{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1072 <br>KARAR NO: 2026/514<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/04/2024<br>NUMARASI: 2017/1238 E - 2024/382 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 24/02/2026<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı şirketin, ... A.Ş. yurtiçi elektrik, doğa/gaz ve madencilik alanında hizmet verdiğini, sektörün önde gelen kuruluşlarından olduğunu, davacı şirketin, davalı şirketin talebi üzerine davalı şirkete elektrik dağıtım hizmeti vermiş olduğunu, verilen bu elektrik hizmetinin karşılığı olarak da faturalar düzenlendiğini, bu ticari ilişki nedeniyle de davalı şirketten 55.499,08.-TL (faiz ve masraflar hariç) tutarında alacaklarının bulunduğunu, davalı şirket ile davacı şirketin aralarında sözleşme olduğunu, davalı sözleşmeden kaynaklanan elektrik kullanım ve dağıtım hizmet bedelini ödemediğini, davalı şirkete alacağın tahsili için yazılı  ve sözlü olarak defalarca müracaat ettiklerini, netice alamamaları üzerine, davalı şirkete, İstanbul....... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, itiraz dilekçesinde 15.000,00-TL tutarında borcunu kabul ettiğini ve ödediğini, ilgili tutar dışındaki borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, davalı şirketin bu itirazları haksız olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete elektrik dağıtım hizmeti tam ve eksiksiz olarak verilmiş olduğunu, verilen elektrik dağıtım hizmetinin bedelini davalı şirketinin haksız ve kötü niyetli olarak ödemediğini, davacı şirket tarafından, sözleşmeye istinaden davalı şirketin ödemediği fatura için ceza bedeli talep edildiğini beyanla , davalı şirketin haksız ve kötü niyetli borca, faize ve faiz oranına ilişkin itirazlarının iptaline, davalı aleyhine %20 'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep  etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  \"...26/01/2023 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere 20/041/2017 tarihli faturanın 45.882,66-TL yerine 41.138,52-TL olması gerektiğinin belirtildiği, aradaki fark olan 4.744,14-TL'nin takipteki asıl alacak miktarından düşülerek asıl alacağın 65.754,92-TL olarak hesaplandığı, haricen ödenen 15.326,65-TL'nin de mahsubu ile alacak miktarının 50.428,27-TL olduğu  gerekçesiyle ;Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,Davalının İstanbul . ......İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile iptali ile takibin 50.428,27-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşmesel yıllık %16,80 ve değişen oranlarda faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,Davalının borca itirazında itiraz etmeksizin kabul ettiği ve davadan sonra yaptığı 15.000,00-TL ödemenin esasen icra dosyasında infaz aşamasında değerlendirilmesi gerekmekte ise de; davacı vekilinin bu miktarı dava konusu yapmadığı anlaşılmakla, bu miktar yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,Hükmedilen asıl alacak olan 50.428,27-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde; <br> Öncelikle kısmen kabul hükmünün 1. Maddesindeki \"Davalının İstanbul Anadolu .....İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile iptali ile takibin 50.428,27-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşmesel yıllık %16,80 ve değişen oranlarda faiz işletilmesine\" şeklindeki kararında miktardan ari olarak neden sözleşmesel olarak yıllık %16,8 ve değişen oranlarda faiz işletildiği mahkemece gerekçelendirilmediği,  Mahkemenin kararının gerekçeli olması gerektiği için TCMB faiz oranlarına göre TTK m. 1530/7 uyarınca takip tarihi olan 26.09.2017 tarihinde faiz oranının % 10,75 olduğu,  zaten faizin 10,75 ve TTK m.1530/7'ye göre belirlenmesi gerekirken ,gerekçesi anlaşılmayan ve sonrası da anlaşılamayacak bir \"16,8 ve değişen oranlarda faiz\" işletilecek olduğu, Davacı yanın alacağı konusunda \"50.428,27-TL\" olan bedele hükmedildiği, bilirkişi heyetinin 08/08/2019 tarihli kök ve 08/04/2021 tarihli ek raporlarında özetle davalı şirketten kaydi olarak 55.172,43-TL alacaklı olduğu, yapılan teknik incelemede fatura içeriğinden sadece 23.547,54 TL'lik kısmın enerji bedeline karşılık geldiği, davalı defterlerini inceleyen bilirkişinin 22/02/2022 tarihli raporunda özetle;  Kök raporun sonuç ve kanaat bölümünün 4.maddesinde belirtilen 31.624,89-TL'lik (55.172,43-23.547,54) kısmın gecikme zammı ve sözleşme bedeli gibi soyut kalemlerden oluştuğu ve ispata muhtaç olduğunun belirtildiği, başka bilirkişi heyetinin 26/01/2023 tarihli raporlarında özetle \" elektrik tedarik sözleşmesine aykırı olarak sözleşme döneminde ihbarda bulunmadan sözleşmeyi feshettiği, fesih işlemi ile davacının davalıya ceza şartı gereği faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, faturanın 41.138,52 TL olması gerektiği, davacı şirketin davalı şirketten 50.428,27-TL alacaklı olduğu\" ifade edildiği,  icra takibinin 70.449,08 TL ile açıldığı, bu  hususun hali hazırda haksız bir icra takip olduğunu ortaya koyduğu,  hükme esas bilirkişi raporunda esaslı bir hata yapıldığı, gecikme zammına dair tespitlere herhangi bir şekilde yer verilmeyip, bilirkişi raporunda gecikme zamlarının hukuka uygun bir şekilde faturalandırılıp faturalandırılmadığı da incelenmeksizin davacı şirketin faturalandırdığı bedelleri olduğu gibi doğru kabul edilmiş olduğu, gecikme zamlı tanzim edilmiş faturalara önceden gecikme zammı uygulanmamış gibi her fatura döneminde ayrıca gecikme zammı uygulandığı, bilirkişi raporunda tesbit edildiği üzere  23.547,54 TL’lik kısmın enerji bedeline denk geldiği göz önüne alınırsa kesilen faturaların hukuka ve yasaya aykırı olduğu, müvekkilinin  2016 -2017 yıllarında dosyaya konu kesilen fatura dönemlerine ait sadece 23.547,54 TL’lik elektrik kullanımına rağmen elektrik hizmetinin verildiği güne dek 116.637,51 TL fatura kesildiği, 26.353,98 TL’lik sözleşme cayma bedeli çıkarıldığında bile 90.283,53 TL’lik kesilmiş fatura (cayma bedelinin KDV'sini dahi içeren) bulun duğu, Diğer yandan , müvekkilinin  davacı şirketle sözleşmeyi feshetmemiş olup, davacının sözleşmeyi feshettiği,bu sebeple ilgili cayma bedelinin  hukuka aykırı olduğu, bundan dolayı davacı yanın cezai şart istemesinin  sözleşmeye aykırı olduğu,  Sepaş'tan istenilecek belgelerle ilgili husus açığa çıkarılacakken mahkemenin bunu  göz önünde bulundurmadığı, son bilirkişi heyetinden önceki bilirkişi heyetinin bilimsel ve hukuki bir şekilde cari hesaplama yapmış olduğu, bu sebeplerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.<br>HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve  ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;Davanın dayanağı olan  İstanbul Anadolu ....İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasında; takibin 19/12/2016 tarihli 12.277,66-TL, 20/04/2017 tarihli 45.882,66-TL, 19/06/2017 tarihli 1.461,21-TL, 19/07/2017 tarihli 3.587,94-TL, 17/08/2017 tarihli 3.618,69-TL ve 15/09/2017 tarihli 3.670,92-TL'lik faturalara istinaden toplam 70.499,08-TL üzerinden başlatıldığı görülmüştür.Davada; elektrik aboneliği sözleşmesine dayalı, ödenmemiş fatura bedeli ve cezai şart istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın  iptali talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraflar arasında, davalının ......nolu sayacına ilişkin elektrik hizmeti sağlanmasına yönelik 01/08/2016 başlangıç tarihli 12 ay süreli sözleşme yapıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılamada  bilirkişi heyetlerinden kök ve ek  raporlar alınmıştır.Bilirkişi heyetinin .../08/2019 tarihli kök ve 08/04/2021 tarihli ek raporlarında özetle; \"...Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2016 ve 2017 yılına ilişkin ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetinin bulunduğu, davalı şirket tarafından 2016 yılına ait ticari defterler ibraz edilmediği için inceleme yapılamadığı, 2017 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırılmadığı, bu nedenle lehine delil kabiliyetinin bulunmadığı, davacı şirket ile davalı şirket arasından ticari ilişkinin var olduğu, davacı şirketin, dava tarihi olan, 14.11.2017 tarihi itibari ile davalı şirketten kaydi olarak 55.172,43-TL alacaklı olduğu, yapılan teknik incelemede fatura içeriğinden sadece 23.547,54 TL'lik kısmın enerji bedeline karşılık geldiği, davacının faturalarının içeriğini oluşturan gecikme zammı, sözleşme bedeli gibi kalemlerin soyut olduğu ve ispata muhtaç olduğu, davalı tarafın takip sonrası 15.000 TL ödeme yapmış olduğu nazara alındığından davacı alacağının 8.547.54 TL olduğu...\" şeklinde kanaat belirtilmiştir.Sözkonusu raporlara itiraz edildiğinden ve  davalının şirket merkezinin bulunduğu yer gözetilerek Kocaeli Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'ne yazılan talimat yolu ile alınan 22/02/2022 tarihli raporunda özetle; \"...2016 yılına ait ticari defterlerini ibraz etmediğinden inceleme yapılamadığı, 2017 yılına ait ticari defterleri üzerinde yapılan usul incelemesi neticesinde açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, kapanış tasdikinin yapılmadığı, dava konusu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura bazlı ödeme yapılmadığı, cari hesaba mahsuben 01.01.2017 ile 03.11.2017 tarihleri arasında 87.000,00-TL ödeme yapıldığı, ticari defter kayıtlarına göre davacıya; takip tarihi itibari ile 40,989,91-TL, dava tarihi itibari ile 25.663,26-TL barçlu olduğu, dava dışı ......şirketinden elektrik hizmeti satın aldığı, ödemede bulunmadığı, takip ve dava tarihi itibari ile 22.692,62-TL borcunun bulunduğu, kök rapor ve eki belgeler ile karşılaştırıldığında, davacı ile arasında 26.509,17-TL fark olduğu, bu farkın 26.509.17-TL'lik kısmının 2016 yılından 2017 yılma devir bakiyesinden, 3,000,00-TL'lik kısmın ise ..... bankası aracılığı ile 18/09/2017 tarihinde ödenen 15.000,00-TL borcun davalının defter kayıtlarına 13.000,00-TL olarak kaydedilmesinden kaynaklandığı, kök raporun sonuç ve kanaat bölümünün 4.maddesinde belirtilen 31.624,89-TL'lik (55.172,43-23.547,54) kısmın gecikme zammı ve sözleşme bedeli gibi soyut kalemlerden oluştuğu ve ispata muhtaç olduğu hususunun sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, kök raporun sonuç ve kanaat bölümünün 5.maddesinde belirtilen 15.000,00-TL ödemeye ait herhangi bir belgeye rastlanılmadığından hesaplama dışı tutulduğu...\" şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür. Mali Müşavir ve Elektrik Mühendisi bilirkişi heyetinin 26/01/2023 tarihli raporlarında özetle; \"...Serbest Tüketici davalı ile davacı arasında elektrik satışına ilişkin ikili anlaşma ile tedarik sözleşme ilişkisi kurulduğu, sözleşme gereği sağlanan hizmetin karşılığı faturaların kısmen ödenmediği; davalının taraflar arasında imzalanmış olan elektrik tedarik sözleşmesine aykırı olarak sözleşme döneminde ihbarda bulunmadan sözleşmeyi feshettiği, fesih işlemi ile davacının davalıya ceza şartı gereği faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, faturanın 41.138,52 TL olması gerektiği, davacı şirketin davalı şirketten 50.428,27-TL alacaklı olduğu \" şeklinde kanaat belirtmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 03/09/2023 tarihli ek raporunda özetle; \"...Sözleşmenin taraflardan hangisi tarafından feshedildiğine dair dosyada bir belgenin bulunmadığı fakat; davalının hizmet karşılığı borcunu ödeme edimini tam olarak yerine <br>getirmediği; bu durumda sözleşmenin 5.5.maddesini ihlal ettiği ve davacının sözleşmenin 9.1. ve 9.5. maddeleri uyarınca ceza bedeli faturası tahakkuk ettirmesinin sözleşmeye uygun olduğu, ceza tahakkukunun ne oranda yapılacağının sözleşmede kararlaştırıldığı, buna göre faturanın 41.138,52-TL olması gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 65.754,92-TL olduğu; davalı şirketin 31.12.2017 tarihinde 15.326,65-TL ödeme yapmış olduğu, mahkemece takibin devamına karar verilecek olması halinde takipten sonra yapılan ödemenin icra müdürlüğünce faiz, masraf ve vekalet ücreti alacakların dan öncelikle düşülmesinin yapılabileceği, davalının icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde “borca ve fer’ilerine itiraz ediyoruz” şeklinde beyanda bulunduğu, takipteki faiz oranına açıkça bir itirazının bulunmadığı, fakat  mahkemece bu itirazın faiz oranına itirazı da kapsadığının kabul edilecek olması ihtimaline göre raporda eksiklik kalmaması adına; davacının takip sonrası işleyecek faiz talebinin %16,8 sözleşmesel ve değişen oranlarda faiz şeklinde olduğu, TCMB faiz oranlarına göre TTK m. 1530/7 uyarınca takip tarihi olan 26.09.2017 tarihinde faiz oranının % 10,75 olduğu,.\" şeklinde kanaat belirtmişler dir.  Sözleşme başlangıç tarihinden 01/0802016 olup,başlangıç tarihinden  itibaren 12 ay sürelidir. Davalının  sözleşme dönemi içerisinde tek taraflı sözleşmeyi feshettiği ve enerjisini SEPAŞ firması nezdinde  tedarik ettiği  anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde ; 9.4 maddesi “taraflar 1 ay önce haber verme şartı ile sözleşmeyi istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. Tedarikçinin bu madde hükümlerine uygun olarak sözleşmeyi feshetmesi durumunda tüketicinin tazminat talep hakkı olmayacaktır” olarak düzenlenmiştir.Sözleşmenin 9.5 maddesi “Tüketici Sözleşmeyi ve/veya süreli bir tarifeyi haklı bir neden olmaksızın uygulama protokolü ve Taahhüt Beyanında belirtilen sözleşme süresinin sona ermesinden önce sonlandırması halinde ve/veya tedarikçinin Sözleşmeyi 9.1 maddesi hükmünce sonlandırması durumunda sözleşmenin sona erme tarihine kadar  gerçekleşen tüketim dikkate alınarak o ana kadar tahakkuk etmiş olan aylık en yüksek faturanın 2 katı oranında ceza bedelini tedarikçi tüketiciye faturalandıracaktır. Tüketici ceza bedelini gönderilecek ödeme ihtarı/fatura üzerine en geç 10 gün içerisinde ödemekle yükümlüdür.” Şeklinde sözleşmenin feshi halinde ceza bedelini, ne şekilde uygulanacağı konusu da düzenlenmiştir. Somut olayda , davalı şirketin  sözleşmesini süresinden önce herhangi bir ihbar olmaksızın feshettiğinin kabulü gereklidir.Bu durumda ,tedarikçinin sözleşme uyarınca cezai şart faturası düzenlemiştir.<br>Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ,tedarik edilen enerji bedellerine ilişkin  faturaların düzenli olarak  ödenmediği,ödemelerde gecikmeler olduğu bilirkişi raporları ile tesbit edilmiştir. İlgili sözleşmenin gecikme bedellerini düzenleyen  kısmı olan 5.5 maddesinde 6183 sayılı Kanunun 51. Maddesine göre belirleneceği doğrultusunda  düzenleme bulunmaktadır.Mahkemece  sözleşme hükümlerine ve dosya kapsamına uygun şekilde düzenlenen bilirkişi kurulu raporu esas alınarak karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Davacı tarafın takip yapıldıktan sonra  08/12/2017 tarihindeki 15.326,65-TL'lik haricen tahsilatı mahsup ederek,   davayı  55.499,08-TL üzerinden açtığı anlaşılmıştırBilirkişi kurulunca, ceza tahakkukunun ne oranda yapılacağının sözleşmede kararlaştırıldığı, buna göre faturanın 41.138,52-TL olması gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 65.754,92-TL olduğu; davalı şirketin 31.12.2017 tarihinde 15.326,65-TL ödeme yapmış olduğu anlaşılmaktadır.Faiz yönünden;  takip talebinde ,davacının takip sonrası işleyecek faiz talebinin %16,8 sözleşmesel ve değişen oranlarda faiz şeklinde olduğu görülmektedir. İlgili sözleşmenin gecikme bedellerini düzenleyen kısmı olan 5.5 maddesinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirleneceği doğrultusunda  düzenleme bulunduğundan,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak; cezai şart alacağının niteliği ve  Yargıtay 3.HD'nin 2025/2554 esas ve 2025/3963 karar sayılı kararına göre ,cezai şarta ilişkin alacak likit  olmadığından ,Mahkemece , icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olmuştur.Bu sebeple, davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.(kaldırma kararı dışındaki hüküm bölümleri,yeni hükme aynen aktarılmıştır)<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında;<br>1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, Davalının İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile iptali ile takibin 50.428,27-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşmesel yıllık %16,80 ve değişen oranlarda faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Alacak likit olmadığından,davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>3-Davalının borca itirazında itiraz etmeksizin kabul ettiği ve davadan sonra yaptığı 15.000,00-TL ödemenin esasen icra dosyasında infaz aşamasında değerlendirilmesi gerekmekte ise de; davacı vekilinin bu miktarı dava konusu yapmadığı anlaşılmakla, bu miktar yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.444,76-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 947,79-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.496,97-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 947,79-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı,  bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 9.089,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 8.259,02-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 830,48-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>7-Davalı tarafından vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 2.568,20-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 234,65-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2.333,55-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>9-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 5.070,81-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>10-Dosyada mevcut gider/delil  avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara resen  iadesine,<br>İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;<br>Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu 300,00 TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde  istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.   24/02/2026<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3903d0b458690d90","SID":"a16b012025ead9b1"}}