{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1467 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/264<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/03/2024<br>NUMARASI\t: 2024/39 Esas, 2024/215 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit ve Çek İstirdadı <br>KARAR TARİHİ: 12/02/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Keşideci ... ....A.Ş'nin T.C. ... Bankası A.Ş. Batıkent/Ankara Şebesinin İBAN ...  nolu hesaptan keşide ettiği ... seri nolu  25.08.2020 tarihli 1.570.000.-TL. bedelli çekin müşterek imza ile temsil edildiği halde tek imza ile keşide edildiği için banka tarafından işlemsiz iade edilmesi üzerine müvekkileri tarafından cirolar iptal edilmeden 10.09.2020 tarihinde keşideciye iade edilmiş karşılığında 10.09.2020 tanzim tarihli ileri tarihli senetler alındığını, keşideci ile davalılar iş birliği yaparak müvekkillerinin ciroları iptal edilmeyen çekin 25.08.2020 keşide tarihini 07.10.2020 tarihi olarak paraf ederek müvekkilerini dolandırmak maksadı ile bankaya ibraz edilmiş ve çekte ciroları bulunan fakat borcu bulunmadığı gibi alacaklılar ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan müvekkilleri hakkında İstanbul 28. İcra Dairesi Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadına ve % 20'den az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesi ile birlikte müvekkilleri açısından telafisi zor ve imkansız zararların doğmaması için takipten ve çekin bankaya ibrazından önce 05.10.2020 tarihinde Beyoğlu 20. Noterliğinin 05.10.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtar çekildiğini ve yine 05.10.2020 tarihinde Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliğinin 2020/673 Esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle iptal davası açıldığını,  keşideci tarafından 25.08.2020 tarihi olan keşide tarihinin 07.10.2020 tarihi olarak değiştirilerek kötü niyetli olarak  davalılara verildiğini, davalıların çeki müvekkilerinden almadığı ve müvekkillerin davalılara ciro edilmiş gibi görülse de müvekkilleri ... şirketi ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunmadığı çeki bilerek aldıklarından ağır kusurlu bulundukları 6102 Sayılı TTK'nın 792. Maddesine göre çeki iade etmekle yükümlü bulunduklarını, çekin keşidecisinin müşterek imza ile düzenlenmesi gerektiğini, müşterek imza ile düzenlenmediği gibi keşide tarihinde müşterek imza ile değiştirilmesi mümkün iken müşterek imza ile düzenlenmediği gibi müvekkillerin ciroları iptal edilmeden iade edildiği için davacıları dolandırmak ve sebepsiz yere zenginleşmek amacı ile keşideci ile davalıların iş birliği içerisinde ve bilerek hareket ettiklerinden ağır kusurlu bulunduklarını, yasanın kötü niyetli kişileri korumasının mümkün olmadığını, borçlu olmadıklarının tespiti ile takip konusu çekin istirdadına ve %20'den az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... ... ...şti vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların kişisel defi niteliğinde olduğunu, bu iddiaların hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmayacağı gibi davacıların bu iddilarının takip konusu çek üzerinde yazılı olmadığından müvekkilince bilinmesinin de mümkün olmadığını, davacıların ciroları unutarak çeki iade ettikleri hususunun hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, basiretli birer tacir gibi davranmak zorunda olan davacıların bunun sonucuna katlanmaları gerektiğini, davacılar vekilinin dava dilekçesinde keşideci şirketin çift imza ile temsil edildiğini bu sebeple paraf imzasının da çift imza ile atılması gerektiğini ve paraf imzasının çift imza ile atılmaması nedeniyle takip konusu çekin kambiyo vasfında olmadığını iddia ettiğini,  “imzaların bağımsızlığı ilkesi” karşısında bu iddianın hukuki dayanağının bulunmadığını, şirketin çift imza ile temsil olunuyor olması ve buna karşın çekin tek imza ile tedavüle sokulmuş olmasının çekin kambiyo vasfına bir etkisi bulunmadığını, söz konusu durumun yani keşideci şirketin çift imza ile temsil edilmesi hususu imzaların istiklali ilkesi uyarınca şahsi defi olduğunu, bu itirazın sadece keşideci şirketi sorumluluktan kurtaracağını, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hikâye tadındaki hususların davanın esasına bir etkisinin bulunmadığını, davacıların kendi iddialarında bile çelişkiye düştüğünü,  huzurdaki davada davacıların tek amacının ödemekle sorumlu oldukları takip konusu çeki ödemekten nasıl kuruturlurum mantığından öteye gidemediğini, davacıların iddiası karşısında taraf defter ve kayıtlarının incelenmesinin ve bu hususta tanık dinlenmesinin davanın esasına bir etkisi olmayacağını, bu kapsamda gerek usul ekonomisi ve gerekse müvekkilinin alacağının kötü niyetli ve haksız iddialar karşısında sürüncemede kalmaması için ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesini, davacıların % 20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahküm edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN  İLK KARARI:<br>İlk derece mahkemesinin 2020/570E, 2022/166 Karar sayılı, 24/03/2022 tarihli ilamında; \"...Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve çek istirdatı davasıdır. Davaya konu T.C. ... Bankası'na ait ... çek numaralı 25.08.2020 tarihli 1.570.000,00 TL bedelli çekin keşidecisi ... ....A.Ş olup müşterek imza ile temsil edildiği halde tek imza ile keşide edildiği için banka tarafından iade edildiği bu nedenle davacıların çekteki cirolarını iptal etmeyi unutarak çeki keşideciye iade edip yerine ileri tarihli çekler aldıklarını, çekin tedavüle yeniden çıkarılmaması için keşideciye ihtarname çektiklerini ve çek iptal davası açtıklarını fakat çekin tarih kısmının paraflanarak yeniden tedavüle konulduğu ve kötüniyetli davalıların çeki iade etmeye mecbur oldukları iddia edilmiş ise de öncelikle belirtmekte fayda vardır ki ileri sürülen çekin bedelsizliği ve çekteki ciroların iptal edilmesinin unutulması şahsi bir defi olup TTK 792 Md.'de \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 Md.'ye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.\" hükmünü ihtiva etmektedir. Buna göre çekin istirdatı ancak kötüniyet veya ağır kusurun ispatı halinde mümkün olmaktadır. İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan dava konusu çekte keşidecisi ... .  A.Ş. lehtarı ... Ltd. Şti., cirantalar ..., .... Ltd. Şti., ... . Ld. Şti., ..., ...  Ltd. Şti. Ve son ciranta ve yetkili hamil ise ... ... Ltd. Şti. Olup TTK 790 Md. Uyarınca hamil kendi hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla ispatlamaktadır. İleri sürülen ilk şahsi defi yönünden dosya incelendiğinde çekteki davacılara ait ciroların, iptalinin unutulması hususu senet metninden veya arkasına atılan cirolardan anlaşılmamakta olup davalıların da bu konuyu bilmelerine imkan yoktur. Keşideciye ihtarname çekilmiş olması bunun cirantalar veya yetkili hamil tarafından da biliniyor olduğu anlamına gelmemektedir. İleri sürülen 2. Şahsi defi ise çekteki tarihin paraflanarak değiştirilirken müşterek imza ile değiştirilmesi gerektiği halde tek imza ile değiştirildiği hususu keşideci şirket yönünden önem ihtiva etmekte olup eksik şekilde temsile yetkili kişinin koyduğu imza onun şahsi sorumluluğunu doğurmakta ise de kambiyo senedinin niteliğine halel vermemektedir. Cirantalar ve yetkili hamil yönünden bu definin ileri sürülmesi mümkün değildir. Davalıların kötüniyetle hareket ettikleri veya iktisapla ağır kusurlu oldukları hiçbir şekilde ispat edilememiş olduğundan açılan davanın reddine ve ayrıca talep edilen fakat şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine karar\" şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF KARARI:<br>Dairemizin 2022/896 Esas, 2023/1937 karar sayılı, 21.12.2023T.li ilamı ile;\"... Bankası'nın yazı cevabına göre; çekin 25.08.2020'de ... tarafından takasa sunulduğu bildirilmiştir. Bu durumda ... AŞ'ye müzekkere yazılarak, çekin kim tarafından ibraz edildiği, ibraz üzerine hangi işlem yapıldığı, çekin kime iade edildiği ile birlikte çekin ibraz anında ön ve arka yüzünün okunaklı suretinin gönderilmesinin istenmesi ve yazı cevabına göre davacının iddiaları üzerinde durularak davalılar yönünden iddiaların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi  yerinde görülmemeiş, davacının bu yönden istinafının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların ve davalı ... ...  ŞTİ vekilinin  istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına\" şeklinde karar vermiştir.<br>DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2024/39, 2024/215 Karar sayılı, 21/03/2024 tarihli ilamında; \"...Toplanan tüm delillerden  keşide tarihindeki değişiklikle ilgili olarak davacıların parafının bulunmaması nedeniyle , söz konusu değişikliklerin davacıların bilgisi ve istemi dışında yapıldığı anlaşılmaktadır.  Bu durumda, TTK 748 maddesinin dikkate alınması gerekmektedir.  TTK 748.maddeye göre, \"bir poliçe metni değiştirildiği takdirde değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş kişiler , değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar.\" bu hükmün çekler bakımından da uygulanacağı kanunda yapılan atıf nedeniyle anlaşılmaktadır. Netice itibariyle kambiyo senedi metni değiştirilmiş ise,  bunun kendisine karşı ileri sürülmek istenen borçlularca somut olayda davacılarca senet üzerinde onaylanması gerekir. Aksi halde işleme onay vermeyen kimse değişmiş metinden sorumlu olamaz. Dava konusu olayda olduğu gibi bir kısım borçlu olayda keşideci, metni değiştirmiş, ve değişikliğe onay vermiş ise kendisi artık, değiştirilmiş metni olayda yeni keşide tarihine göre sorumlu olurken onayı bulunmayan borçlular olayda davacılar ise değiştirilmiş metne göre değil orijinal metne göre sorumlu olacaklardır bu durum imzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen senetten doğan her bir borcun birbirinden ayrı olarak bağımsız bir şekilde geçerli olabileceğini düzenleyen TTK 677.maddesi sonucudur. Metnin değiştirilmesine  onay vermeyenler için hukuki sorumluluk bakımından senedin tahrif edilmiş olması ile aynı sonuç doğmakta, kendileri değiştirilen metinden sorumlu tutulmamaktadır. Senet değişikliğine onay veren keşideci değiştirilmiş metne göre sorumludur. Çekte keşide tarihinin değiştirilmesi davacılar yönünden tahrifat niteliğinde bulunduğundan bu husus herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak defi niteliğindedir. (İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi' nin 2019/234-2021/353 E.K. Sayılı kararı) Senet üzerindeki değişikliklerin imza veya paraf edilerek yapılması gerektiği Yargıtay kararlarında sıklıkla ifade edilmektedir.  Somut olayda da senet metni üzerinde değişiklik yapılmış keşide tarihi çizilerek yenileri yazılmış bu değişiklik yalnızca keşideci tarafından imza edilmiştir, davacıların imza ve onayını taşımamaktadır, senet metninde yapılan değişiklikler davacı -borçlular senedi imzaladıktan sonra yapılmıştır, zira ... A.Ş.' a takasa verilen çekte bu değişiklikler yer almamaktadır. Davacılar ancak çekin  ... A.Ş.' 'ye takasa verilen suretinde olduğu gibi değiştirilmemiş ( değişiklikten önceki ) halinden sorumlu tutulabilirler. Değişiklikten önceki çekin keşide tarihi 25/08/2020 dir. Çek keşide tarihi değiştirilerek 09/10/2020 tarihinde bankaya ibraz edilmiştir. Davacılar ilk keşide tarihine göre sorumlu olduklarından bu durumda çekin ibraz süresi ve zamanaşımına uğradığı tarih değişecektir. Sonuçta çek süresinde ibraz edilmemiş olacaktır, dava konusu çek Ankara'da düzenlenmiş, İstanbul' da ibraz edilmiş olduğundan ibraz süresi 1  aydır. Buna göre 25/09/2020 ibraz süresi son günü olmalıdır. Oysa hamil çeki 09/10/2020 tarihinde ibraz etmiştir. İbraz süresinin geçirilmesi nedeniyle çeki süresinde muhatap bankaya ibraz etmeyen tüm sorumlulara karşı başvuru hakkını yitirir bu tarihten sonra yapılan cirolarda ancak alacağın temliki hükmündedir, bu bakımdan davacılara karşı başvuru hakkının kullanılması mümkün değildir.TTK 809/1 hükmüne göre çek yasal süre geçtikten sonra ibraz edildiğinden kambiyo vasfı kalmadığının kabulü gerekir. Çek üzerindeki ciro imzaları imza sahibini hamile karşı sorumlu kılar ise de; somut olayda aksinin kanıtlandığı anlaşılmaktadır. Geriye ciro yapılmadan çekin değiştirilmeden önceki haliyle keşideciye iade edildiğinin kabulü gerekmiştir. Dolayısıyla keşide tarihin değiştirilmesi halinde çeki değişiklikten önce cirolamış olan kişilerin bu çekten dolayı sorumluluklarının sona erdiğinin kabulü gerekir. <br>Açıklanan gerekçelerle davacılara karşı çeke dayalı olarak takip başlatılamayacağından davacılar  tarafından açılan davanın kabulü ile davacıların İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu ... Bankası A.Ş.'ye ait ... nolu 1.570.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusunun kambiyo senedi olması ve üçüncü kişilere ciro edilmesi dikkate alındığında çekin istirdatı talebinin reddine, davalılar, tahrifattan sonra çeki ciro yoluyla devralan cirantalar olup kötü niyetleri kanıtlanmadığından kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek;<br>1-Davanın KABULÜ ile; Davacıların İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu ... Bankası A.Ş.'ye ait ... nolu 1.570.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine,<br>2- Çek istirdatı talebinin REDDİNE,<br>3- Davacıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE...\" şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalı  ... ... ...Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin  ... A.Ş'den gelen yazı cevabından sonra TTK/748. Maddesinden yola çıkarak karar vermiş ise de; ilgili maddenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin  2019/234 Esas, 2021/353 karar sayılı ilamını içtihat olarak dayanak göstermişse de söz konusu kararın temyiz yolu kapalı olup temyiz incelemesinden geçmediğini, Yargıtay'ın pek çok kararının olduğunu,TTK 748 maddesinin çekin elinden çıktıktan sonra ona müdahale şansı olmayan imza sahipleri için geçerli olduğunu, çeki imzalayan kişi, çeşitli sebeplerle çeki tekrar ele geçirmiş yani çek imzalandıktan sonra tekrar eline geçmişse böyle bir durumda bu kişinin çeke önceden imza koyan olarak eski halinden sorumlu olması kambiyo hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğunu,Somut olayda davaya konu çekte Keşideci: ... A.Ş, Lehtar: ... Ltd Şti, Ciranta 1: ..., Ciranta 2: ... ... Ltd Şti(davacı), Ciranta 3: ... ... Ltd Şti(davacı), ...Tic Ldt Şti, ... ... ... Ltd Şti  şeklinde ciro silsilesi olduğunu, Davacıların çeki takas odasına verdikten sonra çeki iade aldıklarını kabul ettikleri gibi  ... AŞ'den yazı cevabı da bu hususu doğruladığını,  davacıların cirolayıp piyasaya sürdüğü çekin tekrar davacıların eline geçtiğini, çekin bu aşamadan sonra davacıların kontrol alanında kaldığını, tekrar davacıların eline geçen bu çekteki(metindeki) değişikliklere müdahale edecek ilk kişilerin davacılar olduğunu, çekin fiili hakimiyeti davacıların elinde olduğundan bu aşamadan sonra, metnin önceki halinden sorumlu tutulmaları mümkün olmadığını, eğer bu çekin keşide tarihindeki keşideci tarafından paraflanarak bir değişiklik yapılmışsa bu değişikliği yapacak veya yaptıracak ilk kişi çeki tekrardan ellerine geçiren davacılar olacağını,  davacıların çekteki ciroları iptal etmeyi unuttuğu iddiası ile bu gerçekliği göz ardı etmek kambiyo hukunun kurallarını ve HMK'nın yazılı delille ispat kurallarını uygulamamanın hatalı olduğunu,  davacıların çeki bankadan geri aldığını ispat etmesi bu çeki keşideci ile birlikte hareket ederek keşidecinin paraf imzası ile tekrardan piyasaya sürmüş olmayacağı anlamına gelmeyeceğini,<br>Dava konusu çekin tekrar davacıların eline geçtiğini, çekte yapılacak değişikliği ilk yapacak ve yaptıracak kişinin de davacılar olduğunu, Eğer çek bu haliyle tedavülde ise bunun ilk sorumlusunun davacılar olacağını, dava konusu çek davacıların elinden çıktıktan sonra bir daha davacıların fiili hakimiyetine girmemiş olsaydı, bu durumda yapılacak tahrifatlardan dolayı bahse konu maddenin uygulanma ihtimali tartışılabileceğini, ancak somut olayda bahse konu çekin tekrardan davacıların fiili hakimiyetine geçtiğini ve bu aşamadan sonra kötü niyetli olan davacıların keşideci ile birlikte hareket ederek çekteki asli unsurlarda her türlü değişikliği yapıp bu haliyle çeki piyasada kullanabileceğini,<br>Davacıların ispat ettikleri konunun; çeki bankadan iade almalarını  olduğunu,  çekteki değişikliği keşideciyle bir araya gelerek birlikte yapmadığını ispat etmediklerini, davacıların çeki iade aldığını değil çekteki ciroları iptal etmeyi unuttuğunu yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin ciro silsilesinden anlaşılacağı üzere kambiyo senedinin özelliklerini de bilerek çeki bu haliyle aldığını, çeke müdahale ihtimali olmayan ve müdahale ettiği ispatlanamayan müvekkili aleyhine verilen kararın hatalı olduğunu, çekin davacılar tarafından keşideciye iade ettiği husus çekin üstündeki metinden ve arkasındaki cirosundan anlaşılamadığını,<br> Yargıtay 19. HD. 08.03.2016 T. E: 2015/12761, K: 4162 \"Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, özellikle ...' nın 04/06/2015 tarihli cevabi yazısı ve gönderdikleri takasa sunulan çekin örneği itibariyle, davacının 21/10/2013 tarihinde takas işlemleri için çeki bankaya götürdüğü, ancak 31/10/2013 tarihinde takastan geri alındığı, bu tarih itibariyle çekin 30/10/2013 keşide tarihli ve arkasında sadece davacı adına yapılmış bir cirosunun bulunduğunun anlaşılmakta olduğu, tanık beyanları itibariyle takasa konulan çekin davacı tarafından çek bedelinin kendisine ödenmesi nedeniyle davalı ...'e cirosu iptal edilmeden teslim edildiği, bu davalının, takas işlemleri itibariyle yasal olarak ibraz edilmiş çekin keşide tarihini 30/03/2014 olarak değiştirmek suretiyle başka bir işlem yapmadan diğer davalı ... şirketine çeki teslim ettiği, tüm bunlara göre davacının ibrazından sonra davalı ...' e verilen çekin tahrifata uğradığı, ibrazdan önce cirosu bulunan davacının cirosunun hukuken bir anlam ifade etmediği, alacağın temliki hükümlerine tabi olmadığı, dolayısıyla davacının davalı ... Şirketi ile de herhangi bir ticari ilişkisinin olmaması kapsamında tahrifata uğrayan dava konusu çek itibariyle davacının her iki davalıya da borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile, davaya konu 0045677 nolu 14.000 TL değerindeki çek kapsamında davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı ....Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, lehtar konumunda olduğu çekten dolayı bedelsizlik iddiasına dayanarak, menfi tespit isteminde bulunmuştur. Çekin arka yüzünde lehtar ismi ve ciro imzası bulunmaktadır. Davalı şirket ise lehtardan ciro ile çeki alan konumundadır. Davacı, ciro imzasının iptal edildiğini iddia etmişse de, bu iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Çek metninde geçerli bulunan ciro silsilesine göre çeki elinde bulunduran hamil, yetkili hamil konumundadır. davacı, cironun iptal edildiğini ve davalı hamil şirketin kötüniyetli olduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olup, cirosu iptal edilmediği sürece davacı lehtarın bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğu kabul edilerek, bu yöndeki davacı delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış\" şeklindeki kararının dava konu olay ile birebir benzer  olduğunu,Yargıtay 19. HD. 18.02.2014 T. E: 742, K: 3109 sayılı kararın da dikkate alınmasını, sunulan Yargıtay içtihatlarına göre; çekin takastan iade alınıp; cironun unutularak iptal edilmeksizin keşideciye iade edildiği ve bu suretle çekin unsurlarında değişiklik yapıldığı durumlarına itibar etmediğini, bu gibi durumlarda davacıların çeki takastan iade aldığını ispat etmesinin sonuca bir etkisi olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas 2020/4532, Karar 2022/322, 17-01-2022 Tarihli kararının da somut olaya benzer olduğunu,  Çekteki keşide tarihi davacılardan sonraki cirantalar tarafından değiştirilip paraf edilmediğinden TTK 748 md uygulanamayacağını, somut olayda davacıların da kabulünde olduğu üzere bahse konu değişiklik kendisinden sonraki cirantalar tarafından değil bizzat keşideci tarafından değiştirilmiş ve bu değişiklik keşideci imzası ile paraflanmışt olduğunu,  Çekte cirantalar tarafından yapılan bir tahrifat bulunmadığını, çekin keşide tarihinde yapılan değişikliğin çekteki keşideci imzası ile paraflandığını, söz konusu paraf imzasının sahte olmadığını, bu imzanın sahte olduğu davacılar tarafından da iddia ve ispat edilemediğini, Davacıların aynı gerekçelerle İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/944 Esas sayılı dosyasında açtıkları davanın reddedildiğini, kararın temyiz aşamasında onandığını, Yerel mahkemece tedbir kararı verilmiş ve bu karar fiilen uygulanmış olduğunu, davanın reddi ile birlikte tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Dava, menfi tespit ve çek istirdadı istemlerine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince menfi tespit isteminin kabulüne, istirdat isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılardan ... ....Şti vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\"Senet metninin sonradan değiştirilmesi, bütün ilgililerin birlikte gerçekleştirmesi gereken bir işlemdir. TTK'nın 818.maddesi göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 748. Maddesine göre, bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra senet üzerine imza koymuş olan kişiler değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar. Hükmün uygulanabilmesi için, geçerli bir kambiyo senedi bulunmalı, tahrifat senet tedavüle çıktıktan sonra ve senet metninde yapılmış olmalı, tahrifat yapılmasından sonra da senet geçerliliğini sürdürüyor olmalıdır. Yasanın bu hükmü, öğretide \"imzaların bağımsızlığı\" olarak adlandırılan ilkenin gereği ve sonucudur. Buradaki \"metin\" kavramının, diğer unsurlar yanında keşide tarihi ve bedel unsurlarını da içerdiği, yine \"tahrifat\" kavramıyla da gerçekleştirilen değişiklikten söz edildiği açıktır. Buna göre, senetteki keşide tarihi ve bedelin tüm ilgililerin katılımı olmaksızın sonradan tek taraflı olarak değiştirilmesi (tahrif edilmesi), tahrifattan önce senet üzerine imza koyanların tahrif edilmiş şekle göre sorumluluğunu doğurmayacak, bunlar önceki metin ne ise ancak o çerçevede sorumluluk altında olacaklardır. Eş söyleyişle senedin tahrifat ile büründüğü yeni hal, o senedi tahrifattan önce imza etmiş olanlar bakımından yok hükmündedir, bağlayıcı değildir. Hamilin iyi niyetli olup olmaması da bu sonucu etkilemez. (Y.12HD, 2013/7163 Esas, Karar sayılı 2013/15326, 22.04.2013 Tarihli ilamı)\" (Benzer yönde Yargıtay (Kapatılan) 19.HD'nin 2011/3968 Esas, 2011/12787 Karar sayılı, 18.10.2011Tarihli ilamı ile Yargıtay 11.HD'nin 2022/392Esas, 2023/4341Karar sayılı, 11.07.2023 Tarihli ilamı ile onanan Dairemizin 2019/157 Esas, 2021/1972 Karar sayılı kararı)<br>Somut uyuşmazlıkta; davaya konu T.C. ... Bankası AŞ Batıkent Ankara şubesine ait 1.570.000TL bedelli çekin davacı ... ...şirketi tarafından 25/08/2020 Tarihinde takasa sunulduğu, ancak keşideci şirketin çift imza ile temsil olunması ve çekte keşideci hanesinde tek imza olması nedeni ile çekin işlemsiz olarak davacı ... ...Şirketi'ne iade edildiği, davacının çeki keşideciye iade ettiği, keşidecinin ise çek tarihini 07/10/2020 olarak değiştirip tek paraf atarak, yeniden tedavüle koyduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda çekin 25/08/2020 olan tarihinin 07/10/2020 olarak değiştirilerek tarih hanesinde değişiklik yapıldığı, senet metnindeki değişikliğin davacılar senedi imzaladıktan sonra yapıldığı, davacıların imza ve onayı olmadığı, davacıların çekin değişiklikten önceki  halinden sorumlu tutulabileceği, çekin 09/10/2020 tarihinde bankaya ibraz edildiği, ancak davacılar ilk keşide tarihine göre sorumlu olduklarından çekin ibrazının yasal süreden sonra olduğu, davalının çekte ciranta konumunda olan davacılara karşı başvuru hakkını yitirdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı ... ... ..Şti vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılardan ... ... ...Şti vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı  ... ...Şti vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 107.246,70TL harçtan, peşin alınan 26.811,67TL harcın mahsubu ile bakiye 80.435,03TL harcın davalı ... ... Şti'nden alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı ... Şti tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"142a097a855b5c8a","SID":"705e11f9a8166558"}}