{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>\tTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ<br>T.C.<br>...<br>ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2024/775 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/726<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... TC: ... ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - ....<br>\t  Av. ... -.....<br>\t  Av. ... - ....<br>DAVALI \t: ... TC: ... ...<br>DAVA\t: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2025<br>GEREKÇELİ KARAR TARİHİ \t: 17/10/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sahibinden.com sitesi üzerinden araç satın almak isteyen müvekkilinin, davalının vermiş olduğu ilana denk geldiğini, söz konusu ilanda .... Kamyonetin 850.000,00 TL'ye satıldığını, internet üzerindeki ilanda aracın kilometresinin 90.000 kilometrede olduğunu,  müvekkilinin aracı satın almak üzere ...'ya davalının yanına gittiğini,  müvekkili tarafından 16/09/2024  tarihinde söz konusu aracın Sincan 6. Noterliğinin ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satın alındığını, müvekkilinin söz konusu aracı daha yüksek bedelle satmak üzere satın aldığını ve 20/09/2024 tarihinde hiç kullanmadan Salihli 5. Noterliğinin 8332 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile Mehmet Elalmış isimli kişiye 880.000,00 TL bedelle sattığını, ancak gelinen süreçte alıcı Mehmet Elalmış'ın müvekkilline söz konusu aracın kilometresinin düşürüldüğünü, aslında önceki TÜVTÜRK muayenesinde dahi .... kilometrede olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin de aracın kilometresinin düşürüldüğünü bu şekilde öğrendiğini ve aracı ..... isimli kişiden tekrardan geri aldığını, müvekkilinin aracın ayıplı olduğunu öğrenmesinin ardından davalıya ayıp bildirildiğini, ayıp hususunda bildirim ve zararın tazminine ilişkin olarak ihtarda bulunulduğunu ancak davalının  ayıbı giderme hususunda gerekeni yapmadığını, müvekkilinin zararının oldukça fazla olduğunu, aracı ederinden daha yüksek bir fiyatla satın aldığını, aracı bir başkasına satmak istediğinde ise satamadığını, .... numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden yapılan arabuluculuk görüşmelerinde karşı tarafın görüşmelere katılmaması nedeniyle görüşmenin yapılmadan anlaşmama şeklinde sonuçlandığını belirterek, davanın kabulü ile araçta meydana gelen ayıp dolayısıyla TBK m.227'den doğan seçimlik haklarından \"satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme\" hakkını kullanarak satılan aracın ayıp oranında satış bedelinden indirimi kapsamında tazmininin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>Dava, TBK'nun 227. Maddesi uyarınca açılan tazminat talebine ilişkindir.<br>Polatlı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 02/10/2025 tarihli yazı cevabına göre davalı ...'nun 2024 takvim yılında işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu tespit edildiğinden tacir olmadığı belirtilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamına göre;<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye ...'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. <br>Somut olayda uyuşmazlık TBK'nun 227. Maddesi uyarınca açılan tazminat talebine ilişkin olup, dava; konusu itibariyle mutlak  ticari dava niteliğinde olmayıp, davalının da tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c maddesi ve 115. maddesi gereğince dava şartı doksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,<br>2-  Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>3- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, <br>4- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)<br>5- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,<br>6- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı,  davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2025  <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır.  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a6c386ce68af344","SID":"d079af89ece531ed"}}