<br>Davacı ... için 674,31 TL,<br>Davacı ... için 674,31 TL<br>            Davacı ... için 674,31 TL olmak üzere toplam 6.743,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... yönünden 15/01/2019 kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünde 12/03/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, <br>           3-Kabul edilen 27.000,00 TL manevi tazminat üzerinden hesaplanan 1.844,37-TL karar ve ilam harcından 1.075,89 TL peşin harcın düşümü ile 768,48 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>          4-Davacılar tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 1.075,89 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.120,29 TL harcın davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine,<br>          5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 27.000,00 TL üzerinden takdir edilen 27.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine,<br>          6-Kabul edilen 6.743,10 TL maddi tazminat tutarı üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan  TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00 TL harcın 806,00 TL ıslah harcından düşümü ile artan 74,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,<br>            7-Davacılar tarafından yatırılan 806,00 TL ıslah harcından davacılara geri verilmesine karar verilen 74,00 TL harcın düşümü ile kalan 732,00  TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>          8-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 6.743,10 TL maddi tazminat tutarı üzerinden takdir edilen 6.743,10TL vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>    9-Davacıların karşıladığı 409,90 TL tebligat gideri, 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.009,90 TL yargılama giderinin davalılardan müşetereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>        10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.980,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan  tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>          11-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan gider avansının harcanmayan kısmının 6100 sayılı HMK’nın 333. Maddesi uyarınca re'sen yatırana iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>II-İstinaf talebi kabul edilen eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde  davacılara iadesine,<br>III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 353,20 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.036,30 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,<br>III-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>IV-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"959fd3f8442d05e0","SID":"7f1792c294cc584b"}}