{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/02/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas - ... Karar<br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av...Av...Av...Av... Av...Av....<br>DAVALI\t: ...  <br>DAVANIN KONUSU\t:Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 13/02/2026<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 16/02/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının Düzce ili Konuralp caddesinde Konteynır alım satımı işleriyle uğraştığını, müvekkili şirketin ise Konya ilinde demir ve çelik ürünleri üzerine faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davaya konu ...... plakalı aracın satılması için müvekkili şirket tarafından davalıya Konya ... Noterliğinin 17.03.2016 tarih ve ...... yevmiye nolu özel vekâletnamesi ile vekâlet verildiğini, aracın bu tarihte de davalıya fiilen teslim edildiğini, davalının aracı makul bir sürede satmadığını, aracın davalı tarafından kullanıldığına dair duyumlar aldıklarını, davalının görevini TBK 506/2 de öngörülen özen yükümlülüğü yerine getirmemesi sebebiyle 22.06.2016 tarihinde Konya ... Noterliğinin ...... yevmiye nolu azilnamesi ile müvekkili şirketin davalıyı azlettiğini, dava konusu aracın davalıdan istenilmesine ve ihtarname gönderildiğini rağmen aracın davalı tarafından teslim edilmediğini,  davalı vekil hakkında da dava konusu aracı geri iade etmemesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin aracın kullanılamamasından kaynaklı zararının olacağını, araçta değer kaybı olacağını, müvekkili tarafından HGS ve MTV ödendiğini ileri sürerek, davaya konu ...... marka kamyon ( Vinç monteli) cinsinde ki ...... plakalı aracın davalıdan alınarak davacıya aynen teslimini, aynen teslimine yönelik karara dayanarak icra müdürlüğünce davalıya icra emri gönderilmesinden itibaren 7 gün içerisinde dava konusu araç davacıya teslim edilmemesi/ edilememesi halinde, aynı anda ifa edilebilirlik kuralı gereğince davalıya iş bu mahkeme kararına dayanarak aracı kendi adına tescili için noterlerde işlem yapmak yetkisi tanınmasını, dava konusu araç bedeli mahkemece tesbit edilinceye kadar (aracın ne durumda olduğu bilinmediğinden) şimdilik 40.000,00 TL'nin de davalıdan tahsilini, davacının davalıyı azil ettiği Konya .... Noterliğinin ...... yevmiye nolu azilnamesinin davalıya tebliğ tarihinden itibaren kötü niyetli olması nedeniyle, karar tarihine/Aynen teslim tarihine kadar geçecek olan toplam kullanım bedelinin tespiti ile şimdilik fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini, dava konusu araç için kullanımdan kaynaklanan değer kaybının tespiti ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL nin davalıdan tahsilini, araç üzerine kesilen trafik cezaları, HGS ve Motorlu taşıt vergileri gibi (MTV gibi) vergilerin ödenmesi davacı şirket tarafından yerine getirilmiş olması nedeniyle 4.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 04/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; araç bedeline ilişkin talebini 113.000,00 TL'ye arttırmıştır. <br>Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;\"...Dava; alacak davasıdır.<br>Davacı vekili dava dilekçesiyle; dava konusu aracın davacı kullanımında olan bir araç olduğunu, davacının aracı satmak için davalıya Konya ... Noterliğinin 17.03.2016 tarih ve ...... yevmiye nolu “ özel vekâletnamesi ile” yetki-vekâlet verdiğini, aracın bu tarihte davalıya fiilen teslim edildiğini, davalı aracı makul bir sürede satmadığını, aracın davalı tarafından kullanıldığına dair duyumlar aldıklarını, araca HGS cezası ile ve davalının görevini TBK 506/2 de öngörülen “özen yükümlülüğü” yerine getirmemesi sebebiyle 22.06.2016 tarihinde Konya ... Noterliğinin ...... yevmiye nolu azilnamesi ile davacı şirket yetkilisi, davalıyı azlettiğini, dava konusu aracın davalıdan istenilmesine rağmen davalı tarafından teslim edilmediğini, bu nedenlerle; ...... plakalı aracın davalıdan alınarak davacı müvekkiline aynen teslimini, aracın teslim edilmemesi halinde davalıya aracın kendi adına tescili için yetki tanınmasını, dava konusu araç bedeli mahkemece tesbit edilinceye kadar (aracın ne durumda olduğu bilinmediğinden) şimdilik 40.000.-TL nin de davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, müvekkilinin, davalıyı azil ettiği Konya ... Noterliğinin ...... yevmiye nolu azilnamesinin davalıya tebliğ tarihinden itibaren kötü niyetli olması nedeniyle, karar tarihine/Aynen teslim tarihine kadar geçecek olan “toplam kullanım bedelinin tespiti” ile şimdilik fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla  5.000.-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini, dava konusu araç için “kullanımdan kaynaklanan değer kaybının tespiti ile” fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000.-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini, araç üzerine kesilen trafik cezaları, HGS ve Motorlu taşıt vergileri gibi (MTV gibi) vergilerin ödenmesi davacı şirket tarafından yerine getirilmiş olması nedeniyle 4.000.-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekilinin 18/12/2019 tarihli beyanında; Aracın fiziki olarak bulunamamasından dolayı; aracın tarafımıza teslimi konusunda karar verilmesine yer olmadığını, aracın noter veya sigortacılarda sabit bulunan araçların kasko değerleri listesinden, dava konusu araç olan ...... plakalı aracın 2019 itibari ile kasko değerinin HMK 266/2  aracın kasko değerinin araç bedeli olarak davalıdan tahsiline ve tarafına ödenmesini, dava konusu ...... plakalı aracın davalı üzerine kayıt ve tescilini, müvekkili tarafından karşılanmış olan araç üzerine kesilen trafik cezaları, aracın vergileri gibi ödenen miktarların avans faiziyle birlikte hesaplanarak davalıdan tahsilini ve taraflarına ödenmesini, dava dilekçesi netice-i talep kısmındaki C ve D maddelerindeki “aracın kullanım bedelinin tespiti” ve “kullanımdan kaynaklı değer kaybı” taleplerinden feragat ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br><br>Davalıya, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>Konya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; sanık ...'ın 23/12/2021 tarihli yakalama kararı ile alınan savunmasında; dava konusu aracı 65.000,00 TL'ye satın aldığını, aracın muayenesi olmadığı için devredemediklerini, bunun üzerine satış için vekaletname verdiklerini, daha sonra bir mafyanın elinden alıp zorla götürdüğünü, buna ilişkin Düzce de Çilimli Jandarma Komutanlığına şikayette bulunduğunu, daha sonrasında bu şikayete ilişkin talebinin araç kendi üzerine kayıtlı olmadığından aracın halen mafya da olduğunu, parasını geri alamadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 21/02/2024 tarihli yakalama kararı ile alınan savunmasında; Konya ilinden vinç aldığını, 50.000,00 TL ödediğini, anlaşılan bedelden 10.000,00 TL kaldığını, muayenesi olmadığından satış vermediklerini, muayene yapılmasını istediğinde 40.000,00 TL masraf olduğunu, kendisine bir aylık vekalet verdiklerini, sonrasında da kullanılamaz durumda olan arabayı bir kenara çektiğini, aracın çalındığını ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği, dosyanın halen derdest olduğu ve duruşmasının 24/12/2024 tarihine bırakıldığı görülmüştür.<br>Konya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı şirket yetkilisinin şikayeti üzerine davalının sanık olarak yargılandığı, dava konusu suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu olduğu ve yargılamanın bu suçun unsurlarına ilişkin değerlendirmeler ile yürütüldüğü, ilk olarak davanı açıldığı Konya .... Asliye Ceza Mahkemesince yürütülen kovuşturma kapsamında sanığın 23/12/2021 tarihli beyanlarına göre değerlendirme yapılmış ve neticeten sanık ...'ın mahkumiyetine karar verilmiş, ilgili kararın istinaf edilmesi üzerine Konya ... Ceza Dairesinin ...  Esas, ... Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin TCK 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı bu suç yönünden basit yargılama usulü ile uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek ve ayrıca taraf beyanlarına göre harici satışa dayalı bir ihtilaf olup olmadığı  taraflardan sorulup netleştirilerek  sonuçlarına göre suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak ceza tayininin gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle ilgili karar kaldırılmış ve esasa kaydedilmiş, davacı şirket vekili 07/02/2024 tarihli beyanında sanığa aracı sattığına dair herhangi bir beyanının olmadığını, bu durumun ihtilaflı olmadığını, dava konusu olayın sanığa araç satışı değil yetki vermesi ve sanığında bu güveni kötüye kullanması olayı olduğunu beyan etmiş, sanıkta yukarıda özetlenen 21/02/2024 tarihli beyanda bulunmuştur. Yargılama sürecinde Konya .... Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya Konya .... Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiş ve ilgili mahkemede derdest olduğu görülmüştür. <br> TBK 74. Maddesi \"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün  bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili  hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı  değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine  ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.\"  hükmüne havi olup, ceza mahkemesince verilecek beraat hükmünün dahi hukuk hakimini bağlamayacağı belirtilmiştir. <br>Mezkur açıklamalar doğrultusunda her ne kadar daha evvel ceza dosya sonucunun beklenilmesine karar verilmiş ise de, ilgili dosyanın incelenmesinde sanığın ilk olarak 65.000,00 TL'ye dava konusu aracı satın aldığını beyan etmesi, kaldırma sonrası beyanında ise, 50.000,00 TL ödediğini belirtmesi ayrıcı yine ilk beyanında aracın mafya tarafından zorla alındığını beyan etmesi, kaldırma sonrası beyanında ise aracı bir yere çektiğini, daha sonra aracın çalındığını beyan etmesi, bu beyanlar ile sanığın suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili ifadelerinin bulunduğunun sabit olduğu, aracın sanığa teslim edildiğinin sabit olduğu, her ne kadar ödeme beyanları var ise de, usulüne uygun tebliği yapılmasına rağmen mahkememiz davasında cevap dilekçesi sunmaması ve ödeme savunmalarına ilişkin ispat külfeti davalıda olmasına rağmen herhangi bir ödeme makbuzunun da sunulmamış olması durumları birlikte değerlendirildiğinde mevcut delil durumu itibariyle davalının davacıya ait aracı satış vadi ile aldığı vekaletname kapsamında fiilen götürdüğü ancak satışa ilişkin herhangi bir işlem yapmayıp kullanıma devam ettiği, davacı tarafından çekilen azilnamenin tebliği edilmesine rağmen aracı teslim etmediği sabit olup, yargıda hedef süre ilkeleri ve para alacaklarının enflasyon karşısında korunmamasının mülkiyet hakkı üzerinde yarattığı etkileri değerlendirilerek, ceza dosya sonucunun beklenilmesi yargılamaya bir yenilik katmayacağından bu ara karardan dönülmüş ve yargılamaya devam olunmuştur. <br>Dosya Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdii edilmiş olup, bilirkişi 26/04/2021 tarihli kök raporunda neticeten; ...... A.Ş.’nin 04.03.2021 tarihli yazı ve eklerinden; Davaya konu aracı 04.04.2014 tarihli son muayenesinde 352.784 kilometrede olduğu, ağır ve hafif kusurlarının bulunduğu, Araç rayiç değeri markası, tipi, modeli, kilometresi, yıpranma payı, hasar kayıtları vb. durumlara göre değişkenlik göstereceği, davaya konu aracın markası, modeli, tipi, 2014 yılı son muayenesindeki mevcut durumu ve kilometresi, hasar kaydının gözükmemesi, günümüz ve 2018 yılı dava tarihindeki benzer araç satış ilanları, yapılan piyasa araştırması, dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgeler, internet araç satış verilerinin gerçek araç piyasasına göre yüksek olması, aracın satış esnasındaki pazarlık payı, 2’nci el araç piyasa fiyatları dikkate alınarak, davaya konu ...... plaka sayılı kamyonun 27.12.2018 dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 33.000,00 TL olacağı, - Yapılan bu 33.000,00 TL’ lik değerlendirmenin davaya konu kamyonun vinç montesiz halinin olduğu, davaya konu kamyona vinçte eklendiğinde değerinin artacağı, aracın ruhsat bilgilerinde vinç monteli olduğunun belirtildiği ancak vincin özellikleri hakkında herhangi bir bilgi, belge bulunmadığından mevcut belgelerle vinç monteli halinin değerlendirme yapılamayacağı tespit edilmiştir. Vinç bedelinin tespiti için dosya yeniden bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi 12/02/2022 tarihli ek raporunda neticeten;  dava konusu araç üzerindeki vincin ...... plakalı, ...... AS 26.200 VİNÇ marka, 1997 model, kamyon (vinç monteli) cinsi, ...... şasi nolu, yakıt cinsinin dizel olduğu, vinç  bedellerinin marka, tip, tonaj, model, cins vb. özelliklere göre çok değişkenlik göstereceğinden tam bir değer çıkmayacağı ancak; davaya konu kamyonun (vinç monteli) markası, modeli, tipi dikkate alındığında en uygun 10 tonluk vinç uygulanabileceği; araç ilanları, internet satış ilanlarının güncel değerlerden yüksek olduğu, vinç işiyle uğraşan firmalarla yapılan görüşmeler, vb. hususlar dikkate alındığında yapılan piyasa araştırması neticesi 2014 model 10 tonluk 2. El vinç bedelinin dava tarihi itibariyle ederinin 80.000,00 TL olacağı, dava tarihi itibariyle vinç monteli araç ederinin 33.000,00 TL+80.000,00 TL=113.000,00 TL olacağı, hesaplamanın 27.12.2018 dava tarihi itibariyle 2014 model 10 tonluk 2. El vinç bedellerine göre yapıldığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi kök ve 12/02/2022 tarihli ek raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. <br>Davacı vekilinin 01/11/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; araç bedelini 113.000,00 TL'ye artırdığını bildirmiştir. <br>Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan bilirkişi raporu da nazara alınarak; Dava konusu araca bedeli 113.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>Her ne kadar davacı vekili 15/01/2019 tarihli delil listesinde araç bedelinin avans faizi ile birlikte davacıya verilmesini talep etmiş ise de, dava dilekçesinde ilgili talebe ek olarak faiz talebinin bulunmadığı, 15/01/2019 tarihli dilekçesinin de delil listesine ilişkin olduğu, ıslaha dair herhangi bir beyanın bulunmadığı sabit olup, dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden 15/01/2019 tarihli delil dilekçesindeki beyanlar dikkate alınmaksızın faize hükmedilmemiştir. <br>Ceza dosyasında suç tarihi olan 22/06/2016 tarihi aracın davacıya teslimi gereken tarih olup, bu tarih itibariyle yapılan 345,00 TL HGS ödemesi, 2.667,00 TL MTV ödemesi toplamı 3.012,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu tarihten önceki yapılan ödemelere ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br><br>Davacı vekilinin 18/12/2019  tarihli beyanında; dava konusu aracın değer kaybı ve kullanım bedeline ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br> Aracın davalı adına tescili taleplerinin değerlendirilmesinde adli yargı yolu caiz olmadığından ve ilgili talebi idari yargı mahkemelerinde açılacak davada değerlendirilmesi gerektiğinden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle;  Davanın kısmen kabulü ile; dava konusu araca bedeli 113.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının, azilnameye rağmen teslim edilmeyen dava konusu araç için 22/06/2016 azilname tarihinden sonraki 345,00 TL HGS ödemesi, 2.667,00 TL MTV ödemesi toplamı 3.012,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu aracın değer kaybı ve kullanım bedeline ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine, Aracın davalı adına tescili taleplerinin değerlendirilmesinde adli yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine, karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece aracın davalı adına tescili taleplerinin değerlendirilmesinde adli yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verildiğini, davanın hukuki konusunun vekalet sözleşmesinden kaynaklı araç teslimi ve tazminat istemine ilişkin olduğunu, müvekkilinin dava konusu aracın davalı tarafından teslim edilmemesi nedeniyle aracın tüm MTV ödemeleri ve bilumum diğer ödemeleri ile karşı karşıya kaldığını, dava konusu aracın müvekkiline teslimi kabul edilmediği taktirde davalı adına tescilinin talep edildiğini, ancak yerel mahkemenin bu taleplerini usulden reddettiğini, aracın davalı adına tescilinin yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının 4 nolu bent yönüyle kaldırılarak bu taleplerinin kabulü ile aracın davalı adına tescilinin yapılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf  dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; <br>Dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan vekilin hesap verme yükümlüğüne dayalı alacak davasıdır. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiştir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.<br>Davacı tarafa ait ve davaya konu ...... plakalı aracın satılması için davacı şirket tarafından davalıya Konya ... Noterliği'nin 17.03.2016 tarih ve ...... yevmiye nolu vekâletnamesinin verildiği ve aracın bu tarihte de davalıya fiilen teslim edildiği, davalının aracı makul bir sürede satmadığı, davacı tarafından davalının azledildiği, yine aracın davalı tarafından davacıya iade edilmediği, araç bedeli olarak da bir paranın davacıya ödenmediği dosya kapsamı ile sabittir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün, dava konusu aracın bedeli olan 113.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının, azilnameye rağmen teslim edilmeyen dava konusu araç için 22/06/2016 azilname tarihinden sonraki 345,00 TL HGS ödemesi, 2.667,00 TL MTV ödemesi toplamı 3.012,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu aracın değer kaybı ve kullanım bedeline ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine ilişkin kısımları istinafa konu edilmemiştir. Davacının istinaf başvuru dilekçesi ile hükmün 4 nolu bendinde geçen, \" Aracın davalı adına tescili taleplerinin değerlendirilmesinde adli yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine,\" dair kısmı yönüyle istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Motorlu araçların tescil işlemi idari bir işlem niteliğindedir. Trafik kaydına tescile karar verilmesi, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı bir karardır. Oysa adli yargı yerinde, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemez. Taşınmazlara ilişkin davalarda tescile ilişkin hüküm kurulabildiği akla gelmekte ise de, bu husus 4721 sayılı TMK’da yerini bulan düzenlemelerden kaynaklanmakta olup 2918 sayılı KTK’da motorlu araçların tesciline ilişkin mahkemelere bu şekilde bir yetki ve görev verilmemiştir.  Uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle bu noktada tartışılması gereken asıl husus, araç satışları için 2918 sayılı KTK’nın 19. maddesinde düzenlenen tescilin fonksiyonu olup, bu konuda öncelikle sicile güven ilkesine değinilmesi gerekir.<br>Taşınırlar üzerindeki hâkimiyetin belirlenmesi yukarıda açıklandığı üzere zilyetlik yoluyla sağlanırken, taşınmazlar açısından bu belirleme tapu sicili yoluyla olur. Kanun koyucunun 6721 sayılı TMK’nın 1023. maddesinde taşınmaz mallar için açık bir şekilde öngördüğü sicile güven ilkesinin 2918 sayılı KTK’da yer almaması, başka bir anlatımla trafik kaydında yolsuz bir tescile dayanarak hareket eden kişinin iyi niyetinin mülkiyete hak kazanılması noktasında korunması hususunda 6721 sayılı TMK’nın taşınır mülkiyetine ilişkin kurallarına istisna teşkil eden bir yasal düzenlemenin mevcut olmaması karşısında trafik sicil kayıtlarının, tapu sicilinin sağladığı korumaya eşdeğer güce sahip olduğu söylenemeyecektir. Nitekim aynı husus Hukuk Genel Kurulunun 05/12/2019 tarihli ve 2017/13-505 E. 2019/1289 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.<br>Bu durumda, davacı tarafından davaya konu araca ilişkin davalı adına tescil kararı istenilmiş olmakla, çoğun içinde azın da olduğu ilkesinden hareketle mahkemece, davaya konu aracın mülkiyetinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekmektedir. ( Emsal Yargıtay 3.HD'nin 18/01/2022 tarih, 2021/1945 Esas ve 2022/98 Karar sayılı ilamı ) <br>Eldeki dava da, davalının ceza dosyasındaki açık beyanları ile, aracın zilyetliğinin davalı vekil tarafından davacıya iade edilmediği anlaşılmakla ve mahkemece aracın rayiç bedeline hükmedilmesine rağmen, birlikte ifa kuralı uyarınca ( araç için doğrudan tescile karar verilemeyeceğinden) aracın mülkiyetinin davalıya aidiyetinin tespitine karar verilmesi gerekir iken aracın davalı adına tescili taleplerinin değerlendirilmesinde adli yargı yolu caiz olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş olması hatalıdır. <br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulü ile; dava konusu araç bedeli olan 113.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının, azilnameye rağmen teslim edilmeyen dava konusu araç için 22/06/2016 azilname tarihinden sonraki 345,00 TL HGS ödemesi, 2.667,00 TL MTV ödemesi toplamı 3.012,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu aracın değer kaybı ve kullanım bedeline ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine, 6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereğince; davacı adına kayıtlı ...... Plaka sayılı- ...... AS 26.200 VİNÇ marka, 1997 model, kamyon (vinç monteli) cinsi, ...... şasi numaralı aracın davalı ...'a ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\t<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/02/2025 Tarihli, ... Esas - ... Karar Sayılı Kararının KALDIRILMASINA,<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu araç bedeli olan 113.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>2-Davacının, azilnameye rağmen teslim edilmeyen dava konusu araç için 22/06/2016 azilname tarihinden sonraki 345,00 TL HGS ödemesi, 2.667,00 TL MTV ödemesi toplamı 3.012,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>3-Dava konusu aracın değer kaybı ve kullanım bedeline ilişkin taleplerin feragat nedeniyle REDDİNE, <br>4-6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereğince; davacı adına kayıtlı ...... Plaka sayılı- ...... AS 26.200 VİNÇ marka, 1997 model, kamyon (vinç monteli) cinsi, ...... şasi numaralı aracın davalı ...'a ait olduğunun TESPİTİNE, <br>5-Alınması gerekli 7.924,77 TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama yoluyla  yatırılan 2.169,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.755,38 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (İlk Derece Mahkemesince harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinden yeniden düzenlenmesine yer olmadığına)<br>6-Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan ve karar ilam harcından mahsup edilen 2.169,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi aşamasında yapılan 1.004,45 TL ile istinaf aşamasında yapılan 2.133,10 TL olmak üzere toplam 3.137,55 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 2.866,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>9-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine<br>10-İstinaf aşamasında yatan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine,<br>11-İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2026<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59eea2217e6672fa","SID":"d5abc895ec8a92db"}}