{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas - ... Karar<br>DAVACI\t: ........ <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av......<br>DAVANIN KONUSU\t:İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 13/02/2026<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 17/02/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafça davalı tarafa yapılan işlere istinaden 23.03.2021 tarih ve ........ seri nolu 400.610,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafça ilgili fatura bedeli süresinde ödenmediğini, bedelin ödenmesi hususunda davalı tarafa Konya ... Noterliği 09.04.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiğini, davalı aleyhine Konya ....icra müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe başlatıldığını, yapılan takibe davalı tarafça kısmi olarak itiraz edildiği ve fatura bedelinin 125.000,00 TL'lik kısmı ile bu kısma bağlı fer'i leri ödendiğini, ancak kalan bedele haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, başvurudan olumlu netice alınamadığını, davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı borçlu tarafın itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;takip ve dava dayanağı faturanın gerçeğe aykırı şekilde fahiş bedel ile düzenlendiğini, davaya konu olan icra takibine dayanak 23.03.2021 tarih ve ........ seri nolu 400.610,00 TL bedelli fatura olduğunu, faturaya davalı şirket tarafından süresi içerisinde Konya ... Noterliğinin ........ yevmiye numaralı ve 30.03.2021 tarihli ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, davacı tarafından daha önce düzenlenip iptal edilen faturaya da davalı şirket tarafından Konya 16. Noterliğinin 030491 yevmiye numaralı ve 28.12.2020 ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, devamında davacı Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine takip yapıldığını, davalı şirket faturada yer alan miktara itiraz ederek (kısmi itiraz) davacının gerçek hak edişi olan 125.000,00 TL ve buna bağlı fer'iler icra dosyasına ödendiğini, davacının haksız şekilde gerçek değerin çok üzerinde fahiş olarak kestiği faturadaki toplam bedeli istemeye devam ettiğini, davalı şirket tarafından haklı olarak fatura bedelinin gerçek hak edişin üstündeki kısmının ödenmediğini, davacı tarafından sağlanan mal ve hizmetlerin fiyatı belirli olmayıp yargılama sonucunda belirli hale geleceğini, davalı şirket de faturanın yapılan işin gerçek değerini yansıtmadığı için itiraz edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' ...Dava, \"İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinde Kaynaklanan)\" davasıdır.<br>Davaya konu, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 400.610,00 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak fatura alacağı gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı tarafından yapılan işin bedelinin ne kadar olduğu, davacının davalıdan talep edebileceği miktarın ne kadar olduğu  hususlarından ibarettir. <br>İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında;  i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.<br>Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı ilamları)<br>Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.<br>Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022  gün ve 2021/(19)11-990 E 2022/1568 K sayılı ilamı)<br>Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da  ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.<br>Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından  ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022  gün ve 2021/(19)11-990 E 2022/1568 K sayılı ilamı) <br>Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın 2017/(19)11-926 E 2021/177 K sayılı ilamı) <br>Davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 22/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı tarafından düzenlenen 400.610,00 TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın 2021 yılı ticari defterlerinde Konya ....İcar Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyasına 2021 yılı düzenlenen faturaya itiraz nedeni ile 142.939,456 TL ödeme yapıldığı ve muhasebe kayıtlarına alındığı, fakat davalı tarafından yapılan ödemenin davacı tarafın 2021 ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, muhasebe kaydının olmadığı, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin bir birini doğrulamadığı  tespit edilmiştir. <br>Davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin birbirini doğrulamaması karşısında, işin yapıldığı mahalde keşif yapılmış, bilirkişilerden rapor alınmış, bilirkişilerce düzenlenen ek raporda;  Davaya konu maça makinası amin gazı tahliye sisteminin, endüstriyel tasarımcının yapabileceği kompleks bir yapı veya makine olmadığı, maça makinası amin gazı tahliye sistemine ait, endüstriyel tasarımcının yaptığı bir proje, teknik resim veya katı modelleme çalışmalarının dosya kapsamında olmadığı, ........ San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bulunduğu Büyükkayacık OSB Mahallesi 412 Sokak No:3 Selçuklu-Konya adresindeki taşınmazda davacı tarafından yapıldığı beyan edilen söz konusu imalatların, ilk fatura tarihi (77.72.2020) itibariyle yerel piyasa rayiçleri ile (KDV dahil) bedelinin;  İnşaat imalatları 279.524,02 TL,  Makine imalatları 103.072.441 TL olmak üzere toplam 382.596,43 TL olabileceği yönünde tespitte bulunulmuştur. Mahkememizce davacı tarafından düzenlenen ilk faturaya uygun olarak düzenlenen rapor yeterli görülmüş, ayrıca bilirkişi tespitleri doğrultusunda Endüstriyel Tasarımcının uzmanlık alanına giren bir iş tespit edilmediğinden, yeni bir bilirkişi görevlendirilmemiştir. Her ne kadar Teknik Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ilk rapor ile ek rapor arasında 2.471,12 TL fark çıkmış ise de, ek raporda yapılan hesap hatasının sebebi açıklanmış olması nedeniyle bu bir çelişki olarak görülmemiş ve raporun sıhhatini etkilemeyeceği kanaatine varılmıştır.<br>Teknik bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, dava tarihi itibariyle takibin hangi miktar üzerinden devam etmesi gerektiğinin tespiti amacıyla nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ........'den rapor alınmış, düzenlenen raporda; Davacı tarafın 04.07.2022 dava tarihi itibariyle davalı şirketten 287.752,90 TL asıl alacak + 30.013,02 TL faiz olmak üzere toplam 317.765,92 TL alacaklı olduğu, tespitinde bulunulmuştur. Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalı tarafın zaman aşımı defi ve hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmesi: İcra dosyasındaki durma kararı alacaklıya tebliğ edilmediğinden, hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiştir. Eser sözleşmelerinden kaynaklı alacaklar 5 yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.<br>Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Her ne kadar takip miktarı dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; alacak miktarının dava tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğinden, vekalet ücreti ve harçlar hesaplanırken davacı tarafından belirtilen dava değeri dikkate alınmıştır. \" gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davalının, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin dava tarihi olan 04/07/2022 tarihi itibariyle, 287.752,90 TL asıl alacak ve 30.013,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 317.765,92 TL üzerinden devamına, asıl alacağa dava tarihi olan 04/07/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan işin 380.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, mahkemece kısmen kabul kararı verilmesine rağmen yargılama gideri ve vekalet ücretinde bunun değerlendirilmediğini, yapılan işlerin tutarının belli olmayıp bilirkişi raporu arasında fark bulunduğunu, davacının kötüniyetli oluğunu, alınan rapordaki bedelle davacının faturası arasında bedel farkı bulunduğu da göz önüne alındığında davalı aleyhine icra inkar tazmınatı hükmedilemeyeceğini, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, 275.610,00 TL asıl alacak ve ferilerine itiraz edildiğini, davacının da iş bu dava ile 275.610,00 TL'lik kısma yönelik itirazın iptalini talep ettiğini, bilirkişi beyetince fatura konusu işlerin bedeli (400.610,00 TL fatura) kabul etmemekle beraber 382.596,43 TL bulunduğunu, asıl alacağın ayrıca hesap edilmesi gerektiğini, icra takibine 26.04.2021 tarihinde geçildiğini, dolayısıyla icra vekalet ücreti hesabı ve dosya hesabı yapılırken 2021 yılı verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava ; eser sözleşmesinden kaynaklanan ve faturaya dayalı başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ( Davacı yapılan 125.000 TL ödemenin mahsubu suretiyle 275.610,00 TL asıl alacak üzerinden kısmi itirazın iptali talep etmektedir.) <br>Taraflar arasında davalıya ait OSB'de yer alan sahada, çelik konstrüksiyon trapez sac ile sundurma yapımı- atık alanı saha betonu dökümü- çelik konstrüksiyon panel kapama oda bölme- döküm potası şanzıman değişimi- radyant bakımı- ocak şablonu- maça makinesi amin gazı tahliyesi için boru tasarımı ve yapımı- parke taş yapımı hususlarında eser sözleşmesi akdedildiği, dosyada adi yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte davalı tarafça da akdi ilişkinin kabul edildiği, davacı yüklenicinin ilk olarak 17.12.2020 tarihinde 402.970 TL tutarlı e- fatura düzenlediği akabinde faturanın davacı tarafça iptal edildiği, akabinde davacı tarafça bu defa 400.610,00 TL bedelli 23.03.2021 tarihli fatura düzenlendiği, dayanak takibe dayanak faturanın 400.610,00 TL bedelli fatura olduğu, davalı tarafça davacı yüklenicinin gerçek alacağının 125.000 TL olduğunun ve 125.000 TL ile ferilerinin dayanak icra dosyasına ödendiğinin iddia edildiği ve icra dosyasına 07.05.2021 tarihinde 142.939,45 TL ödeme yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir. <br>Taraflar arasında kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayan eser sözleşmesi kapsamında davacı yüklenici tarafça bir kısım işlerin yapıldığı uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte uyuşmazlık, yapılan iş bedelinin ne kadar olduğu ile yapıldığı sabit ödemenin mahsubu sonrası bakiye iş bedeli alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olacağı noktasındadır. <br>Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi kurulmadığı ve imalat edilecek eser karşılığı iş bedeli götürü yahut birim usulü ile açıkça belirlenmediğinden 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesine göre imalatların yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine göre piyasa rayiç bedelleri üzerinden eser iş bedeli belirlenmesi gerekeceği, tarafların defterlerinin birbiri içerisinde uyumlu olmadığı ve takibe dayanak faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı da anlaşılmakla yerinde keşif incelemesi de yapılmak suretiyle yapılan işin tespiti,  06.05.2024 tarihli inşaat ve makine mühendisi bilirkişilerce düzenlenen heyet raporu ile yerleşik içtihatlar ışığında  işin yapıldığı yıl kabul edilen ilk fatura tarihindeki piyasa rayiçlerine göre hesap yapılmakla yapılan toplam imalat bedelinin 382.596,43 TL olarak tespiti dosya kapsamına ve  Yargıtay uygulamalarına uygundur. <br>Hesap bilirkişisi ........ tarafından düzenlenen 13.08.2024 tarihli hesap raporunda asıl alacağın 382.596,43 TL olarak kabulü ile kısmi ödeme tarihine kadar tüm icra masrafları- vekalet ücreti ve talep uyarınca takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faiz olmak üzere toplam borcun ödeme tarihinde 430.692,35 TL olduğu hesap edilmiş ve icra dosyasına davadan evvel ( 07.05.2021 Tarihinde) yapılan 142.939,45 TL ödeme de mahsup edilerek neticede davacının 287.752,90 TL asıl alacağı bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir.<br>Bilindiği üzere ; Ödemelerin alacaktan mahsubunda, takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle  Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi ( ki eldeki dosyada takip öncesi faiz talebi yoktur), fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. ( Yargıtay HGK  2017/19-822 E- 2018/1754 K sayılı ilamı) Somut olayda da ; izah edildiği şekilde asıl alacak ve ferileri uygulanarak mahsup yapılması da yerinde olup  işbu hesaba dair aksi yöndeki davalı istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>Ne var ki ; davacının  275.610,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi talebi bulunmasına ve harçlandırılan dava değeri de 275.610,00 TL olmasına rağmen  davadaki talebi aşar şekilde 287.752,90 TL asıl alacak ve (icra kısmi ödeme tarihinden-dava tarihine kadar işlemiş) 30.013,02 TL işlemiş faiz üzerinden hüküm tesisi hatalı olmuştur. Talebi aşar mahiyette hüküm tesis edildiğinden Dairemizce dosya üzerinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. <br>Yine kabule göre ; taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi ve belirlenen açık bir iş bedeli bulunmadığından, davacı tarafça düzenlenen dayanak fatura davalının defterlerinde işlenmiş de olmadığından, yapılan iş bedelinin tahkikat ve hesap ile tespit edildiği eldeki dava için İİK 67/II şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi de ayrıca hatalı olup,  davalı vekilinin istinaf istemi bu yönüyle yerinde görülmekle bu hususun da düzeltilmesi gerekmiştir.  <br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br> 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/12/2024 tarihli, ... Esas - ...  Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>1-Davanın KABULÜ İLE ; <br>  Davalı/ Borçlunun  Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile girişilen takibe yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile; takibin dava tarihi itibariyle 275.610,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,<br> Asıl alacağa dava tarihi olan 04/07/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,<br>2- Davacının icra inkar tazminatı talebinin ise REDDİNE,<br>3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 275.610 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 18.826,91 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.703,68 TL. harcın mahsubu ile kalan 16.123,23 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (İlk Derece Mahkemesince 14/03/2025 tarih, ... harç nolu harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinden harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine yer olmadığına,<br>4-Davacı tarafından ilk derece aşamasında yapılan 2.703,68 peşin harç yargılama gideri, 80,70 başvuru harcı gideri, 1.912,35 TL. Keşif harcı gideri,  9.200 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 1.155 TL. Posta ve tebligat gideri ile istinaf aşamasında yapılan 40,00 TL gerekçeli karar tebliğ masrafı olmak üzere toplam 15.091,73 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davacının vekil ile temsil edildiği görülmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 44.097,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (kazanılmış hak ilkesi gereğince)<br>7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320,00 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (İlk Derece Mahkemesince 14/03/2025 tarih, ... harç nolu harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinden harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine yer olmadığına,<br>8-Davalı tarafından yatırılan 4.706,72 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine, <br>9-İstinaf aşamasında yatan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine,<br>10-İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2026<br>\t\t\t\t<br><br>.....<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br>.....<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br><br>.....<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br><br>.....<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d974ab565eabd7b","SID":"2be98bf467c1cfeb"}}