{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1328 - 2026/207<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1328 <br>KARAR NO\t: 2026/207<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/703 Esas 2024/858 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 12/02/2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/03/2026<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili  ve asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 22/10/2017 tarihinde dava dışı ...’ın sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olup, davacı ...’ın içinde yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, bakıcı yardımına muhtaç duruma geldiğini  beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL geçici, 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 13/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/844 Esas nolu dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; 22/10/2017 tarihinde dava dışı ...’ın sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olup, davacı ...’ın içinde yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda bu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL geçici, 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 14/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Asıl ve birleşen davada davacılar vekili bedel artırım dilekçesi ile; davacı ... için sürekli iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebini 23,741,44-TL, geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebini 4,351,52-TL, bakıcı gideri zararına ilişkin tazminat talebini 414,16-TL olarak, davacı ... için sürekli iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebini 98.167,67-TL olarak artırmış, kaldırma kararından yapılan yargılamada sunulan ıslah dilekçesi ile davacı ... için sürekli iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebini 177,123,17-TL, davacı ... için sürekli iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebini 330.000,00-TL olarak artırmıştır.<br>Asıl ve birleşen davada davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan ilk yargılamada asıl davanın kabulüne, davacı ... yönünden 23.741,44-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.351,52-TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 414,16-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 28.507,12-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 98.167,67-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının dava konusu geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve asıl ve birleşen davada davalı sigorta vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiş, Dairemizin  2022/892 Esas - 2023/791 Karar nolu 24/05/2023 tarihli ilamı ile kararın ‘hükme esas alınan ...’a ilişkin HÜTF tarafından tanzim edilmiş 25.11.2020 tarihli maluliyet raporunun davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek ve iki haftalık beyan süresinin dolması beklenerek, akabinde kaza neticesi küçük ...’ın femur şaft kırığı ve sağ iliak kanat üzerinde abrazyonu meydana geldiği, küçük davacının kaza anındaki yaşı ve yaralanmasının niteliği gözönüne alınarak ve mahkemece alınan maluliyet raporunda da belirtildiği üzere hastada mevcut şikayetlere yönelik Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ve Göz Hastalıkları Anabilim Dallarından bu şikayetlerinin kaza ile illiyetini belirten tıbbi evrak getirtilerek önceki maluliyet raporunu tanzim eden HÜTF’den kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek ek rapor alınarak, bu davacının kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyeti oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise kaza ile illiyeti olup olmadığı ve süresinin netlikle belirlenmesi, aktüer bilirkişiden yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanarak, işleyecek/bilinmeyen dönem hesabının \"progresif rant yöntemi\" ile belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi, ayrıca hükmedilecek tazminata yasal faiz işletilmesi’ gerektiği gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılamada asıl davanın değer artırım ve ıslah talebi gözetilerek kabulü ile (davacı ... yönünden) dava konusu 177.123,17-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 4.351,52-TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 414,16-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 181.888,85-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın değer artırım talebi gözetilerek kısmen kabulü ile; (davacı ... yönünden)dava konusu 330.000,00-TL sürekli işgöremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının dava konusu geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ...’ın maluliyet oranının hükme esas alınan maluliyet raporunda belirtilen oranın oldukça üstünde olduğunu, bu davacının gözündeki rahatsızlıkların kaza sonrasında başladığını, Çocuk Ve Ergen Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı İle Göz Hastalıkları Bölümü tarafından gerekli ve yeterli incelemeler yapılmadan soyut ve yüzeysel raporlar tanzim edildiğini, asıl ve birleşen davalarda davacıların maluliyet oranının doğru belirlenmediğini, davacı ...'ın kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle herhangi bir geliri olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararından söz edilemeyeceği tespitinin yerinde olmadığını, hükme esas alınan 20.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, maluliyetin tespit edildiği yönetmelik, maluliyet oranları, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin kusur durumunu belirlerken kazanın meydana gelmesi ve zararın oluşmasında yol şartlarının ve çevresel faktörlerin tespiti, üçüncü kişi ya da kurumların sorumluluğu ile alakalı hiçbir işlem ve araştırma yapmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davacı ...'a ilişkin maluliyet raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, aktueryal ... Sigorta Çözümleri Danışmanlık Ve Eğitim A.Ş. tarafından denetim raporu düzenlendiğini, raporda \"..... çocuk şahsın gelişme döneminde maruz kaldığı kazadan etkilenmesi iyileşme veya kötüleşme yönünde zamanla değişim gösterebileceğinden dolayı tıbben “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”e göre çocuk şahsın maluliyet değerlendirmesinin daha uygun olacağının belirlendiğini, davacı ...’a ilişkin maluliyet raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, ilgili raporun, yürürlükteki yönetmeliğe uygun olmadığını, kaza sonrasında ilk olarak başvurulan Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Ve Araştırma Hastanesi kayıtlarında ve tedavi evrakları içerisinde, kaza neticesinde oluşmuş burunda kırık ve hatta burunla ilgili hiçbir yaralanmadan bahsedilmediğini, kaza ile davacıda tespit edilen sekel arasında nedensellik bağının kurulamadığını, aktüer raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderine ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını, davacıların, kazaya karışan araçta hatır için taşındığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; <br>Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemlidir. <br>Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 22.10.2017 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek menfeze düşmesi sonucu meydana gelen tek taraflı kazanın oluşumunda sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece dava konusu kazanın tek taraflı olması, asıl ve birleşen davacıların kazanın oluşumunda nedensel değer taşıyan bir etki ve fiillerinin ileri sürülmemesi nedeni ile kusur bilirkişi raporu alınmadığı, mahkemece  HÜTF’den alınan maluliyet raporu uyarınca, asıl dava davacı ...’ın dava konusu trafik kazası nedeni ile %2 oranında sürekli ve 3 ay geçici işgöremezliğinin oluştuğu, 1 hafta süre ile bakıcı yardımına muhtaç kaldığının belirlendiği, birleşen dava davacısı ...’ın ise; %5 oranında sürekli ve 6 aya kadar geçici işgöremezliğinin oluştuğu, 1 ay süre ile bakıcı yardımına muhtaç kaldığının belirlendiği, mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporu uyarınca, PMF-1931 yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda asıl dava davacısının davalıdan 4.351,52-TL geçici, 23.741,42-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 414,16-TL bakıcı gideri talep edebileceği, birleşen davada ise; davacı küçüğün yaşının küçüklüğü sebebiyle geçici işgöremezlik zararını talep hakkının bulunmadığı ve davalıdan 98.167,67-TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep edebileceğinin belirlendiği, mahkemece anılan raporların hükme esas alınmasıyla verilen ilk kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili, asıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce verilen kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada, birleşen dosya davacısı ...’a ilişkin düzenlenen HÜTF tarafından tanzim edilmiş 25.11.2020 tarihli maluliyet raporunun asıl ve birleşen dosya davalısı sigorta şirketi vekiline tebliğ edildiği, H.Ü. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD Başkanlığı’ndan gelen 19/04/2024 tarihli rapor uyarınca, davacı ...'ın “Ağır Düzeyde Zeka Geriliği” ve “Otizm Spektrumu Bozukluğu” tanılarının olduğu, trafik kazasında kafa travması öyküsü olduğu, ancak hastanın kaza öncesinde de birden fazla alanda gelişiminde gecikme olması, mevcut “Otizm Spektrumu Bozukluğu” ve “Ağır Düzeyde Zeka Geriliği” tanılarının klinik seyrinde farklılıklar olması sebebi ile kaza ile ilişkisinin bilinemeyeceğinin belirtildiği, davacı ... ile ilgili Hacettepe Üniversitesi’nden alınan 01/08/2024 tarihli ek maluliyet raporu uyarınca, bu davacının %5 oranında sürekli ve 6 aya kadar geçici işgöremezliğinin oluştuğu, 1 ay süre ile bakıcı yardımına muhtaç kaldığının belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan ek rapor uyarınca, davacı ... lehine, 4.351,52 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 414,16 TL bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, AGİ'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda pasif dönem hesabının 14.299,99 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 164.785,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, aktif-pasif dönem ayırımı yapılmadan hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 177.123, 17 TL sürekli is göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı ... adına ise 18 yaşından küçük olan davacı için geçici iş göremezlik zararı hesaplanmadığı, AGİ'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda, davacı ... lehine, 647.219,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, aktif-pasif dönem ayırımı yapılmadan hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 675.529,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığının belirtildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunun olayın oluşu ve kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ile uyumlu olmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde sürücünün kural ihlali olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporlarının hüküm kurmaya, denetime, kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasına, buna göre asıl dava davacı ...’ın dava konusu trafik kazası nedeni ile %2 oranında sürekli ve 3 ay geçici iş göremezliğinin oluştuğu, 1 hafta süre ile bakıcı yardımına muhtaç kaldığının belirlendiği, birleşen dava davacısı ...’ın ise; %5 oranında sürekli ve 6 aya kadar geçici işgöremezliğinin oluştuğu, 1 ay süre ile bakıcı yardımına muhtaç kaldığının belirlenmesine, H.Ü. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD Başkanlığı’ndan gelen 19/04/2024 tarihli rapor uyarınca, davacı ...'ın “Ağır Düzeyde Zeka Geriliği” ve “Otizm Spektrumu Bozukluğu” tanılarının olduğu, trafik kazasında kafa travması öyküsü olduğu, ancak hastanın kaza öncesinde de birden fazla alanda gelişiminde gecikme olması, mevcut “Otizm Spektrumu Bozukluğu” ve “Ağır Düzeyde Zeka Geriliği” tanılarının klinik seyrinde farklılıklar olması sebebi ile kaza ile illiyetinin belirlenemediğinin anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, raporda yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, birleşen davada davacı ...'ın kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle herhangi bir geliri olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararından söz edilemeyeceğinin anlaşılmasına, davanın açılmasından önce davalı şirkete başvuru yapıldığının anlaşılması karşısında dava şartının yerine getirilmiş olduğunun anlaşılmasına, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderine ilişkin taleplerin poliçe kapsamında bulunmasına, davacıların, kazaya karışan  akrabaları tarafından sevk ve idare edilen araçta ailece seyahat etmekte oldukları nazara alındığında somut olayda hatır taşıması bulunmadığının anlaşılmasına göre istinaf eden taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Bununla birlikte zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. <br>Her somut olayın özelliğine göre, olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek, zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca, tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, birleşen Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/844 Esas nolu dosyası kapsamında yer alan Gazi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği tarafından düzenlenen 22.10.2017 tarihli epikriz raporu içeriğinde kaza tarihinde 1 yaşında olan davacı ...’ın ilişkin araç içi trafik kazası geçiren hastanın kaza esnasında arka koltukta oturduğu, camdan dışarı fırladığı, sağ humerusunda ve sağ femurunda kırığı olduğunun belirlenmiş olmakla davacı küçük ...’ın seyir sırasında çocuk oto koltuğunda oturmadığının anlaşılması karşısında birleşen dosya davacısının (velisi olan anne ve babasının) meydana gelen zararda müterafik kusuru bulunduğunun anlaşılması karşısında mahkemece birleşen dosyada hesaplanan tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken bu hususun nazara alınmamış olması yerinde görülmemiş olmakla birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda birleşen dosya davacısı ... lehine hesaplanan tazminatın poliçe limitinin üzerinde kalacak şekilde 675.529,72 TL olarak hesaplandığı, mahkemece verilen hükümde de poliçe limiti miktarına hükmedilmiş olması nazara alındığında, hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmamış olması sonuca etkili görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin, asıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin, asıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davacı ...’dan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın bu davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3- İstinaf eden davacı ...’dan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın bu davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf eden davalı sigorta şirketi tarafından yatırılması gereken asıl dava için 12.424,82 TL ve birleşen dava için 22.542,30 TL olmak üzere)toplam 34.967,12 TL harçtan peşin alınan 8.735,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>5-İstinaf eden tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>7-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9eb83c221f9001ed","SID":"92abbdc8e19ddbd2"}}