{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1569 Esas<br>KARAR NO:2026/319 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2022/754  Esas - 2023/123Karar<br>TARİHİ: 08.03.2023<br>DAVA\t:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/02/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçludan olan alacağının sağlanması amacıyla Çerkezköy İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emrinin davalıya UETS üzerinden 20.06.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın işbu takibe  kısmi itirazda bulunarak 28.06.2022 tarihli dilekçe ile 8.470,66 USD'lik kısmına itiraz ettiğini, haksız olan bu itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, işş bu itirazın taraflarına tebliğ edilmemiş olup yapılan inceleme sonucunda öğrendiklerini, borçlunun uzun süreden beri müvekkiline olan açık faturalardan kaynaklanan ve cari hesap bakiyesi alacağından da anlaşılacağı üzere borcunu ödemediğini, müvekkili firmanın açık fatura ve cari hesap ilişkisine konu alacağa dair iş ve hizmeti yerine getirerek teslim ettiğini, kısmi ödemelerin davalı tarafından yapıldığını, fakat bakiye bedelin ödeme talepleririr uzun süredir karşılıksız bırakıldığını, borçlunun kısmi itirazının tamamen kötü niyetli ve ödemeyi geciktirmek amacıyla yapıldığını, bu yönde bilirkişi incelemesi yapıldığında ortaya çıkacağını, iş bu davanın açılmasından önce dava şartı olarak kabul edilen arabulucuya başvuru şartı yerine getirildiği, zorunlu arabuluculuk görüşmesi neticesinde yapılan müzakereler sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını iddia ederek Çerkezköy İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yapılan davalının haksız kısmi itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların uzun yıllardır karşılıklı olarak cari hesaba dayalı ticari ilişki içerisinde olduklarını, davaya konu ihtilafın kaynağının davalı müvekkili firmanın 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin döviz borçları kapsamında yapmış olduğu geçmiş dönem ödemelerinin (5 adet ödeme) yapıldığı tarihteki döviz kurunun TL karşılığı üzerinden yapılmasına karşın davacı tarafça kendi kayıtlarındaki döviz tutarından düşülmemesinden kaynaklı oluşan farktan kaynaklandığını, oysa ki müvekkili firmanın söz konusu alacaklara ilişkin ödemeleri olması gereken zamanda o günün kurunun TL karşılığını hesaplayarak ödendiğini, müvekkili firmanın  davacı tarafın kayıtlarında meydana gelen bu fark ile alakalı mutabakat sağlamak ve ortaya çıkan yanlışlığın giderilmesini sağlamak için karşı tarafa durumu izah etmesine rağmen, davacı firmanın geçmiş dönemde (2017 ve 2018 yıllarında)  gerçekleştirilen bu ödemeleri bugünün kuruyla dövize dönmeye çalıştığı için mutabakat sağlanamadığını, davacı tarafın  her ne kadar ilgili icra takibinin bir takım faturalara dayalı olarak yapıldığını ve müvekkilinin bu faturalara itiraz etmediğini bu sebeple de kabul ettiğini ileri sürmüşse de söz konusu takibe ilişkin olarak müvekkili firmaya ödeme emrinden başka bir evrak yahut belge tebliğ edilmediğini, bu nedenle davacı tarafın faturalara yönelik olarak müvekkilinin kabulünde olduğu şeklindeki iddia ve beyanlarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, itirazın iptali davasının reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/03/2023 tarih ve 2022/754 Esas - 2023/123Karar sayılı kararında;\"......Tahkikat aşamasında toplanan deliller, yukarıda yapılan açıklamalar ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi bozma ilamı çerçevesinde yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden ve TL olarak gösterilen faturalar ile yapıldığı, davalı tarafça zamanında ödemelerin yapılmadığı, davacı tarafça kur farkı isteminde bulunabilecek ise de başlatılan takipte 9.036 USD ve 186,44 USD toplamı olan 9.233,35 USD'nin tahsili isteminde bulunulduğu, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkı bağlı davalardan olduğu, kur farkına yönelik istemin TL karşılığının istenebileceği kanaatine varılarak 9.036,90 USD yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, ''Davanın  KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,<br>1-Davalı şirketin Çerkezköy  İcra Müdürlüğü'nün  ... sayılı dosyasında takipte 186,44 USD’lik kısmı yönünden yaptığı itirazın iptaline, bu miktar alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a bendinde belirlenen temerrüt faiz oranını aşmayacak şekilde faiz uygulanarak devamına, fazlaya dair istemin reddine, <br>2-Davalı şirket yönünden hükmolunan 186,44 USD karşılığı 3.422,18 TL alacağın %20'si oranında hesaplanan ve 684,43 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu tarafları arasındaki mutabakatı ve davacının alacağını tespit etmesine rağmen yerel mahkemece aksi yönde karar verildiğini, ayrıca davacı ile davalının 21.12.2021 tarihinde 9.036,90 USD alacak tutarında mutabakata vardıkları akabinde de 22.02.2022 tarihli 186,44 USD alış faturasının ilavesi ile 9.233,35 USD alacak meydana geldiğinin tespit edildiğini, takibe konu edilen 9.233,35 USD'nin davalının hesaplarında da var olduğu, davalı ve davacı tarafın muhasebe birimleri ve çalışanlar vasıtasıyla e-posta yazışmaları ile mutabakata vardıklarının tespit edildiğini,Müvekkil ile ile davalı arasında yapılan mutabakatların mail üzerinden gerçekleştirildiğini, davalı firma tarafından müvekkile mutabakat gönderilldiğini müvekkil tarafından da maille \"Mutabıkız\" ve \"Mutabık Değiliz\" şeklinde cevaplandırıldığını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin bu doğrultuda sağlandığını, dava konusu cari hesap ilişkisinin de bu doğrultuda mutabakat alınarak sağlandığını, müvekkilin mal ve hizmeti teslim ettiğini, bunun sonucunda alacağa konu faturaları tanzim ettiğini, müvekkilin alacağını tahsil edemediğini,Müvekkilin alacağının kur farkından kaynaklı bir alacak olmadığını, doğrudan dolar üzerinden kesilmiş faturadan kaynaklı bir alacak olduğunu, davalı borçlunun kısmi itirazda bulunduğu 8.470,66 USD bakiye borcu bulunmakta olduğunu ve halen müvekkile ödenmediğini, birbiri ile örtüşen ticari defterler uyarınca davalının müvekkile borcunun sabit olduğunu, mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapıldığını, dava dilekçesinde kur farkına ilişkin olarak alacak talepleri olduğuna dair bir ibare yazılı olmadığını,Davalının sunduğu faturaların dava konusu alacağa ilişkin olmadığını, aksini ispatlayamadığını, davalı taraf 04.08.2017, 11.08.2017, 06.07.2018, 06.07.2018 ve 14.11.2018 tarihlerinde gerçekleştirilen 5 adet ödemeye ait banka dekontlarını dosyaya ibraz etse dahi, bu ödemelerin dava konusu alacakla bir ilgisi bulunmadığını, müvekkil tarafından tanzim edilen fatura tarihlerine bakıldığı zaman tüm faturaların 2021 Mart ayı ile 2021 Kasım ayı içerisinde tanzim edildiklerinin anlaşılacağını, davalının 2017 ve 2018 senesine ilişkin ödemeleri dosyaya sunmasının bir anlamı olmadığını, davalı tarafın 2017 ve 2018 senesine ilişkin sunduğu tüm dekontların hangi alacağa, hani cari hesap ilişkisine, hangi hesap kesim tarihine tabi olduğunu açıklayamadığını, dava konusu alacağa ilişkin olduğunu ispatlayamadığını, müvekkilin ticari defterleri ve muavin defterleri incelendiği takdirde 31.12.2021 hesap kesim tarihli hesap mutabakatına göre alacaklı olduğu ve bu alacağın davalı firma tarafından ödenmediğinin anlaşılacağını,Davalı tarafın müvekkilin artan dolar kurundan ötürü yapılan ödemeleri döviz hesabından düşmediğini, dövizin artmasından kaynaklı olarak fazladan ödeme talep ettiğini beyan etse de bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, Borçlar Kanunu md. 99 uyarınca dava tarihindeki dolar kuru üzerinden talep ettiğini, dava tarihindeki döviz kuru üzerinden alacağını tahsil etmesinin müvekkilin kanundan kaynaklanan bir hakkı olduğunu, Yerel mahkemenin de kararında belirttiği üzere alacaklarının kur farkından kaynaklı olmadığını, birbiri ile örtüşen ticari defterler uyarınca davalının müvekkile borcu olduğunun sabit olduğunu, mahkemece hatalı hukuki değerlendirmek yapıldığını, dava dilekçelerinde kur farkına ilişkin olarak alacak talepleri olduğuna dair bir ibarenin yazılı olmadığını, yerel mahkemece olayın hukuki nitelendirmesinde hata yapılmış olduğunu, hükme elverişli bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini, bilirkişi raporunun aksi yönünde karar verilmesinin sebebinin ise açıklanmadığını, bu durumun bir kaldırma sebebi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklı faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle  başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davaya konu icra takibi ile, davacı tarafından davalı hakkında faturaya dayalı bakiye 9.223,35 USD cari hesap alacağının tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu tarafından verilen itiraz dilekçesi ile, asıl alacağın 752,71 USD tutarını kabul ettiğini, asıl alacağın 8.470,66 USD'LİK kısmına itiraz ettiğini belirttiği, davacı tarafça itiraz edilen 8.470, 66 USD yönünden istinafa konu itirazın iptali davası açılmıştır.Somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılında başladığı , davacının ticari ilişki sürecince davalıya düzenlediği faturaların USD cinsinden düzenlenip TL. Karşılıklarının da gösterildiği, bu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiştir.Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle alınan mali müşavir bilirkişi raporunda; Davalı tarafından dava dosyasına ibraz edilen belgeler ve ticari defterlerinden Yevmiye defterinde, davacı firma hesaplarını 320. hesapta takip ettiği,02.01.2017 - 22.02.2022 tarihleri açık hesap çalıştıkları, fatura ödemelerinin davalı tarafça zamanında yapılmadığı ve faturalara kısmi ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin hangi faturaya ait olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, ancak gerek davalı firma ve gerekse davacı firma ticari iş ve işlemlerini döviz ve TL olarak takip ettikleri , davalının dosyaya sunduğu ödeme belgelerinin muhasebe kayıtlarında yer aldığı, davalı ticari defterlerinde takip tarihinde 9.223,35 USD borçlu görüldüğü,  alacak ve borç durumunun miktar itibarı ile örtüştüğü 31.12.2021 tarihli mutabakat yazılarında bunun 9.036,90 USD tutarın doğrulandığının tespit edildiği,  akabinde 22.02.2022 tarihli 186,44 USD alış faturasının ilavesi ile takip bakiyesi olan 9.233,35 USD'ye ulaştığı belirtilmiştir.Somut olayda, davalının dava dosyasına sunduğu ödeme belgeleri 01.08.2017 tarih 4.000,00TL, 11.08.2017 tarihli 1.362,74 TL, 06.07.2018 tarihli 33.024,66 TL, 06.07.2018 tarihli  372,57 TL, 14.11.2018 tarih 701,04 TL.'dir.  Davalı tarafından yapılan ödemelerin hangi borca ilişkin yapıldığına dair herhangi bildirimde bulunulmamıştır. Bu durumda TBK. 102 madde uyarınca muaccel borç için yapıldığının kabulü gerekmektedir. Buna göre ödemelerin öncelikle taraflarında kabulünde olan  cari hesaptaki borçtan mahsup edilmesi gerekmektedir.Davacının kayıtlarında da davalı ödemeleri ödeme tarihi itibarı ile kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalara göre, davalı tarafça davacıya gönderilen 10/03/2022 tarihli mutabakat mailinde de,  31.12.2021 tarihi itibariyle USD borç tutarı doğrulanmış, akabinde 22.02.2022 tarihli 186,44 USD alış faturasının ilavesi ile takip tarihi itibariyle borcun 9.233,35 USD ulaştığı tespit edilmiştir.  Yine davalı tarafça icra dosyasına verilen itiraz dilekçesinde de, cari hesaptan kaynaklı  752,71 USD borç kabul edilmiş, bu tespitlere göre taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin USD üzerinden takip edildiği ve  davalı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacıya 9.223,35 USD borçlu görüldüğü, tarafların  ticari defter ve kayıtlarına göre alacak ve borç durumunun miktar itibarı ile örtüştüğü tespit edilmiştir.  6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, bu tespitler doğrultusunda yapılan hesaplama sonucunda davacının takip tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı davalıdan 9.223,35 USD alacaklı olduğu, davalı taraf itirazında  752,71 USD tutarı kabul ettiği gözetildiğinde davacının dava tarihi itibariyle davalıdan  8.470,66 USD. alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu tespitler doğrultusunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Sonuç olarak; yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun   kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle; davanın kabulüne, davalının Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün  ... sayılı dosyasına  yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin talep gibi 8.470,66 USD asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 SY.nın 4/a maddesi uyarınca takip talebindeki oranları geçmemek üzere avans faizi işletilmesine, 8.470,66 USD. Asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının%20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>A-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  08/03/2023 tarih ve 2022/754  Esas - 2023/123 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle; <br>1-Davanın KABULÜ ile, davalının Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün  ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin talep gibi 8.470,66 USD asıl alacak yönünden devamına, 8.470,66 USD asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 SY.nın 4/a. maddesi uyarınca takip talebindeki oranları geçmemek üzere avans faizi işletilmesine,<br>2-Kabul edilen 8.470,66 USD asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>İLK DERECE YÖNÜNDEN: <br>3-Alınması gerekli 15.734,99 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.857,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.877,14 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.857,85 TL peşin harç ile 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.939,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-İlk Derece Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edilen 1.663,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-İlk Derece Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>8-Adalet Bakanlığı  bütçesinden Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.560,00 TL'nin 6325 sayılı H.U.A.K gereğince davalıdan  tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>9-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,  <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: <br>10- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan  istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>11-Davacı tarafından sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gidiş - dönüş masrafı 234,00 TL olmak üzere toplam 972,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>12-Artan gider avansının  karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c77ca037dd40a5ee","SID":"cb7033b23ef4a389"}}