{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 12/02/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/06/2025 <br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 1-...<br>VEKİLLERİ\t: Av....<br>\t  Av. ...<br>DAVALI\t: 2 -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/02/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalılardan ... motor nolu mavi renkli 2023 model yıllı araç adı Puma STYLE 1.0L ECOBOOST 125PS 7 İLERİ AT EU 6.2 olan... plakalı aracı 26/04/2024 tarihinde satın aldığını, 20/05/2024 tarihinde aracın tavanında paslanmalar oluşmaya başlayınca aracı hemen servise götürdüğünü, serviste yapılan incelemeler sonrasında aracın tavan kaplamasının söküldüğünü ve paslanmanın sadece tavan kaplamasında olmadığı aracın metal aksamında da olduğunun görülmesi üzerine müvekkilinin aracın yenisi ile değiştirilmesini talep ettiğini, servis yetkililerinin müvekkilinin değişim talebini ... Otomotiv Sanayi A.Ş.'ye ileteceklerini söylediklerini, aracın davalıların talebi üzerine serviste kaldığını, davalıların cevap verme süresinin uzaması üzerine müvekkilinin araçtaki ayıpların tespit edilmesi için 12/06/2024 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş dosyası ile delil tespiti isteminde bulunduğunu, davalıların 13/06/2024 tarihinde aracın yenisi ile değiştirilmeyeceğine karar verdiklerini ancak bu karardan müvekkilinin aracın kendisine teslim tarihi olan 20/06/2024 tarihinde haberi olduğunu, 14/06/2024 tarihinde aracın bulunduğu yer olan serviste aracın başında keşif yapıldığını ve bilirkişinin aracı incelediğini, 24/07/2024 tarihli raporda ... plakalı aracın tavan sacı, arka tavan atkısı, sağ ve sol arka çamurluk iç kısımları, arka panel ve bagaj havuzu birleşiminde paslanma kaynaklı lekeler ve motor kaputu civata ve somunlarında oynama, ayrıca tavan kaplamalarında paslanma olduğu, ayıpların gizli ayıp olduğu; aracın karoseri parçalarında mevcut olan ayıpların giderilmesi için; tavan sacı, arka tavan atkısı, sağ ve sol çamurluk iç bağlantıları, arka panel ve bagaj havuzu gibi parçaların değiştirilmesi gerektiği ayrıca motor kaputu bağlantı cıvata ve somunlarında mevcut olan oynamanın onarımının mümkün olmadığı araçların onarımının ekonomik olmadığınının belirtildiğini, dava konusu araçtaki ayıpların değerlendirilmesi, davalılar tarafından incelenmesi için aracın servise 28/05/2024 tarihinde teslim edildiğini ve 20/06/2024 tarihine kadar aracın serviste kaldığını, aracın serviste kalmasının nedeni araçtaki ayıp ve davalıların talep ve iradesi olduğunu, müvekkilinin aracından mahrum kaldığını belirterek, dava dosyasında nitelikleri yazılı ayıplı ... plakalı aracın yenisi ile değiştirilmesine  karar verilmesini karardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, araçtaki ayıpla ilgili işlemler için 28/05/2024-20/06/2024 tarihine kadar aracın serviste kaldığını, bu nedenle araç mahrumiyet bedelinin tam ve kesin olarak belirlendiği anda alacağı belirlemek üzere 10,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesine, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Değişik İş dosyasındaki yargılama giderlerinin işbu dava dosyasındaki yargılama giderlerine dahil edilerek yargılama giderinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 24/03/2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, araç mahrumiyet bedeli alacaklarını belirli hale getirdiklerini ve 16.740,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın muhtelif yerlerinde tespit edilen leke ve pas durumlarının üretimden kaynaklı bir ayıpla ilgili olmadığını, döşemelerde bulunan renk, cotat (astar) rengi olup boyanın yüzeyi tutması ve aracın korozyona ugramaması için araç parçalarının astar havuzuna daldırıldığını, catot (astar) olmadan aracın boyanmasının imkansız olduğunu, özetle tavanda pas söz konusu olmayıp tespit raporunda yer alan görsellerin astarın rengi olduğunu, söz konusu araçta boya altında pas kusması gibi bir durumun da mevcut olmadığını, dava konusu yapılan tavan kaplamasındaki lekelerin iddia edildiği gibi araçta pas sebebiyle değil, tavan kaplaması imalatında kullanılan yapışkanın zamanla oluşan hava şartları nedeniyle bu şikayet edilen nokta nokta pas görünümlü lekelere neden olması olduğunu, söz konusu durumların tavan kaplamasının değiştirilmesi ile çözülecek olup tespit dosyasında yer alan onarımın ekonomik olmadığı yönündeki tespitin de hatalı olduğunu, kaldı ki tavan kaplamasının değiştirilmesinin değer kaybına da sebep olmayacağını, davacı tarafın değişim talebinin, üretici firma olan diğer davalı ... Otomotiv tarafından da değerlendirildiğini, 13/06/2024 tarihinde verilen cevap ile \"aracınızda meydana gelen tavan döşemesindeki lekelenmeler garanti prosedürlerimiz kapsamında tavan döşemesi değişimi yapılarak giderilebilecektir. Bu surum araçta değer kaybı oluşturmayacağı gibi araç değişimi gerektiren bir kusur olmamakla birlikte yapılan tavan döşeme değişim işlemi aracınızdan sağlanan faydayı da azaltmayacaktır.\" denilmekle araçta meydana gelen durumun garanti kapsamında onarım/değişim ile giderilebileceği ve bu durumda araçta değer kaybı oluşturmayacağının davacı yana iletildiğini, 28/05/2024 tarihinde açılan iş emrinde de aracın tavan döşemesinin garanti kapsamında değiştirildiği görülmekle, araçta varlığı iddia olunan pas ve küf durumunun, tespit dosyasında yapılan keşiften sonra yapılan değişim işlemi akabinde devam edip etmediği hususlarının yeniden keşif yapılarak tespiti gerektiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu durumların aracın kullanılmasını engelleyen, araçtan beklenen faydayı azaltan ya da ortadan kaldıran bir durum olmadığını, sürecin uzamasının müvekkilinden kaynaklı olmadığını, dilekçeleri ekinde yer alan iş emrinden de anlaşılacağı üzere dava konusu araç ile ilgili 29/05/2024 tarihinde iş emri açıldığını, bu iş emri kapsamında tavan döşemesinin garanti kapsamında değiştirildiğini, ilgili sürecin müvekkili şirketin inisiyatifinde olmayıp garanti talep ve onayı için ... Otomotiv ile irtibat kurulması gerektiğini, davacı yanın aynı sebeplerle tarafına ait ... plakalı araç için de dava açtığını, eldeki dava ile tarafları ve konusu aynı olup usul ekonomi gereği birleştirilmesi gerektiğini, bu sebeple ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbi ile dosyaların birleştirilmesini talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>            Davalı ...Otomotiv San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın ticari satışa dayandığını, bu itibarla işbu uyuşmazlıkta ticari satıma ilişkin hükümlerin uygulanacağı ve buna göre satılan aracın hukuki tabiyeti ve garanti şartları Türk Ticaret Kanunun atfıyla, Türk Borçlar Kanunu'na tabi olduğunun açık olduğunu, bu doğrultuda, satış sözleşmesine taraf olmayan imalatçı-ithalatçı sıfatını haiz müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, tarafların tacir olduğu ve somut olayda da ticari satım söz konusu olduğundan işbu uyuşmazlığa ticari satıma ilişkin hükümlerin uygulanacağının açık olduğunu, Türk Ticaret Kanun 23/1. maddesi atfıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 219 vd. madde hükümlerine göre, malın ayıbı nedeniyle sorumlu tutulan sadece satıcı olup, satış sözleşmesinin tarafı olmayan imalatçının müteselsil sorumluluğuna gidilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın husumet yönünden müvekkili şirket ... Otomotiv San. A.Ş. lehine reddi gerektiğini, kaldı ki ithalatçı ve üretici sıfatı olan müvekkili şirketin sorumluluğunun garanti taahhütleri ile de sınır olacağını, alıcıya tanınmış olan seçimlik hakların hakkaniyet, objektif iyi niyet kurallarının ve TMK m.2 çerçevesinde kullanılması gerektiğinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları kapsamında olduğunu, işbu davada misli ile değişim, talebin kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesi taleplerinin objektif iyiniyet kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, hüküm kurulmadan önce, aracın tramer kaydı sorgusunun yapılarak herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ya da araçta değer kaybına sebebiyet verecek bir durumla karşılaşılıp karşılaşılmadığı hususunun da tetkik edilmesi gerektiğini, hüküm kurulmadan önce tetkik edilmesi gereken diğer bir hususun ise, araçta aracın devrine engel herhangi bir borcun bulunup bulunmadığı hususu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; \"talep ticari satıma konu araçtaki ayıp nedeniyle aracın misliyle değiştirilmesi ve kullanılamamasından kaynaklı zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, davalı tarafından davacıya satılan ... plaka sayılı 2023 model ... marka Puma aracın 0 km araç olarak 26/04/2024 tarihinde satıldığı, aracın kullanımı sırasında aracın tavan kısmında küflenmelerin başladığı, 28/05/2024 tarihinde aracın servise bırakıldığı, servis işlemlerinin 20/06/2024 tarihinde tamamlandığı, dosya kapsamında aldırılan mahkememizce de gerekçeli ve denetlenebilir bulunan bilirkişi heyet raporuna göre dava konusu aracın karoseri aksamındaki saç/metal parçalardaki korozyonların malzeme veya üretim kaynaklı oluşması nedeniyle ayıplı olduğu, iş bu ayıbın basit bir gözden geçirme ile tespit edilmeyeceği ve zamanla kullanıma bağlı olarak ortaya çıkması nedeniyle gizli ayıplı olduğu, davacı tarafından TBK 223 maddesi kapsamında makul sürede ayıbın davalı tarafa bildirildiği, davaya konu araçtaki gizli ayıbın kalıcı olarak giderilmesi için aracın fabrika koşularına göre korozyon direncinin sağlanması gerektiğinden piyasa koşullarında onarımı yapılamayacağından onarım bedelinin bulunmadığı, bu haliyle davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine ilişkin seçimlik hakkını kullanmasında herhangi bir engel olmadığı davacının davasını ispat ettiği sonuç ve kanaatine varılarak ayıpsız misli ile değiştirme talebi mahkememizce yerinde görülmüş olup aracın olağan tamir süresinin üstünde serviste kalması ile araç mahrumiyet zararı alacağı bulunduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu ile tespit edilen 16.740,00 TL üzerinden araç mahrumiyet isteminin kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle, davacının davalılara yönelik açmış olduğu davanın kabulü ile, davaya konu ... plaka sayılı 2023 model ... marka  Puma STYLE 1.0L ECOBOOST 125PS 7 İLERİ AT EU 6.2 model ... motor nolu ... şase nolu aracın aynı marka ve model araç ile misliyle değişimine, dava konusu... plaka sayılı 2023 model ... marka  Puma STYLE 1.0L ECOBOOST 125PS 7 İLERİ AT EU 6.2 model ... motor nolu ... şase nolu aracın davacı tarafından her türlü takyidattan ari olarak davalılara teslimine, infaz sırasında 2004 sayılı İİK 24.maddesinin gözetilmesine, 16.740,00 TL araç mahrumiyet bedelinin temerrüt tarihi olan 01/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekesindeki beyanlarını tekrarla, yerel mahkemenin dava konusu aracın ayıplı olduğu yönündeki tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, zira Türk Borçlar Kanunu madde 219. maddesi uyarınca ayıbın, satılan malda ortaya çıkan ve alıcının maldan tümüyle ya da gereği gibi yararlanamaması sonucunu doğuran eksiklik ya da bozukluklar olduğunu, dava konusu araçta belirtilen tanıma uyan bir ayıp bulunmadığını, yine dava konusu aracın halihazırda davacı tarafın kullanımında olup, aracın kullanıma elverişliliği etkilenmediği üzere hukuken ayıptan söz edilmesine de olanak bulunmadığını, dava konusu aracın muhtelif yerlerinde tespit edilen leke ve pas durumlarının üretimden kaynaklı bir ayıpla ilgili olmadığını, döşemelerde bulunan renk, cotat (astar) rengi olup boyanın yüzeyi tutması ve aracın korozyona ugramaması için araç parçaları astar havuzuna daldırılır ki catot (astar) olmadan aracın boyanmasının imkansız olduğunu, özetle tavanda pas söz konusu olmayıp bilirkişi raporunda yer alan görsellerin astarın rengi olduğunu, davacı tarafın misli ile değişim talebinin, üretici firma olan diğer davalı ... Otomotiv tarafından da değerlendirildiğini, her ne kadar söz konusu durumun onarımının mümkün olmadığı kabul edilerek aracın gizli ayıplı olduğu görüşüne varılmışsa da, 28/05/2024 tarihinde açılan iş emrinde aracın tavan döşemesinin garanti kapsamında değiştirildiğini ve onarımının yapıldığını, halihazırda araçta pas, küf, leke vs durumlar da bulunmadığını, dosya kapsamında alınan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda onarımın geçici olduğu, zaman içerisinde tekrar döşemede izler meydana geleceği belirtilmişse de, bu durumun tamamen ihtimale dayalı olup somut bir veri içermediğini, bahsedildiği gibi aracın tavan döşemesinin garanti kapsamında değiştirildiğini, bu haliyle araçta herhangi bir leke bulunmadığını, kaldı ki tavan kaplamasının değiştirilmesinin değer kaybına da sebep olmadığını, bu haliyle dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu yönündeki tespiti kabul etmemekle birlikte bir an için ayıplı olduğu düşünülse dahi söz konusu ayıp onarım ile giderilmiş olup davacının misli ile değişim talebinin kabulü mümkün değil iken bu yönde karar verilmesinin satıcı için orantısız güçlük yarattığını, yine hükme esas alınan raporda, dava konusu aracın kaporta parçalarının boya değerleri ve yüzey incelemeleri yapıldığında motor kaputu menteşe civatalarında anahtar izi olduğu tespit edilmişse de, tespit edilen oynamalar herhangi bir parçanın değişimi ile ilgili olmayıp ayıp niteliğinde olmadığını, menteşe civatalarında ve bağlantı somunlarında görülen tahribat ve oynama izleri bir üretim standartı olup aracın ilgili parçasının diğer parçalara göre x/y/z eksenlerindeki mesafesini ayarlayarak parçalar arasındaki boşlukların düzenlenmesinde oluşan izler olduğunu, bu bağlamda ilgili parçanın değiştirilmesi gibi bir durum söz konusu olmamakla, üretim aşamasındaki ayarlar için sök tak yapıldığının açık olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, dava konusu aracın 28/05/2024 tarihinde müvekkili servise teslim edildiği ve 20/06/2024 tarihine kadar serviste kaldığını beyanla, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği madde 13 kapsamındaki 10 iş günlük azami tamir süresinden sonra kalan 12 günlük sürede araç mahrumiyet bedeli oluştuğu tespit edilmişse de bu tespitin de hatalı olduğunu, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nde dava konusu aracın da içerisinde bulunduğu otomobil grubu için azami tamir süresinin 45 iş günü olarak belirtildiğini, bu haliyle belirtilen azami süre içerisinde onarımın yapıldığı sabit olmakla araç mahrumiyet bedeli oluşmayacağının açık olduğunu, her ne kadar Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği madde 13 uyarınca azami tamir süresi 10 iş günü kabul edilip hesaplama yapılmışsa da, azami tamir süresini kabul anlamına gelmemekle işbu hesaplamanın da hatalı olduğunu, dava konusu aracın 28/05/2024 tarihinde müvekkili servise teslim edildiğini, 20/06/2024 tarihine kadar müvekkili serviste kaldığını, ilgili kanun maddesinde 10 iş günü denilmişse de raporda bu sürenin 10 gün olarak hesaplanarak 08/06/2024 tarihinde 10 günlük onarım süresinin dolduğundan bahsedildiğini, ne var ki ilgili maddede işbu sürenin 10 iş günü olarak belirtildiğini bu durumda 10 iş günü olan sürenin 11/06/2024 tarihinde dolduğunu, dolayısıyla davacı aracında 12 günlük araç mahrumiyeti oluşmasının da mümkün olmadığını, bunun yanında mahkemeye sunulan iş emrinden de anlaşılacağı üzere dava konusu araç ile ilgili 29/05/2024 tarihinde iş emri açıldığını, bu iş emri kapsamında tavan döşemesinin garanti kapsamında değiştirildiğini, ilgili sürecin müvekkili şirketin inisiyatifinde olmayıp garanti talep ve onayı için ... Otomotiv ile irtibat kurulması gerektiğini, bu kapsamda müvekkili şirket ... Otomotiv'e davacının ilgili sebeplerle aracın misli ile değişim talebi olduğunu ilettiğini ve ... Otomotiv bu talebe karşı bahsedilen 13/06/2024 tarihli cevabı verdiğini, bunun akabinde davacı yan ile görüşüldüğünü ve alınan onay ile parça temini sağlandığını, akabinde değişim sağlanarak aracın davacı yana teslim edildiğini, işbu sebeplerle ... Otomotiv'den cevap beklenmesi ve parça temini hususlarını, yine davacının onay sürecini müvekkiline kusur olarak yüklemenin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı ... Otomotiv San. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkili şirket ... Otomotiv Sanayi A.Ş.'ye husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu aracın satıcısı, müvekkil şirket ... Otomotiv San. A.Ş. olmayıp, müvekkili şirketin dava konusu aracın satış işlemine taraf olmadığını, kaldı ki dava konusu aracın ticari garanti şartlarına tabi bulunduğunu, buna göre dava konusu aracın ayıplı olduğunun kabulü anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca ticari garanti kapsamında, sadece aracın ücretsiz onarımından sorumlu olduğunu, ... Garanti ve Servis Kılavuzunda belirtildiği üzere, satın alınan ... aracın ticari veya mesleki amaçlı kullanılması halinde, \"Ticari Garanti Şartları\" geçerli olacağını ve malın garanti süresi içinde, gerek malzeme, gerekse montaj ve tasarım hatalarından dolayı arızalanması halinde, işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edilmeksizin tamiri yapılacağını, görüldüğü üzere ticari garanti kapsamında, müvekkili şirketin sadece aracın ücretsiz onarımından sorumlu olduğunu, ticari bir satım söz konusu olduğu için, işbu davada davacının, aracı satın alırken kabul etmiş olduğu ticari garanti esasları gereği hiçbir zaman için aracın ayıpsız misli ile değişimi ya da bedel iadesi, lastik bedellerinin ve tamir bedelinin iadesini talep etme hakkının bulunmadığının gözden kaçırılmaması gerektiğini, dava konusu araçta değişimi gerektirir nitelikte bir sorun bulunmadığını,  TMK. 2 gözetilmeksizin kurulan hükümün hatalı olduğunu, alıcıya tanınmış olan seçimlik hakların hakkaniyet, objektif iyi niyet kurallarının ve TMK m.2 çerçevesinde kullanılması gerektiği Yargıtay'ın yerleşik içtihatları kapsamında olduğunu, işbu davada misli ile değişim, talebin kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesi taleplerinin objektif iyiniyet kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, aksinin kabulü taraflar arasındaki menfaatler dengesini davacı lehine bozacağını, hakkaniyete uygun olmayan sonuçlar ortaya çıkmasına sebebiyet vereceğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, aracın tavanında pas söz konusu olmadığını, tavan kaplamasının yapımında kullanılan kimyasalın zamanla hava şartları (sıcak-soğuk) nedeniyle renk değişikliğine uğrayacağını, kaldı ki tüm otomotiv sektöründe araçların görsel olmayan alanlarında, tavan kapıları, taban halısının altında kalan gövdeye ait parçalarda aracın dış görünümünde olduğu gibi yoğun boya olmayacağını, korozyona dayanıklı olması için astar boya olması gerektiğini, bilirkişi raporunda paylaşılan fotoğraflarda ise iç gövdeye atılan zayıf boyanın altında görülenin, astar boya rengi olduğunu, dış gövde gibi yoğun boya kullanılmamasının amaçlarından görsel olarak ihtiyaç duyulmadığını, suya veya güneşe direk maruz kalmadığını, görünmeyeceğini, emniyet parçalarının bağlantı elamanları yüksek torkla sıkıldığı için dış gövde gibi iç gövde de boyansaydı bağlantı elemanları boyaya hasar vereceği için korozyon riski oluşacağını, parlak ve kaygan yüzeyler olacağı için cıvatalarda tork kaybı riski gibi birçok nedenden araç içlerinin yoğun boyaya maruz bırakılmayacağını, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği uyarınca,  dava konusu aracın da içerisinde bulunduğu otomobil grubu için azami tamir süresi 45 iş günü olarak belirtilmiş olup, somut olayda, dava konusu aracın azami tamir süre içerisinde onarılarak davacıya teslim edildiğinin sabit olduğunu, aksi yöndeki değerlendirme ile mahrumiyet bedeli yönünden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, ticari satımdan kaynaklanan, 6098 sayılı TBK'nin 219 vd. maddeleri gereğince ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde aracın ayıpsız misli ile değişimi ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir.<br>Davalıların aracın ayıplı olmadığı, onarımının yapıldığı, değişimin TMK 2. Maddeye aykırı olduğu yönündeki itirazları bakımından yapılan değerlendirmede;<br>   6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun Ayıptan Sorumluluğu düzenleyen 219.maddesinde: “(1) Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2) Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>         Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur.<br>     Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir.<br>Alıcının seçimlik haklarını düzenleyen TBK'nin 227. Maddesinde; \"(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:<br>1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.<br>2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.<br>3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere <br>satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.<br>4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.<br>(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.<br>(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın  tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.<br>(4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.<br>(5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.\"  düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Dava konusu ...plaka sayılı 2023 model ... marka Puma aracın 0 km araç olarak 26/04/2024 tarihinde satıldığı, aracın kullanımı sırasında aracın tavan kısmında küflenmelerin başladığı, 28/05/2024 tarihinde aracın servise bırakıldığı, servis işlemlerinin 20/06/2024 tarihinde tamamlandığı anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece aldırılan 12/03/2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu aracın karoseri aksamındaki saç/metal parçalardaki korozyonların (küflenmelerin) malzeme veya üretim kaynaklı oluşması nedeniyle aracın ayıplı olduğu, dava konusu aracın karoseri aksamında tespit edilen ayıbın basit gözden geçirme ile tespit edilemeyeceğinden ve zamanla kullanıma bağlı olarak belirlenecek olması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde olduğu, dava konusu araçtaki gizli ayıbın kalıcı olarak giderilmesi için aracın fabrika koşullarına göre korozyon direncinin sağlanması gerektiğinden piyasa koşullarında onarımının yapılamayacağı için onarım bedelinin hesaplanmadığı davacının seçimlik haklarından talep ettiği misli ile değişim şartlarının oluştuğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>Bu kapsamda araçta gizli ayıp bulunduğu, raporun keşif icrası ile aldırıldığı ve raporun denetime açık ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve de ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.İş dosyasında aldırılan 24.07.2024 havale tarihli bilirkişi raporu ile de gizli ayıp konusunda uyumlu olduğu gibi raporlar arasındaki farklılıkların ve sebebinin de hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda irdelendiği anlaşılmakla aracın gizli ayıplı olduğu, piyasa koşullarında onarımın yapılamayacağı ve bu kapsamda aracın misliyle değişiminin makul olduğu değerlendirilmiştir.<br>Davalı ... Otomotiv Sanayi A.Ş. satıcı olmadığını husumet yönünden itiraz etmiş ise de; araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp tespit edilmesi karşısında, garanti süresi henüz devam etmekte iken arızalanan araçla ilgili olarak ithalatçı/üretici davalının da satıcı ve servis hizmeti veren davalı ile birlikte ve müteselsilen sorumlu olacaklarından bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.(Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5548 esas, 2022/1205 karar sayılı ve 23.02.2022 tarihli kararı)<br>Davalıların araç mahrumiyet bedeline ilişkin istinaf sebepleri bakımından yapılan değerlendirmede;<br>Mahkemece aldırılan 12/03/2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu aracın garanti kapsamında tavan kaplamasının değişimi esnasında Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği ilgili maddeleri kapsamında 12 günlük araç mahrumiyetinin oluşacağı ve mahrumiyet tazminatının (yakıt vb. gibi zorunlu giderler düşüldükten sonra) KDV dahil 16.740,00 TL olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.<br>Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nin 10/(4) maddesi; \"(Değişik:RG-12/2/2020-31037) Kullanım ömrü süresince, malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Bu süre, garanti süresi içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar. Tüketici arıza bildirimini; telefon, faks, e-posta, iadeli taahhütlü mektup ve benzeri bir yolla yapabilir. Uyuşmazlık halinde bildirime ilişkin ispat yükümlülüğü tüketiciye aittir. Satış sonrası hizmetlere ilişkin olarak tüketicilerin iletişime geçebilmesi için üretici veya ithalatçı tarafından bir telefon hattı tahsis edilmesi durumunda, bu hat ile ilgili olarak üretici veya ithalatçı olağan ücret tarifesinden daha yüksek bir tarife seçemez.\" ve de  14/(4) maddesi de; \"Malın garanti süresi içerisinde yetkili servis istasyonuna veya satıcıya tesliminden itibaren arızasının on iş günü içerisinde giderilememesi halinde, üretici veya ithalatçının; malın tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmesi zorunludur. Benzer özelliklere sahip başka bir malın tüketici tarafından istenmemesi halinde üretici veya ithalatçılar bu yükümlülükten kurtulur. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü üretici veya ithalatçıya aittir.\" hükümlerini içermektedir.<br>Bu kapsamda yönetmelik hükmünde arızanın on iş günü içerisinde giderilmesi gerektiği belirtilmekle birlikte davacının zaten onarım talebi bulunmadığı, seçimlik hakkını aracın misliyle değişiminden yana kullanması karşısında netice olarak aracın günlük mahrumiyet bedelinin belirlenmesi ve de amortismanın da düşürülmesi karşısında bu istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>Netice olarak; 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmekle ve de UYAP sisteminden yapılan sorgulamada Dairemiz karar tarihi itibariyle araç üzerinde mahrumiyet kaydı da bulunmadığından, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/06/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 78.398,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 19.600,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 58.798,30 TL istinaf karar harcının davalı ... Otomotiv San. A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Alınması gerekli 78.398,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 19.599,57 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 58.798,73 TL istinaf karar harcının davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, <br>4-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>6-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0b5e68fda5cfcea","SID":"a82a3f8a438c3a48"}}