{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1415 <br>KARAR NO: 2026/205<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/05/2024<br>NUMARASI: 2022/396 Esas, 2024/558 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali ( Alacak davasına dönüşen)<br>KARAR TARİHİ : 18/02/2026 <br> Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; eser sözleşmesi niteliğindeki  fason imalat sözleşmesinden kaynaklanan ancak  temlik edilen  alacağın alacağın tahsili  talebine ilişkin olup, mahkemece davanı kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili;  davacı şirketin, dava dışı ... ..... Şti.'den alacaklı olduğunu,  ...'in  davacıya olan borcuna karşılık olmak üzere, davalı şirketten olan alacaklarını, davacı şirkete temlik ettiğini, bu temliklerin .... Noterliği'nin ..../08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı 61.034,85 Euro bedel ve .... Noterliği'nin ../08/2015 tarih  ve ...yevmiye numaralı 54.349,88 Euro bedel ile yapıldığını ve dava konusu temliklerin davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafça, alacağın devrine ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmamakla beraber; tebliğden sonra 15/09/2015 tarihinde 27.111,80 Euro ve 06/10/2015 tarihinde 55.590,18 Euro ödeme yapıldığını, bu ödemelere ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığını, ancak bakiye 32.682,75 Euro devredilen alacağa ilişkin herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalı hakkında ..... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve  davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir. Davacı yan, yargılama sırasında 29.11.2023 tarihli tam ıslah dilekçe ile; 32.682,75 Euro alacağın tahsilini, bu talebin kabul görmemesi halinde  32.682,75 Euronun   ıslah tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanan 1.036.641,27 TL 'nin  davalıdan tahsilini talep ederek; davasını alacak davasına dönüştürmüştür.Davalı iş sahibi vekili; davalı ile dava dışı ... arasında; 2015 Nisan ayında fason imalat anlaşması yapıldığını, dava dışı yüklenici şirketin, davalı iş sahibi şirket adına, 4 kez ürün teslimatı gerçekleştirdiğini ve her bir teslimatın faturasının ayrı olarak, davalı şirket namına düzenlendiğini, söz konusu faturalardan 1 adetinin dava dışı yüklenici şirkete ödendiğini, geri kalan 3 adet faturanın ise davacı şirkete temlik edildiğinin öğrenildiğini, temlik edilen 3 adet fatura toplamının 115.384,73 Euro olduğunu, bu tutardan ayıplı ve geç teslim nedeniyle davalı nezdinde oluşün zarar düşüldükten sonra geriye kalan 82.771,98 Euroluk kısmın, davalı şirket tarafından temlik alan davacı şirkete ödendiğini, geri kalan ve davacı tarafından takibe konulan 32.612,98 Euroluk kısmın ise haklı nedenle ödenmediğini, dava dışı yüklenici şirkete karşı gecikme dolayısıyla ve ayıp oranınca davalı şirketin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını ve yasa gereği bu savunmaların temlik alana karşı ileri sürülebileceğini, ayıplı imalat ve gecikmelerden dolayı dava dışı yüklenici şirketin derhal uyarıldığını, bildirimlerin yapıldığını, bildirim sonrası yüklenici şirket tarafından ayıp ve geç teslimin kabul edildiğini, ayıplı ürünlerin tamamının iadesi yerine, davalı nezdinde oluşan zarara karşılık, yükleniciye ödenecek bedelden davalıda meydana gelen zarara karşılık gelen miktarın tenzil edilmesinin taraflar arasında karar altına alındığını, inceleme sonucunda da bu miktarın 32.612,98 Euro olması gerektiği sonucuna varılarak bu doğrultuda mutabakat yapıldığını, buna ilişkin olarak dava dışı yüklenici şirket yetkilisi tarafından antentli kağıt üzerine hazırlanmış belgenin davalıya teslim edildiğini (18/09/2015 tarihli bir credit not) , bu nedenle bu bedelin davacı temlik alana ödenmesi yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 08/04/2019 tarih, 2016/45 Esas, 2019/420 sayılı karar ile; davadaki istemin dayanağının yüklenicinin sözleşme ile yaptığı temlik işlemi olduğu, alacağın temlikinin; alacaklı ile onu devralan 3. kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç göstermeden yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarrufi işlem niteliği taşıyan şekle bağlı bir akit olduğu, yapıldığı sırada temlik işlemine vakıf olmayan borçlunun yeni alacaklının ifa talebi üzerine önceki alacaklıya karşı ne gibi itiraz ve def'i hakkına sahip ise bunları yeni alacaklıya da ileri sürebileceği, temlik tarihi olan 27/08/2015 ve 28/08/2015 tarihlerinden önce, davalı ile dava dışı temlik eden ... arasında fason üretime ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu, bu ilişki çerçevesinde dava dışı ... tarafından üretilen ürünlerin davalıya teslim edildiği, davalı  tarafından ürünlerin geç ve ayıplı teslim edildiğine ilişkin e-mail yazışmaların bulunduğu, bu yazışmalardan, dava dışı ..... ayıp ve geç teslime dair kabul beyanlarının tespit edildiği, bu nedenle davalı tarafından davacı temlik alana karşı şahsi def'ilerin ileri sürülmesinin mümkün olduğu, BK'nın 188/2. Maddesi gereğince, borçlunun def'i öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcuyla takas edebileceği, bu hüküm gereğince borçlu davalının ayıplı yada geç teslim nedeniyle alacağını takas yaparak borçtan indirmesinin mümkün olduğu, davalının ayıp ve geç teslim nedeniyle dinlenen tanıklarınca, dava dışı ... ile davalı arasında fason anlaşma yapıldığı, sipariş formuna göre talep edilen ürünlerin miktar ve vasıflarının bildirildiği, ilk yapılan üretimin ayıplı olduğunun dava dışı .... ihbar edildiği, bundan sonra yeniden üretim yapıldığı, yeniden üretilen malların sipariş formunda belirtilen tarihten 1,5 ay sonra tıra yüklenebildiği ve  bu ürünlerin de ayıplı olduğunun tespit edildiğinin; ürünlerin teslim edildiği şirket tarafından bildirilerek reklamasyon ücreti kesildiğini, kendilerinin de bu durumu dava dışı .... yansıttıklarını sözlü ve e-mail yoluyla bildirildiğini, dava dışı ..... de bu durumu kabul ettiğini, alacağın temlik edilmesi nedeniyle şirketin kestiği faturanın kabul edilmediğini, ürünlerin İtalya'da olduğunun beyan edildiği, isticvap tebligatı ile dinlenen dava dışı ... yetkilisince; dava dışı şirket ile davalı arasında fason bitim işine dair anlaşma bulunduğu, kumaşların davacıdan satın alındığı, ürünlerin geç ve ayıplı teslim edilmesi sebebiyle indirim yapılacağına dair yanlar arasında anlaşma sağlandığı, bu durumdan davacının da haberdar olduğu, 10/08/2015- 27/08/2015 tarihleri arasındaki anlaşma gereğince, ayıplı ve geç teslimden dolayı davalıya iş bedelinden 32.612,75 Euro indirim yapılacağı konusunda 18/09/2015 tarihli sözleşme imzalandığının belirtildiği, her ne kadar 18/09/2015 tarihli indirime ilişkin belge, temliknamelerden sonra düzenlenmiş ise de; ayıplı ve geç teslim nedeniyle davalının alacağının bulunduğu, bu alacağın da temlik tarihlerden önce  oluştuğu ve 32.682,75 Euro değerinde olduğu, bu itibarla davacı yanın dava tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı gerekçesi ile  davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizce 22.03.2022 tarih,  2019/1309 E., 2022/552   sayılı karar ile;. Noterliği'nin .../08/2015 tarih ...yevmiye numaralı 54.349,88 Euro bedelli ve  ... Noterliği'nin .../08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı 61.034,85 Euro bedelli  temlik sözleşmelerinin TBK'nın 184. Maddesi gereğince  gerekli şekil şartlarını taşıdığı, davalı tarafın, alacağın devrine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmamakla beraber; tebliğden sonra ./09/2015 tarihinde 27.111,80 Euro ve 06/10/2015 tarihinde 55.590,18 Euro ödeme yaptığı, ancak kalan bakiye 32.682,75 Euro devredilen alacağa ilişkin  herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle; davacı temlik alan tarafından, davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının; takip akabinde işin ayıplı ve geç teslim nedeniyle dava dışı yüklenici ... ile aralarında 32.612,75 Euroluk bir indirim anlaşması yapıldığını iddia ettiğini, bunun ispatı olarak da reklamasyon adı altında dosyaya 18/09/2015 tarihli bir \"....\" ibraz ettiğini, BK'nın 189.maddesindeki \"Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer.'' şeklindeki düzenleme gereğince;  alacağın devri ile devreden alacaklı sıfatını yitirdiğinden, devredenin, bundan sonra alacak üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamayacağı, davalı iş sahibinin, 18/09/2015 tarihli credit not başlıklı belgenin 27/08/2015 ve 28/08/2015 tarihli alacağın temliki sözleşmelerinden sonra düzenlense de; esasen aralarındaki bu bedel indiriminin temlikten önce yapıldığını iddia ettiği, dava dışı yüklenici şirket yetkilisi duruşmada tanık sıfatıyla verdiği beyanında; davalı iş sahibi ile aralarında gerçekten sözlü bir bedel indirimi sözleşmesinin yapıldığını beyan ettiği, somut olayda, davalı iş sahibi tarafça eser sözleşmesinin varlığı ve işin teslim alındığı kabul edilmekle birlikte, yapılan işlerin bir kısmının ayıplı ifa edildiği ve dava dışı yükleniciden bu yönden alacaklarının doğduğu ileri sürüldüğünden ve bu konuda ispat yükü davalıda olduğundan; dosyadaki delillerin değerlendirilmesi gerekmiş, yapılan incelemede, davalı yanca dosyaya sunulan e-mail yazışmalarından işin ayıplı yapıldığının, dava dışı yükleniciye süresi içinde bildirildiği tespit edildiği gibi, dava dışı yüklenici şirket yetkilisince de bu durumun kabul edildiğinin görüldüğü,  davalı ile dava dışı yüklenici şirket arasındaki eser sözleşmesi, temlik sözleşme tarihlerinden önce akdedildiğinden, davalı iş sahibinin dava dışı yükleniciye karşı ileri sürebileceği def'ileri davacı yana da ileri sürebileceği, bu kapsamda işin ayıplı yapılmasından dolayı BK'da düzenlenen seçimlik haklardan ayıp oranında iş bedelinden indirim yapılması seçimlik hakkını davacıya da ileri sürebileceğinin kabulünün doğru olduğu, bu aşamadan sonra çözülmesi gereken hususun; ayıplı iş ve bedelinin tespiti noktasında toplandığını, her ne kadar mahkemece \".......\" belgesi ve dava dışı yüklenici şirket yetkilisinin beyanına dayanılarak, ayıplı iş bedelinin 32.612,75 Euro olduğu kabul edilmiş ise de; belgenin dava dışı İtalya'daki müşteri şirket tarafından düzenlenmiş olması, dava dışı yüklenici şirket yetkilisinin beyanında ayıplı iş oranını ve bedelini tahminen kararlaştırdıklarını belirttiğinden ve iddianın ispatı yönünden defter kayıtları ve ayıplı ifa edildiği iddia olunan ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı iş sahibinin varsa olan alacağının hesaplanması zorunlu iken , ayıplı iş bedelinin iddia olunan bedel üzerinden kabul edilmesinin doğru olmadığı,  mahkemece yapılacak işin; konusunda uzman bilirkişi veya kurulu  aracılığıyla, dava dışı yüklenici şirket ile davalı iş sahibinin ticari defter ve kayıtları ile davalı iş sahibinin ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünler üzerinde inceleme yaptırılıp, taraf, mahkeme ve  Yargıtay  denetimine  elverişli rapor alınmak suretiyle davalının zararının belirlenmesi, varsa ve ispat edildiği ölçüde ayıplı olduğu tespit edilen ürün bedelinin davacının alacağından mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, şeklindeki gerekçe ile yerel mahkeme kararının  kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde, Mahkemece 30/05/2024 tarihli  karar ile; dava dışı ... ile davalı arasında, dava dışı şirketin davalıya ... hizmeti vermesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, işbu ticari ilişki neticesinde dava dışı ...'in davalıdan 115.384,73 Euro alacaklı olduğu ve işbu alacağını davacıya temlik ettiği, davalı tarafından Temlik Sözleşmesine istinaden davacıya 82.701,98 Euro ödeme yapıldığı, davalının dava dışı şirketin yapmış olduğu işin ayıplı olduğu iddiası ile bakiye 32.682,75 Euro'yu ödemediği,icra takibinden önce dava dışı şirketin alacağını davacıya temlik ettiği,ödenmeyen 32.682,75 Euro'nun tahsili için davacı temlik alanın davalı aleyhine icra takibine giriştiği,davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından davalının itirazının iptali istemi ile mahkememize dava açıldığı,yargılama sırasında davacının,davasını tamamen ıslah ederek 32.682,75 Euro alacağın tahsilini talep ederek davasını alacak davası olarak ıslah ettiği,davalının ayıp savunmasını usulüne uygun deliller ile ispat edemediği, neticeten davacının ödenmeyen kısım kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği,ancak davacının TBK'nın 99.maddesine aykırı olarak seçimlik hakkını Türk Lirası üzerinden kullanmış iken,bu hakkını ıslah suretiyle de olsa yabancı para alacağına dönüştüremeyeceği, gerekçesi ile; davanın ıslah edilmiş haliyle kısmen kabulü ile 100.195,50.-TL alacağın dava tarihi olan 18/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; ıslah dilekçesinin  terditli dava şeklinde düzenlendiğini, HMK'nın 111. maddesine göre; mahkemenin, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’i talebini inceleyemeyeceği ve hükme bağlayamayacağını, tam ıslah için düzenlenen yeni dava dilekçesinde; \"davanın kabulü  ile bakiye alacak 32.682,75-Euro tutarın dava tarihinden (18.01.2016) itibaren işleyecek Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte aynı döviz kuru üzerinden müvekkil şirkete ödenmesi,  bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde 32.682,75- Euro tutarının ıslah tarihindeki güncel döviz kuru üzerinden hesaplanan 1.036.641,27 TL karşılığının ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesi,\" şeklinde terditli talepte bulunduklarını,  tam ıslah ile davanın niteliğinin değiştirildiğini ve artık yeni ikame edilmiş bir alacak davasının söz konusu olduğunu,  mahkemenin tam ıslah talebini, bedelde cins değişikliği şeklinde değerlendirerek hataya düştüğünü, asli taleplerinin, hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini,  terditli asli taleplerinin kabulüne karar verilmesi, bu mümkün değil ise feri talebin dosya üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etikleriini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini,  ayıp iddialarını ispatlayan hukuki delillerinin mahkemece yok sayılarak; ayıbın ispat edilmediğinin kabul edildiğini, 18/09/2015 tarihli yüklenici firmanın imzasını içerir belgenin, nihai alıcı olan şirket tarafından ayıp nedeniyle kesilmiş olan reklamasyon faturalarındaki tutarın -32.259,13 €- olarak, yüklenici tarafından kabul edildiği ve birim fiyatlar üzerinden %30 ve %40 oranında indirim yapılarak bu tutara ulaşıldığını gösterdiğini,  nihai müşteri ... tarafından davalı firmaya kesilen 10.707,71 € bedelli reklamasyon faturası ile; diğer müşteri ...tarafından davalı firmaya kesilen 21.551,96 € bedelli reklamasyon faturasının toplamının  32.259,13 € olduğunu, takibe dayanak edilen ve temlik sözleşmesinin konusunu oluşturan, 10/08/2015 tarihli A-005067 nolu faturanın birim fiyatı üzerinden %30 indirim, 27/08/2015 tarihli... nolu faturanın birim fiyatı üzerinden %40 indirim uygulandığı yönünde taraflar arasında gerçekleşen mail yazışmaları bulunduğunu, iş bedelinden, ayıp bedelince indirim yapılacağı, temlik anlaşmasının bu miktardaki kısmının geçerli olmayacağı yönünde temlik alana  bildirim yapıldığını, (şirket yetkilisine <.......com.tr> e-posta adresine mail yoluyla), tanık beyanları ile haklılıklarının kanıtlandığını, mahkemece; \"18/09/2015 tarihli yüklenici firmanın imzasını içerir belgenin, temlik sözleşmesinden sonraki bir tarihte düzenlendiği gerekçesiyle geçersiz kabul edildiğini, ancak söz konusu belgenin, temlik edilen alacak üzerinde bir tasarruf işlemi niteliğinde olmadığını, zira; bu belgenin, malların teslimi esnasında -alacak henüz temlik edilmemişken- malların bedelinden ayıp nedeniyle indirim yapılacağı konusunda varılan mutabakatın bir parçası olarak tanzim edildiğini, yüklenici firmanın yetkilisinin bizzat ürünlerin ayıplı olduğunu ve bedelde indirim seçimlik hakkının kullanıldığını mahkeme huzurunda ikrar ettiğini, temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunun gözetilmediğini, alacağın devredilmesinin, borçlunun durumunu ağırlaştıramayacağını, ayıbın varlığı ispat edildiğinden; iş bedelinin ne kadarına hak kazanıldığına dair ispat yükü davacıya ait iken taraflarına ispat yükü verilmesinin hatalı olduğunu, iş bedelinin ne kadarına hak kazanıldığını ispat yükünün davacıya ait olduğunu, ayıbın varlığı ispat edilip de; ayıp bedelinin belirlenemediğinin kabulü halinde TBK madde 50 gereğince takdiri bir bedele hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğini, 22/09/2023 tarihli raporda da; 32.574,86 Euro reklamasyon yansıtılmasının kadri maruf olduğunun rapor edildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağı dava dışı yükleniciden temlik alan, davalı ise iş sahibidir.Davacı vekili;  davacı şirketin, dava dışı ......Şti.'den alacaklı olduğunu,  ...'in  davacıya olan borcuna karşılık olmak üzere, davalı şirketten olan alacaklarını, davacı şirkete temlik ettiğini, bu temliklerin ...... Noterliği'nin ../08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı 61.034,85 Euro bedel ve ..... Noterliği'nin .../08/2015 tarih  ve .......yevmiye numaralı 54.349,88 Euro bedel ile yapıldığını ve dava konusu temliklerin davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafça, alacağın devrine ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmamakla beraber; tebliğden sonra 15/09/2015 tarihinde 27.111,80 Euro ve 06/10/2015 tarihinde 55.590,18 Euro ödeme yapıldığını, bu ödemelere ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığını, ancak bakiye 32.682,75 Euro devredilen alacağa ilişkin herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalı hakkında...... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve  davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiş, davacı yan, yargılama sırasında 29.11.2023 tarihli tam ıslah dilekçe ile; 32.682,75 Euro alacağın tahsilini, bu talebin kabul görmemesi halinde  32.682,75 Euronun   ıslah tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanan 1.036.641,27 TL 'nin  davalıdan tahsilini talep ederek; davasını alacak davasına dönüştürmüş,Davalı iş sahibi vekili; davalı ile dava dışı ... arasında; 2015 Nisan ayında fason imalat anlaşması yapıldığını, dava dışı yüklenici şirketin, davalı iş sahibi şirket adına, 4 kez ürün teslimatı gerçekleştirdiğini ve her bir teslimatın faturasının ayrı olarak, davalı şirket namına düzenlendiğini, söz konusu faturalardan 1 adetinin dava dışı yüklenici şirkete ödendiğini, geri kalan 3 adet faturanın ise davacı şirkete temlik edildiğinin öğrenildiğini, temlik edilen 3 adet fatura toplamının 115.384,73 Euro olduğunu, bu tutardan ayıplı ve geç teslim nedeniyle davalı nezdinde oluşün zarar düşüldükten sonra geriye kalan 82.771,98 Euroluk kısmın, davalı şirket tarafından temlik alan davacı şirkete ödendiğini, geri kalan ve davacı tarafından takibe konulan 32.612,98 Euroluk kısmın ise haklı nedenle ödenmediğini, dava dışı yüklenici şirkete karşı gecikme dolayısıyla ve ayıp oranınca davalı şirketin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını ve yasa gereği bu savunmaların temlik alana karşı ileri sürülebileceğini, ayıplı imalat ve gecikmelerden dolayı dava dışı yüklenici şirketin derhal uyarıldığını, bildirimlerin yapıldığını, bildirim sonrası yüklenici şirket tarafından ayıp ve geç teslimin kabul edildiğini, ayıplı ürünlerin tamamının iadesi yerine, davalı nezdinde oluşan zarara karşılık, yükleniciye ödenecek bedelden davalıda meydana gelen zarara karşılık gelen miktarın tenzil edilmesinin taraflar arasında karar altına alındığını, inceleme sonucunda da bu miktarın 32.612,98 Euro olması gerektiği sonucuna varılarak bu doğrultuda mutabakat yapıldığını, buna ilişkin olarak dava dışı yüklenici şirket yetkilisi tarafından antentli kağıt üzerine hazırlanmış belgenin davalıya teslim edildiğini (18/09/2015 tarihli bir credit not) , bu nedenle bu bedelin davacı temlik alana ödenmesi yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece ; dava dışı ... ile davalı arasında, dava dışı şirketin davalıya ..... hizmeti vermesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, işbu ticari ilişki neticesinde dava dışı ...'in, davalıdan 115.384,73 Euro alacaklı olduğu ve işbu alacağını davacıya temlik ettiği, davalı tarafından Temlik Sözleşmesine istinaden davacıya 82.701,98 Euro ödeme yapıldığı, davalının dava dışı şirketin yapmış olduğu işin ayıplı olduğu iddiası ile bakiye 32.682,75 Euro'yu ödemediği, icra takibinden önce dava dışı şirketin alacağını davacıya temlik ettiği, ödenmeyen 32.682,75 Euro'nun tahsili için davacı temlik alanın davalı aleyhine icra takibine giriştiği,davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından davalının itirazının iptali istemi ile dava açıldığı, ya;rgılama sırasında davacının; davasını tamamen ıslah ederek 32.682,75 Euro alacağın tahsilini talep ederek davasını alacak davası olarak ıslah ettiği, davalının ayıp savunmasını usulüne uygun deliller ile ispat edemediği, neticeten davacının ödenmeyen kısım kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği, ancak davacının TBK'nın 99.maddesine aykırı olarak seçimlik hakkını Türk Lirası üzerinden kullanmış iken,bu hakkını ıslah suretiyle de olsa yabancı para alacağına dönüştüremeyeceği, gerekçesi ile; davanın ıslah edilmiş haliyle kısmen kabulü ile 100.195,50.-TL alacağın dava tarihi olan 18/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.Somut olayda; davacı şirketin, dava dışı şirket ...'den olan alacağı, dava dışı ... tarafından, davalı şirketten olan  115.384,73 Euro alacağının , davacı şirkete temlik ederek ödemiştir.  Bu temlikler;  ..... Noterliği'nin ../08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı 61.034,85 Euro' luk ve  ve .... Noterliği'nin ..../08/2015 tarih  ve ....yevmiye numaralı 54.349,88 Euro'luk temliklerdir. Temlikler, davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı borçlu tarafından, tebliğden sonra 15/09/2015 tarihinde 27.111,80 Euro ve 06/10/2015 tarihinde 55.590,18 Euro ödeme yapılmış ancak bakiye 32.682,75 Euro devredilen alacağa ilişkin ödeme yapılmadığından, davacı yan davaya konu takibi başlatmıştır. Alacağın temlikinde;  borçlu yan asıl alacaklıya karşı ileri sürebileceği, itiraz ve def'ileri temlik alana karşıda ileri sürebilecektir. Borçlu yan bakiye kısmı, dava dışı ...'in fason ürünlerde ayıp ve gecikme olması sebebi ile ödemediğini belirtmiştir. Dosya kapsamından iş bu ayıpların, temliklerden önce oluştuğu, davalı ile dava dışı şirketin bu ayıp konusunda yazışmakta oldukları, Dairemizin bir önceki kaldırma kararında taraf defterleri ile ürünler üzerinde inceleme yapılarak ayıp bedelinin tespiti istense de,  dosya kapsamından; dava dışı ...'in defterlerini sunmadığı ve ürünlerin .......'ya ihraç edildiği bu nedenle de böyle bir incelemenin yapılmasının mümkün olmadığı,  davalı yanca dosyaya sunulan e-mail yazışmalarından işin ayıplı yapıldığının, dava dışı yükleniciye süresi içinde bildirildiği tespit edildiği gibi, dava dışı yüklenici şirket yetkilisince de bu durumun kabul edildiği,  davalı ile dava dışı yüklenici şirket arasındaki eser sözleşmesi, temlik sözleşme tarihlerinden önce akdedildiğinden, davalı iş sahibinin dava dışı yükleniciye karşı ileri sürebileceği def'ileri davacı yana da ileri sürebileceği, bu kapsamda işin ayıplı yapılmasından dolayı BK'da düzenlenen seçimlik haklardan ayıp oranında iş bedelinden indirim yapılması seçimlik hakkını davacıya da ileri sürebileceğinin kabulunün gerektiği, İtalyada ki şirketin düzenlediği \"credit no: 18\" belgesi ve dava dışı yüklenici şirket yetkilisinin beyanı, yine davalı ile dava dışı ... arasındaki \".......\" ayıplı iş bedelinin 32.612,75 Euro olduğunun taraflar arasında tespit ve kabul edildiği davaya konu işte, kumaşların, davacıdan satın alınmış olması sebebi ile davacının da bu gelişmelerden haberdar olduğu anlaşıldığından; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile,  yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine  dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,<br>2-BAKIRKÖY .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ../05/2024 tarih ve 2022/. Esas, 2024/. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3- Davanın REDDİNE,  <br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN<br>4-Alınması gerekli 732,00 TL  karar ve ilam harcının peşin alınan 17.202,26 TL harçtan(Peşin + Islah Harcı)  mahsubu ile  fazla alınan 16.470,26 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,<br>5-Davacı tarafından yapılan 31 tebligat + posta ücreti  620,35.-TL iki bilirkişi ücreti 4.000,00 TL olmak üzere toplam 4.620,35 TL olan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>6-Davalı tarafından yapılan 2 tebligat + posta ücreti  50,00.-TL  olan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT'ne göre reddedilen  miktar üzerinden hesap edilen 161.496,19- TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN<br>1-Alınması gereken 732,00-TL istinaf harcından peşin olarak yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,<br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,<br>2-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderleri olarak 240,00 TL gider avansı ve 1169,40 TL istinaf başvurma harcının davacıdan alınarak, davalı yana VERİLMESİNE,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br>.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"758919afb491b45c","SID":"2ac23c114f113b28"}}