{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/619 - 2026/127<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/619 <br>KARAR NO\t: 2026/127<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.10.2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/88 Esas 2023/721 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 03.02.2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05.03.2026<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 25.09.2019 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada davacı küçüğün ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde her iki sürücünün de kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketlerine başvuru ve arabulculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın HMK’nın 107. maddesi uyarınca açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL bakıcı gideri ile 5.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 176.755,13 TL, bakıcı gideri talebi yönünden 2.558,40 TL olarak artırmış, 05.11.2021 tarihli dilekçe ile davalı ... sigorta yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, davalı ... Sigorta AŞ yönünden % 25 kusur oranına göre 44.828,38 TL üzerinden davanın kabulünü talep etmiş, 10.07.2023 tarihli dilekçesi ile bu talebini 66.061,98 TL olarak artırmıştır. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacı tarafça usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kusur ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacının maluliyetine ilişkin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07.04.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında davacı vekili tarafından ibraz edilen 25.10.2021 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta AŞ ile uzlaşma sağlandığı ve ibraname düzenlendiğinin belirtilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı ... Sigorta AŞ yönünden % 25 kusur oranına göre talepte bulunulduğu belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.02.2023 tarihli raporda davacının engel oranının % 3 olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 05.07.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik davada sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik davanın (22.09.2021 tarihli talep artırım dilekçesinde talep miktarı 179.313,53 TL olarak gösterilmiş olmakla) kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 66.061,98 TL maddi tazminatın (10.07.2023 tarihli talep artırım dilekçesine göre) davalı ... Sigorta AŞ’den temerrüt tarihi olan 15.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 22.09.2021 tarihli talep artırım dilekçesindeki talebe göre fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, maddi tazminat yönünden talepleri gibi karar verilmiş olsa da davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ... Sigorta AŞ ile yargılama sırasında kusura karşılık gelen tazminat tutarında uzlaşıldığını, davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan rapor tarihinden sonra asgari ücrette artışlar olduğunu ve mevcut durum itibariyle davacının hak kaybına uğradığını, taraflarınca usul ve esas yönleriyle kararın istinaf edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafça davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporda davacının maluliyetinin % 3 olarak belirlendiğini, rapora itirazlarının nazara alınmadığını, raporun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmesi gerektiğini, kusur ve maluliyete itirazları nazara alınması gerektiğini, davacının yolcu konumunda olup emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplama tekniğinin hatalı olup TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olup dava dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, hükmedilen yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Davacı vekili, 25.09.2019 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün de kusurlu olup sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunmuş, yargılama sırasında ibraz edilen 05.11.2021 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta AŞ ile uzlaşıldığını belirterek bu davalı yönünden davanın konusuz kaldığını, davalı ... Sigorta AŞ yönünden % 25 kusur oranına göre talepte bulunduklarını belirtmiş, mahkemece davalı ... Sigorta AŞ yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>1-Davalı vekili, davacının dava açılmadan önce usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de; 2918 sayılı KTK'nun 97.maddesi 26.04.2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14.04.2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5.maddesi ile değiştirilmiş \"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir\" hükmü getirilmiştir.<br>Dava konusu olayda kaza 25.09.2019 tarihinde meydana gelmiş, dava 10.02.2020 tarihinde açılmıştır. Davacı dava açmadan önce 04.11.2019 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ'ye başvuru yapmıştır. Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK'nun 97. Maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre davacı tarafından dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK’nun 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.<br>2-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin maluliyete ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Somut olayda davalı ... Sigorta AŞ hakkındaki hüküm yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.03.2023 tarihli raporda kas iskelet sistemi, Tablo 3.3'e % 5, Tablo 3.2 % 3 olarak tespit edildiği ve davacının engel oranının % 3 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, raporun davacı hakkında daha önce düzenlenmiş rapor ve tedavi belgeleri değerlendirilerek Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>3-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, davacının sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir. <br>4-Türk Borçlar Kanunu'nun \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.<br>Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. <br>Somut olayda, davalı ... Sigorta AŞ vekili sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan TBK’nın 52. maddesi gereğince müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin belirsiz olarak işaretlendiği, dava konusu kazada davacının sağ femur kırığına bağlı yürüyüş bozukluğu nedeniyle maluliyetinin oluştuğu, maluliyet ile emniyet kemeri kullanmaması arasında uygun illiyet bağı ispat edilemediğinden davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>5-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin faizin başlangıcına yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde; 26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Somut olayda davadan önce davacı tarafça davalı ... Sigorta AŞ'ye 04.11.2019 tarihinde başvuruda bulunulduğu, 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca ve başvuru tarihine göre faiz başlangıç tarihinin 15.11.2019 olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>6-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı aracın karıştığı kazada yaralanan davacı için her iki araç sürücüsünün kusurlu olduğu ileri sürülerek müştereken ve müteselsilen sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebiyle dava açılmış ise de, yargılama sırasında davalı ... Sigorta AŞ ile davacı tarafın sulh olması nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı vekili tarafından ibraz edilen 05.11.2021 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta AŞ ile uzlaşıldığını belirterek davalı ... Sigorta AŞ yönünden % 25 kusur oranına göre talepte bulunulmuştur. Bu talep doğrultusunda sürdürülen yargılama sonunda ve 10.07.2023 tarihli rapor esas alınarak davalı ... Sigorta AŞ yönünden % 25 kusur oranına karşılık gelen maddi tazminata hükmedildiğine göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, 22.09.2021 tarihli talep artırım dilekçesi esas alınarak davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm oluşturulmuş olması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre;<br>A-1) Davalı ... Sigorta A.Ş’ye yönelik davada sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>B-1)Davalı Halk Sigorta AŞ (Yeni ünvanı: ... Sigorta A.Ş)’ye yönelik davanın KABULÜ ile, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 66.061,98 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 15.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine,<br>2-Alınması gerekli olan 4.512,69TL harçtan peşin alınan 54,40TL ile 664,53 TL ıslah harcı (592,00TL+72,53TL) toplamı olan 718,93TL'nin mahsubi ile eksik alınan 3.793,76TL harcın davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11, 13, 14. maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalı ... Sigorta AŞ'den davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan toplam 781,13 TL harcın davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 1.250,00TL, Adli Tıp Kurumu rapor masrafı 1.260,00TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 483,00TL olmak üzere toplam 2.993,00TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine,<br>7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,<br>III- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ'den alınması gereken 4.512,69 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 1.145,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.367,69 TL harcın davalı ... Sigorta AŞ'den  tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 102,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 738,00 TL istinaf başvurma harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, <br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, <br>6-Kararın taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br> <br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d788de32a9548297","SID":"ae15dc42757161b9"}}