{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:25/02/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:11/11/2022<br>DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının iptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:25/02/2026<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından 12/04/2021 tarihinde genel kurul toplantısını yapıldığını, toplantıya müvekkili ile ...'in vekalaten, ... ve ...'in katıldığını, toplantı gündeminin 3.maddesinde müdürler Kurulu'nun 2020 faaliyet raporunu görüşülmesinde hazırlanması gerekli olan yıllık faaliyet raporu, genel kurul toplantısından en az 15 gün önce şirket merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine sunulmadığı, yıllık faaliyet raporunun yazılmadığını, yıllık faaliyet raporunun genel kurulda okunmadığını, müzakere edilmediğini, pay sahipleri için müdürler kurulunun şirketi basiretli bir yöneticinin özeni ile yönetip yönetmediklerini tespit ederken şirketin yıllık faaliyet raporlarının önemli bir belge ve delil olduğunu, şirket faaliyetlerinin pay sahipleri tarafından daha ayrıntılı görülebilmesi ile, yöneticilerin sorumluluğunun gündeme gelebileceğini, müvekkile bu yönde usulüne uygun olarak inceleme imkanı verilmediğinden şirket faaliyetlerinin incelenemediğini, gerekli bilgilerin raporda yer almaması ya da eksik veya gerçeğe aykırı yer almasından dolayı raporu hazırlayanın sorumlu olacağını, davalı şirket tarafından yönetim kurulunun faaliyet raporunun hazırlanmadığını, faaliyet raporunun pay sahibi müvekkil tarafından incelenmesi ve varsa eksikliklerinin tespitinin mümkün olmadığını, genel kurul sırasında pay sahiplerine fiziken de yıllık faaliyet raporunun sunulmadığını, şirket müdürü olan ... tarafından sözlü açıklamalar yapıldığını, müvekkilinin pay sahibi olduğu şirketin sermaye şirketi olduğunu, şirket müdürlerinin keyfi davranışlarıyla alacağından vazgeçemeyeceğini veya alacağını erteleyemeyeceğini, yapılan sözlü açıklamaların yetersiz ve eksik olduğunu, faaliyet raporu da sunulmadığından bu yönde inceleme yapılamadığını, olmayan raporun görüşülmesinin yasaya aykırı olduğunu, yine toplantı gündeminin 4.maddesi olan 2020 yılı hesap döneminin mali tablolarının görüşülmesi ve kabulünde usul ve yasaya aykırı davranıldığını, 2020 yılı hesap dönemi mali tabloları incelenmek üzere tevsik edici belgeler ile müvekkilin incelenesine imkan verecek şekilde genel kuruldan 15 gün önce hazır edilmediğini, genel kurul davet yazısının müvekkile ulaştığında bir çok kez şirket merkezine gittiğini, şirket merkezi kapalı olduğundan inceleme yapılamadığını, müvekkilin mali tabloları incelemesine dürüstlük kuralına aykırı şekilde izin verilmediğini, yine toplantının 5.maddesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müdürler kurulunun ibrasında müdürlerin oy kullanmasının mümkün olmadığını, genel kurulda müdürlerin oy kullanmasının sonuca etki ettiğini, müdürler kurulunun ibrası kararı alınmasını sağladığını, müdürlerin kendilerini ibra ettiğini belirterek 12/04/2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağında alınan kararların azlık haklarını ihlal, kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık taşıması sebebiyle müvekkilinin ciddi bir hak kaybına uğrama tehdidi altında bulunduğundan alınan 3-4-5 nolu kararların iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... Dava, davalı kooperatifin 12/04/2021 tarihli genel kurulunda alınan 3-4-5 numaralı kararların iptali davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller, toplantı tutanağı ve ekleri ve hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde dava konusu genel kurulun 3 ve 4.gündem maddelerinde sadece konunun görüşüldüğü, herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmakla bu maddeler yönünden davacının davada korunmaya değer bir hukuki menfaati bulunmadığından davanın reddine, 5 numaralı gündem maddesinde ise Müdürler Kurulunun İbrasına dair kararda karar nisabına uyulmadığı, ibrası görüşülen müdürlerinde yasak olduğu halde oy kullandıkları anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; davalı şirketin 12/04/2021 tarihli genel kurulunda alınan Müdürler Kurulunun ibrasına dair 5 nolu gündem maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş..\" şeklindeki gerekçe ile, Davanın kısmen kabulü ile; Davalı şirketin 12/04/2021 tarihli genel kurulunda alınan müdürler kurulunun ibrasına dair 5 nolu gündem maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; olağan genel kurul kararının 3 ve 4 numaralı gündem maddesinin iptalinin gerektiğini, mahkemenin ispat yükünü tespitinde hataya düştüğünü, yıllık faaliyet raporunun ve mali raporun usulünce incelemeye sunulmadığını, hukuki yararın olmadığına dair tespitin yerinde olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sürekli olarak işlemlere karşı dava açtığını, şirketin faaliyetine engel olmaya çalıştığını, genel kurul toplantısında alınan kararların usulüne uygun olduğunu, davacı tarafından, müvekkili şirketten her hangi bir bilgi veya belge talep edilmediğini, davacı aksini iddia etse de bu iddianın ispata muhtaç olduğunu ve davacı tarafça ispat edilemediğini, genel kurulda alacaktan vazgeçme yönünde bir karar alınmadığını, mahkemenin ibra hükmü yönünden davanın reddi kararı vermesi gerektiğini, davacının iddialarını ispat edemediğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı taraf, 3 ve 4 numaralı kararların da iptalinin gerektiğini ileri sürmektedir.<br>Türk Ticaret Kanunu m. 662'de genel kurul kararlarının butlanı ve iptali hakkında anonim şirk hükümlerine atıf yapılmış ve bu hükümlerin kıyas yoluyla limited şirkete de uygulanacağı öngörülmüştür.<br>Anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında alınan kararlar, toplantıda hazır bulunup bulunmaması yahut karara olumlu oy verip vermemesinden bağımsız olarak şirketteki tüm pay sahipleri için geçerli olmaları sebebiyle usul ve yasaya aykırı genel kurul kararlarının iptali için başvurulabilecek imkânlardan biri olan genel kurul kararlarının iptali davası, TTK’nın 445 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Bu bağlamda TTK’nın 445. maddesi gereğince aynı Kanun’nun 446. maddesinde belirtilen kişiler kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceklerdir. Maddede sayılan sebepler tahdidi olmayıp somut duruma göre hukukun genel ilkelerine aykırı ve nesnellikten uzak nitelikte olan genel kurul kararlarının iptali mümkündür (Tekinalp, Ünal: Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul 2015, s. 393).<br>Genel kurul kararları, pay sahiplerinin irade beyanı olan oyların belirli yönde yeterli sayıda kullanılmasıyla oluşur(Korkut, Ömer; Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının Butlanı, Nisan 2012, Karahan Kitapevi, s. 4).<br>Uyuşmazlık konusu genel kurulun iptali istenen 3 ve 4 numaralı kısımlarında bu yönüyle alınmış, teknik olarak bir \"karar\" yoktur. İlgili madde içeriklerinde bazı konuların görüşüldüğü, pay sahipleri tarafından görüşlerin belirtildiği görülmektedir.<br>Belirtmek gerekir ki; Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının dava açmakla hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir  yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır(Arslan, Ramazan; Aktaran, Hanağası, Emel, Davada Menfaat, Ankara 2009 Önsöz VII) Hukuki yarar,  6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin (h) bendinde dava şartları arasında sayılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta, genel kurul tutanağında 3 ve 4 numaralı kısımların iptalinin istenmesinde, ortada iptali istenebilecek bir karar olmadığından, davacı tarafın hukuki yararı yoktur. İlk derece mahkemesinin bu husustaki kabulü yerinde olmakla, bu yöne ilişkin davacı tarafın istinaf sebebi yerinde değildir.<br>Ayrıca, şirketlerde genel kurul kararlarının doğrudan veya dolaylı etkilerini gösterebilmeleri her şeyden önce hukuk kurallarına aykırı bulunmamalarına, hukuken mevcut ve geçerli olmalarına bağlıdır. Genel kurul kararlarında bu hükümsüzlük, ihlâl edilen hukuk kuralının niteliğine göre butlan, yokluk veya iptal edilebilirlik olarak karşımıza çıkmaktadır.<br>Yokluk ve butlan halleri, mahkemelerce kendiliğinden göz önüne alınması gereken hallerdir(Tanım, Tahvil ve hakkın kötüye kullanılması yönünden farklı kurumlar olduğu konusunda bkz; Moroğlu, Erdoğan, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2017).<br>Yokluk, bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu/şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir (Bahtiyar, Mehmet, Ortaklıklar Hukuku, 14. Bası, Beta, İstanbul,2020,s.198). Yoklukta, hukukî işlem için gerekli olan içerik şekli bakımdan dâhi meydana gelmiş değildir (Tekinay, S. Sulhi/Akman, Servet/Burcuoğlu, Haluk/Altop, Atilla: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul, 1993, s. 378). Yokluğun bir hukuki işlemin kurucu unsurlarındaki eksikliği ifade etmesinden hareketle genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine karar verilmesi için öncelikle kurucu unsurlarının neler olduğunun belirlenmesi gerekir. Genel kurul kararlarının kurucu unsurları “genel kurul” ve “karar”dır. Dolayısıyla bir genel kurul, kanunun öngördüğü kurucu-şekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde toplanmış veya kanunun öngördüğü kurucu-şekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde karar almışsa, alınan bu karar yoklukla maluldür (Ayrı yönde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2864 Esas, 2025/1306 Karar; 2024/2803 Esas, 2025/757 Karar; 2024/407 Esas, 2024/8465 Karar; 2023/295 Esas, 2024/4130 Karar; Korkut, s. 36, Kırca, İsmail, Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, Onikilevha yayınları, İstanbul 2022, s. 8; Zengin, İbrahim Çağrı, Türk Ticaret Kanunu'na Göre Anonim Ortaklık Genel Kurulunda Yeter Sayılar, Onikilevha yayınları, İstanbul 2020, s. 491-494).<br>Somut uyuşmazlıkta, şirket müdürlerinin kendi ibralarında oy kullanmaları nedeni ile 5 numaralı kararın iptali talep edilmiş, mahkemece, 5 numaralı kararın iptaline karar verilmiştir.<br>TTK'nın  619. maddesinin birinci fıkrası uyarınca herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar. <br>Genel kurul tarihi itibariyle ... ve ... (06/04/2020 tarihli genel kurul kararı gereği 10 yıl süre ile seçilmişlerdir) şirket müdürüdürler ve iptali istenen genel kurulda anılan kişilerin ibra gündemli oylamada oy kullandıkları anlaşılmaktadır. <br>TTK'nın 620'inci maddesi gereği, kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır. Oydan yoksunluğun bulunduğu somut durumda, oy hakkından yoksun olan müdürlerin oyları dışında karar nisabının sağlanması gerekir. <br>Oy hakkından yoksun olan şirket müdürleri haricinde oy kullanan davacının 500, diğer oy kullananın da 500 payının olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle gerekli nisapta alınmış bir ibra kararı yoktur.<br>Anılan açıklamalar ışığında genel kurulun 5 numaralı gündem maddesindeki ibraya ilişkin alınan karar yoklukla maluldur.<br>İlk derece mahkemesince, yokluk tespiti kendiliğinden göz önüne alınması gereken bir husus olduğu ve somut uyuşmazlıkta davaya konu 5 numaralı ibra kararının yoklukla malul olduğu gerekçesiyle, davalı şirketin 12/04/2021 tarihli genel kurulunda alınan müdürler kurulunun ibrasına ilişkin 5 no'lu gündem maddesinin yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, iptaline karar verilmesi hatalı olmuştur. <br>6100 sayılı HMK m. 353/1,b-2 gereği; Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince re'sen sebeple kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeple KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3- A-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;  Davalı şirketin 12/04/2021 tarihli genel kurulunda alınan müdürler kurulunun ibrasına ilişkin 5 no'lu gündem maddesinde alınan kararın  YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>B-Fazlaya ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>C-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından, başlangıçta yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>D-Davacı tarafça yatırılan başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,<br>E-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 118,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>F-İlk derece mahkemesince yazılan 12/01/2023 tarihli,  ... harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince iptaline,<br>G-Davacı tarafça yapılan tebligat gideri 107,60.-TL, bilirkişi ücreti 1.500,00.-TL olmak üzere toplam 1.607,60.-TL yargılama giderlerinin davanın kısmen kabulü, kısmen reddi göz önüne alınarak yarısı olan  803,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,  fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>H-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği göz önüne alınarak mahkememizce takdir edilen 9.200,00.-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,<br>I-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği göz önüne alınarak mahkememizce takdir edilen 9.200,00.-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,<br>İ-Harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 220,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 511,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>b-Davalının istinaf başvurusu (5 no'lu gündeme ilişkin) re'sen sebeple kabul edildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>c-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>d-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının, istinaf başvurusu re'sen sebeple kabul edildiğinden ve hakkaniyet gereği  kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 352/1-ç bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89b95ef2bc657263","SID":"6d11e86f9ef5489f"}}