{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1011 <br>KARAR NO: 2026/508<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/02/2025<br>NUMARASI: 2022/448 E - 2025/138 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 24/02/2026<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Asıl Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Mah. ... Sk. No:... ...../İSTANBUL adresinde esnaf lokantası olarak faaliyet göstermekte olan bir firma olduğunu, davacı şirketin davalı şirket ile akdettiği abonelik sözleşmesi ile ........Nolu Hizmet Noktasından elektrik hizmeti aldığını, davalı şirket tarafından 15.06.2022 günü gerçekleştirilen denetimde; davacı şirkete ait işyerindeki elektrik  tesisatında  kontaktör olduğu, kaçak elektrik kullanımının bu şekilde gerçekleştirildiği iddiasıyla tutanak tutulduğunu ve \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek elektrik enerjisi tüketilmesi\" gerekçesi ile davacı şirkete kaçak kullanım bedeli olarak 16.06.2022/06-2022 tarih/dönemine ait 731.116,26 TL bedelli ve 131.296,25 TL bedelli  faturaların düzenlendiğini ,  davalı şirketin, davacı şirket ile arasında akdedilen mevcut perakende elektrik satış sözleşmesini yok sayarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42/1-a \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi\" kapsamında yaptırımın uygulandığını, buna bağlı olarak kaçak elektrik kullanımı faturalandırmasına esas süreler de değişiklik gösterdiği  ve neticeten kaçak elektrik kullanımının ne zaman başladığı da tespit edilemediğinden 12 aylık süre  kullanıma esas alınarak fahiş biçimde faturalandırıldığını,  davacının kaçak elektrik kullanımına sebep olacak hiçbir fiilinin bulunmadığını ,ancak asla kabul anlamına gelmemekle birlikte kaçak elektrik kullanımından müvekkili  şirketin sorumlu tutulmasına karar verilse dahi; davalı şirketin, müvekkil şirkete çıkarttığı kaçak kullanım faturasında yer alan hesaplamalar ve tespitlerin  son derece fahiş ve hatalı olduğunu, kaçak elektrik kullanım tahakkuku sebebiyle tanzim edilen 16.06.2022/06-2022 tarih/dönemine ait ... seri nolu,  731.116,16 TL bedelli fatura borcu yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.000,00 TL'lik kısmı için ve ........seri no’lu 131.296,25 TL bedelli fatura borcu yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'lik kısmı için borçlu olunmadığının tespitine, haksız şekilde fahiş faturalandırma yapan davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, elektriğin zorunlu ihtiyaç olması sebebiyle kesilmemesi ve toplam fatura bedelinin icraya konu edilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalı şirketin görevlilerince yapılan incelemeler sonucu davacı tüketicinin kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğine yönelik yapılan tespitte ve buna istinaden yapılan tahakkuklandırmalarda herhangi bir hatanın bulunmadığını beyanla ,davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH ; Asıl dava davacısı vekilinin 13/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; asıl dava bakımından taraflarınca 100.000 TL olarak belirlenen menfi tespit dava değerini; neticeten 190.563,17 TL artırmak suretiyle neticeten 290.563,17 TL olmak üzere ıslah ettiklerini, bu kapsamda; ... seri nolu, 731.116,16 TL bedelli fatura borcu yönünden ve .......seri no’lu 131.296,25 TL bedelli fatura borcu yönünden kaçak tahakkuk ve kaçak ek tahakkuk bedelleri yönünden yeni dava değeri olan toplam  290.563,17 TL borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini, haksız şekilde fahiş faturalandırma yapan davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Dava:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan... hizmet numaralı tesisatta müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrolde; \"kare buattan harici hat çekildiği, kontaktör vasıtasıyla kumanda edilerek kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı\" hususunun tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ...... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla , haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde,  bahse konu faturalara karşı  menfi tespit davası ikame edilmiş olup davalı-birleşen davacı tarafça söz konusu fatura bedelleri için İstanbul ...... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçilmiş, taraflarınca işbu takibe itiraz edilmiş ve takibin durdurulduğunu, davalı şirketin kiracı olarak kullanmakta olduğu işyerinde kaçak elektrik kullanımı teşkil eden hiçbir eylemi ve işleminin bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; iddia edildiği şekilde davalı şirketin bir an için kaçak kullanıma sebep olduğu yahut sebep olmasa da sorumlu olduğu kabul edilse dahi; davalı şirketin davalı birleşen dosya davacısı şirket aleyhine uygulamış olduğu yaptırımın hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, davalı şirket ile davalı-birleşen davacı şirket arasında perakende elektrik satış sözleşmesi bulunmasına rağmen; davalı-birleşen davacı şirket tarafından yapılan kaçak elektrik kullanımı tespitinin, perakende elektrik satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilmesi şeklinde kaçak kullanımı düzenleyen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-a maddesine uyduğu ifade edildiğini, bu hükme istinaden faturalandırmanın yapıldığını, bu nedenle çıkarılan bütün faturaların  fahiş ve hatalı olduğunu beyanla , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  <br>1-Asıl davanın KABULÜNE, <br>Davalı... tarafından davacı şirkete tahakkuk ettirilen 16/06/2022 tarih ve 2022 Haziran dönemine ait ... Seri numaralı 731.116,26 TL'lik faturanın 246.797,76 TL'lik kısmı kadar davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>Aynı tarih ve aynı döneme ilişkin ....... Seri numaralı 131.296,25 TL'lik faturanın 43.765,41 TL'lik kısmı kadar borçlu olmadığının tespitine,Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, <br>2-Birleşen davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takibine vaki davalı borçlu itirazının kısmen iptali ile takibin davalı borçlu yönünden 571.849,34 TL asıl alacak, 2.744,88 TL faiz ve 494,07 TL KDV üzeriden devamına,İcra inkar tazminat talebinin REDDİNE ,  şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkemece verilen kararı, birleşen dosya davacısı-asıl dosya davalısı... vekili istinaf etmiştir.Davacı-davalı...   vekilince verilen  istinaf dilekçesinde;  \"Menfi tespit davasının kısmi dava niteliğinde ikame edilmesi mümkün olmayıp davacının davasının ve ıslah talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır. Bu nedenlerle davacı tarafından sunulan 13.11.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile ileri sürülen ıslah talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup istinaf incelemesi sonucunda hukuka aykırı bu kararın kaldırılması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan Bilirkişi Raporları dava konusu ihtilafı çözmeye elverişli ve denetime uygun olmayan raporlardır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ve HMK 281.madde uyarınca konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden yerel mahkeme tarafından rapor aldırılması gerekirken yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olup hukuka aykırıdır.Müvekkil şirket tarafından ilgili mevzuat gereğince davacı tarafın kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve davacı hakkında mevzuata uygun biçimde gerekli işlemler yapılarak kullanılan iki ayrı kaçak elektrik bedelleri mevzuat gereği hesaplanarak tahakkuk ettirilmiştir. Müvekkil şirket personelleri tarafından da mahalde bulunan ve harici hatta bağlı olan elektronik cihazlar (Dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağına ayrı ayrı derç edilmiştir.) üzerinde ölçüm yapılmış, bu elektronik cihazların ayrı ayrı güç bilgisi kaçak elektrik tespit tutanağına derç edilmiş ve tespit edilen işbu toplam 28,6 kWh güç nazarı ile hesaplama  yapılmıştır. Ayrıca müvekkil şirket tarafından, zabıt tarihinde cari olan EPTHY nin 45-1-b maddesi, 45/3. C maddesi  hükümlerinde yazılı sürelerle ve çalışma saatlerine riayet edilerek hesaplama yapılmıştır.  Hükme esas alınan Bilirkişi raporunda ise davacının çalışma saatleri hatalı olarak değerlendirilmiştir.   Ayrıca  bu hususta yerel mahkemece kolluk araştırması yapılarak ilgili mahalde 22:00' den sonra çalışma yapılıp yapılmadığı da kolayca tespit edilebilecekken bu yönde bir araştırma yapılmaması hatalıdır.. Kaldı ki davacı - birleşen dosya davalısının bu yönde bir iddiası da mevcut olmayıp iddiayı aşar şekilde yapılan işbu tespitin de kabulü ve hükme esas alınması mümkün olmayacaktır.Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre davalı müvekkil kurumca düzenlenmiş olan kaçak tutanakları aksi ispat edilmediği sürece yasal delil niteliği taşımaktadır. Davacı tarafça kaçak kullanımın aksini gösterecek somut bir bilgi veya belge dosya kapsamına girmemiştir.Davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamamıştır. Davacı tarafından eğer ki kaçak tespit tutanağında tespiti yapılan maddi olgunun aksi ve bu nedenle kaçak kullanım bedelinden sorumlu olunmadığı iddia ediliyorsa buna dair somut argümanlarını sunarak davasını ispatlaması gerekirken dosya kapsamına böylesine somut bir delilin sunulamamış olması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmektedir.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/11944 E., 2015/20510 K. “...kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmî belgelerdendir. Bu nedenle, ispat yükü bu belgenin aksini ispat eden tarafa düşmektedir. ”Hükme esas alınan Bilirkişi raporunda asıl alacak tutarı hatalı olarak hesaplanmış olmakla hatalı asıl alacak tutarı üzerinden yapılan faiz ve KDV hesabı da hatalıdır.  kaçak tespit tarihinde yürürlükte olan 30.05.2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre tüketici tarafından zamanında ödenmeyen borçlar için 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunda belirlenen gecikme zammının uygulanacağı belirlenmiştir. Bu nedenle de söz konusu kaçak tahakkuklarına, son ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı işletilmesi gerekmektedir.3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda matraha dahil olan unsurlarda açıkça gecikme faizinin/zammının dahil olduğu ifade edilmiştir, kaçak elektrik kullanım bedellerinin ödenmediği gecikmiş günler için son ödeme tarihinden itibaren işletilecek olan gecikme zammı/faizi KDV matrahına esas alınmalı ve işbu bedeller yönünden de KDV hesabının yapılması gerekmekte olup; gecikme zammının ve ona işleyen KDV'nin davacı - birleşen dava davalısının sorumlu olduğu bedele dahil edilmesi gerekmektedir.Yerel Mahkemece icra inkar tazminatı talebimizin reddine karar verilmesinin kabulü mümkün değildir. Davacı hakkında gerçekleştirilen takibe konu kaçak elektrik tüketimine bağlı alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı kuşkusuzdur.Koşulları somut olayda mevcut olmayan ihtiyati tedbirin, HMK' nın 396. maddesi uyarınca kaldırılması gerekmektedir. İhtiyati haciz talebimizin, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. \" şeklinde beyan ve talepler  ileri sürülmüştür.   HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve  ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;Asıl dava  menfi tesbit, birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Davanın dayanağı olan İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında , 862.412,51 TL asıl alacak ve  4.139.58 TL gecikme faizi, 745,12 TL faizin KDV'si   toplamı alacağın tahsili  için ilamsız taip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; <br>Mahkemece yargılamada Mali Müşavir, Elektrik Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan tüketim kıyaslamaları doğrultusunda; tutanak öncesi (harici hat çekilerek kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (60,97 kwh/gün) ile tutanakta tespit edilen güce göre mahalde tüketilebilecek elektrik miktarı (14700 watt x 21 saat/gün = 308,70 kwh/gün) arasında bariz fark bulunmaktadır. Video görseli de dikkate alındığında tutanak tarihi itibariyle harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının sabit olduğu, tutanak tarihi itibariyle , davacı tüketimi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42-b hükmü doğrultusunda kaçak elektrik tüketimi olduğu, raporda yapılan kaçak tahakkuk hesaplamalarında harici hat üzerinde tespit edilen güce ilişkin dikkate alınabilecek değer hususunda ayrı başlık açılarak gerekçeli  değerlen dirme yapıldığı, özellikle davalı kurum elemanlarınca tespiti yapılan 28600 watt güç değeri davacı işletmede kullanılan tüm cihazlar olduğu, tutanakta sayaç tarafından kayıt edilen 13900 watt gücün varlığı gözetilmeksizin yani 28600 watt gücün tamamı harici hat ile kullanılmış gibi davalı uygulaması olduğu, halbuki video kaydında dahi sayacın kayıt yaptığı ölçülen akım değerleri ile sabittir. Bu nedenle sayaç tarafından kayıt edilen gücün düşürülmesi ile davalı kurumca hesaplamalarda 28600 – 13900 = 14700 watt güç değerinin dikkate alınması gerekeceği, davacı şirketin tutanak tarihinden 510 gün öncesi tüketimleri dahi düşük  olduğundan mevzuatça (madde -45-(1) ç) belirlenen en fazla 365 toplam gün süre (180 gün kaçak +185 gün kaçak ek tahakkuku) geriye gidilerek hesaplama yapılabildiği, davalı kurumun süre uygulaması, davacı tarafın kaçak kullanım dönemi ile örtüştüğü, dosya kapsamına dava konusu olmayan mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağının sunulduğu, Yönetmelik Madde-46-(3) hükmü gereği; davacının mükerrer  kaçak elektrik enerjisi kullandığı hususu ispat edildiğinden, fonsuz tarifenin 2 katı kadar faturaya ceza enerji bedeli yansıtılabileceği, rapordaki tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlanmış olup davacının 371.274,77 TL. kaçak + 67.484,44 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 438.759,21 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği, davacı tarafın, 423.653,30 TL. menfi tespit talebi olabileceği, birleşen dosya bakımından; Takibin 438.759,21 TL. (asıl alacak) + 2.106,04 TL. (gecikmiş gün faizi) + 379,09 TL. (Faiz KDV si) olmak üzere toplam 441.244,34 TL. üzerinden davacı ........Şti. adına devam edebileceği belirtilmiştir. İtirazlar üzerine  düzenlenen 12/03/2024 tarihli ek rapor ile; davalı vekilinden, davacı tarafça kullanılan aboneliğe ....... tutanak mahalli) ait kwh. mertebesinde endeks döküm kayıtları (Ocak 2020 –günümüz tarih aralığını kapsar ve T1-T2-T3 gündüz –puant – gece tüketim verilerini içerir şekilde, davacı adına düzenlendiği belirtilen 21.01.2021 tarihli mükerrer kaçak elektrik tespit tutanak örneği, davalı vekilince beyan edilen, davacının 50000 watt kurulu güç değerinin belgelenmesi amacıyla kurulu ve bağlantı gücü, sözleşme tarihi, fesh tarihi vb. verileri içerir abonelik bilgilerinin yer aldığı belgenin sunulmasına müteakip itirazlara net cevap verilebileceği belirtilmiş olup, bu sebeple alınan  2.ek raporda; gerekçeli yapılan değerlendirmelerde, davacının günlük 14 saat kullanım süresinden sorumlu tutulabileceği, harici hat üzerinde 28600 watt güç değerinin dikkate alınabileceği kanaatine varılmış olup, davacının 484.318,50 TL. kaçak + 87.530,84 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 571.849,34 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği, davacı tarafın, 290.563,17 TL. menfi tespit talebi olabileceği, birleşen dosya bakımından; takibin 571.849,34 TL. (asıl alacak) + 2.744,88 TL. (gecikmiş gün faizi) + 494,07 TL. (Faiz KDV si) olmak üzere toplam 575.088,29 TL. olarak ,borç hesaplaması yapıldığı  belirtilmiştir. HMK 109/2 fıkrası 6644 sayılı Yasa ile 01/04/2015 tarihinde iptal edildiğinden ,bu sebeple menfi tesbit davalarının niteliği itibariyle kısmi dava olarak açılması mümkün bulunduğundan ,bu  yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yargıtay'ın kararlılık kazanmış içtihatlarında da belirtildiği üzere gecikme zammı faiz niteliğindedir. Takip konusu alacak kaçak elektrik tüketim bedelinden eş söyleyişle haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Tarafların tacir olduğu gözetilerek ,tacirler arası haksız fiil sözkonusu olmakla,alacak miktarına yasal faiz değil ,avans faizi işletilmesi gerektiğinden ,bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamına göre , davalının işlettiği restoranda, harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı tespiti üzerine ........sari numaralı kaçak elektrik tutanağı düzenlenmiştir.Taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmaktadır.Somut olaya uygulanacak 30/05/2018 tarihli .......'de yayınlanarak yürürlüğe giren  ....... olup yönetmeliğin MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;<br>b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken AYRI BİR HAT ÇEKMEK SURETİYLE dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.<br>Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması; <br> MADDE 44 / 3 'de  42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.<br>  Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45'inci maddesinde ; Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre düzenlenmiştir.<br>MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;<br>a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.<br>b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.<br>c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.<br>ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.  hükmü yer almaktadır.<br>Bilirkişi kurulu raporunda ;\"davalı kurum elemanlarınca tespiti yapılan 28600 watt güç değeri davacı işletmede kullanılan tüm cihazlar olduğu, tutanakta sayaç tarafından kayıt edilen 13900 watt gücün varlığı gözetilmeksizin yani 28600 watt gücün tamamı harici hat ile kullanılmış gibi davalı uygulaması olduğu, halbuki video kaydında dahi sayacın kayıt yaptığı ölçülen akım değerleri ile sabittir.\" şeklinde değerlendirme yapılarak ve vardiya konusunda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre inceleme ve hesaplama yapılarak alacak ve ferileri hesaplanmıştır.Böylece somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, EPTHY hükümlerine uygun olarak hesaplama yapıldığı, raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı - davalı...'ın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Birleşen dosya davacısı-asıl dosya davalısı...'ın  istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Birleşen  dosyada alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60  TL'nin  davacı.........'tan  alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Asıl  dosyada alınması gereken 39.284,28 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.962,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.322,18 TL'nin davalı..........'tan   alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  24/02/2026<br><br>         </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"561372be67961b3f","SID":"a3178b099d86623d"}}