{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO::2023/1232 Esas<br>KARAR NO:2026/212 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/169 Esas -  2023/152 Karar <br>TARİH:21/02/2023<br>DAVA\t:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:05/02/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalının aleyhine başlatılan cari hesap alacağına ilişkin takibe haksız itiraz ettiğini, alacağın muhtelif tarihlerde kesilen faturalara dayandığını,  fatura alacaklarında ispat yükünün ise borcunu ödediğini yahut böyle bir borcun olmadığını iddia eden tarafa ait olduğunu, davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını,  ekte sunulan cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalının 37.038,41-TL'yi ödemediğini, davalının 20/12/2021 tarihli cari hesap mutabakatı konulu e-postada da 35.400-TL borçlu olduklarını ikrar ettiğini, buna rağmen davalını kötü niyetli olarak arabuluculuk görüşmeleri devam ederken müvekkili şirkete 04.02.2022 fatura tarihli, ... Nolu 35.400,00 TL bedelli iade faturası kestiğini, fatura ve içeriğine Konya ... Noterliği, 14.02.2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini ve davalı tarafça usulsüz kesilen e-faturanın iade edildiğini, ödenmeyen bedelin müvekkil şirket ticari defter ve kayıtlarıyla da sabit olduğunu, alacağın varlığı ve ulaştığı meblağın ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesi sabit olacağını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla  İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, takibin 37.038,41 TL üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını,  dava konusu cari hesaptan kaynaklanan alacağın altında yer alan hukuki işlemin Kadıköy ... Noterliği'nin 05.10.2020 tarihli \"Araç Satış Sözleşmesi\" ile müvekkilinin davalıya yaptığı araç satışı olduğunu, satış sözleşmesine konu aracın kullanım amacının hususi olduğunun sözleşmede yazılı olduğunu, aracı ticari ve mesleki olmayan amaçla satın alan davacının  tüketici olduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu; husumet itirazları bulunduğunu,  müvekkilinin maliki olduğu ... plaka ... Markalı aracın satışı konusunda, dava dışı aynı zamanda ... A.Ş.'nin hissedarı olan  .... A.Ş.'ye ait online ihale satış platformu \"...\" üzerinden, satışa ilişkin tüm yükümlülükler dava dışı .... A.Ş.'ye  ait olmak üzere  anlaştığını, davacı yanın da online ihale suretiyle aynı sayfada yer alan satış sözleşmesine istinaden bu platform üzerinden aracı satın aldığını, aracın satışının, dava dışı .... A.Ş.' ye ait e-ihale platformu olan \"...\" adlı site üzereninden gerçekleştiğini, müvekkil şirketin aracın sadece yasal olarak devrini yaptığını, dolayısıyla davacı yanın tüm talep ve iddialarının hukuksal sorumlusu ve sözleşme öncesi dürüstlük kurallarına uygun hareket etme yükümlülüğünün bizzat dava dışı...Oto'ya ait olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini;  davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Kadıköy .... Noterliğinin 05.10.2020 tarihinde düzenlemiş olduğu satış sözleşmesinde davacının \"Alıcı bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını...\" beyanında bulunduğunu ve satış sözleşmesini imzaladığını, davacının aracı  mevcut durumu ile satın aldığını, ancak aracı satın aldığı tarihten tam 1 Yıl 17 gün sonra  aracın  ayıplı olduğu gerekçesiyle müvekkili şirkete öncesinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmaksızın 22.10.2021 tarihli, ... numaralı, 35.400,00 TL tutarında, ... \"değer kaybı bedeli\" açıklamalı,  takip konusu faturayı düzenlediğini, faturada belirtilen değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu, davacının haksız ve mesnetiz olarak fatura kestiğini, zaten faturanın asıl muhatabının aracı satan, dava dışı .... A.Ş. olduğunu, öte yandan, taraflar arasındaki satış sözleşmesi, ticari olarak kabul görecekse davacının TTK'nun 23/1-c bendindeki ihbar süreleri içerisinde muayene ve ihbar külfetlerini yerine getirmediğini, aksinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, davacı süresinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığından, aracın mevcut hali ile kabullenilmiş olduğu sonucuna varılacağının, bu nedenle davacı carisinde kayıtlı değer kaybı faturasının haksız olduğunu; davacının dilekçe ekinde sunduğu mutabakat mektubunun, şirket yetkilileri tarafından yapılan inceleme neticesinde, imzaya yetkili olmayan personel tarafından imzalandığın tespit edildiğini,  şirketin Muhasebe müdürünün ve imza yetkilisinin ticaret sicil kayıtlarından da görüldüğü üzere ... olduğunu, yetkisiz personel tarafından davacıya gönderilen mutabakat yazısının müvekkili şirketi bağlamadığını,  müvekkilin tarafından 04.02.2022 fatura tarihli ... nolu iade tipli  e-fatura kesildiğini, ancak davacının ihtarname ile faturaya itiraz ederek tekrar iade ettiğini; dava konusu takip dosyasında  asıl alacağın 36.703,55-TL olarak belirtildiğini, davacının değer kaybı bedeline ek olarak carisinde hatalı olarak gözüken 1.303,55 TL'nin de ödenmesini talep ettiğini, ancak bu talebin de haksız olduğunu, davacının müvekkiline  ait ... ve ... plakalı araçları yine dava dışı...Oto'nun e-ihale satış platformu üzerinden satın aldığını, ... plakalı aracın 25/08/2020 tarihinde Kadıköy ... Noterliği ... yevmiye no lu, ... plakalı aracın 16/09/2020 tarihinde  Kadıköy ... Noterliği ... yevmiye no lu araç satış sözleşmeleri ile devralındığını, ancak araçların davacıya e-ihalenin sonuçlanmasından sonra fakat resmi devirden önce 21/08/2020 ve 15/09/2020 tarihlerinde teslim  edildiğini, araçlar davacının yetkilendirdiği kişilere teslim edildikten sonra plakalara toplamda 3 adet para cezası kesilmiş olup müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkilinin de davacı yana 31/12/2020 tarih ve ... numaralı 1.303,55 TL'lik fatura kestiğini,  ancak davacının tarafından haksız ve yasalara aykırı olarak 22/10/2021 tarihinde ... fatura numarası ile iade faturası kestiğini, dolayısıyla davacı tarafından işbu 1.303,55 TL'lik bedel, müvekkil şirkete ödenmediğinden müvekkil şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, hatta davacı tarafından işbu bedele istinaden düzenlenen faturanın, yasal itiraz süresinden 10 ay sonra iade faturası kesmek suretiyle müvekkil şirkete iade edildiğini; alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi ve faiz türünün kabul edilemeyeceğini,  müvekkil şirketin davacıya borcu olduğunun kabulü halinde dahi davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunabilmesi için kesin vadeye bağlanmış bir borcun varlığı gerektiğini, müvekkilinin icra takibi öncesinde davacı tarafından temerrüde de düşürülmediğini ileri sürerek, davanın reddine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın aracın satışından sorumlu .... A.Ş.'ye ihbar edilmesine,  yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 21/02/2023 tarih ve 2022/169 Esas - 2023/152 Karar sayılı kararında; \" Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Başka bir deyişle davalı, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağını kendi ticari defterlerine kaydetmesi sebebiyle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD. 2018/2293 Esas 2019/4962 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 12. HD.  2020/1062 Esas 2020/972 Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde;  davacının, dava dışı firmanın işletiği online internet araç satış platformundan davalıya ait ... plakalı aracı satın aldığı, taraflar arasında Kadıköy ... Noterliğinin 05.10.2020 tarihinde düzenlemiş olduğu satış sözleşmesiyle satış işleminin tamamlandığı, davacının 22.10.2021 tarihli, ... numaralı, 35.400,00 TL tutarında, ... \"değer kaybı bedeli\" açıklamalı,  takip konusu faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiği, davalının bu faturayı ticari defterlerine işlediği, faturaya süresinde bir itirazda bulunmadığı, yine taraflar arasındaki e-mail yazışmalarına göre, davalının 35.400,00-TL borçlu olduklarına yönelik mutabakatta bulunduğu; ancak ... plakalı araca 24/08/2020 ve 27/08/2020 tarihinde yazılan 309,50 ve 309,05-TL'lik cezalar ile ... plakalı araca 27/08/2020 tarihinde yazılan 685,00-TL'lik cezalar yönünden; ... plakalı aracın teslim tarihinin 21/08/2020, ... plakalı aracın teslim tarihinin 15/09/2020 olup, trafik cezalarının yazıldığı tarihte fiilen davacıda bulunduğu, bu cezaları ihtiva eden fatura yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, davanın trafik cezalarını içerir fatura dışındaki fatura yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (Adem Albayrak, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 basım, sf; 1287 ) Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay 9. HD. 12.10.2020 tarih  2016/26775 Esas 2020/11341 Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:\"gerekçesi ile, <br>''1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;<br>-Davalının İstanbul Anadolu 14.İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 35.400,00-TL üzerinden devamına,<br>-Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Asıl alacak miktarı olan 35.400,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>3-Reddedilen kısım üzerinden davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, zira takip konusu cari hesabın dayanağının araç satış ilişkisi olduğunu, satış konusu aracın hususi kullanıma mahsus olduğunu, Husumet itirazları bulunduğunu, davalının  maliki olduğu ... plaka sayılı ... Markalı aracın satışının aracı kurum olan dava dışı .... A.Ş.'ye ait online ihale satış platformu \"...\" üzerinden, satışa ilişkin tüm yükümlülükler dava dışı .... A.Ş.'ye  ait olmak üzere gerçekleştiğini, davacı yanın tüm talep ve iddialarının hukuksal sorumlusu ve sözleşme öncesi dürüstlük kurallarına uygun hareket etme yükümlülüğünün bizzat dava dışı...Oto'ya ait olduğunu, ... plaka sayılı aracın satışına ilişkin noter satış sözleşmesinde davacının aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını beyan edip sözleşmeyi imzaladığını, davacının e-ihale platformu olan \"...\" sayfasındaki ihalelere katılmak için üye olması gerektiğini; yine uygulamada e-ihale platformlarında genellikle alıcı üye ile imzalanan sözleşmelerde ve/veya ihale portalı ekranında aracın fiili durumu ve varsa siteme yüklenen eksper raporuna istinaden satın alındığına dair bilgilendirmeler mevcut olup, alıcının ihaleye katıldığında aracın mevcut fiili durumunu bilerek ihalelere katıldığını, davacının buna rağmen, TTK'nun 23/1-c bendi uyarınca süresinde muaeyene ve ihbar külfetlerini yerine getirmeden  satış tarihinden 1 yıl 17 ay sonra aracın ayıplı olduğu gerekçesi ile davalıya  22.10.2021 tarihli, ... numaralı, 35.400,00 TL tutarında, ... \"değer kaybı bedeli\" açıklamalı faturayı düzenlediğini,  davacı yanın aracı alıp 1 yıl 17 gün kullanıp, akabinde değer kaybı faturası kesmesinin ve müvekkili şirketten alacak talebinde bulunmasının \"dürüstlük kuralı\"na da aykırı olduğunu, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faturada belirtilen değer kaybı tutarının fahiş olup; faturanın/değer kaybı bedelinin neye istinaden düzenlendiğinin, miktarın belirlenmesinde hangi bilgi ve belgelerin esas alındığının  davacı tarafça belirtilmediğini; itirazın iptali davalarında amacın, alacaklının gerçekten böyle bir alacağı olup olmadığının tespit edilmesi olduğunu; ilk derece mahkemesince, satış sözleşmesine konu araçta herhangi bir değer kaybının ya da başkaca bir ayıbın olup olmadığı, böyle bir ayıbın ortaya çıkması halinde ise bu ayıptan veya bu ayıp nedeniyle araçta meydana gelmiş olan değer kaybından müvekkili şirketin sorumlu olup olmadığı hususları değerlendirilmeden, salt davacı beyanları ve fatura içeriğine itiraz edilmemesi gibi hususlara dayalı olarak kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu;İlk derece mahkemesi, takip konusu faturanın ticari defterlere işlenmesini ve faturaya itiraz edilmemesini kararına gerekçe olarak göstermişse de; fatura içeriğine tebliğ gününden itibaren 8 gün içerisinde itiraz yolu kullanılamamış olsa da; Yargıtay dava dairelerince verilen ve Yasa hükümlerinin uygulanmasına yol gösterici nitelik taşıyan ilamlar kapsamında; sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olmasının onun kesinleştiği sonucunu doğurmayacağını, TTK'nın 23/2 maddesi uyarınca keşide edilen faturaya itiraz edilmemiş olması halinde fatura münderecatının kabul edilmiş sayılacağı hükmünün ancak taraflar arasında faturanın keşide edilmesine neden olan akdi ilişkinin ispat edilmesi durumunda geçerli olduğunu (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi T. 27.6.2002 E. 2002/1631 K. 2002/3536, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi T. 8.6.1988 E. 1988/60 K. 1988/3809, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 14.02.2007 E. 2006/7750 K. 2007/882, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.05.2005 E. 2004/7832 K. 2005/4738 sayılı kararı) Hükme esas alınan 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun,  .... A.Ş.'den beklenen bilgi ve belgeler dava dosyasına girmeden eksik verilere ve hatalı değerlendirmelere dayalı olarak tanzim edildiğini;  03.01.2023 tarihli beyanları doğrultusunda, ticari defter ve kayıtlar dışında takibe konu alacağın gerçekten var olup olmadığının tespiti açısından ... plakalı aracın satın alınması kapsamında davacı şirketin dava dışı .... A.Ş. ile hukuki ilişkisinin, TTK. M. 23 hükmü ile birlikte değerlendirilmek suretiyle dosyanın yeniden bilirkişi kuruluna tevdiine karar verilmesi gerekirken, bu konuda ilk derece mahkemesince herhangi bir karar verilmediğini, İlk derece mahkemesinin kararına dayanak gösterdiği, müvekkili şirket ile davacı taraf arasındaki mutabakat mektubunu imzaya yetkili olmayan personel tarafından imzalandığının tespit edildiğini, yetkisiz personel tarafından davacıya gönderilen mutabakat yazısının müvekkili şirket açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığından, mezkur mektubun karara esas teşkil etmesinde isabet bulunmadığını, bununla birlikte müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamasına rağmen,  davacının da belirtmiş olduğu üzere müvekkili şirket tarafından 04.02.2022 fatura tarihli ... nolu iade tipli  e-fatura kesildiğini ancak bilirkişinin bu hususu dikkate almadan eksik ve hatalı inceleme yaparak raporunu düzenlediğini; ilk derece mahkemesine sundukları cevap dilekçesi ekinde müvekkili şirket tarafından davacı tarafa gönderilen iade faturasının sunulduğunu; lakin mahkemenin iade faturalarını adeta yok saydığını, Cevap dilekçelerinde takip öncesi işlemiş faiz talep koşullarının oluşmadığı belirtilmesine rağmen mahkemenin bu konu ile ilgili de herhangi bir değerlendirme ve açıklama yapmadığını, İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olmasının şart olduğunu ancak, yukarıda anılan istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; müvekkili şirketin böyle bir borcu bulunmadığından, itirazın haklı nedenlere dayandığı sonucuna varılacağını; bu haliyle, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını,Kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin kısmen kabul kısmen ret kararı verdiğini ancak davacının kötü niyeti ispatlanmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin de açıkça hukuk ve yasalara aykırı olduğunu; İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenler ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, davacının yanın  takip konusu alacağın %20' Sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne, inkar tazminatı isteminin kabulüne, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Eldeki dava bakiye açık hesap alacağına ilişkin olup, davalı yan bakiye hesaba konu davacının davalıya kestiği 22/10/2021 tarihli 35.400,00-TL tutarlı faturanın, 05/10/2020 tarihli araç satış sözleşmesi ile davacıya satışan araçta ayıp bulunduğu gerekçesi ile kesilen değer kaybı faturası olduğunu, anılan faturaya konu aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu ileri sürmüş ise de; TTK'nun 4/1 fıkrası uyarınca her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıklardan doğan hukuk davalarının ticari dava mahiyetinde olduğu, tarafların tüzel kişi tacir oldukları ve tacirlerin eylemlerinin ticari işletmeleri ile ilgili olmasının asıl olduğu,  taraflar arasındaki açık hesaba konu faturalardan birinin dayanağını oluşturan araç satış sözleşmesindeki  aracın ruhsatında yer alan kullanım türü bilgisinin davanın niteliğini ve görevli mahkemeyi belirlemede esas alınamayacağı, eldeki dava ticari dava olduğundan, uyuşmazlığı çözme görevinin ticaret mahkemelerine ait olduğu, davalının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafından cevap dilekçesi ile açık hesaba konu değer kaybı faturasının tarafalar arasındaki 05/10/2020 tarihli araç satış sözleşmesi ile davacıya satılan ... plakalı araca ilişkin olduğu kabul edildiğine göre, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği değer kaybı faturasına konu alacak bakımından husumetin davalıya yöneltilmesi gerektiği, husumetin  satışa aracılık eden kuruma yöneltilmesi gerektiğine dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından; davacının kestiği 22/10/2021 tarihli 35.400,00-TL tutarlı değer kaybı faturasına davalı tarafından yasal sürede itiraz edilmediği gibi, faturanın ticari defterlere de kaydedildiği, TTK'nun 21/2 fıkrası uyarınca; bir faturayı alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı, anılan fatura satış veya hizmet faturası olmayıp, değer kaybı faturası olduğu, bu faturaya konu değer kaybı alacağının dayandığı satış sözleşmesinin davalı tarafından inkar edilmediği, bu durumda davalının davacıya satmış olduğu oluştuğu belirtilen ve faturaya dercedilen değer kaybı tutarını kabul etmiş sayılacağı, aksini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından, dava konusu icra takibinin başlatıldığı 01/12/2021 tarihinden sonra, eldeki davanın arabuluculuk süreci devam ederken  04/02/2022 tarihli 35.400,00-TL tutarlı iade faturası kesildiği savunulmuş ise de; anılan faturanın davacı tarafından kabul edilmediği, deftere kaydedilmediği ve noter ihtarnamesi ile davalıya iade edildiği, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalar oldukları ve takip tarihindeki alacak durumunun tespiti gerektiği de gözetildiğinde, takip tarihi itibariyle bu fatura bakımından kendi defterlerine göre davacıya borçlu görünen davalının, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına, değer kaybı tutarının fahiş olduğuna yönelik istinaf sebeplerinin dinlenemeyeceği, öte yandan davalının anılan faturayı defterine kaydetmiş olması karşısında, dava dilekçesi ekinde yer alan 20/12/2021 tarihli, 31/10/2021 tarihi itibariyle davalının davacıya 35.400,00-TL borçlu olduğuna dair mutabakat altındaki kaşe üzerinde yer alan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığının da sonuca etkisi bulunmadığı, zira hem mutabakat içeriğinin anılan fatura bakımından davalı defterindeki kayıt ile uyumlu olduğu, hem de anılan mutabakat olmasaydı dahi yine davalının kendi defterlerindeki kayda göre davacıya bu faturadan ötürü borçlu göründüğü, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacının takip öncesi işlemiş faiz isteminin kabul edilmediği nazara alındığında, davalının takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece hüküm altına alınan tutarın faturaya dayalı ve likit nitelikte olduğu nazara alındığında inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğu gibi, reddedilen kısım bakımından davacının kötü niyeti davalı tarafından ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddi de yerindedir. Aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.        \t<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.418,17-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 604,54-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.813,63-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6aec60a47b99569","SID":"890050bd1e96f050"}}