{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 05/03/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>KATİP\t\t: .....\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/11/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI \t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI \t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 05/03/2026<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/03/2026<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ........ Şirketi ' ne  ait ........  Plakalı aracı sevk ve idaresi altında bulunduran davalı ........, aracıyla Ticaret Borsası istikametinden gelip Adana çevre yolu caddesini en sağ şeridi takiben seyrederek ........ sokak kavşağına yaklaştığında kuru asfalt zemin üzerinde 50.4 metre fren izi bırakarak aracın ön kısımlarıyla yine aynı istikamette, aynı şeritte önünde seyir halinde iken ........ sokağa sağa dönmek için yavaşlayan sürücü ........ idaresindeki ........ plakalı otomobilin arka kısımlarına çarptığı kazada, kaza tespit tutanağı ile ........ plakalı araç sürücüsü KTK m.56/1-C \"Önlerinde giden araçları güvenli bir mesafeden izlemek\" ve KTK m.51 \"Yönetmelikte belirtilen hız sınırlarına uymamak\" kurallarını ihlal etmiş olup %100 kusurlu bulunduğunu, davacı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiğini,  KTK m.97 kapsamında öncelikle ........ plakalı aracın trafik sigortacısı olan ........ A.Ş.’den, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinini talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından 120.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, sigorta poliçesi limiti dolduğu için sigortaya rücu etme haklarının kalmadığını, eksper raporu ile, davalının haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak yapılan tamiratların, toplam 192.795,00 TL hasar bedeli olduğunun belirlenmiş olduğunu, ilgili sigorta şirketi tarafından yalnızca 120.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, davacının aracının markası, modeli ve yılı göz önünde bulundurulduğunda uğradığı zarar ile giderilen zararı arasında fazla fark bulunduğunu, bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerçek hasar bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza nedeniyle ........ plakalı aracın kaza tarihinden daha önce değer kaybına uğrayacak bir trafik kazası geçirmediğini, ancak davalı yanın kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlı bir araç konumuna düştüğünü, sürücü ........'ın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu davacının  aracının bir kısım parçaları yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçalarının ise tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü iş bu kapsamlı tamir/ onarım/ boya/ parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağının kaçınılmaz bir durum olduğunu, tamir süresi boyuncu da davacının aracından mahrum kaldığını belirterek; talep edilen tazminat tutarlarının kasko sigortası poliçesinden karşılanmak üzere davalıdan tahsil edilmesine, davacıya ait araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 100 TL'nin, hasar bedeline ilişkin olarak şimdilik 100 TL'nin, araç mahrumiyetine ilişkin zararın işe şimdilik 100 TL olarak  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ........ plakalı araç davalı şirket tarafından; ........ numaralı, 07.02.2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ve ........ numaralı, 09.03.2023-2024 vadeli Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kaza 06.05.2023 tarihinde meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00 TL olduğunu,  davaya konu kaza sebebi ile başvuru sahibine ait aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ........ AŞ’ye; 29.11.2023 tarihinde Trafik Sigortası Poliçe limiti dahilinde 120.000,00 TL ve 28.11.2024 tarihinde Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi kapsamında 72.795,20 TL olmak üzere toplamda 192.795,2 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, davacının araç mahrumiyet talebinin sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığını, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi durumunda iskontoların dikkate alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranı ile ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Mahkememizce dava konusu kazaya ilişkin olarak adli trafik bilirkişisi ile makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış; bilirkişiler 16/08/2025 tarihli raporda sonuç olarak;   dosyanın incelenmesi neticesinde kazanın yaşandığı yolun fiziki yapısı, kazanın oluşumu, araçların hasarlı kısımları, hasarın büyüklüğü, kaza noktası, dosya içindeki tutanak ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ........ Plakalı 2007 Model Ford Marka Kamyon Sürücüsü ........'ın bu kazanın oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56–51 ve 107 de bahsedilen Trafik Kurallarına dikkat etmediğinden sebep olduğu meydana gelmiş olan yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ........ Plakalı Seat-Leon Marka 2017 Model Beyaz Renkli Hususi Oto Sürücüsü ........'in bu kazanın oluşumunda, kusur ve <br>kural ihlalinin olmadığı, ........ plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının kaza tarihinde 235.184,25 TL   olduğu, kusur oranına göre talep edeceği miktarın 235.184,25 TL X %100 = 235.184,25 TL olduğu, hasar miktarı olarak 120.000 TL ödendiği, bakiye miktarın 235.184,25 – 120.000 = 115.184,25 TL olduğu, ........  plakalı araçta meydana gelen değer kaybının <br>kaza tarihinde 120.127,12 TL olduğu, kusur oranına göre talep edeceği miktarın 120.127,12 TL X  %100 = 120.127,12 TL olduğu, edeceği miktarın 120.127,12 TL X  %100 = 120.127,12 TL olduğu, ........  plakalı araçta meydana gelen araç mahrumiyet <br>zararının kaza tarihinde 7000,00 TL olduğu, kusur oranına göre talep edeceği miktarın 7.000,00 TL X  %100 = 7.000,00 TL <br>olduğu belirtilmiştir. <br>Davacı vekili 29/09/2025 tarihli  ıslah dilekçesinde özetle;  <br>hasar bedeli miktarının 115.184,25 TL, değer kaybı bedelinin 120.127,12 TL, araç mahrumiyet bedelinin 7.000 TL olmak üzere toplam 242.311,37 TL alacığın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, 16/10/2023 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 06/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu,  dosya kapsamında aldırılan ve Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde davanın kısmen kabulü ile 120.127,12 TL değer kaybı ve 115.184,25 hasar bedeli olmak üzere toplam  235.311,37 TL'nin temerrüt tarihi olan 16/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebinin reddine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacıya ödenen kasko sigorta rücu tazminatının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, ........ AŞ'ye toplam 192.795,20 TL rücu ödemesi yapıldığını, ancak mahkemenin yalnızca 120.000,00 TL'yi mahsup ettiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu kararında belirtildiği üzere kasko poliçesi kapsamında zararın tazmininden sonra bakiye zarar olduğunun ispatı gerektiğini, davacının ek zarar iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle hasar bedeli talebinin reddedilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, kabul edilse dahi ödenen toplam 192.795,20 TL'nin mahsup edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hasar bedelinin KDV dahil hesaplanmasının fatura ibraz edilmediği için hatalı olduğunu, KDV'nin yansıtma faturası olmadan sigorta şirketine yükletilemeyeceğini, bilirkişi raporunda hesaplamanın iskontosuz yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca anlaşmalı onarım merkezinde onarım yapılmaması halinde iskonto uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda değer kaybı tazminatı hesabının fahiş yapıldığını, kaza öncesi gerçekleşmiş hasarlara ait dosyaların incelenmesi gerekirken bu araştırmanın yapılmadığını, rayiç değer tespitinin kaza tarihi dikkate alınmadan güncel ilanlar üzerinden yapıldığını, kusur durumunun hatalı tespit edildiğini, kazanın davacı sürücüsünün aniden frene basması nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu için iki yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerektiğini, davacının taleplerini ıslah etmesine rağmen zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Hasara ve rapor içeriğine itiraz <br>Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1. Maddesine göre <br>Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.<br> Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. <br> Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda  düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br> Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. <br>Bu kapsamda  Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI İMMS  SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br> Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasını,bizzat davalı tarafça yapılan expertiz incelemesi raporunda davacıya ait aracın daha önce kazaya karışmadığının belirlenmesine göre itiraz yersizdir.<br>Keza Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir.<br>Yine  Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda  dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra)ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi yerindedir.itiraz yersizdir.<br>Davalı vekilinin KDV tutarının hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği istinafı yönünden<br>Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’yi de davacıya ödemekle yükümlüdür.\t<br>3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi doğrudur.<br>Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2016/18474 esas 2017/10417 karar ,2015/864 esas  2015/9408 karar , 2015/14700 esas 2016/4229 karar sayılı ilamları<br>Yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması istinafı<br>  TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen %30 iskonto esas alınmadan  gerçek zarar hesabıyla ve  yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulamayarak karar vermesi  doğrudur.<br>Nitekim Yargıtay 17 HD'nin 2015/14700 esas 2016/4229 karar sayılı ilamı.<br>ANCAK<br>DAVALI tarafça sunulan istinaf dilekçesindeki belgelere göre davacıya ait aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ........ AŞ’ye; 29.11.2023 tarihinde Trafik Sigortası Poliçe limiti dahilinde 11297096 numaralı hasar dosyasından 120.000,00 TL ve 28.11.2024 tarihinde Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi kapsamında 11311915 numaralı hasar dosyasından 72.795,20 TL olmak üzere toplamda 192.795,20 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığının ancak \thükme esas alınan billirkişi raporunda dava konusu aracın hasar bedelinin 235.184,25 TL olduğu, hasar miktarı olarak 120.000 TL ödendiği, bakiye miktarın 235.184,25 – 120.000 = 115.184,25 TL olduğundan bahisle 115.184,25 tl hasar bedeli talebinin  kabulüne karar verildiğinin  oysa davalı  şirket ims teminatı kapsamında da ........ A.Ş.'ye 72.795,20 TL rücuen tazminat ödemesi yaptığının idida edildiği mahkemece işbu ödeme dikkate alınmadığını dolayısıyla hasar bedeli talebinin 42.389,05 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerertiği iddia edilmiş ise de<br>MAHKEMECE VARSA ilgili ödemelerin tespiti için ........ AŞ’den  hasar dosyasının celbini  talep  yoluna gidilmemiştir.<br>Bu halde ilgili dosya getirtilerek ve ödeme belgeleri araştırılarak DAVALI  ŞİRKET İMMS TEMİNATI KAPSAMINDA ........ A.Ş.'YE 72.795,20 TL RÜCUEN TAZMİNAT ÖDEMESİ YAPMIŞ olduğunun sabit olması durumunda bu bedelin de mahsup edilerek bakiye hasar bedeline hükmedilmesi gerekirken sigorta aleyhine fazla  bedele  hükmedilmesi yanlıştır. İtiraz yerindedir.<br>Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafça peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde davalı tarafa iadesine,  <br>4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle  avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>7-Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yatırılan 498.000,00 TL tutarlı teminatın İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine,<br><br>HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 05/03/2026<br><br>\t\t\t\t<br>     \t   .....       \t\t     .....         \t\t .....   \t\t\t .....<br>            Başkan\t\t\t    Üye\t \t\tÜye\t  \t\tKatip<br>               ...\t\t\t     ...\t           \t\t ...\t    \t\t  ...<br>            E imza                            E imza                      E imza                            E imza<br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a05cc27759b35133","SID":"82810cb7df0362ef"}}