{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1846 <br>KARAR NO: 2026/552<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/04/2025<br>NUMARASI: 2023/454 E - 2025/420 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 26/02/2026<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirket ile müvekkili arasındaki telefon hattı kullanıma ilişkin sözleşmeler kapsamında; davalı kurum satış hesabı yönetici ... isimli kişi tarafından ...tr e-posta adresinden müvekkili şirket çalışanı ...'a ait ...com e-posta adresine 20 Haziran 2022 tarihinde \"...MOBİL SÖZLEŞME YENİLEME\" konusuyla gönderilen e-posta ile 28.07.2022- 10.08.2022-23.08.2023 tarihli e-posta ile BAĞLAYICILIK ÇERCEVE FORMU\" \"FORM 3 (TÜM FATURA İNDİRİM FORMU)\" \"FORM 5 (...)\" başlıklı belgeler gönderildiğini, davalı kurumun tarife liste fiyatları üzerinden %67 indirim uygulayarak ücret teklif ettiğini, bu ücret üzerinden de aylık 2.000,00 TL daha indirim uygulayarak aylık fatura bedeli toplamının 11.682,33 olarak taahhüt edilmesine rağmen; Kasım 2022 faturası ile 19.086,60 TL, Aralık 2022 faturası ile 19.960,20 TL, Ocak 2023 faturası ile 29.039,40 TL, Şubat 2023 faturası ile 26.964,20 TL, Mart 2023 faturası ile 29.093,72 TL, Nisan 2023 faturası ile 30.263,05 TL, Mayıs 2023 faturası ile 30.159,68 TL tahsil edildiğini, taahhüde aykırı tahsil edilen bu yüksek faturalara ilişkin süreçle ilgili tüm e-posta yazışmaları yapan şirket çalışanı ... sözleşmeye aykırı bu durum sorulmuş ise de 30.01.2023 tarihli e-posta ile \"Faturalardaki artışın sebebi Ekim 2022 ve Ocak 2023 de yapılan zam etkileri maalesef. Liste fiyatı üzerinden sizlere verilen indirimler değişmiyor ancak, liste fiyatındaki artış ile bu etki faturalara da yansıyor maalesef. Tüm müşterilerimizde aynı oranda artış olmuştur.\" şeklinde cevap verildiğini, arabuluculuk yoluna müracaat edilmiş, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamaması nedeniyle süreç anlaşmama şeklinde tamamlandığını, durum itibariyle yapılan anlaşma kapsamında taahhüt edilen fatura bedelinden çok yüksek fatura bedellerinin tahsil edilmesi nedeniyle taahhüt sözleşmesi kapsamında aylık fatura bedelinin tespitiyle fazla tahsil edilen şimdilik 10.000,00 TL'nin müvekkile iadesi için huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, hükümleri nazarıyla taahhütname koşullarında müvekkil aleyhine düzenleme yapılamayacağı izahtan vareste olup ilgili mevzuat hükümleri nazarıyla taahhüt anlaşmasına aykırı olarak tanzim ve tahsil edilen fatura bedellerinin iade edilmesi gerektiğini, 24 aylık taahhüt anlaşması olmasına rağmen taahhütnamedeki bedele aykırı fatura tanzim ve tahsil edilmesi üzerine taahhütnameye göre aylık fatura bedelinin tespiti ile fazla tahsil edilen bedellerin işleyecek avans faiziyle birlikte iadesi için huzurdaki davayı açmak gerektiğini, fazlaya ve munzam zarara dair tüm hakları saklı kalmak üzere; taraflar arasındaki taahhüt anlaşmasına göre aylık fatura bedelinin tespiti ile davalıya ödenen fazla fatura bedelinin şimdilik 10.000,00 TL kısmının ödeme tarihlerinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline; yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare davasını ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı şirketin kendilerine yansıtılan faturaların fazla olduğu iddiasıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının işbu iddia talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıya tahakkuk ettirilen faturalarda herhangi bir hata veya yanlışlık bulunmadığını, dava konusu hatlara ait fatura suretleri incelendiğinde davacı şirketin faturalarının kampanya kapsamında yaptığı kullanımlar, alınan hizmet paketleri, kampanya taahhütnamesinin süresinden önce feshedilmesi üzerine yansıtılan cayma bedelleri ve tahsil edilen diğer vergi benzeri yükümlülüklerden kaynakladığını, dolayısıyla davacı şirkete, sözleşmeye ve kullandığı paketlere uygun olarak ücretlendirme yapıldığını, davacıya bu nedenle iade edilmesi gereken bir bedel bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacının müvekkil şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın tacir olup mevzuatımızın tacirlere ilişkin hükümlerine tabi olduğunu, her tacir ticaretine ilişkin iş ve işlemlerde basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğunu, 6102 sayılı yasanın 21/3 maddesi uyarınca bir faturayı tebliğ alan tacirin fatura içeriğine ilişkin itirazını 8 gün içerisinde yapmasını gerektiğini, aksi halde fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağının düzenlendiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir biçimde açılmış olan davanın reddini,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı ile davalı arasında, 23.08.2022 tarihinde, ... numaralı ana hat üzerinden 190 hat için sabit tutarlar üzerinden %67 indirimli ve 24 ay taahhütlü sözleşme imzalandığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve ilgili mevzuat  hükümlerine göre, davalının taahhüdüne göre düzenlemesi gereken, aylık sabit indirimli fatura tutarının 13.682,33 - 2.000 =11.682,33 TL olması gerektiği, dava konusu faturaların tutarlarının 11.682,33 TL olması gerekirken sözleşmede taahhüt edilenden çok daha fazla tutarlı fatura düzenlendiği, davalı tarafından dava konusu yedi adet faturada toplamda 102.790,54 TL fazla bedel hesaplandığı ve davacıdan tahsil edildiği, davalının bu durumda akdedilen anlaşmadan kaynaklanan borcuna aykırı hareket ettiği ve davacıyı zarara uğrattığı, davacının TBK 112. Madde kapsamında fazla ödediği bedeli tazmin talebinin yerinde olduğu, davacının dava dilekçesinde anlaşma kapsamında aylık fatura toplam bedelinin 11.682,33 TL olarak taahhüt edildiğinin bildirildiği, davacının yedi adet faturadan kaynaklı ne kadar fazla ödeme yaptığını bilebilecek durumda olduğu, bu haliyle davanın kısmi dava olarak değerlendirildiğinden faiz başlangıç tarihleri kısa kararda yazılı olduğu şekilde belirlenmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçeleriyle <br>1-Davacının davasının kabulü ile; 102.790,54 TL alacağın,10.000,00TLsine dava tarihi 21/06/2023 tarihinden, kalan 92.790,54 TLsine ıslah tarihi 13/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davacıya tahakkuk ettirilen faturalarda herhangi bir hata veya yanlışlık bulunmadığını, davacı şirketin faturalarının kampanya kapsamında yaptığı kullanımlar, alınan hizmet paketleri, kampanya taahhütnamesinin süresinden önce feshedilmesi üzerine yansıtılan cayma bedelleri ve tahsil edilen diğer vergi benzeri yükümlülüklerden kaynakladığını, davacı şirkete, sözleşmeye ve kullandığı paketlere uygun olarak ücretlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,  faturaya süresi içinde itiraz edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, fazla tahsil edildiği ileri sürülen bedelin iadesine talebine ilişkindir.Mahkemesince taraf delilleri toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti raporunda Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği de değerlendirilerek; \"Davacı ... Anonim Şirketi İle davalı ...... A.Ş. arasında, 23.08.2022 tarihinde ... numaralı ana hat üzerinden 190 hat için sabit tutarlar üzerinden %67 indirimli ve 24 ay taahhütlü sözleşme imzalanmıştır... Davacı ... Anonim Şirketi ile davalı ...... A.Ş.'e. arasında 23.08.2022 tarihinde 190 hat için 24 aylık taahhüt karşılığında Tablo- 1'de belirtilen sabit indirimli tarifeler üzerinden anlaşma sağlamışlardır. Bu nedenle, Davacı şirketin faturalarının; sözleşme tarihi olan 23.08.2022 tarihinden, sözleşmenin bitiş tarihi olan 23.08.2024 tarihine kadar Tablo-1'de belirtilen sabit indirimli bedeller üzerinden hesaplanması gerekmektedir.Tablo-1'deki tarife, tüm hatlar için indirimli aylık 13.682,33 TL (%67 indirimli) olarak belirlenmiş ve imza altına alınmıştır. Ayrıca sözleşme kapsamında, aylık 2.000 TL indirim uygulanacağı ( FAl) taraflar arasında kararlaştırılmıştır. Davacı şirketin, aylık sabit indirimli fatura tutarı 13.682,33 -2.000 = 11.682,33 TL olacaktır. Davalı ...... A.Ş.'e. Tarafından, davacı ... Anonim Şirketi adına, düzenlenen ve davaya konu edilen 7 adet fatura bulunmaktadır. Bu fatura tutarları 11.682,33 TL olması gerekirken aşağıdaki tabloda görüleceği üzere sözleşmede belirlenen faturaların çok üzerinde fatura düzenlenmiştir. (TOPLAM 184.,566,85 TL) Davalı şirket ile davacı şirket arasında yapılan taahhüt anlaşması ile tarifelere indirim yapılacak ve aylık 2000,00 TL FA (toplam fatura tutarından aylık indirim) uygulaması ile davacı şirketin kullanımındaki hatlara ilişkin ödeyeceği fatura bedeli belirlenecektir. Davalı şirket tarafından Tablo-1'de buna göre hazırlanmış ve davacı şirkete sunulmuş, bu tablodaki bilgilerle de müvekkil şirketin ödemesi gereken fatura bedelinin 24 ay boyunca sabit 11.682,33 TL olarak belirtilmiş ve davacı şirket de bu bedel üzerinden anlaşarak ödemeyi taahhüt etmiştir. Fakat davalı şirket tarafından düzenlenen Tablo-2 de detayları belirtilen faturaların taahhüt kapsamında anlaşılan aylık sabit bedellerin çok üzerinde faturalar düzenlenmiştir. Bu durumun gerekçesi, davalı şirket müşteri temsilcisi tarafından aşağıda belirtilen mail ile davacı şirkete bildirilmiştir.... Davacı şirket tarafından, davalı şirkete yapılan fazla ödemenin 102.790,54 TL olacağı\" yönünde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve yargısal denetimine elverişli bulunmuştur.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygundur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum  bulunmamasına göre   davalının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,<br>Alınması gereken 7.021,62 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 2.895,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.126,20 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) <br>İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/02/2026<br>\t<br>    <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3127c20958f19336","SID":"c3aa80f7987378c7"}}