{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/306 <br>KARAR NO\t: 2026/314<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2026/112 <br>DAVA TARİHİ: 09/02/2026<br>ARA KARAR TARİHİ: 13/02/2026<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/03/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>Davacı vekili dava ve talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin  finansal danışmanlık sektöründe, davalının ise enerji sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkil ile davalı arasında 20 Mart 2025 tarihinde ... referans numaralı bir finansal danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından davalı adına bankalarla kredi müzakereleri yürütülerek davalı şirkete finansal danışmanlık sağlanması karşılığında bankaların davalıya tahsis edeceği nakdi ve/veya gayri nakdi kredi limitlerinin %1,50’si + KDV tutarında bir başarı ücretinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin danışmanlığı yerine getirmesiyle döviz cinsinden krediler fatura tarihinde Türk Lirasına dönüştürüldüğünde 45.340.725,00 TL nakdi, 49.000.000,00 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 94.340.725,00 TL tutarında ilave kredi tahsisinin sağlandığını, böylelikle müvekkilinin KDV dahil toplam 1.572.133,20 TL başarı ücretine hak kazandığını, müvekkilinin tahsis edilmesini sağladığı nakdi krediler için 29/08/2025 tarihli ... numaralı KDV dahil 816.133,20 TL tutarındaki başarı ücreti/danışmanlık hizmet bedeli faturasını, tahsis edilmesini sağladığı nakdi krediler için ise 23/09/2025 tarihli ... numaralı KDV dahil 756.000 TL tutarındaki başarı ücreti/danışmanlık hizmet bedeli faturasını davalıya gönderdiğini, davalının bu faturalara itiraz ederek faturaları iade ettiğini, bunun üzerine faturaların Kadıköy 26. Noterliği’nin 01/10/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya gönderildiğini, davalının bu ihtarnameye Bursa 16. Noterliği’nin 03/10/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini ve kredi tahsisi sağlanmadığını ileri sürmeye başladığını, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla  İstanbul 8. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, bankalarla gerekli yazışmaların yapılması halinde kredi tahsis edildiği ve müvekkilinin ücrete hak kazandığının açık ve net olarak ispat edileceğini belirterek; davalının 1.572.133,20 TL tutarındaki malvarlığının (taşınır, taşınmaz varlıklar ve üçüncü kişiler nezdindeki alacaklar dahil) ihtiyaten haczine, yargılama neticesinde itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi sebebiyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Mahkemece; \"...Dava dilekçesine eklenen bilgi ve belgeler de incelendiğinde; henüz yargılamanın başında olunması, yargılamada toplanacak deliller sonrası talepte bulunulabileceği, tarafların haklılık durumu, yapılan yargılamayla belirlenecek olup şu aşamada yaklaşık ispat koşulları sağlanamadığı anlaşılmakla uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaçtır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartları oluşmadığından talebin reddine...\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alacağın muaccel hale geldiğini ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etimştir.<br>Talep; ihtiyati hacze yönelik olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle reddedilmiştir. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan \"…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….\" hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)<br>İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan finansal danışmanlık sözleşmesi kapsamında, davalıya bankalardan kredi tahsisi sağlandığı, tahsis edilen kredi limitinin %1,50’si + KDV tutarında başarı primine hak kazanıldığı ileri sürülerek ihtiyati haciz talep edilmiş ise de dosya kapsamına sunulan deliller bu aşamada yaklaşık ispata elverişli olmadığından, İİK 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye irat Kaydına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d683207f0f0580c","SID":"eba65641de2739ad"}}