{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. .... BAM   ..... HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .../... - .../...<br>\tT.C.<br>                 .....       \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           ..... HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:.../...<br>KARAR NO\t: ../...<br><br>BAŞKAN\t: ....<br>ÜYE\t: .........<br>ÜYE\t: .........<br>KÂTİP\t: ........<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: .../...<br>KARAR NO\t: .../....<br>KARAR TARİHİ\t: ....<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: ....<br>DAVACI\t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ......<br>DAVALI\t: 1 -...........<br>VEKİLİ\t: Av. ............<br>DAVALI\t: 2 -.........<br>VEKİLİ\t: Av. ............<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: ........<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: .......<br><br>Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dilekçesinde, olay günü olan 15/11/2011 tarihinde.......... plakalı aracın müvekkili <br>..........'e aracın sağ ayna kısmının çarpmasıyla meydana geldiğini, kaza sonrasında bir yıl müddetince <br>çalışmasına engel olduğunu, ayrıca müvekkilinin hastane, ilaç, yol gibi çeşitli masraflar <br>yapmasıyla maddi anlamda da kayıpları olduğunu, müvekkilinin  daimi bir şekilde maddi zorluklarla karşılaşmakla birlikte bunun <br>sonucunda hem kendisinde hem ailesinde derin bir üzüntü ve huzursuzluğa uğradığını, maddi ve <br>manevi zararın tazmin edilebilmesi ve müvekkilinin acılarının bir nebze <br>hafifleyebilmesi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik <br>1.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte <br>davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000-TL manevi tazminatın olay <br>tarihi olan 15/11/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Bilal Güler'den tahsilini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 01/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporunun aleyhe olan kısımlarının reddini, ek rapor alınmasını, ıslah talebi doğrultusunda 28.368,08-TL maddi tazminat ile 40.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.11.2011 den itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.  <br>Davalı ............vekili cevap dilekçesinde,  davalı şirketin kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, sigorta poliçesinin düzenlenme tarihi <br>15/11/2011 olduğunu ve kaza tarihi ile aynı olduğunu, bu nedenle kazanın oluş saatinin tespiti <br>gerektiğini,  22:22 saatinden önce olması halinde davayı kabul anlamına gelmemekle <br>birlikte teminat dışı kabul edilmesi gerektiğini, <br>davacının SGK'dan geçici iş göremezlik ödeneği, ölüm/cenaze <br>masrafı , tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri alıp almadığının araştırılması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlar gereği geçici iş göremezlik <br>zararı sağlık giderleri teminatına alındığını, sağlık giderleri teminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığı, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik <br>poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, ZMMS'nin meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen <br>tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddi <br>talep etmiştir. <br>Davalı ...........in davaya cevap vermediği görülmüş ise de davalı vekili 12/04/2016 havale tarihli dilekçesinde, 04/04/2016 tarihinde hazırladıkları cevap dilekçesinde sehven dosya numarasının hatalı yazıldığından cevap dilekçesinin farklı bir dosyaya kaydedildiği, bu dilekçesindeki beyanlarının cevap dilekçesi olarak kabulü gerektiği, dilekçe içeriği ve aşamalardaki beyanında da,  dosyada alınan bilirkişi raporlarını kabul etmedikleri, ıslah beyanlarını ve davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. <br>Mahkemece, maddi tazminat talepleri yönünden davanın  kabulü ile 28.368,08 TL davacının destekten yoksun kalması sebebiyle maddi tazminat kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile 15.000,00TL manevi tazminatın  kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı ............'den  alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. <br>Mahkemece ............ tarihli tashih şerhi ile \"......... tarih ve .../.... E-..../.... K sayılı kararının; Manevi tazminat davası açısından kısmen kabul kararı verildiğinden; \"6-Manevi tazminat davası açısından; a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmekle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalı .................'den alınarak davacıya verilmesine, b-Davalı .............. kendisini vekil ile temsil ettirmekle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ..............r'e verilmesine,\" şeklinde tashihine karar verilmiştir. <br>Davalı ............ vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, kaza saatinde geçerli poliçe bulunmadığı, kazanın 15.11.2011 tarihinde  18.30' da meydana geldiği, poliçenin ise kazadan sonra aynı gün saat 22.22'de düzenlendiği, kaza tarihinde poliçe mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hesap raporunda AYM kararı ile iptal edildiği belirtilen ZMMS genel şartları yürürlük tarihi 01.06.2015 olduğu, işbu dosyada ise poliçe tarihinin 15.11.2011 olduğu, dolayısıyla bu poliçe ile ilgili herhangi bir iptal veya düzenleme söz konusu olmadığı, şayet değişiklik ile bir hesaplama yapılacaksa, bu hesaplamanın  19.06.2021 tarihli resmi gazetede yayınlanan 7327 sayılı yasanın 18. Maddesi uyarınca yapılması gerektiği, 2011 yılındaki kazaya 2020 tarihli bir kararın uygulanamayacağı, Yargıtay yerleşik içtihatları gereği bedensel zararlarda tazminat hesaplasına esas alınacak gelirin somut ve net kriterlerle tespiti gerektiği, dosyada Türk Borçlar Kanunu ilgili hükümleri gereği müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, kaza tarihinden faize hükmedilmesinin yerleşik içtihatlara ve yasalara aykırı olduğu, hazırlanacak olan hesap raporunda SGK'nın yapacağı ödemelerin peşin sermaye değeri hesaplanarak düşürülmesini talep etmelerine rağmen bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığı, ceza soruşturma dosyası incelenerek CMK md. 253 kapsamında uzlaşma bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, taraflar arasında bir uzlaşma sağlanmışsa yasa gereği bu davadan da feragat edilmiş sayılması gerektiği, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. <br>Davalı ........... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, yerel mahkemece hükme esas alınan maluliyet oranının kabul edilemeyeceği, dosyada alınan Uludağ Üniversitesi raporunda %4,2, ATK raporunda ise %12,2 olarak tespit edilen maluliyetlere ilişkin oluşan çelişkilerin giderilmediği, kaza ile dava arasında yaklaşık 5 yıllık bir süre olduğu, dolayısıyla raporda belirtilen iş gücü kaybı oranının tamamen dava konusu kazaya ilişkin olup olmadığı durumunun her iki raporda da belirsiz olduğu, davacının ücretinin varsayımsal bir şekilde tespit edilmiş olup hükme esas alındığı, hükme esas alınan kusur oranının hatalı bir şekilde tespit edildiği, davacı yanda meydana gelen malullük ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminatın fahiş miktarda olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:<br>Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat  talebine yöneliktir.<br>Zorunlu mali mesuliyet sigortası, sigortacının sigorta ettirilen motorlu taşıt  ile üçüncü kişilere verdiği zararların giderilmesini sağlayan bir teminat türü olup, 2918 sayılı KTK 91 maddesi gereği motorlu taşıtlarda, işletenlerin, KTK 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları<br>, A 7 maddesi gereği, sigorta; poliçede, başlama ve sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde ve poliçede belirtilen saatlerde başlar ve sona erer. Poliçede başlama ve sona erme saatinin yer almaması halinde sigorta, Türkiye saati ile öğleyin 12.00'da başlar ve öğleyin saat 12.00'da sona erer.<br>Somut olayda, kazaya sebebiyet veren, davalı  sevk ve idaresindeki, dava dışı ....... adına kayıtlı ....... plakalı aracın ......-.......... tarihleri arasında davalı şirketçe ZMMS ile sigortalandığı, düzenleme saatinin de 22.22 olarak göründüğü, ceza dosyasının incelenmesinde, davacının kollukta verdiği ifadesinde kazanın 15/11/2011 günü saat 18.30 da meydana geldiğini beyan ettiği ve kollukta ifadesinin saat 20.50 de alındığı, davalı .......'in de aynı gün saat 21.19 da gözaltına alındığı, ZMMS poliçesinin de aynı gün saat 22.22 'de düzenlendiği, davalı sigorta şirketince, kazanın meydana geldiği saatte geçerli poliçe olmamakla davalı sigorta şirketi vekilinin kaza sebebiyle sorumlulukları bulunmadığı yolundaki istinaf sebebi yerindedir. <br>.... ..... Sulh Ceza Mahkemesi .../.... E-.../.... K sayılı dosyasında, davalılardan  (sanık) .... hakkında 5237 sayılı TCK 89/1, 89/2-b, 22/4 ve 62/1  maddesi gereğince dikkatsizlik ve tedbirsizlik suretiyle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği kabulüyle ceza tayin edilip 5271 sayılı CMK 231 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, soruşturma aşamasında alınan 29/12/2011 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının (yaya) asli, sanığın tali kusurlu olduğunun bildirildiği  anlaşılmıştır.<br>6098  sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz.5271 sayılı CMK 231/5 maddesi uyarınca  hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı  kesinleşmiş mahkumiyet niteliğinde değildir.<br>Makemece alınan 23/03/2021 tarihli kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacının %75, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, kusur raporunun  ceza dosyasında alınan kusur raporu ve beyanlarla uyumlu olduğu göz önüne alındığında, kusur raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik  bulunmamaktadır. Davalı ..........vekilinin  bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4  HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam).<br>Somut uyuşmazlıkta, kazanın ....... tarihinde meydana geldiği, göz önüne alındığında ATK İkinci Üst Kurulu 17/03/2020 tarihli raporunda yöntemince araştırma yapıldığı anlaşılmakla, davalı ........ vekilinin  maluliyet ve iyileşme süresine yönelik istinaf sebepleri ayrı ayrı yerinde değildir. <br>Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK 90 maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 17 HD, 2019/3292 E-2021/1848 K sayılı ilam). Aktüerya bilirkişi raporunda yöntemince hesaplama yapılıp, celbedilen evraklar kapsamında aylık geliri de  asgari ücretin 1,04 katı esas alınmakla davalı ..... vekillenin aktüerya hesabına yönelik istinaf sebepleri ayrı ayrı yerinde değildir. <br> <br>6098 sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şeklidir. Davacının maluliyet oranı, meydana gelen kazada kusur durumu, tarafların sosyal-ekonomik durumları ve 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi  birlikte değerlendirildiğinde,  davacı lehine hükmedilen manevi tazminat bir miktar fazla olmuştur. Davalı ........ vekilinin  bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.<br>6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar  usul ve yasaya aykırı olup davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.   <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve .../... - ..../... sayılı kararı hakkındaki davalılar vekillerinin istinaf talebinin ayrı ayrı  KABULÜNE,    <br>2- HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,.................. yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>b) Manevi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, 10.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ................ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...........'den  alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine,<br>c) Alınması gereken 2.620,92.-TL harçtan peşin alınan (peşin + ıslah) 233,52.-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.387,40.-TL harcın davalı ..............'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>d) Davacı tarafça yapılan 2.402,00.-TL yargılama giderinden davanın kabul / ret oranına göre hesap olunan 1.348,00.-TL yargılama gideri ile davacı tarafça peşin ödenen 233,52.-TL (peşin+ıslah) harç ve 29,20.-TL başvurma harcı toplamı 1.610,72.-TL'nin davalı .....'den alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>e) Davalı ...........tarafından yapılan 2,28.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>f) Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden AAÜT uyarınca 4.255,21.-TL vekalet ücretinin davalı .............'den alınarak davacıya verilmesine,<br>g) Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT uyarınca 4.080,00.-TL vekalet ücretinin davalı ............'den alınarak davacıya verilmesine,<br>h) Davalı ...................kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden AAÜT uyarınca 4.255,21.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...................... verilmesine,<br>ı) Davalı ................ kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat  yönünden AAÜT uyarınca 4.080,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .............'e verilmesine, <br>i) Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yatırdıkları istinaf karar harcının istem halinde ilgilisine iadesine,<br>4- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 11/05/2023 tarihinde karar verildi. <br><br><br>...........<br>Başkan<br>........<br>........<br>Üye<br>............<br>.........<br>Üye<br>........<br>........<br>Katip<br>............<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bcaaa52584375336","SID":"ae0d80db8fe1bc75"}}