{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/2211 Esas<br>KARAR NO:2026/293 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/362 Esas-  2023/650 Karar<br>TARİH:11/10/2023<br>DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/02/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında çerçeve sözleşmesinin imzalanarak davalı firmaya uzun bir süre süt ve süt ürünleri satışı ve pazarlama ticareti yapıldığını, işbu sözleşme ile uzun bir süre satış yapılmış olup, bir süre sonra yapılan satışlardan davacıya iade edilmesi gereken mallara ilişkin kasa ve paletlerin geri dönmediğini, bunun üzerine davacı tarafından davalı firmanın bölge müdürlüklerine sevk edilen mamuller ile birlikte gönderilen yoğurt kasası, ayran kasası ve tahta paletlerin iadesi için muatabakat yapılması yönünde e-mailler gönderildiğini, bu e-maillerin çok azına cevap verildiğini ve kesin bir neticeye ulaşılamadığını, bunun üzerine davacı tarafından mezkur faturalar tanzim edilerek davalı firmaya gönderildiğini, davalıya iade faturalarının kesildiğini, davalının bu fatura bedellerini ödemediği ve ödemekten imtina etmesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmediğini,  davalıya tanzim edilen kasa vs.fatura bedellerinin ödenmediği gibi bugüne kadar iyi niyetli olarak yapılan yazışmaların da sonuçsuz kaldığını, davacının maddi olarak zarara uğradığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000TLnin davalıdan ihtarname tarihinden aksi halde dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH:Davacı vekili 26/02/2018 tarihli dilekçesi ile, davalarını ıslah ederek 421.118,52TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında çerçeve sözleşme adlı sözleşmenin akdedildiğini ve işbu sözleşme devamında süt ve süt ürünleri satışı ve pazarlama ticaretinin başladığını, hiçbir kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, taraflar arasında akdedilen sözleşme içerisinde kasa ve paletlerin iadesine ilişkin hiçbir şekilde bir düzenleme yapılmadığını, bu yönde herhangi bir hüküm veya işbu durma ilişkin herhangi bir protokol de bulunmadığını, davacı yanın akdedilen sözleşmede bulunmayan şartları teamülde ve uygulamada varmış gibi gösterip kasaların ve paletlerin iadesini davalı şirketin yapması gereken bir yükümlülük gibi göstermesinin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafça yoğurt kasası, ayran kasası, tahta paletlerin iade edilmediği öne sürülerek herhangi bir belgeye dayanılmadan tek taraflı davalı şirket aleyhine tanzim edilmiş kendilerine tebliğ edilmeyen fatura bedellerinin kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, kendilerine tebliğ edilmeyen faturaların kabulünün mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/10/2023 tarih ve 2020/362 Esas- 2023/650 Karar sayılı kararında;\"...Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, istinaf ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı, taraflar arasında süt ve süt ürünlerinin satışı konusunda çerçeve anlaşma bulunduğunu, bu anlaşma gereğince davalının çeşitli bölge müdürlüklerine süt ve süt ürünleri teslim edildiğini, bu ürünlerin taşınmasında kullanılan kasa ve tahta paletlerin iade edilmediğini, bunların bedeline ilişkin fatura düzenlendiğini, ihtara rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini belirterek bunların tahsilini talep etmiş olmakla taraflar arasında uyuşmazlık iadesi gereken kasa ve tahta paletlerin miktarı konusunda çıkmaktadır. İstinaf ilamı uyarınca aldırılan 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, davacı tarafça davalı adına düzenlenen kasa ve palet faturaları toplamı 421.118,62 TL olup toplam 8 adet fatura içeriğinde 3 kg kare yoğurt kasası toplam 89.758,00 adet, 3,40 birim fiyat olduğu, 1500 gram ayran kasası toplam 6.257,00 adet 3,70 birim fiyat olduğu, tahta palet toplam kasa 3.569,00 adet 8,00 birim fiyat olarak faturalandırıldığı, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında işbu faturaların kayıtlı olmadığı, davalı ticari defterlerine davacı şirkete borç-alacak bakiyesinin bulunmadığı tespit edilmiş olup tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler, davalı firma deposunda yapılan tespitler uyarınca; davalı firma tarafından 2012-2013-2014 yıllarına ait sevkiyat raporlarından 3000 gr.... yoğurt ürünlerinin kasa içeriklerinin 4'lü olduğu, 1500 ml.... ayranın ise kasa içeriğinin 12'li olacak şekilde sevkiyatlarının yapıldığı, kasa ebatları bir palete kaç kasa ve toplamda da kaç ürün taşınabileceği, depoda bulunan kasa ölçüleri baz alınarak hesaplandığında; davalı şirketin sunmuş olduğu ürün icmalin de davacı şirketten 02.01.2012-09.07.2014 tarihleri arasında 3 kg yoğurt aldığı, ürün toplamı 3.145.493 adet olduğu, davalı şirkete bu ürünlerin sevki için 853.873,25 adet kasa , 15.812 adet palet kullanıldığı, 1500 ml ... Ayran icmalinden 2.01.2012-1.08.2014 tarihleri arasında 1.790.542 adet ürün aldığı  6’lı ve 8’lı olmak üzere ürün alabilen kasalarla mal sevkinin yapılabileceği, buna göre  6 lı hesaplamada 298.424 Ayran kasası, 6.632 palet,  8’lı hesaplamada  223.818  ayran kasası, 6257 adet palet gittiği, davalı şirketin ticari defterlerinde yer alan “Toplu kasa- Palet iade  ... İade” açıklamalı fatura kaydından davacı şirketten ürünlerle birlikte alınmış olan kasa-paletlerin irsaliye ile davacıya teslim edildiği ve iade faturası düzenlenerek fatura bedelinin iade edildiği anlaşılmakla birlikte bu palet-kasa iade fatura suretlerinin incelemeye ibraz edilmediği anlaşılmıştır.Mali inceleme ile tarafların ticari defterlerinde iade edilen kasa ve palet sayısı tespit edilememiş olup, bu hususta belge de sunulmadığından  dosya kapsamında yer alan  kasa ve palet yönünden mail yazışmaları ve irsaliyeler yönünden yapılan tespitler dikkate alınarak iade edilmeyen kasa ve paletlerin miktarı incelenmiş olup, iade edilen 3 Kg ... Yoğurt kasasının 234.449 adet olduğu, 1500 Gram ... Ayran kasasının 12.102 Adet olduğu ve iade edilen paletinde 569 Ad olduğu tespit edilmiş, taraflar arasında iade edilmeyen kasa ve palet miktarları konusunda bir mutabakat bulunmadığı, davacının iade almadığı kasa ve palet yönünden 6 ‘lı ürün alabilen kasa yönünden 3.006.390,16 TL alacak hesabı yapıldığı, 8 ‘lı ürün alabilen kasa yönünden 2.746.015,49 TL alacak hesabı yapılmakla davacı şirketin uyuşmazlığa konu fatura içeriklerinin incelenmesinde toplam (89.758+6.257=)96.015,00 adet kasa ve 3.569 adet paleti faturalandırdığı ve alacak talebinin de bu birim kasa ve paletlerden ibaret Olduğu anlaşılmakla birlikte taleple bağlı kalınarak davacı şirketin düzenlemiş olduğu faturada matrahın 356.880,10 TL olduğu,  %10 oranında fire düşümünün davacının düzenlediği faturada da dikkate alınması durumunda 35.688,01 TL eskime payı düşüldüğünde 356.880,10-35.688,01 =  321.192,09 TL+ KDV = 379.006,67 KDV dahil alacak talep edebileceği tespit edilmekle  davanın kısmen kabulü ile, 379.006,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile,''1-Davacının davasının KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, 379.006,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İş bu davada davacı olarak, 421.118,62 TL talep etmiş bulunmakla, yerel mahkemece davanın kısmen kabulü ile davanın  379.006,67 TL olarak kabulüne karar verildiğini, bu husus tarafımızca kabul görmemekle talebimiz gibi karar verilmemesi hususunun hukuka aykırı olduğu kanaatinde olduklarını, zira dosyada mevcut bilirkişi raporları davayı açmaktaki haklılıklarını göstermekle ayrıca miktar bakımından da haklılıklarını ortaya koyduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında davacı müvekkil şirketin uyuşmazlığa konu fatura içeriklerinin incelenmesinde ise toplam (89.758+6.257=)96.015,00 adet kasa ve 3.569 adet paleti faturalandırdığı belirtildiğini, açıklanan nedenlere ile davalı şirketin kendisine gönderilen hiç bir kasa ve paleti iade etmediği ortada olup kararın bu yönden kaldırılmasını talep etme zorunluluğunun tarafında hasıl olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Mahkemece bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, taraflar arasındaki Çerçeve Sözleşme'de kasa ve paletlerin iadesine ilişkin davalıya yüklenen bir yükümlülük ve hüküm bulunmadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini ve bu sebeple fatura içeriklerinin kesinleşmediğini, davacı iddialarının yazılı deliller ile ispat edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan delil sözleşmesi hükmüne göre davalının ticari defter ve kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini ve davalı defterlerine göre davacının alacaklı olmadığının sabit olduğunu, dava konusu palet ve kasaların sayıları, bedelleri, amortismanı ve fire oranı eksik ve hatalı tespit edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen süt ürünleri tedarik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya temin edilen süt ürünlerine ilişkin yoğurt ve ayran kasaları ile tahta paletlerin iade edilmeyen kısmı için düzenlenen fatura bedellerinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece 02/05/2018 tarih, 2016/313 esas ve 2018/581 karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18/06/2020 tarih, 2018/1910 esas ve 2020/648 karar sayılı ilamı ile \"...Taraflar arasında uyuşmazlık iadesi gereken kasa ve tahta paletlerin miktarı konusunda çıkmaktadır. Davacı tek taraflı olarak miktar belirleyip buna göre fatura düzenlemiştir. Bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki mail yazışmaları, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya satışı yapılan ürün miktarı, bu ürünlerin nakliyesi için kullanılabilecek kasa ve tahta palet miktarları, davalının iade etmediklerini kabul ettikleri kasa ve tahta palet miktarına ilişkin gerek davacıya ilettikleri gerekse bölge müdürlükleri ile kendi aralarında yaptıkları mail yazışmaları, sektörde uygulanan %10 fire oranı ve yine sektör bilirkişisi raporunda belirtilen ve bu kasa ve paletlerin belirli bir kullanımdan sonra imhası gerektiği yönündeki görüşü değerlendirilerek davalıya teslim edilen ve iade edilmeyen kasa ve paletler konusunda her hangi bir değerlendirme yapılmadan sadece davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen ve davalıya tebliğ edildiği ispatlanamayan davacı faturalarında yer alan bilgiler esas alınarak davacının alacağı belirlenmiş, mahkemece de davalı tarafın hem cevap dilekçesinde hem de bilirkişi raporlarına itirazlarında buna ilişkin itirazı bulunmasına rağmen bu husus değerlendirilmemiş, mahkemece söz konusu iade edilmediği kabul edilen kasa ve palet miktarının nasıl tespit edildiğine ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; taraflar arasında imzalanmış bulunan ve ihtilaf olmayan alım satım sözleşmesi ile bu sözleşmede yer alan delil sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak, taraflar arasındaki mail yazışmaları ile davalının bölge müdürlükleri ile yaptığı yazışmalar, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sözleşme tarihleri itibarıyla taraflar arasındaki alım satım miktarı, bunların nakliyesi için gereken kasa ve palet miktarlarının yaklaşık olarak tespiti, tarafların iade edilmediği konusunda mutabık oldukları miktar tespit edilerek, mutabakat dışında kalan miktar yönünden ispat külfeti değerlendirilip buna göre davalının iade etmediği kasa ve palet miktarının bilirkişiye tespit ettirilerek, bu miktar üzerinden fire oranı da düşüldükten sonra var ise davacının alacağını tespit etmektir....\" gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen \"Çerçeve Sözleşme\" kapsamında davacı tarafından davalıya süt ürünleri tedarikine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, söz konusu sözleşmenin davacı tarafından davalıya teslim edilen süt ürünlerinin taşındığı kasalar ile tahta paletlerin iadesi husunda bir hüküm içermediği, ancak tarafların ticari defter ve kayıtları ile mail yazışmalarından dava konusu olmayan söz konusu kasa ve paletlerin davacıya iade edildiği, buna ilişkin davalı tarafından iade faturası düzenlendiği gözetildiğinde taraflar arasındaki uygulamaya göre söz konusu kasa ve paletlerin davalı tarafından iade edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığından davalı vekilinin sözleşmede iade yükümlülüklerinin bulunmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dairemiz kaldırma ilamından sonra Mahkemece taraflara ihtilaf konusu yıllara ilişkin ticari defter ve kayıtları ile iade edilen kasa ve paletlere ilişkin kayıtlar ve mail yazışmaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tarafların iade edilen ve edilmeyen kasa ve paletlerin sayısında mutabık olmamaları sebebiyle bilirkişi heyeti tarafından ihtilaf konusu yıllarda davacı tarafından davalıya teslim edilen ürün miktarı, söz konusu ürünlerin konulacağı kasa ve palet miktarı, davalı tarafından davacıya iade edilen ürün miktarı dikkate alınarak iade edilmeyen kasa ve palet miktarının bulunduğu, bu miktardan % 10 oranında fire düşümü yapıldığı ve davacı tarafından uygulanan birim fiyatının uygulanarak iade edilmeyen kasa ve palet bedeline ulaşıldığı, yapılan hesaplamanın hüküm kurmaya ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun olduğu, tarafların tespit edilen miktar ve bedelinin aksini somut deliller ile ortaya koymamaları ve itirazlarının soyut olması sebebiyle Mahkemece itirazlara itibar edilmeyerek bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu, bunun yanında davacı vekili tarafından bilirkişi raporunda tespit edilen miktara açıkça itiraz edilmediği de dikkate alındığında tarafların aksi yöndeki istinaf sebepleri, yine HMK 193/2 maddesi uyarınca taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edildiğinden ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyeti gereği her iki tarafından ticari defter ve kayıtları incelenerek sektör uygulamasına göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesinin de isabetli olduğu, bilirkişi heyeti tarafından davalı nezdinde yerinde yapılan incelemede davacıya ait kasa ve paletlerin davalı nezdinde bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre davacının iade edilecek kasa ve paletlerin sayısı ve düzenlenecek faturalar hususunda mutabakata varmaya çalıştığı, ancak davalı tarafından mutabakata yanaşılmadığı, davalının iade edilecek kasa ve paletler hususunda sağlıklı bir kayıtta tutmadığı ve bunları talep edilen dönemde iadeye hazır olduklarını somut olarak ortaya koymadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.    <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 727,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5,00 TL terkin sınırının altında kalması sebebiyle tahsiline yer olmadığına, <br>4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.889,94 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 6.472,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.417,44 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, <br>6-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ffe3779e4664f41","SID":"5bf8bd0cfc863dc8"}}