{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/993 <br>KARAR NO\t: 2026/272<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/06/2023<br>NUMARASI\t: 2021/513 Esas, 2023/498 Karar<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET <br>MAHKEMESİNİN 2019/136 ESAS SAYIL DAVADA <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 25/02/2026<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>I. DAVA<br>Asıl ve birleşen davada davacı adi ortaklık eser sözleşmesine dayalı olarak; asıl davada, nakde çevrilen teminat mektupları ve hakedişlerden kesilip irat kaydedilen nakit teminatlar bedeli ile hakedişlere geçmeyen dış cephe sıva imalatı bedeli ve mahrum kalınan kar alacağı; birleşen davada ise, asıl davayla talep edilmeyen fark miktarlar ile ayrıca fiyat farkları nedeniyle alınan nakit teminatların iadesi ile fiilen yapıldığı halde hakedişlere yansıtılmayan işlerin bedeli talep edilmiş, daha sonra 19.09.2017 tarihli dilekçeyle asıl dava dilekçesindeki talepler ıslah edilerek toplam 4.100.000,00 TL'nin tahsili istenmiştir.<br>II. CEVAP<br>Asıl ve birleşen davada davacı yüklenici adi ortaklık sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini belirterek alacak talebinde bulunmuş; davalı idare ise zamanaşımı itirazında bulunarak feshin haklı olduğunu belirterek her iki davanın reddini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2017/1010-2020/325 E-K SAYILI İLK KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılamada; davacı/yüklenicinin iş programını aksattığı, mali durumunun bozulduğu ve bu nedenlerle işlerin sözleşmede belirlenen tarihte tamamlayamayacağının açıkça anlaşıldığı; bunun üzerine davalı/idarenin taraflar arasındaki sözleşmeyi, davacı/yüklenicinin taahhüdünü Sözleşme hükümlerine vb. uygun olarak yerine getirmemesi nedeniyle, yukarıda açıklanan Sözleşme hükümleri ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uyarınca haklı olarak feshettiği kısacası, davacı/yüklenicinin sözleşmeye/borca aykırı davranışları nedeniyle haklı olarak feshettiği, davalı/idare, davacı/yüklenicinin sözleşmeye/borca aykırı davranışları nedeniyle Sözleşmeyi haklı olarak feshettiği için; Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 22'nci maddesi hükümleri ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47'inci maddesi hükümleri gereği, davalı/idare, davacının bütün teminatlarını gelir kaydetme hakkına sahip olmuştur. Bu nedenle de davacı/yüklenici, davalı/idare nezdinde bulunan teminatlarının iadeten tahsilini talep etme hakkına sahip olmadığı, yine davalı/idare, davacı/yüklenicinin sözleşmeye/borca aykırı davranışları nedeniyle Sözleşmeyi haklı orak feshettiği için, davacı/şüklenici, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 22'nci maddesi hükümleri, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47'inci maddesi hükümleri ve Borçlar Kanununun ilgili hükümleri (TBK.md.112 vd.) gereği sözleşmenin erken feshedilmesi nedeniyle mahrum kalmış olduğu karın tazminini talep etme hakkına sahip olmadığı, davacı/yüklenici, sözleşme kapsamı dışında olup hak edişlere dahil edilmeyen \"Dış Sıva\" işleri (ek/ilave işler) yaptığını iddia etmekte ve bunların bedelinin de tahsilini talep etmekteyse de; bu iddiaları ispata muhtaç olduğu iddiasını ispatlayamadığı için, sözleşme kapsamı dışında yapılıp hak edişlere dahil edilmediğini iddia ettiği \"Dış Sıva\" işlerinin bedelini talep etme hakkına sahip olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine,Davalının bu sözleşmeden kaynaklanan bütün talep hakları, Sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan BK.md. 126/4 maddesinde öngörülmüş olan 5 yılık zamanaşımı süresini tabi olduğu, işbu zamanaşımı süresi, davacının bu davadaki alacaklarının muaccel olduğu tarihte işlemeye başlayacağı, davacının bu davadaki alacakları ise, en geç, sözleşmenin feshedildiği tarihte muaccel olduğu, davalının davacıya göndermiş olduğu fesih ihtarnamesinde, sözleşmenin 15.10.2012 tarihinde feshedildiğinin bildirildiği, bu ihtarnamenin davacı/yükleniciye 18.10.2012 tarihinde tebliğ edildiği tespit edildiği gerekçesiyle birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>IV. İSTANBUL BAM 15. HD'NİN 2021/984-2021/1351E-K SAYILI KALDIRMA KARARI<br>\"..., Davacı adi ortaklık vekili sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından haksız nedenle feshedildiğini ileri sürerek talepte bulunmuş mahkeme ise feshin haklı olduğu belirtilerek asıl davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmiştir. Davadaki taleplerden bazılarının sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi halinde hükmedilebilecek alacak kalemlerinden olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf davalı iş sahibinin ödeme gibi bazı öncelikli edimlerini yerine getirmediğinden bahisle işlerin uzadığını ve yerine getiremediğini iddia etmiş ise de gerek bilirkişi raporunda ve gerekse mahkemece bu husus yeterince incelenip değerlendirilmemiştir. O halde; sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, mahkemece raporu düzenleyen önceki bilirkişiden ek rapor alınarak, sözleşme ve ekleri, Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilerek tarafların sözleşmenin ifası sürecindeki tüm edimleri belirlenerek bunlardan hangilerinin tarafların öncelikli edimi olduğu (ödeme gibi ...) usulünce saptandıktan sonra, öncelikli edimini yerine getirmeyen tarafın karşı edim talebinde bulunamayacağı ilkesine göre hareketle temerrüt hususunun değerlendirilmesi ve buna göre sözleşmenin haklı mı haksız mı feshedildiği tespit edilip belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora itibar edilerek verilen karar hatalı olduğundan, kararın kaldırılarak belirtilen yol ve yönteme uygun araştırma yapılarak sonucuna uygun karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.\" şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2021/513-2023/498 E-K SAYILI SON KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılamada; istinaf kararı uyarınca bilirkişi raporu alınması yoluna gidildiği, bu kapsamda düzenlenen ve mahkemece benimsenen rapor içeriği itibariyle, önceki gerekçe içeriği doğrultusunda aynı karar verilmiştir.<br>VI. İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Asıl ve birleşen dosya davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>Asıl dava yönünden;-Taraflarca itiraz edilmeyen Hakediş tutarı 92.183.886,17 TL ve davaya konu işin sözleşme bedeli 93.610.067,21 TL olmakla; işin gerçekleşme oranının %98,476 olduğu, bu durumun dahi sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, işlerin tamamlanma oranının, fesih ihtarında ileri sürülenden yaklaşık %20 daha yüksek olduğunu gösteriği, davalı kurum tarafından, ... oranlarının, fiziki gerçekleşmeye uygun düzenlenmemesi nedeniyle kaydi gerçekleşme ile fiziki gerçekleşme arasında fark oluştuğu,<br>-Sözleşme, kararlaştırılan süreden yaklaşık iki buçuk ay önce feshedildiği, sözleşmede öngörülen sürenin henüz %90'ı işlemişken sözleşme feshedildiği, yüklenicinin iş programının gerisinde olmadığı,-İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/139 D.İş sayılı dosyasında heyetçe tespit edilen gerçekleşme oranlarının ortalaması dikkate alındığında imalat gerçekleşme ... oranının %86 olduğu, bu dosyada alınan rapor içeriği itibariyle, fiziki orana göre eksik ödeme sebebiyle davalı kurumun temerrüde düştüğü,-İş programının gerisinde kalmanın tek başına fesih sebebi olamayacağı, bakiye sözleşme süresinde işin tamamlanması mümkünse sözleşmenin feshedilemeyeceği,-Bilirkişi raporlarında tespit edilen iş bedelleri ve verilen teminatlar itibariyle, asıl davanın kanıtlanmadığı gerekçesinin yanlış olduğu,-Sözleşmenin feshinde davalının haksız olduğu,Birleşen dava yönünden;-Davalı tarafın zamanaşımı iddiasının \"savunmanın genişletilmesi\" niteliğinde olduğu, -Fesih bildiriminin sözleşmede belirtilen adrese tebliğ edilmediği, müvekkilinin uzaklaştırıldığı şantiye alanına gönderildiği, bu sebeple fesihten İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurulduğu tarihte haberdar olunduğu, bu haliyle davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı,Gerekçeleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>VII. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında inşaat, alt yapı ve çevre düzenlemesi yapılması işi nedeniyle götürü bedel sözleşme yapıldığı, işbu sözleşmeye dayalı olarak açılan asıl davada, nakde çevrilen teminat mektupları ile hakedişlerden kesilip irat kaydedilen nakit teminatlar bedelinin, hakedişlere geçmeyen dış cephe sıva imalatı bedelinin ve mahrum kalınan kar alacağının tahsilinin; birleşen davada ise, asıl davayla talep edilmeyen fark miktarlar ile ayrıca fiyat farkları nedeniyle alınan nakit teminatların iadesi ile fiilen yapıldığı halde hakedişlere yansıtılmayan işlerin bedelinin tahsilinin talep edildiği,Mahkemece yapılan yargılama ile verilen ilk kararda, ispatlanamayan asıl davanın reddine, zamanaşımına uğrayan birleşen davanın reddine karar verildiği, istinaf incelemesi neticesinde düzenlenen kaldırma kararında ise, sözleşmenin feshinde davalı iş sahibinin haklı olup olmadığının tespiti kapsamında, sözleşmenin ifası sürecinde tarafların öncelikli edimini (ödeme gibi ...) yerine getirip getirmediğin tespiti gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği,Kaldırma kararı sonrasında mahkemece alınan ek raporda özetle, 19 adet hakediş bedellerinin süresinde ödendiği, 13-14-15 numaralı hakedişlerden ise ortalama 9.567,11 TL'lik eksik ödemeler yapıldığı ancak, işbu eksik ödeme miktarlarının, hakediş bedellerine oranla çok cüzi bir tutar olduğu, bu haliyle davalı iş sahibinin ödemede temerrüde düşmediği, davacı yüklenicinin 14 nolu hakedişten itibaren mali dengesinin bozulduğu, ödeme güçlüğü içerisine düştüğü, bu kapsamda, şantiyede çalıştırdığı işçilerin maaşlarını, bundan doğan SSK prim ve vergi borçlarını, mal/hizmet aldığı tedarikçi borçlarını, icra borçlarını, vergi-SSK gibi borçlarını ödeyemez duruma düştüğü gibi, davalı idaredeki|doğan ve doğacak tüm hakediş alacaklarını da üçüncü şahıs firmalarına temlik ettiği, bu ödeme yetersizliği yüzünden hacizlere maruz kaldığı, tüm bu ödemeleri, işlerin zamanında bitirilmesi kapsamında, davalı idarenin karşıladığı, davacı şirketin nam ve hesabına bu borçları ödediği görüşünün bildirildiği, mahkemece önceki gerekçe doğrultusunda aynı kararın verildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında imzalanan 21.05.2010 tarihli sözleşmede, işin yer tesliminden (24.05.2010) itibaren 900 günde bitirileceği (18.11.2012) kararlaştırılmış olup, davalı iş sahibince davacı yükleniciye keşide edilen 17.09.2012 tarihli ihtarnamede, mevcut seviyenin olması gereken inşaat seviyesinin gerisinde kaldığı, işçi saysının yetersiz olduğu ve malzeme tedarikçilerinin tahsilatlarını yapamadıkları sebebiyle şikayetçi oldukları bildirilerek gerekli tedbirlerin alınması için 20 günlük süre verildiğinin ve aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, 15.10.2012 tarihli ihtarnamede ise, uyarılar kapsamında tedbirlerin alınmadığından bahisle sözleşmenin feshedildiğinin ve kesin teminatların gelir kaydedildiğinin bildirildiği,Fesih komisyon raporuna göre iş seviyesinin %74,69 oranında olduğu tespitinin yapıldığı görülmüştür. Sözleşmenin 8.maddesinde, Yapım İşleri Genel Şartnamesi (YİGŞ) sözleşmenin ekleri arasında sayılmış olup niteliğince bir delil sözleşmesidir. 6100 sayılı HMK 193 maddesi uyarınca delil sözleşmeleri tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olup resen dikkate alınması gerekir.<br>Asıl Dava Kapsamında Yapılan Değerlendirmede:<br>Her ne kadar işin gerçekleşen seviyesi itibariyle kalan sürede işin tamamlanabileceği, feshin haksız olduğu gerekçeleriyle asıl davada verilen kararın kaldırılması talep edilmişse de; fesih tarihinden itibaren işin teslimi gereken tarihe yaklaşık 1 aylık süre kalmış olmasına rağmen, fesih komisyonunca tespit edilen %74,69 oranındaki iş bitirme seviyesine göre kalan işin süresinde bitirilemeyeceği gibi, ihtarname içeriklerinde bildirildiği ve bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacı yüklenicinin mali durumu itibariyle de işin devam ettirilemeyeceği açıktır. Sözleşme bitimine kalan süre ve davacının mali durumu dikkate alındığında; değişik iş dosyasında tespit edilen %86 oranındaki iş seviyesine göre de işin bitme imkanının olmadığı anlaşılmaktadır. Çeşitli tarihlerde yapılan uyarılara karşın inşaat tamamlanmamış, 17.09.2012 tarihli yazıyla verilen 20 günlük tamamlama süresi de sonuçsuz kalınca sözleşme iş sahibi davalı idare tarafından feshedilmiştir.Açıklanan sebeplerle, işin tamamlanan seviyesi ve davacı yüklenicinin bozulan mali durumu itibariyle, kalan sürede işi tamamlayamayacağı sabit olmakla; davalı iş sahibinin sözleşmeyi feshetmesinde haklı olduğuna dair mahkeme kararı doğru olmuş olup, aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Davalı iş sahibince sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği anlaşılmakla, bu durumda mahkeme kararında da belirtildiği üzere, YİGŞ'nin 47 ve devamı maddelerine göre tasfiye yapılması gerekir. Asıl davadaki nakde çevrilen teminat mektupları ile hakedişlerden kesilip irat kaydedilen nakit teminatlar bedelinin tahsili taleplerine yönelik değerlendirmede: YİGŞ'nin 47.maddesinde davalı iş sahibinin haklı feshi halinde teminatların gelir kaydedileceği (10.fıkraya göre nakit teminatların doğrudan, teminat mektubunun tahsil edilerek), 7.fıkraya göre yüklenici borcundan mahsup edilemeyeceği hükümleri itibariyle, bu kapsamdaki taleplerin reddine dair mahkeme kararı yerinde olmuştur.Asıl davada talep edilen ilave işler bedeline yönelik davacı iddiası, yasal ve kesin delillerle ispatlanamadığından reddine ve fesihte haksız olan davacı yüklenicinin kar kaybı isteyemeyeceğinden reddine dair mahkeme kararı da doğru olmuştur.<br>Birleşen Dava Kapsamında Yapılan Değerlendirmede:<br>YİGŞ'nin 47.maddesinin 11.fıkrasındaki feshedilen sözleşmenin tasfiyesinin, feshin onay tarihindeki durumuna göre belirleneceği hükmü dikkate alındığında; sözleşmenin feshi halinde tasfiye kapsamındaki taleplerin feshin geçerlilik kazandığı tarih itibariyle talep edilebilir hale gelecektir. Başka bir deyişle, feshin onaylandığı tarih itibariyle alacak muaccel hale gelecek olup, zamanaşımı süresi de alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacaktır.Mahkemece, fesih bildirimi içeren 15.10.2012 tarihli ihtarnamenin 18.10.2012 tarihinde tebliğ edildiği sabit görülerek, bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başladığı kabul edilmişse de, yukarıda açıklandığı üzere, zamanaşımı süresi feshin onay tarihi itibariyle başlayacağından, feshin onayına ilişkin belgenin davalı idareden celbi sonrasında birleşen dava kapsamında zamanaşımının değerlendirmesi gerekmektedir. Bu sebeple, birleşen davada eksik incelemeye dayalı karar hatalı olmuştur.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebinin reddine, birleşen davaya yönelik istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin asıl dava yönünden REDDİNE, birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE,   <br>2-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/06/2023 tarih, 2021/513 Esas, 2023/498 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, \t<br>4-Asıl dava yönünden; Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan (427,60+427,60+427,60=)1.282,80-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 550,80-TL istinaf karar harcının  karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, <br>5-Birleşen dava yönünden; Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,<br>6-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,<br>7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b76fabf00ef083e","SID":"c037ba3e2f0c1403"}}