{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1222 Esas<br>KARAR NO:2026/210 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2022/470 Esas - 2023/80 Karar <br>TARİH:22/02/2023<br>DAVA\t:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)<br>KARAR TARİHİ:05/02/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalılar arasında akdedilen bankacılık hizmetleri sözleşmesine istinaden davalılar lehine ticari kredi kullandırıldığı, davalıların borçlarını süresinde ödememesi sonucunda hesabın kapatılarak borcun muaccel hale geldiği ve davalılara ihtarname keşide edildiğini, davalıların borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla müvekkili bankanın icra takibi başlattığını, Çorlu 4. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyasına borçluların borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itirazı ile takibin durduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını, Çorlu 4.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı 143,517,89 TL toplam tutarlı takip dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun borcu tüm faizleri ile birlikte ödemesine, itirazın haksız olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalılar vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle;  şirket ve şirket ortaklarının  bankacılık kanunu 32nci maddesi gereğince ... Bankasının da içinde bulunduğu tüm bankalara olan borçlarının yeniden yapılandırılması talebi ile 2019 yılı Kasım ayı içerisinde finansal yeniden yapılandırma talebinde bulunduklarını, davacı banka şubesine 02.12.2019 tarihinde konu talepleri ile ilgili dilekçe verilmiş olmasına rağmen müzakereler devam ederken davacı bankaca mevzuata ve çerçeve sözleşmesine uyulmayarak şirket hakkında ihtiyati haciz kararının alındığını, İcra İflas Kanunu gereğince itiraz üzerine 1 yıl içerisinde dava açılması gerektiğini, söz konusu davanın 01.05.2022 tarihinde kanuni süresinden sonra açıldığını bu sebeple davanın süre yönünden reddi talebinde bulunduklarını. şirket üzerine kayıtlı gayrimenkule 29.08.2019 tarihinde davacı banka tarafından 250.000,00 TL değerle 1. Dereceden ipotek konulduğunı, 127.000,00 TL işletme kredisi kullanıldığını, ... sayılı dosyadan yapılan itirazın öğrenilmesi üzerine davacı vekilince 27.02.2020 tarihinde 2020/2841 sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi talebinde bulunulduğunu, davacı banka ile finansal yeniden yapılanma süreci sona ermeden ihtarname gönderildiğini ve ihtamameye süresi içerisinde Çorlu .... Noterliğinin10.02.2020 tarih ve... yevmiye numarası ile cevap verildiğini, 14.02.2020 tarihinde ihtarnamenin ilgili şubeye tebliğ edildiğini, ilgili şubenin ihtarnamenin gelmesini beklemeden 12.02.2020 tarihinde haklarında ihtiyati haciz talebinde bulunduğu sebebiyle söz konusu alacağın tamamının muaccel hale gelmediğini, davacı vekilinin davalılardan ...'in çalıştığı devlet dairesine icra memurlarıyla hacze gelmesinin davacı vekilinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, ... Bankasının %11,...- ... Bankasının %12, ... Bankasının %10,... faiz oranı ile yeniden yapılandırma yaptığı halde davacı bankanın %48,00 faiz oranı ile icra takibine başladığını, ...sayılı dosyadan alınan tensip kararı ile ...'in maaşına haciz konulması, ihtiyati haciz olmasına rağmen tahsil edilen tutarların icra müdürlüğünden tahsil edilmesi ve itiraz üzerine söz konusu tutarların iade edilmesini, 275.000,00 TL değer biçilen ipoteğim 96,500,00 TL tutarla davacı vekilince alındığını, davacı vekilinin ve buna göz yuman ... Bankası yöneticilerinin iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, alacaklı banka ile yeniden sulh olmak istediklerini ve %48,00 yerine makul bir faiz oranı ile borcun yeniden yapılandırılması talebinde bulunduklarını, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/3921 sayılı soruşturma dosyası kapsamındaki video çözümleme tutanağı ile video görüntülerinin bilirkişi incelemesine esas olmak üzere talep edilmesine, sulh taleplerinin ...Bankası Genel Müdürlüğüne iletilmesi için müzekkere yazılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asıl ve davalı şirket temsilcisi ...'in 06.07.20222 tarihli duruşmasındaki beyanında; \"Delillerimizi ibraz etmek için davacı tarafa 4 hafta, tarafımıza 3 hafta kesin süre verilmiştir, hem bu süre dolmamıştır, hem de savunma hakkımızın ihlal edilmemesi için bize de 4 hafta süre verilmesini talep ederiz, cevap dilekçemizi bu dilekçe ile sunacaktık, bizim 125.000,00 TL asıl borca itirazımız yoktur, %48 faiz oranına itirazımız vardır, davalı şirket şuanda gayri faaldir, Covid 19 döneminden önce bankaya borcumuzu ödemek için müracaat etmiştik, bankacılık kanununun geçici 32. Maddesine göre borcumuz olan bankalara davacı bankada dahil olmak üzere yeniden yapılandırma talebinde bulunduk, davacı tarafça yapılandırma kabul edilmedi, daha sonra tarafımıza kat ihtar gönderdiler, bu ihtara süresi içerisinde itiraz ettik, bizim bu borç için verilmiş ipoteğimiz vardır, davacı banka dava konusu ilamsız takibi yaptıktan sonra Çorlu 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosya üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır, bu takip devam etmektedir, ayrıca işbu mahkemeniz dosyasına konu olan alacak nedeniyle davacı banka aynı zamanda ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur, ihtiyati haciz yönünden kanaatimizce usulsüz haciz ve işlemler yapılmıştır, bu yönelik delillerimizi tarafımıza tanınan süre içerisinde ibraz edeceğiz, borcumuzu ödemek istiyoruz, borca yönelik verdiğiniz teminatın, ipoteğin öncelikle nakde çevrilerek ancak taşınmazın kendi değeri üzerinden satılarak borcumuzu ödemeye çalışıyoruz, ayrıca uygulanan faiz oranı faiştir, buna göre de borcumuz ne kadar ise o miktarla ödemek istiyoruz\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 22/02/2023 tarih ve 2022/470 Esas - 2023/80 Karar sayılı kararında; \"Dava, bankacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekilince davacı banka ile davalı şirket arasında bankacılık hizmet sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişilerin davalı şirkete müteselsil kefil olduğu,  davalıların asıl borçlu ve kefili oldukları kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi nedeni ile 28.01.2020 tarihli ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği, dolayısıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. Maddesinde düzenlenen müteselsil kefile başvuru şartının yerine getirildiği, davalı borçlu ve  müteselsil kefilin temerrüde düşürüldüğü, taraflara ihtarname tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine, davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların süresinde takip dosyasına itiraz ettikleri, zorunlu dava şartı arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce gerekli belgeler toplanarak, taraflar arasında ihtilafa konu olan hususların banka kayıtlarının yerinde incelenmesi suretiyle görüş ve kanaatin bildirilmesi için dosya bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 13.10.2022  tarihli rapora itiraz edilmesi üzerine  09.12.2022 tarihli ek rapor alınmış, bu raporda bilirkişi tarafından seçenekli hesaplama yapılmış, davacı vekilince aleyhe hususlar yönünden rapora itiraz edilmiştir. Davacı bankanın kredi sözleşmesine dayalı alacak talepleri yönünden yapılacak inceleme ve değerlendirme hususunda  Yargıtay 19. HD  2018/2703 esas ve  2019/5595 karar sayılı, 18/12/2019 tarihli ilamında \"...davacı bankanın  davalı borçludan alacağının dava konusu takip tarihi itibariyle bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir. Bu hesap yapılırken borçlunun borcu hesap kat tarihindeki muaccel alacak ile bu alacağın ödenmesi için çıkartılan ihtarname ile tebliğ tarihi arasındaki dönem için uygulanacak akdi faiz toplamı üzerinden bir hesap yapılır. Daha sonra temerrüt tarihinden dava konusu takip tarihine kadarki dönem içinse temerrüt faizi ve BSMV hesaplanmalıdır. ... dava konusu takip tarihi itibariyle davacının asıl alacağı ve temerrüt faizi tespit edilmelidir. Bu yöntemle tespit edilen alacak takip talebi ile karşılaştırılmalı, takip talebindeki talepler aşılmadan davacının takip tarihi itibariyle asıl alacağı bulunmalı ve faize faiz işletilmeyecek şekilde karar verilmelidir...\" şeklinde değerlendirme yaparak hesaplamanın yapılma şekli, yerleşik içtihatlarına uygun verilen kararda  açıklamıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ile birlikte tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye, dosya arasına alınan kredi sözleşmesi, ihtarnameler ve sözleşme eklerine ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların takip tarihi itibariyle müştereken ve müteselsilen davacıya borçlu bulunduğu, davacının takipte 138.045,13 TL asıl alacak ve ferilerini talep ettiği, Mahkememizce tetkike elverişli olarak değerlendirilen ve hükme esas alınan  09.12.2022 tarihli ek raporun A kısmında yapılan hesaplamanın yukarıda bahsedilen içtihatlara uygun mahiyette olduğu gibi davalılar tarafından raporda tespit edilen hususlara itiraz edilmediği nazara alınarak takip tarihi itibariyle 136.956,52 TL asıl alacak, 2.215,77 TL işlemiş faiz 110,79 TL BSMV olmak üzere toplam 138.956,52 TL banka asıl alacağı bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 10/.... Maddesinde temerrüt faizi yönünden, cari faiz oranının iki katı faiz uygulamasının kararlaştırıldığı, bu oranın banka kayıtlarının incelenmesi neticesinde %48 olarak tespit edildiği,  netice itibariyle davacının bu miktar alacak ve %48 temerrüt faiz oranı yönünden alacak iddiasını ispatladığı kanaatine varılmıştır. Dava konusunun miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğu,  6100 sayılı HMK 318. Madde düzenlemesi gereği tarafların dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda oldukları, bu hususun taraflara hatırlatılarak taraflara delillerini ibraz etmeleri için usulüne uygun ihtarlı kesin süreler verildiği, davalıların davaya  cevap vermediği, ek bilirkişi raporuna itiraz etmediği; dava konusu borcun ödendiği veya ödenmemesi gerektiğine yönelik  ispat yükünün  davalılar üzerinde olduğu ve bu hususun ispat edilemediği,  davalıların takibe itirazının haksız olduğu, alacağın likit olduğu kanaatine varılarak  davanın kısmen kabulüne, inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \"gerekçesi ile, '' Davanın  KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,1-Davalıların Çorlu 4.  İcra Müdürlüğü'nün  ...esas sayılı dosyasında takibe  yaptığı itirazın 136.629,97 TL asıl alacak ve 2.215,77 TL işlemiş faiz 110,79 TL BSMV olmak üzere toplam 138.956,52 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar alacak yönünden, 136.629,97 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %48 oranında işleyecek temerrüt faizi uygulanarak devamına, fazlaya dair istemin reddine,2- Davalılar yönünden hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan ve 27.325,99 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kredi karşılığında davacı lehine ipotek tesis edilmiş olup, İİK'nun 45 maddesi uyarınca önce rehne müracaat edilmesi gerektiğini, davacının  davalılar aleyhine hem genel haciz yolu ile ilamsız takip, hem de ipotek takibi başlattığını, mükerrer takip söz konusu olduğununu, İİK'nun 45 maddesi uyarınca davanın reddi gerektiğini, genel kredi ve kefalet sözleşmesi aslı sunulmadığından bugüne dek yazı ve imza itirazı yapılamadığını,  kefalet sözleşmesindeki el yazısı ve imzaların kefil davalılara   ait olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki temerrüt faiz oranının genel kredi sözleşmesinin .... maddesine aykırı olarak belirlendiğini, kat ihtarının davalı şirkete tebliğ şerhinin mevcut olmadığını, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, ileri sürerek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğan kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya içeriği belgelerden; davalı şirket ile davacı banka arasında 01/08/2017 tarihli 200.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların bu sözleşmeye 200.000,00-TL limitle ve 01/08/2017 tarihinde müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları, davalı şirkete anılan sözleşme kapsamında 29/08/2019 tarihinde 127.000,00-TL tutarlı aylık %2,15 akdi faiz üzerinden 48 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, ayrıca genel kredi sözleşmesinden doğmuş ve doğacak borçları teminen davalı şirketin maliki olduğu taşınmaz üzerinde 29/08/2019 tarihinde davacı lehine 250.000,00-TL limitli birinci sırada ipotek  tesis edildiği, kredinin ilk taksit ödemesindeki aksama nedeniyle hesabın 28/01/2020 tarihinde kat edildiği ve davalılara toplam 137.672,93-TL'nin yedi gün içerisinde ödenmesi ihtarını içerir tebligatın gönderildiği, tebligatın davalı şirkete elektronik tebligat yolu ile 28/01/2020 tarihinde, diğer davalılara ise 30/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket ve davalılardan ...'in ihtarnameye 10/02/2020 tarihli ceabi ihtarname ile karşılık verdikleri ve davalı şirketin ve kefilin başka bankalara olan borçlarının yapılandırıldığı, davacı bankaya yaptıkları yapılandırma başvurusunun kabul edilmediği belirtilerek, diğer banka uygulamaları doğrultusunda borcun yapılandırılmasının talep edildiği, ayrıca ipotek paraya çevrilmeden kefile başvurulmasına itiraz ettiklerinin bildirildiği, cevabi ihtarnamenin 14/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankanın 20/02/2020 tarihinde tüm davalılar aleyhine Çorlu 4 İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası üzerinden fer'ileri ile birlikte toplam 143.517,89-TL alacağın tahsili amacıyla genel haciz yolu ile takip başlattığı, temerrüt faiz oranının yıllık %48 olarak talep edildiği,  takibe davalılarca yapılan itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Davacı bankanın ayrıca davalı şirket aleyhine 27/02/2020 tarihinde fer'ileri ile birlikte toplam 145.600,53-TL alacağın tahsili amacıyla Çorlu 4 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlattığı anlaşılmıştır. Mahkemece deliller toplandıktan sonra bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek kök rapor aldırıldığı, kök raporda bilirkişi tarafından temerrüt faiz oranının %48 ve temerrüt tarihinin  aldırılan kök rapora davalı itirazları üzerine ek rapor alınmış olup,  ek raporda bilirkişi tarafından takip öncesi yapılan taksit ödemesi de mahsup edilerek hesaplama yapıldığı, ayrıca temerrüt tarihinin takip tarihi olarak kabul edilmesi halinde takip tarihi itibariyle ihtimalli alacak hesabı da yapıldığı, mahkemece ek raporun davalıların takip öncesi temerrüde düştüklerine dair kabule göre yapılan hesaplama esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 45 maddesi; rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği,  ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebileceği hükmünü amirdir. İİK'nun 45 maddesindeki düzenleme emredici nitelikte olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği, öte yandan davalıların aşamalardaki tüm beyanlarında bu savunmayı ileri sürdükleri, buna göre mahkemece dava konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında doğmuş ve doğacak borçları teminat altına alan ipotek sözleşmesi incelenerek, ipoteğin kredi lehdarı şirket yanında kefillerin kefalet sözleşmesinden doğan borçlarını da teminat altına alıp almadığı belirlenerek, İİK'nun 45 maddesi kapsamında ileri sürülen itirazın yerinde olup olmadığı, yerinde ise önce rehne müracaat kuralının hangi davalı veya davalılar bakımından uygulanabileceği, buna göre o davalı veya davalılar aleyhine usulüne uygun başlatılmış bir genel haciz yolu ile takip bulunup bulunmadığı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, davalıların bu yöndeki savunmaları karşılanmaksızın hüküm tesisi isabetsiz olmuş, davalıların bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur.Dava konusu genel kredi sözleşmesinin.... maddesinde; \"Müşteri’nin kredi borcunu (Taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme Kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; Müşteri, borcun hangi krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Banka’ca ...şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 Katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.\" hükmü mevcut olup, mahkemece bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen, ilgili banka şubesi nezdinde inceleme yapılmayarak bankadan talepte bulunulduğu, bankanın da temerrüt tarihi itibariyle en yüksek temerrüt faiz oranının yıllık  %48 olduğunu bildirdiği, bilirkişinin bu oranı esas alarak faiz hesabı yaptığı anlaşılmıştır. Davalılar tarafından kök rapordaki faiz oranına sözleşme hükmüne uygun olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiği, ne mahkeme gerekçesinde ne bilirkişi ek raporunda bu itirazın karşılanmadığı anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece; genel kredi sözleşmesinin açıklanan maddesi uyarınca davacı vekiline, alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının bildirilmesi ve buna ilişkin belgelerin sunulması için süre verilmesi, bundan sonra bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme de yapılmak suretiyle, ilgili sözleşme maddesi gereği, davacı bankanın talep edebileceği temerrüt faiz oranının tespiti ve bu orana göre yeniden hesaplama yapılması, bildirilmemesi veya bankaca yerinde inceleme sırasında bilgi paylaşılmaması halinde temerrüt faiz oranının davalı şirkete kullandırılan kredi akdi faiz oranının iki katı olarak tespiti amacıyla ek rapor alınması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, takipte talep edilen temerrüt faiz oranına yönelik davalıların itirazları karşılanmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamış, davalıların bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur. <br>Sonuç itibariyle; davalıların istinaf başvurusunun yukarıdaki sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalılarca ileri sürülen sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.\t\t\t\t    <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2023 tarih ve  2022/470 Esas ve 2023/80 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine, <br>4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51388861a7e8c40b","SID":"73a99572c762b179"}}