{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/3087 <br>KARAR NO\t\t: 2026/512<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2020/237  Esas - 2022/628 Karar<br>KARAR TARİHİ\t: 21/06/2022<br>DAVA \t\t: Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/02/2026<br><br>\tTaraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı,  istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br> \tG E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>\tDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyetinin şehir içi raylı sistemle toplu taşımacılığı olduğunu, davalı .... A.Ş tarafından.... Gazetesinin .... tarihli sayısının ilk sayfasında \"şoke eden iddia\" başlığıyla,  6. Sayfada \"İzmir Metrosunda faciaya kılpayı\" başlığıyla müvekkili aleyhine gerçek dışı bir haber yayınlandığını, haberin muhabir davalı ....tarafından kaleme alınarak davalı ... isimli vatandaşın beyanları olduğunu ifade ettiklerini, sorumlu yayın yönetmeninin ve yazı işleri müdürlerinin de yayına izin verdiğini beyanla  5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan  müşterek ve müteselsilen alınmasına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br> Davalılar ....A.Ş, .... ve....vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek üzere yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasıyla görülen davanın temelinde taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, aksi yönde karar verilecek olursa uygulanacak faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, müvekkillerinden ....'in kanunda tahdidi olarak belirtilen sorumlulardan olmadığından açılan davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu haberin davalılardan ....'nun sosyal paylaşım sitesi olan ...sayfasında kişisel paylaşım alanında paylaştığı haberin hiçbir yorum eklenmeksizin kamuoyu ile paylaşılmasından ibaret olduğunu, haberde paylaşım sahibi ....'nun paylaşımlarından \"iddia\" olarak bahsedildiğini, dilekçesinde açıkladığı nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesini, aksi takdirde .... .. yönünden husumet nedeniyle reddini, diğer müvekkilleri açısından esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ....'na ilanen tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>....Gazetesi'nin 20/08/2015 tarihli gazete nüshası , tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları,  tanık beyanları ile  tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalılardan ....'nun sosyal paylaşım sitesi olan facebook sayfasında kişisel paylaşım alanında paylaştığı,  davalı .... A.Ş tarafından... Gazetesinin ... tarihli sayısının ilk sayfasında \"şoke eden iddia\" başlığıyla, hem de 6. Sayfada \"İzmir Metrosunda faciaya kılpayı\" başlığıyla haber yapılmış olduğu, tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları göz önüne alındığında her ne kadar yapılan haberde  kamu yararı , toplumsal ilginin varlığı,  konunun güncelliğinin varlığı kabul edilse bile dinlenen tren sürücüsü ve bakım teknisyeni tanık ifadelerinden haberde verildiği gibi iki trenin çarpışmasının teknik olarak imkansız olduğu bu nedenle haberin  gerçek olmadığı ve haberi verirken özle biçim arasındaki dengenin de korunmadığı kanaatine ulaşıldığından, davacının basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi zarara uğradığı gerekçesi ile   davanın, davalılar ...... ve ... . .AŞ Yönünden kabulüne, 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ....,....ve .... AŞ'den  müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı .... Yönünden Pasif Husumet Yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkilinin hedef gösterilerek, “izmir metrosunda faciaya kılpayı” gibi ifadelerle kamuoyunun yanıltıldığını, normal işletimin bir parçasının, facia gibi ifade edilerek, müvekkilin ticari itibarının zedelendiğini, tanık beyanlarının da bu  manşetlerde yer alan davalı ifadelerinin ne kadar gerçek dışı ve elindeki medya gücünün müvekkile ve kamuya zarar verecek şekilde kullanıldığını açıkça kanıtladığını, müvekkil lehine olan kısımlar için istinaf talebinin bulunmadığını, bununla birlikte müvekkil aleyhine olan kısım; davalı .... yönünden de kabulü ile diğer davalılarla birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu tutulması ve müvekkil aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin ortadan kaldırılması için, mahkeme kararının bu kısmının bozulmasına ve düzeltilerek müvekkil lehine davanın tüm davalılar için kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı .... AŞ ve ....vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu haberin görünen gerçekler çerçevesinde kaleme alındığını, haberin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini,  manevi tazminat şartlarının oluşmadığını,  takdir edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu, hükmedilen faizin de hatalı olduğunu, müvekkillerin diğer davalı için yapılan ilanen tebliğ masrafına ilişkin yargılama giderinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın kabulü kararının istinaf kanun yoluna başvuran müvekkiller yönünden kaldırılarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   :<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf başvurusundaki beyanlarını tekrar etmiştir. <br>Davalı .... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  mahkemenin sorumlu müdür olan davalı .... bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı hukuka uygun olup davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine  ... A.Ş. ile .... . yönünden davanın kabulü kararının kaldırılmasına, bu davalılar yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, basın yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan  kaynaklanan manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle, davalı .... yönünden pasif husumet yokluğundan usulden  reddine, diğer davalılar yönünden davanın  kabulüne karar verilmiş , bu karara davacı vekili ile davalılar ... ile .. ..AŞ vekili   istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun  357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>Bilindiği üzere;  6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 58/1.fıkraya göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.<br>Öte yandan, AİHS 10. maddesi bakımından AİHM Yerleşik İçtihatları ile oluşturulan ilkelerden biri de ifade özgürlüğüne ilişkindir. İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır.                    <br>\tİfade özgürlüğü; sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir.  Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir. Yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir.<br>\tAncak belirtmek gerekir ki, ifade özgürlüğü sınırsız değildir. İfade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur. Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır.<br>\tAyrıca, basın özgürlüğü,  Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da, halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve  yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.<br>\tBunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında  ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.<br>\tNe var ki, basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.\t<br>\tBasın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız  kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken  özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.\t\t<br>Yargıtay HGK'nun 2007/4-207 E - 2007/209 K sayılı 11/04/2007 tarihli kararında vurgulandığı gibi gerçeğe uygunluk bir haberin kesinlikle somut ve maddi gerçeğe uygunluk değil, haberin oluş anındaki oluş ve belirişe uygunluğunu belirtir. Herhangi bir olayın somut gerçekliğinin ortaya çıkması çok uzun sürebilir ve ayrıca basın mensubuna böyle bir zor görev yüklenmemelidir. Haber güncel ve yayının yapıldığı anda görünürdeki gerçeğe uygun ise yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan söz edilemez. <br>AİHS'nin 10.maddesiyle ilgili olarak AİHM'nin bir çok kararında da vurgulandığı üzere; ifade özgürlüğü demokratik bir toplumun asli temellerinden olup, toplumun ilerlemesinin ve her bireyin kendini geliştirmesinin temel koşullardan birisini oluşturur. Basın özgürlüğü bağlamında gazetecilerin kanıtlayamayacağı söylenti ve iddiaların yayınlanması yönünden ise AİHM doğruluk koşulunu makul olmayan, hatta olanaksız bir talep olarak değerlendirip, basının sadece bütünüyle kanıtlanmış olguları yayınlama zorunluluğuyla karşı karşıya bırakılması halinde hemen hemen hiçbir şeyin yayınlanamayacağı, bununda basın özgürlüğüne zarar vereceği yönündedir. (Jersild ve Thoma-Danimarka kararı).<br>Somut olayda; davacı davalı basın yayın kuruluşuna ait ... Gazetesinin 20/08/2019 tarihli davalı ....'e ait  \"Şok eden iddia\" \"İzmir Metro'da faciaya kılpayı\" başlıklı ve .''.. şoka eden iddiasını sosyal medyada paylaştı\" \"İzmir Metrosu'nda faciaya kılpayı\" başlıklı haberleri ve davalı ....'na ait sosyal medya hesabından habere konu olaya ilişkin yapılan paylaşımın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu iddiası ile manevi tazminat talep edilmektedir. <br>Öncelikle, Basın Kanunu madde 13 hükmüne göre, Basılmış eserler veya internet haber siteleri yoluyla işlenen fiillerden doğan maddî ve manevî zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde ise basımcı müştereken ve müteselsilen sorumludur. <br>Bu hüküm, süreli veya süreli olmayan yayınlarda yayın sahibi, marka veya lisans sahibi, kiralayan, işleten veya herhangi bir sıfatla yayımlayan, yayımcı gibi hareket eden gerçek veya tüzel kişiler hakkında da uygulanır. Tüzel kişi şirketse, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici, şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br> Davalı ....'in sorumlu müdür olmasına göre anılan yasal düzenleme gereğince dava konusu habere dayalı manevi tazminat istemi yönünden pasif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından; İDM'nin davalı .... yönünden red kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin bu husustaki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Ancak bu davalı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddedilmiş olmasına göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık yok ise de;  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 7/2 hükmü (Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.) düzenlemesine göre reddedilen 5000 TL üzerinden hesaplanan 750 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken daha yüksek miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi yasal düzenlemeye uygun olmadığından davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun bu yönden kabulü gerekmiştir. <br>Öte yandan, husumet maddi hukuka ilişkin bir husus olup, İDM'ce \"pasif husumet yokluğundan red\" kararı verilmesi gerekir iken \"pasif husumet yokluğundan usulden red\" kararı verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir. <br>Davalılar ...AŞ ve .... yönünden ise; <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun  10/03/2004 tarih  4-149 Esas - 146 Karar sayılı kararında  “Basının, kamu görevi yaparken göz önünde  tutulan amaç ile kişilik haklarına verilen zarar arasında açık bir oransızlık varsa, objektiflikten ayrılıp, haber sınırını aşarak, genişletici ve yanlış yorumlarda bulunarak, gerçek dışı haber verilir, yersiz şekilde onur kırıcı sözler kullanılır, dürüstlük kuralına aykırı davranılır ve kişisel nedenlerle salt sansasyon yaratmak için yayın yapılırsa bu hukuka aykırı olur.” şeklinde  belirtildiği üzere gerçeklikten anlaşılması gereken  mutlak gerçeklik değildir, görünüşteki gerçekliktir. Zaman içerisinde bu hal ve koşulların değişmesi  haberin gerçekliğine etki etmeyecektir. <br>Bu hali ile dava konusu haberlerin diğer davalı ... ..'nun kendi sosyal medya hesabında paylaştığı iddialarına dayalı (iddia olduğu ifade edilmek suretiyle) yapıldığı, iddiaların niteliğine göre  güncel  ve  kamu yararı bulunduğu, her ne kadar İDM'ce öz ve biçim arasındaki dengenin bozulduğu kabul edilmiş ise de, haberin başlık ve içeriği ile bir bütün halinde değerlendirilmesi  sonucu başlıklarda kullanılan ifadelerinin basına tanınan abartı marjının içinde kabul edilebilir düzeyde olduğu belirlendiğinden bu davalılar yönünden şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi gerekir iken kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygun görülmemiş davalılar .... ve .. ...AŞ vekilinin bu husustaki istinaf nedenlerinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Kabul edilen istinaf nedenine göre davalılar .... ve .. ...AŞ vekilinin diğer istinaf nedenleri sonuca etkili  olmadığından incelenmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin vekalet ücreti dışındaki  tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun  esastan reddine, <br>Davacı vekilinin vekalet ücretine  ve davalılar ... ve....AŞ vekilinin sorumluluğa ilişkin istinaf nedenleri  yerinde görüldüğünden istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının bu davalılar yönünden kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle ;<br>1-Davalılar ..., ... AŞ aleyhine açılan davanın REDDİNE,<br>2-Davalı .... aleyhine açılan davanın  KABULÜNE, <br>5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ....'dan  alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Davalı ....Yönünden davanın Pasif Husumet Yokluğu nedeniyle  USULDEN REDDİNE,ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M      : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin vekalet ücreti dışındaki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin ve davalılar ... ile . ...AŞ vekilinin sorumluluğa ilişkin istinaf nedenleri  yerinde görüldüğünden istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, <br>3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/237 Esas 2022/628 Karar sayılı 21/06/2022 tarihli  bu davalılar yönünden KALDIRILMASINA,<br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davalılar ...., .... AŞ aleyhine açılan davanın REDDİNE,<br>b)Davalı ....aleyhine açılan davanın  KABULÜNE, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ....'dan  alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>c)Davalı .... Yönünden davanın Pasif Husumet Yokluğu nedeniyle  USULDEN REDDİNE, <br>ç) Davacı tarafından peşin yatırılan 85,39-TL'nın alınması gereken  341,55-TL karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 256,16-TL harcın davalı ....'ndan alınarak Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 85,39-TL karar ve ilam harcının davalıdan ....'ndan alınarak davacıya verilmesine, <br>d) Davacı tarafından yapılan  27,70-TL  dava açma ilk gideri, 330,70 TL tebligat gideri 4.960,72-TL ilan bedeli, 100,00-TL tanıklık ücreti olmak üzere toplam 5.419,12-TL  yargılama giderinden davalı ....'ndan alınarak davacıya verilmesine, <br>e) Davalılar .... ,....AŞ ve .... tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, <br>f) Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden önceki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan  manevi tazminat tutarı üzerinden  5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ....'ndan alınarak davacıya verilmesine, <br>g)Davalılar ...  ve ....AŞ kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden  hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; tamamen reddedilen  manevi tazminat tutarı üzerinden  5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>h) Davalı ...  kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden  hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 7/2 hükmü uyarınca ; husumet yokluğundan reddedilen  manevi tazminat istemi için  750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, <br>5-Davalılar ... AŞ. ve ... tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde bu davalılara iadesine,<br>6-Davacı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına,  269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>7-Davacı tarafından yapılan 455,00-TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'den  alınarak davacıya verilmesine, <br>8-Davalılar tarafından yapılan istinaf gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>9-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,  <br>10-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 27/02/2026  tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de111e4daddd25da","SID":"4516cc0195e3182a"}}