{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/1732 - 2026/256<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/1732 <br>KARAR NO\t: 2026/256<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/201 E.  -  2024/77 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Alacak<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/01/2024 tarih ve 2023/201 Esas - 2024/77 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından katı atık toplama ve nakli hizmeti alımı kapsamında davalı şirketlerle çeşitli dönemlerde hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından, davalılar ile imzalanan sözleşmeler ile yerine getirilen hizmetlerde çalışan dava dışı dört işçi için toplam 115.511,87-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme ve eki olan düzenlemelere göre her bir davalının kendilerinde gerçekleşen çalışma süresi ile orantılı olarak ödemelerden sorumlu olduğunu, hizmet sözleşmelerinde müvekkili tarafından yapılan ödemelerin asıl sebebinin işçilerin hizmetlerinden yararlanmak olduğunu, sözleşme giderleri ve genel giderlerde %4 oranının içerisinde işçilerin ücretlerinin de yer aldığını, müvekkilinin hem  yükleniciye ödeme yapması hem de işçi alacaklarından sorumlu tutulmasının mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğini, ihale sözleşmelerinin teknik şartnamelerinde yüklenicinin özlük haklarından sorumlu olduğunun düzenlendiğini, davalı şirketlerin ödedikleri işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 84.049,36-TL'nin 27/12/2018 ve 31.462,51-TL'nin ise 28/12/2018 ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br><br>Davalı ... Yapı Sanayi ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekili; davacı belediye ile ...-... İş Ortaklığı arasında imzalanan sözleşmenin 01/06/2012 başlangıç tarihli olduğunu, bu tarihten önceki işçilerin çalışmasından müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, kıdem tazminatından sorumluluğa ilişkin hükümlerin 2014 öncesi ve sonrası olmak üzere farklı düzenlendiğini, 2014 öncesinde sorumluluğa ilişkin hüküm bulunmazken 2014 sonrası imzalanan sözleşmelerde açıkça kıdem tazminatı sorumluluğunun davacı üzerinde bir yükümlülük olarak düzenlendiğini, 10/09/2014 sonrasında imzalanan sözleşmelerin eki niteliğindeki Teknik Şartnamenin 15. maddesinde; \"Çeşitli sebeplerden dolayı işten çıkarılan personellerle kanun gereği ödenmesi gereken kıdem, ihbar tazminatı gibi yasal haklarından kaynaklanan tazminatları 6552 Sayılı Yasa’nın 8’nci maddesi hükümleri gereğince ödenecektir.\" düzenlemesinin mevcut olduğu; 2014 öncesi için kıdem tazminatı yükümlülüğünün kime ait olduğu noktasında sözleşme düzenlemesinin bulunmadığı durumda sorumluluğun kapsamının TBK'nın 167. maddesine göre belirlenmesinin zorunlu olduğunu, tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulünün gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDiğer davalı ... Sanayi Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili, kıdem tazminatından sorumluluğa ilişkin hükümlerin 2014 öncesi ve sonrası olmak üzere farklı düzenlendiğini, 2014 öncesinde sorumluluğa ilişkin hüküm bulunmadığını, 2014 sonrası imzalanan sözleşmelerde ise açıkça kıdem tazminatı sorumluluğunun davacı idare üzerinde bir yükümlülük olarak düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava dışı çalışanların kıdem tazminatı talep edecek şekilde iş akitlerinin sona ermesi üzerine davacıya yaptıkları başvuru üzerine davacı tarafından hesaplama yapılıp, bu kişilere kıdem tazminatlarının ödendiği; davacının yaptığı ödemelerin herhangi bir mahkeme kararına dayanmaması nedeni ile ödemelerin doğru hesaplanıp hesaplanmadığının denetlenmesinin gerektiği; dava dışı dört kişinin başvurusu üzerine davacı tarafından yapılan  hesaplama sonucu bu kişilere toplam 115.511,87-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı; bilirkişi hesaplamasına göre, dava dışı ...'ın 30.492,29-TL, dava dışı ...'nun 31.014,39-TL, dava dışı ...'nın 31.214,64-TL ve  dava dışı ...'ün 21.862,67-TL olmak üzere toplam 114.583,99-TL kıdem tazminatı ödemesi gerektiği, davacı tarafından 927,88-TL fazladan yapıldığının kabul edildiği; ... şirketinin,, tek başına hizmet sunduğu döneme karşılık gelen ödemelerden tek başına sorumlu olduğu gibi, iş ortaklığı şeklinde diğer davalı ile iş yaptığı döneme karşılık gelen ödemelerden ise ... şirketi ile birlikte müteselsilen sorumlu durumunda olduğu; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22. maddesinde \"Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştırdığı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür\" düzenlemesinin yer aldığı; ayrıca teknik şartnamenin 9. maddesinde ise, \"Çeşitli sebeplerden dolayı işten çıkarılan personellerin kanun gereği ödenmesi gereken kıdem, ihbar tazminatları gibi yasal haklarından kaynaklanan tazminatları yüklenici karşılayacaktır. Yüklenici idareden bu hususa ilişkin hiç bir şekilde ödeme talebinde bulunamayacaktır.\" şeklinde düzenlemenin bulunduğu; belirtilen düzenlemeler dolayısı ile ödemelerden davacıya karşı davalıların sorumlu olduğuna ilişkin açık düzenleme bulunduğu, benzer uyuşmazlıklar için Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/1763 Esas ve 2021/2455 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, davacının yaptığı ihale kapsamında belirlenen iş bedeli içerisinde çalışanların işçilikten doğan alacaklarının da dikkate alınarak iş bedelinin belirlendiği, bu nedenle her işverenin kendisinde çalışan işçi için kıdem tazminatından sorumlu olması gerektiği şeklindeki tespiti sonrası, raporda belirlenen ve her bir davalı işverenin dava dışı kişi için davacının yaptığı ödemeden dolayı davacıya karşı sorumlu olduklarının kabul edildiği; bir an için 6552 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile 4857 sayılı Yasa'nın 112. maddesine eklenen ek fıkra uyarınca sözleşmelerde kıdem tazminatlarının açıkça alt iş verenlere rücu edilebileceğine ilişkin açık hüküm var ise rücu talep edilebileceğine ilişkin hükmün somut olayda uygulanması gerektiği düşünülse dahi, söz konusu yasal düzenleme Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden eldeki dava için uygulanır olmadığının kabul edildiği; davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren ve davalılar tacir olduğu için avans faizi talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 23.971,92-TL'nin davalı ... Sanayi Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Ltd. Şti'nden; 90.612,07-TL'nin davalılar ... Sanayi Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile ... Yapı Sanayi ve Temizlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacaklarına 27/12/2018 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda tespit edilen gün sayısı ile SGK kayıtlarındaki çalıştırılan gün sayısının birbiriyle örtüşmediğini, bu durumun, bilirkişinin yapmış olduğu paylamada sorumluluk tespiti bakımından hataya sebebiyet verdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf arasındaki sözleşmeye göre kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, mahkeme gerekçesinin 2014 yılı öncesine ait sözleşmeleri içerdiğini, tarafların 2014 yılı ve sonrası ait sözleşme ve teknik şartnamede değişikliğe gittiğini, kıdem tazminatının 6552 sayılı Yasa'nın 8. maddesine göre ödeneceğini, maddeye göre davacının rücu hakkının bulunmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla maddenin sadece altıncı fıkrasının iptal edildiğini; yerel mahkemenin davacının talep hakkının var olup olmadığı irdelemesinin her sözleşme açısından ayrı ayrı yapılması gerektiğini, 2014 yılı sonrasında davacı idarenin tek başına sorumlu olduğunu; tarafların serbest iradeleriyle düzenlediği sözleşmelerin bağlayıcı olduğunu, 2014 yılı öncesi sözleşmelerin 22. maddesi gereği davanın kabulünün de yasal ve haklı dayanağı bulunmadığını, TBK'nın 167. maddesi gereği borcun tamamını ifa eden tarafın diğer taraftan yarısını talep edebileceğini, 2014 yılından sonra da İş Kanunu'nun 112. maddesi gereği davacının alacağın tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... ... Ltd. Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde, rapora itirazlarına itibar edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmelerde 2014 yılı öncesi ve sonrası için kıdem tazminatı sorumluluğunun farklı düzenlendiğini, bu hususun değerlendirilmediğini, 2014 yılı öncesine ait sözleşmelerde kıdem tazminatı sorumluluğuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığından TBK hükümleri gereği tarafların 1/2 oranında sorumlu tutulması gerektiğini, 2014 yılı ve sonrası için sözleşmelerde ise sorumluluğun açıkça idareye verildiğini, bu itirazları kabul edilmediği takdirde işyeri devrine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, yasal faiz talep edilmesine rağmen avans faizine hükmedildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin eki niteliğindeki teknik şartnamenin  \"Çeşitli sebeplerden dolayı işten çıkarılan personellerin kanun gereği ödenmesi gereken kıdem, ihbar tazminatları gibi yasal haklarından kaynaklanan tazminatları yüklenici karşılayacaktır. Yüklenici idareden bu hususa ilişkin hiç bir şekilde ödeme talebinde bulunamayacaktır.\" şeklinde hüküm bulunduğu;  6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen hükümle işçinin kıdem tazminatını dava açmadan kolaylıkla alabilmesi, olası takip ve davalar nedeniyle zorluk ve mağduriyet yaşamamasının amaçlandığı; davacının ödediği miktar ile bilirkişi raporunda hesaplanan tutar arasındaki farkın ise bir işçinin uzun süreli raporlu olmasından kaynaklandığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı ... ... A.Ş. vekilinin tüm ve davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-Ancak, davacı vekilince dava dilekçesinde dava konusu alacağın yasal faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, HMK'nın 141/1. maddesine göre iddiasını serbestçe değiştirebileceği cevaba cevap dilekçesinde de bu talebin değiştirilmediği ve yasal faiz istendiği halde, ilk derece mahkemesince avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.     <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekili ile davalı ... Yapı ... A.Ş. Vekilinin tüm, davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı  ... ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 29/01/2024 gün ve 2023/201 Esas - 2024/77 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 23.971,92-TL'nin davalı ... ... Ltd. Şti'nden; 90.612,07-TL'nin davalılar ... ... Ltd. Şti. ile ... Yapı ... A.Ş.'nden müteselsilen, 27.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.827,23-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 1.972,66-TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 5.854,57-TL'nin (1.224,82-TL'sinin davalı ... ... Ltd. Şti'nden, 4.629,75-TL'sinin davalılar ... ... Ltd. Şti. ile ...  ... A.Ş.'nden) tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000-TL vekalet ücretinin davalılardan  alınarak davacıya verilmesine,\t<br>\t\t\t\t\t\t\t 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 927,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 313,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 80,00-TL tebligat ve posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 7.062,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre kabul edilen miktar yönünden 7.006,16-TL'ye, 1.972,66-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 9.033,22-TL'nin  (1.889,74-TL'sinin ... ... Ltd. Şti'nden, 7.143,48-TL'sinin davalılar ... ... Ltd. Şti. ile ... ... A.Ş.'nden) alınarak davacıya verilmesine bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı ... ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan 310,00-TL tebligat ve posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.479,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre reddedilen miktar yönünden hesaplanan 11,88-TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t10-Davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 82,80-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.252,20-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre  reddedilen miktar yönünden hesaplanan 10,05-TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t12-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu  karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t13-Harçlar Kanunu uyarınca davalı ... ... A.Ş.'den alınması gereken 7.827,23-TL nispi  karar ve ilam harcından, davalı ... Yapı ... A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL maktu ile 1.529,20-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 5.870,43-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,\t<br>\t14-Davalı  ... ... Ltd. Şti. tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 2.000,00-TL nispi  istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,  <br>\t15-Arabuluculuk için ödenen 1.600,00-TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca; (334,73 TL'sinin davalı ... ... Ltd. Şti.'nden, 1.265,27 TL'sinin davalılar ... ... Ltd. Şti ile ... ... A.Ş.'nden) tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t16-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 28/02/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4690edb778f331d4","SID":"cf26930d4314993f"}}