{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/10/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ........<br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t: 1- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t: 2- ........ <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 26/02/2026<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/02/2026<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.12.2022 tarihinde davalı Sigorta şirketi nezdinde İhtiyari Mali Mesuliyet/Kasko Poliçesi olan ve ........ Hiz. Aş.'nin maliki olduğu ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç; müvekkile ait park halinde bulunan ........ plakalı aracı İstanbul, ........ Mahallesinde hatalı park iddiası ile çekiciye yüklediği sırada aracı çekiciden yere düşürmek sureti ile ağır bir şekilde hasara uğrattığını, Kaza Tespit Tutanağına göre; davalılara ait sürücüsü ........ tam kusurlu olduğunu, Müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı ile ilgili olarak şimdilik 10,00 TL’nin kaza tarihi olan 29.12.2022 tarihinde itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, (Sigorta şirketi açısından faiz başlangıcının sigortaya başvuru tarihi olan 14.06.2023 tarihinin dikkate alınmasına ve poliçe limiti ile sorumlu olmak şartı ile)\tMüvekkile ait olan aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli tazminatı ile ilgili olarak şimdilik 10,00 TL’nin kaza tarihi olan 04.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile davalı ........  A.Ş.'den tahsilinini,  Her türlü yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.<br>Davalı ........ Şirketi vekili cevap dilekçesinden özetle; başvuru sahibinin tazminat talebinin haklı olarak karşılanmadığı savunmalarımız karşısında şirketimizin temerrüde düştüğünü kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuru sahibi vekilinin temerrüde düşme iddiasıyla talep etmekte olduğu avans faiz istemi de haksız olduğunu, zira somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda bulunan başvuru sahibinin şirketimiz ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklandığını, başvuru sahibi vekilinin haksız tazminat talebinin reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>Davalı ........ A.Ş. vekili cevap dilekçesinden özetle; müvekkil şirkete ait olan çekicinin Ankara Sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılmış olup, davacının aracında meydana gelen değer kayıpları ve hasar bedeli zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında olduğunu, Sigorta şirketi ile yapılan görüşmede davacı tarafa araç değer kaybı bedeli ödenmiş olduğunu öğrendiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalılar aleyhine Tazminat davası açmıştır.<br>Konunun 6098 sayılı TBK.49.maddesi ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. maddesinde; \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.\" şeklinde,  KTK.85. maddesinde;\"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;\"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.\" şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;\"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\" şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);\"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler.\" şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);\"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.\" şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde(6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);\" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" şeklinde düzenlemeler yapıldığı,  Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlendiği görülmüştür.<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin ... E. ... K. Sayılı ilamında; “Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/2049 E. 2021/771 K. Sayılı ilamında; “Kazanın oluş şekline göre değişkenlik göstermekle birlikte, kazalı bir araçta hayatın olağan akışına göre değer kaybı oluşacağı muhakkaktır. Kazalı bir araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı veya oluşan değer kaybının miktarı; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği vs. gibi hususlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Değer kaybı; bahsedilen kriterler göz önüne alınarak, aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle bulunur.<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin ... E. ... K. Sayılı ilamında; “Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ve daha önce karışmış olduğu kaza da dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerektiği.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/18801 Esas ve 2016/2649 Karar sayılı ilamı ile 2013/8767 Esas 2014/11388 Karar sayılı ilamı ve 2016/16080 Esas 2019/8929 Karar sayılı ilamları (Özü: Araç mahrumiyetinde makul süre) dikkate alınarak,<br>Sigorta şirketinin zaman aşımı definde bulunmuşsa da olay tarihi dava tarihi Arabuluculuk Kanunun 16. Maddesi ve eldeki dava belirsiz alacak davası olduğundan zaman aşımının defiine itibar edilmemiştir.<br>Dava dilekçesinde ticari faiz talep edilmiştir.<br>\"Avans faizi istenmeyip ticari faiz istenmiş ise yasal faiz oranında faiz istenmiş sayılmalıdır. \" Zeki Gözütok Yargıtay Üyesi Faiz hukuku Güncelleştirilmiş 3. Baskı.<br>Bedel arttırımında \"ticari-avans\" faizi talep edilmişse de bu bir ıslah olmadığından itibar edilmemiştir. <br>Bu açıklamalar çerçevesinde yasal faize karar verilmiştir. Ayrıca tüm davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de davalı şirket yönünden KTK 97 kapsamında değerlendirme yapılarak temerrüt tarihi tespit edilmiştir.<br>Dava dilekçesinde değer kaybı yönünden tüm davalılar yönünden dava ikame edilmişken, bedel arttırımında sadece  ........ Anonim Şirketi'den talepte bulunulduğu anlaşılmakla; HMK 26. Maddesi gereği bu durum hüküm tesisinde dikkate alınmıştır.<br>TMK 1/3. Maddesinde; \"Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.\"<br>Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; \" Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.\" şeklinde düzenlemeler olduğu,<br>Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu  sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3  ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davası nedeniyle 56.400,00 TL değer kaybı, 55.200,00 TL Araç Mahrumiyeti toplamı 111.600,00 TL'nin kaza tarihi olan 29/12/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden, 10 TL değer kaybı meblağı ve poliçe limiti ile sınırlı olmak, temerrüt tarihi olan 28/06/2023 başlamak şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya verilmesine, dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>Davacının davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davası nedeniyle 56.400,00 TL değer kaybı, 55.200,00 TL Araç Mahrumiyeti toplamı 111.600,00 TL'nin kaza tarihi olan 29/12/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden, 10 TL değer kaybı meblağı ve poliçe limiti ile sınırlı olmak, temerrüt tarihi olan 28/06/2023 başlamak şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya VERİLMESİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ........ Anonim Şirketi vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararda usule aykırılıkların gözetilmediğini, hatalı kusur değerlendirmesi içeren raporun hükme esas alınmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası  teminatları bakımından müvekkili sorumluluğunu doğuran miktarların poliçe limitleri içerisinde olmasına karşın mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının değer kaybı talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamını aşan talepler olup bu taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının dayanaktan yoksun olarak ileri sürdüğü araç mahrumiyet bedeli talebinin kabul edilebilir olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflarınca dava dilekçesinde açıkça ticari faiz talep edilmiş olup bunun yasal faiz olarak yorumlanmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ticari faiz talebini yasal faiz olarak yorumlamanın hem mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini hem de hukuki belirlilik ilkesine olan güveni zedelediğini, ayrıca kararda hükmedilen araç değer kaybının oldukça düşük olup kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararında hükmedilen araç mahrumiyet bedelinin müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan uzak kaldığını, hükme esas alınan kusur raporundaki müvekkili aleyhine olan hususlara ve  ilk derece mahkemesi kararında müvekkili aleyhine usuli kazanılmış hak oluşturmaması açısından hesaplama tekniği, hesaplama kriterleri vs. tüm aleyhe olan hususlara itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, her türlü yargılama gideri ile kanuni vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı şekilde verilen karar davacı vekili ve davalı ........ A.Ş.vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>1-Davalı şirketin Kusura itirazının değerlendirilmesinde;<br>29/12/2022 tarihinde, davacıya ait ........ plakalı aracın hatalı park nedeniyle, davalı şirkete ait kurtarıcı tarafından, bulunduğu yerden kaldırıldığı esnada düşmesi sonucu araçta hasar meydana gelmiştir.<br>Mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan 06/05/2024 tarihli raporda;<br>........ plakalı kamyon (Fantuzzi Çekici) sürücü/kullanıcısı ........’nın çekici üzerine araç yüklerken dikkatli ve tedbirli olması, kaza olmaması maksadıyla gerekli tüm tedbirleri alması gerektiği, ........ plakalı aracın düşerek hasar meydana gelmesi olayının trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceği, ancak meydana gelen kazada, çekici sürücü/kullanıcısının 2918 Sayılı KTK’nun, Karayolları Yönetmeliği Madde 121/a-1 (Kaldırma ve çekme işlemini yürüten görevliler, araçların herhangi bir şekilde zarar görmemesi için gereken dikkat ve titizliği göstermek zorundadır.) KURALINI İHLAL ETTİĞİ; kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, kazanın oluşumunda YÜZDE YÜZ (%100) KUSURLU  OLDUĞU; görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür.<br>Somut olayda, davacıya ait aracın bulunduğu yerden, davalı şirketin kurtarıcı aracı tarafından kaldırılırken, aracın  düşerek hasarlandığı sabit olup, davacı aracının hatalı park edip etmediği hususunun sonuca etkisi bulunmamaktadır. Davalının hatalı park etmiş olduğunun kabulünde dahi davalı kurtarıcı sürücüsü/operatörünün ilgili yönetmeliğin 121/a-1 maddesi gereği gerekli dikkate ve özeni gösterme yükümlüğü bulunmaktadır. İtiraz yerinde değildir.<br>2-Tarafların Değer kaybına  itirazının incelenmesinde:<br>Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan \" zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir.<br>Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.<br>Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygun olup istinaflar yersizdir.<br>3-Tarafların Araç mahrumiyet itirazının incelenmesinde:<br>Davacı davalılardan araç mahrumiyet zararını istemiştir. Talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın  markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.<br>Somut dosyamızda;Yargıtay uygulamaları doğrultusunda 15/07/2024 tarihli raporda uzman bilirkişi tarafından aracın kaç günde tamir edileceği, günlük kiralama bedeli, amortisman, yakıt v.s. giderler düşülerek araç mahrumiyeti zararının belirlendiği ve buna ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>4-Davacının faizin türüne yönelik itirazında;<br>Davacı vekilince temerrüt faizi olarak ticari faiz istenilmiş,  mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Davaya konu kazaya karışan araç ticari nitelikte bir araç olup, sigorta şirketi de davada taraftır.<br>Kazaya konu araç, davalı ........ Anonim Şirketi adına kayıtlıdır. Davalı tacir olup, ........ plakalı kurtarıcı vasfındaki aracın da ticari amaçlı olarak kullanılmaktadır. Dava dilekçesinde hükmedilecek maddi tazminatlara ticari faiz uygulanması talep edilmiş olup, hükmedilen alacaklara ticari avans faizi uygulanması gerekirken,  mahkemece yasal faize karar verilmesi doğru değildir. İtiraz yerindedir.<br>Bunlar dışında; davalı şirketin  2918 sayılı KTK'nın 85/1maddesi uyarınca oluşan zarardan sorumlu olması nedeniyle, kendisine karşı doğrudan dava açılmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Kaldı ki, davacı tarafça ilgili sigorta şirketine başvurda da bulunulmuştur. İtiraz yerinde değildir.<br>Bu nedenlerle, davalı  ........ A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 4.maddede belirtilen nedenle kabulüne; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak,  karar verilmesi gerektiği  sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davalı ........ Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda KABULÜ ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;<br>1-Davacının davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davası nedeniyle 56.400,00 TL değer kaybı, 55.200,00 TL Araç Mahrumiyeti toplamı 111.600,00 TL'nin kaza tarihi olan 29/12/2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden, 10 TL değer kaybı meblağı ve poliçe limiti ile sınırlı olmak, temerrüt tarihi olan 28/06/2023 başlamak şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>İlk Derece Yargılaması Yönünden;<br>2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 7.623,39-TL harçtan dava başında yatırılan 269,85-TL peşin harç ile 1.906,00TL tamamlama harcının toplamı 2.175,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.447,54-TL (davalı sigorta şirketi yönünden 0,48-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad KAYDINA,<br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi yönünden 2,68-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 578,10 TL ile 1.906,00-TL Tamamlama Harcı, 5.074,50-TL bilirkişi ücretleri, tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.558,60 TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden 0,67-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.200,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince (davalı sigorta şirketi yönünden 0,28-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,<br>7-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,<br>İstinaf Yargılaması Yönünden;<br>8-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>9-Davalı ........ A.Ş. tarafından alınması gereken 7.623,39 TL harçtan peşin alınan 1.905,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.717,54 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>10-Davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru gideri ile 65,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.748,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>11-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>12-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>13-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br>Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 26/02/2026<br><br>\t\t\t\t<br><br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı <br><br>.....<br>Üye<br>...<br>  e-imzalı<br><br>.....<br>Katip<br>...<br>  e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a91c1f34857b0076","SID":"84224845b9dc3f78"}}