{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/69 - 2026/451<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t              : 2025/69 <br>KARAR NO\t              : 2026/451<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/818 Esas ve 2024/929 Karar<br><br>DAVACI\t: ... ALÜMİNYUM İNŞ.SAN. VE TİC.A.Ş. <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ A.Ş. <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Elektrik tüketim faturalarının hatalı tahakkukundan kaynaklanan fazla <br>                                                   ödemenin iadesi isteminden kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t               : 05/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 05/03/2026<br><br>  .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2024 Tarih, 2022/818 Esas ve 2024/929 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: <br>Müvekkili firma ile davalı ... A.Ş arasında 13.03.2021 tarihinde, 01.08.2021 tarihinde başlayıp 31.07.2022 tarihine kadar devam edecek şekilde, tüketim birim fiyatı 0,63 kuruş olarak belirlenen belirli süreli, sabit tarifeli elektrik enerjisi satış sözleşmesinin imzalandığını, davalı ... A.Ş'nin sözleşmede belirlenen 0,63 kr birim fiyat yerine ... sözleşme hesap nolu Ağustos 2021 tarihli faturada tüketim 4.914,517 iken birim fiyatı 0,97742200 olarak, Eylül 2021 tarihli faturada tüketim 4.966,282 iken birim fiyatı 0,97742200 olarak, Ekim 2021 tarihli faturada tüketim 2.550,267 iken birim fiyatı 0,97742200 olarak, Kasım 2021 tarihli faturada tüketim 2.494,134 iken birim fiyatı 0,97742200 olarak, Aralık 2021 tarihli faturada tüketim 3.321,741 iken birim fiyatı 0,97742200 olarak ve Ocak 2022 tarihli faturada tüketim 1.602,989 iken birim fiyatı 1,67364842 olarak hesaplayarak daha yüksek birim fiyatlarla faturalar kestiğini, müvekkilinin defalarca görüşmesine rağmen sonuç alamayarak bu faturaları ödediğini, eksik olan faturaların mahkemece ... A.Ş'den istenilmesini talep ettiğini, fazladan ödenen tutarın 07.09.2022 tarihinde davalı firmadan talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculukta da anlaşma sağlanamadığını, fazlaca ödenmiş miktarın hesaplanmasının teknik bilgiler gerektirmesi sebebiyle tam ve kesin tespitinin mümkün olmadığını, HMK m. 107 gereğince davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, şimdilik fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak kapsamında 250,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkili tarafa faiziyle ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: <br> Davacının açtığı davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, talep edilen alacağın belirlenmesinin objektif olarak mümkün olduğunu, ispat güçlüğünün belirsiz alacak davası açma hakkı vermediğini, davacının dava değeri belirlenebilir olmasına rağmen dava değerini belirlemediğini ve 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince ödemesi gereken yargılama harçlarını ikmal etmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ilgili birimleri ile yazışmalar sonucu edinilen bilgi ve belgelere göre davacının 31.03.2021 tarihinde ticarethane (şantiye) tarifesinden 01.08.2021 başlangıçlı sözleşme imzaladığını, 18.05.2021 tarihinde abone grup değişimi (Sanayi tarifesine geçiş) talebi ile müvekkili şirketin müşteri hizmetleri merkezine başvurduğunu, şantiye tarifesi tahliyesi yapılabilmesi için sözleşme üzerinde bulunan serbest tüketici geçiş işlemleri pdoc SPP - 3625 nolu jira kaydı ile iptal ettirildiğini, dolayısı ile davacının kendi isteği ile tarife değişikliği olması nedeniyle imzalamış olduğu sözleşme hükmünü kaybettiğini, müşteri tüketim noktası şantiye olduğundan sanayi tarifesine geçiş işlemi yapılamadığı ve müşterinin enerji arzının devam edebilmesi için tahliyenin ters kaydının yapıldığını, müşteri yeni bir sözleşme imzalamadığı için serbest tüketici geçişi yapılamadığını, dolayısı ile müşterinin elinde bulunan sözleşme müşteri talebi doğrultusunda yapılan işlemlerden kaynaklı iptal durumunda olduğundan davacı şirket adına fazla yapılmış tahakkuk ve fazla yapılmış tahsilat bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından EPDK'nın yayınladığı ulusal tarife tabloları ve yönetmelikler çerçevesinde fatura oluşturulduğunu, dava konusu faturada tahakkuk eden birim fiyat, vergi, fon ve diğer kalemlerin doğru olduğunu, müvekkili şirketin EPDK düzenleme ve tarifelerine aykırı işlem yapmasının mümkün olmadığını belirttiğini, davacının ödeme yaptığı ve fazla ödediği iddiasını kabul etmemekle birlikte davacının ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını ispatlaması gerektiğini, zira Borçlar Yasasının 78. maddesine göre ihtiyarîyle yapılan bir ödeme olduğundan geri istenemeyeceğini, davacının ödemelerini yaparken ihtirazi kayıt öne sürmeden ödediğini, davacı tarafça faturalara süresinde itiraz edilmemiş olup faturaları kabul ettiğini, EPTH Yönetmeliği ve 6102 sayılı TTK 21/2. fıkrası gereği süresinde herhangi bir itirazda bulunmaksızın kabul edilmiş sayıldığı faturalar nedeniyle içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, bu nedenle haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ  KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece  \"....Tüm bu sebeplerden dolayı, her ne kadar davalı vekilince ... tarafından davacı şirketin talebiyle tarife değişikliği yapıldığı ve bu talebe istinaden değiştirilen tarife nedeniyle yeni birim fiyattan tüketim faturaları düzenlendiği ileri sürülmüş ise de bu hususun taraflarınca ispat edilemediği; dosyadaki mevcut deliller itibariyle taraflar arasındaki sözleşmenin fesh edilmemiş <br>olduğu, dolayısıyla da sözleşmede taahhüt edildiği gibi sabit tarife <br>yerine EPDK tarifelerinin uygulanması nedeni ile davacı şirket tarafından <br>...’ya fazladan ödeme yapıldığı, oysa ki tarife değişikliğinin yapılmamış olduğu, 31/03/2021 tarihli <br>sözleşme tarihinde geçerli olan ticarethane tarifesinin 1 yıllık sözleşme süresi <br>içerisinde de uygulanmaya devam edilmesi ve taahhüt edilen tüketim birim fiyatı olarak 63 kuruş üzerinden faturalandırma yapılması gerekirken, daha yüksek bedelli EPDK ulusal tarifelerinin uygulandığı ve elektrik bilirkişisince de sözleşme süresi içerisindeki <br>ilk 6 aya ait faturalar dolayısıyla yapılan fazla ödeme bedelinin 3.130,80 TL <br>olduğu, sözleşmenin yürürlüğü girdiği 01/08/2021 sonrasındaki ilk ay sonrasında <br>... no'lu sözleşmeye konu tesisatın 2 ayrı abonelik olarak ... ve <br>... no'lu tesisatlara dönüştüğü anlaşılmakla; sözleşmede iki tesisat numarasına ayrılan bu aboneliğin de asıl sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu, dolayısıyla sözleşmenin de aynı <br>koşullarda yeni abonelikler içinde devam edeceğinin kabulü gerekmiştir. Mahkememizce elektrik mühendisi bilirkişiden aldırılan kök ve ek raporlar ile de, davacı tarafından elektrik tüketimi faturalarına dair yapılan fazla ödeme olarak  ... no'lu tesisat yönünden 15.380,11 TL, ... nolu tesisat yönünden 18.536,73 TL olmak üzere, <br>... nolu asıl sözleşmeye konu tesisat için yapılan fazla ödeme tutarı <br>olan 3.130,80 TL nin de eklenmesi ile toplam fazla ödeme tutarı 37.047,64 TL olduğu; böylelikle davalı elektrik dağıtım şirketince henüz taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi feshedilip tarife değişikliği yapılarak yeni bir sözleşme akdedilmeden 37.047,64 TL tutarındaki bedelin elektrik abonesi davacı şirketten haksız olarak tahsil olunduğu ve davalı elektrik dağıtım şirketinin 37.047,64 TL tutarında sebepsiz zenginleştiği anlaşıldığından; davacı tarafça dava değerinin 26/09/2024 tarihli dilekçeleri ile dava değeri arttırımında bulunularak sebepsiz zenginleşmeye konu 37.047,64 TL üzerinden dava değerinin belirlendiği ve ticari faizi ile birlikte talep olunduğu, faiz talebinde bulunulan tarihin belirtilmediği böylelikle faiz talep olunabilecek tarihin de dava tarihi olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davacıdan haksız olarak tahsil olunan 37.047,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine....\" karar verilmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br> İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili  dosyaya sunulmuş olunan dilekçeler, yazılı ve sözlü beyanlar ile bilirkişi raporlarına ilişkin itirazların tam ve doğru değerlendirilmediğini, birbiriyle çelişen raporlara dayanarak eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının maddi gerçeğe ve hukuka aykırı, mevzuata atıf yapmayan, teknik ve detaylı gerekçe içermeyen, eksik belgelere ve incelemeye dayalı, beyanları incelemeyen ve denetime elverişli olmadığını, bu raporun hükme esas alınmasının yasaya ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta eksik belgeler olmasına rağmen rapor düzenlendiğini, bu nedenle raporun eksik ve denetime elverişli olmadığını, davacının 31.03.2021 tarihinde ticarethane (şantiye) tarifesinden 01.08.2021 başlangıçlı sözleşme imzaladığını, 18.05.2021 tarihinde abone grup değişimi (Sanayi tarifesine geçiş) talebiyle müvekkili şirketin müşteri hizmetleri merkezine başvurduğunu, şantiye tarifesi tahliyesi için sözleşme üzerindeki serbest tüketici geçiş işlemleri pdoc SPP - 3625 nolu jira kaydı ile iptal ettirildiğini, davacının bizzat kendisinin müvekkili şirketin e-posta adresine mail atarak \"Sanayi sicil belgemiz üzerinden enerji tarifemiz üzerinden indirim almak istiyoruz. Konuyla alakalı gereğinin yapılmasını rica ederiz.\" şeklinde talepte bulunduğunu, bu mailin dilekçe ekinde dosyaya sunulduğunu, davacının kendi talebiyle tarife değişikliği yapması söz konusu olduğundan şirket tarafından bildirim yapılmasına gerek olmadığını, müvekkili şirketin tek taraflı tarife değişikliği yapmadığını, davacı şirketin talebi doğrultusunda tarife değişikliği yoluna gidildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin davacının talebini davacıya bildirme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının işbu davayı açmada kötüniyetli ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili ... nolu tesisata ilişkin Şubat 2022 / Ağustos 2022 dönemlerini kapsayan son 6 aylık faturanın dosyada olmadığı bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, bu nedenle öncelikle ... nolu tesisata ilişkin Şubat 2022 - Ağustos 2022 dönemlerini kapsayan son 6 aylık faturanın fiziki olarak celbinin gerektiğini,  taraflar arasındaki sözleşmenin \"Bildirimler\" başlıklı 10.2 maddesi çerçevesinde uyuşmazlığıın incelenmesi talep edilmiş ise de ilk derece mahkemesi tarafından bu talebin dikkate alınmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ... nolu tesisat şantiye tesisatı olup 23.01.2022 tarihinde tahliyesi yapıldığını, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda belirtilen ... - ... nolu tesisatların şantiye sonrası ferdi abonelik olup ... nolu şantiye tesisatı ve şantiye sayacının devamı niteliğinde olmadığını, bu nedenle bu iki tesisatın dava konusu tesisatın devamı olarak kabul edilip fatura hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki davacının dava dilekçesinde bu iki tesisatla ilgili hiçbir talebi olmadığı gibi davasını da bu yönde ıslah etmediğini, eksik inceleme yapıldığını ve yanlış karar verildiğini, davacı tarafın basiretli tacir gibi hareket etmediğini (TTK.md.20/2), taraflar arasında ... tesisat için imzalanan 31/03/2021 tarihli sözleşmenin 9. Maddesinin ç fıkrasında \"müşterinin başka bir kullanım yerine taşınması ya da başka bir kullanım yerine taşınmaksızın kullanım yerini tahliye etmesi\"nin fesih nedeni olarak düzenlendiğini, davacı şirketin abonelik sözleşmesi imzalamış olduğu adresten taşındığının tartışmasız olduğunu, müvekkili şirketin fesih yetkisi olduğunun açık olduğunu, davacının kendi kusuruna dayanarak hatta kendi talebiyle tarife değişikliği olmasını istemesine rağmen bildirim yükümlülüğünden bahsederek haklı bulunmasının hatalı olduğunu, davacının faturalara süresi içerisinde itiraz etmemiş olduğunun bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, davacının dava dilekçesindeki faiz talebini (yasal faiz) ıslah ile ticari faiz olarak değiştirmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ödeme yaptığı ve fazla ödediği iddiasını kabul etmemekle birlikte bir an için haklı olduğunun kabulü halinde dahi, davacının öncelikle ihtirazi kayıt’la ödeme yaptığını ispatlaması gerektiğini, Borçlar Yasasının 78. maddesine göre ihtiyarîyle yapılan bir ödeme olduğundan geri istenemeyeceğini, davacının ödemelerini yaparken ihtirazi kayıt öne sürmeden ödediğini, serbest irade ile ve ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedelin geri istenemeyeceğini, BAM ve Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından ihtirazi kayıt konulmadan yapılan ödemenin geri alınamayacağı hususunun değerlendirilmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı, eksik incelemeye dayalı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli 2022/818 K. sayılı \"davanın kabulüne\" dair kararının kaldırılmasına, neticede davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, elektrik tüketim faturalarının hatalı tahakkukundan kaynaklanan fazla ödemenin iadesi istemine ilişkindir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı şirketin davalı ... A.Ş. ile  13.03.2021 tarihinde belirli süreli, sabit tarifeli - tüketim birim fiyatı 0,63 Kuruş olan elektrik enerji satışı ile ilgili 01.08.2021 tarihinde başlayan 31.07.2022 tarihine kadar devam edecek satış sözleşmesini imzaladığını ancak davalı şirketin sözleşmede tüketim birim fiyatının 0,63 kr olarak belirlenmesine karşın faturaları daha yüksek birim fiyatlarla hesaplayarak tahsilat yaptığını, bu nedenle davalı şirkete fazla ödeme yapıldığını belirterek söz konusu fazla ödemenin iadesi istemi ile şimdilik 250,00 TL bedelli belirsiz alacak davasını .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/818 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı, yargılama devam ederken davacı vekilinin sunmuş olduğu 26/09/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 37.047,64 TL olarak belirlediği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 17/10/2024 Tarih, 2022/818 Esas ve 2024/929 Karar sayılı karar ile \"Davanın kabulü ile davacıdan haksız olarak tahsil olunan 37.047,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket ile davalı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında \"... Mah. ... Sok. No:21/A ...\" adresinde bulunan ... nolu tesisata ilişkin olarak Ticarethane abone grubuna yönelik 01/08/2021-31/07/2022 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan 31/03/2021 tarihinde imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğu ve sözleşmede tüketim birim fiyatının 0,63 krş olarak belirlendiği yönünde ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Davacı şirketin davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturalarda birim fiyatın 0,63 krş'dan fazla belirlenerek olması gereken miktarın üzerinde bir tüketim faturası düzenlendiği ve buna bağlı olarak da fazla tahsilat yapıldığı iddiası ile iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.<br> Davalı vekili tarafından sunulan davaya cevap dilekçesinde; \"davacı şirketin 18.05.2021 tarihinde abone grup değişimi (Sanayi tarifesine geçiş ) talebi ile davalı şirketin müşteri hizmetleri merkezine başvurduğu, şantiye tarifesi tahliyesi yapılabilmesi için sözleşme üzerinde bulunan serbest tüketici geçiş işlemlerinin pdoc SPP - 3625 nolu jira kaydı ile iptal ettirildiği, davacının kendi isteği ile tarife değişikliği olması nedeniyle imzalamış olduğu sözleşmenin hükmünü kaybettiği, müşteri tüketim noktası şantiye olduğundan sanayi tarifesine geçiş işlemi yapılamaması üzerine müşterinin enerji arzının devam edebilmesi için tahliyenin ters kaydı alındığı, müşteri yeni bir sözleşme imzalamadığı için serbest tüketici geçişi yapılamadığı, bu nedenle müşterinin elinde bulunan sözleşmenin müşteri talebi doğrultusunda yapılan işlemlerden kaynaklı iptal durumunda olduğu\" ileri sürülmüştür.<br>Taraflar arasında imzalanan Tüketimi Düşük Serbest Tüketicilere İlişkin Belirli Süreli ... Sabit Tarifeli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin 9.3.f maddesine göre \"Müşterinin Sözleşmede Belirlenen Abone Grubunun Değişmesi\" durumunun davalı şirket için haklı nedenle sözleşmenin feshedilmesi sebepleri arasında sayıldığı ancak fesih işlemi yapılabilmesi için müşteriye 15 gün önceden aynı sözleşmenin 10.1. Maddesine göre bildirimde bulunulması gerektiği, sözleşmenin 10.1 maddesinde ise \"sözleşmenin feshine ilişkin bildirimlerin tarafların sözleşmede belirtilen iletişim bilgileri kullanılarak telefonla, e-posta ile veya yazılı olarak yapılabilir.\" şeklinde bildirim usulüne yönelik düzenleme bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda yer verilen hükümleri, tarafların iddia ve savunmaları ve dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde;<br> Her ne kadar davacı şirket tarafından davalıdan abone grup değişimi talebinde bulunulmuş ise de davalı vekilinin davaya cevap dilekçesindeki \"müşteri tüketim noktası şantiye olduğundan sanayi tarifesine geçiş işlemi yapılamaması üzerine\" şeklindeki ikrara yönelik beyanından da anlaşılacağı üzere davacının talebinin davalı şirket tarafından kabul edilmediği, diğer bir ifade ile davacının abone grubunun değişmediği, bu nedenle davalı şirket için sözleşmenin haklı nedenle feshi koşullarının oluşmadığı, yine bir an için fesih koşullarının oluştuğu kabul edildiğinde davalı şirketin davacı ile arasındaki sözleşmenin 10.1 maddesindeki bildirim yollarından biri ile davacı şirketi fesih öncesi bilgilendirdiğini usulüne uygun deliller ile ispat edemediği, bu nedenle de davalı şirket tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olmadığı, kaldı ki dosya kapsamamında alınan bilirkişi kök raporu ile 3 adet ek raporda da davalı şirketin sözleşmeyi feshettiğine yönelik bir delilin bulunmadığı, sözleşme dönemine yönelik faturaların \"ticarethane tarifesi\" üzerinden ancak sözleşmeye aykırı olarak fazla birim fiyat üzerinden tahakkuk ettirilmeye devam edildiğinin tespit edildiği, tüm bu nedenlerle davalı şirketin tüketim birim fiyatını sözleşmeye aykırı olarak yüksek tutmak sureti ile davacı şirkete fazla fatura bedeli tahakkuk ettirdiği kanaatine varılmıştır.<br>Davaya konusu sözleşmede belirtilen ... nolu tesisatın açık adresinin “... Mah. ... sokak no:21/Şantiye/Merkez/...” olarak belirtildiği ve kayıtlı elektrik sayacının da Köhler marka ... seri nolu sayaç olduğu ve bu tesisata ait son endeks okunmasının 20.01.2022  tarihinde yapıldığı, sonrasında endeks okunması yapılmadığından bu tesisata ait fatura tahakkuk ettirilmediği, hemen bu tarih sonrasında ise 21.01.2022 endeks okuma tarihi başlangıcı ile periyodik olarak davacı şirket adına ... ve ... nolu 2 ayrı tesisat nosu üzerinden endeks okumaları yapılarak fatura tahakkuk ettirildiğinin ibraz edilen faturalardan anlaşıldığı, bu tesisatlardan ... nolu tesisatın açık adresinin “... Mah. ... sokak no:25 A /İşyeri/...” olarak, diğer ... nolu tesisatın açık adresinin ise “... Mah. ... sokak no:25 A /Otopark/Merkez/...” olarak görüldüğü, ... tarafından yapılan yazılı bildirimlerde ... nolu tesisata ait Şubat 2022 - Ağustos 2022 dönemleri arası tahakkuk etmiş fatura bulunmadığı, diğer 2 tesisata ait faturaları gösteren tüketim ekstresinin de ibraz edildiği, davaya  konu tesisata ait Şubat 2022-Ağustos 2022 dönemleri arasında fatura tahakkuk etmeyip hemen akabinde endeks okuma tarihlerinin de uyumlu olması nedeni ile bu tesisatın davacı vekilinin de beyanlarında belirttiği gibi 2 ayrı aboneliğe dönüştürülmüş olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı vekili tarafından bu iki tesisatın sözleşmeye konu tesisat olmadığı, farklı tesisatlar olduğu, diğer tesisatın bölünmesi sureti ile oluşturulmadığı, tesisat yerinin tahliye edildiği ileri sürülmüş ise de davalı şirketin aboneler ile sözleşme imzalama yetkisine sahip şirket olması ve bu iddiasının ispatı bakımından yeni bir abonelik sözleşmesinin bulunması halinde bunu mahkeme dosyasına ibraz etmesi gerekirken bu yönde bir belge ibrazının yapılmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde \"davacı şirketin abonelik yerini tahliye ederek yeni 2 ayrı abonelik imzalamasının sözleşmenin 9.2.ç  maddesi gereğince haklı fesih sebebi olduğu\" iddiasının ise ilk derece aşamasında ileri sürülmeyen hususların İstinaf aşamasında inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesi ile incelenmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki bu ihtimalin varlığı halinde ise taraflar arasındaki sözleşmeye göre bu durumun davalı şirket için değil bildirimde bulunmak koşulu ile davacı müşteri/abone yönünden haklı nedenle sözleşmeyi sona erdirme sebebi olarak öngörüldüğü, netice olarak davalı şirket tarafından davacı aboneye 37.047,64 TL fazla fatura bedeli tahakkuk ettirilerek tahsilat yapıldığının tespit edildiği, bilirkişi kök ve ek raporlarının yürürlükteki mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının dava dilekçesinde faiz türüne yönelik bir açıklamada bulunmadığı, diğer bir ifade ile yalnızca faiz istemini belirttiği ve seçim hakkını kullanmadığı (kaldı ki bunun yasal faiz talep edildiği anlamına geldiği kabul edildiğinde de davacının ıslah/bedel artırım dilekçesi ile faiz türü değiştirme hakkına sahip olduğu - aynı yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2025 Tarih, 2024/3866 Esas ve 2025/3551 Karar), bu nedenle bedel artırım dilekçesinde tarafların tacir olması nedeni ile davacının alacağına ticari faiz talebinde bulunma imkanına sahip olduğu, netice olarak ilk derece mahkemesince bilirkişi raporları hükme esas alınarak davanın kabulüne yönelik verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibari ile davalıdan tahsili gereken 2.530,72 TL İstinaf nispi  harcından başlangıçta alınan 427,60 TL İstinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.103,12 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3-İstinaf sırasında yapılan yargılama giderlerinin istinaf talebinde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 05/03/2026 \t\t\t\t<br><br><br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4adb4d2902c68139","SID":"c4946632c6f17948"}}