{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>57. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/3162 <br>KARAR NO\t: 2026/394<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/09/2022<br>NUMARASI\t: 2021/1130 Esas, 2022/886 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit-Alacak-Tazminat<br>DAVA TARİHİ:15/03/2018<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:  23/02/2026<br>KARAR<br>Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;                                            <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin evlerinin bulunduğu sokakta oto galericilik işi ile iştigal eden davalı ... isimli kişiden önce ... plaka sayılı 2012 model ... marka hususi bir aracı ana parası 31.500 TL faizleriyle birlikte 34.500 TL bedelle 15.000 TL peşin bakiyesi 10 adet ve 1.950 TL lik senetli  taksitlerle ödemek üzere toplamda 34.500 TL bedelle satın aldıklarını, senetlerin bir bölümünün ... bir bölümünün ise ... ve ... tarafından imza edildiğini, ... plaka sayılı aracın ... adına tescil edildiğini, satın almaya müteakip senetlerin ödenmeye başlandığını, bakiye borcun ödemesi bitmesine yakın bu sefer ... plaka sayılı 2013 model ... markalı aracı 10.000 TL peşin bakiyesi 14 adedi 1.600 TL lik ve 1 adedi 2.050 TL lik 15 adet senet ve iki adet 5.000 TL lik ara ödeme senetler olmak üzere faizleriyle birlikte toplam 44.000 TL bedelle ve yine senetli taksitle ödemek üzere satın aldıklarını, ödenmiş senetlerinin ellerinde mevcut olduğunu, iş bu aracın da ... adına tescil edildiğini, araçlardan ... plaka sayılı aracın tüm ödemelerini yaptıklarını ve senetlerini teslim aldıklarını, bu ödemelerden sadece iki adet senetin kaldığını, ikinci aldıkları araç olan ... plaka sayılı araçla ilgili olarak önce 7.000 TL peşinat devamında 3.000 TL ve biri 2.050 TL lik beş adedi 1.600 TL lik senetlerinin tamamını ödediklerini, bu arada işlerinin durması ve tahsilat yapılamaması nedeniyle 5.000 TL lik senedi ödeyemediklerini, bunun üzerine davalı ... isimli kişinin yanında birkaç kişi ile evlerine gelerek senetleri ödemelerini istediğini, kendisinden birkaç gün izin vermesini istediklerini, talebinin sıklaştığını ve ... adına kayıtlı değeri 31.000 TL olan ... plaka sayılı aracın kendisi ile anlaşmak suretiyle 30.000 TL lik senetlerini iade etmek şartıyla kendisine iade ettiklerini, kendisinin de satıştan sonra senetlerini iade edeceğini beyan ve kabul ettiğini, bu iadenin ... plaka sayılı aracın Bakırköy 53. Noterliğinin 15/11/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı araç kati satış sözleşmesi ile ...'e senetlere karşılık iade amacıyla satış yapılmak suretiyle gerçekleştiğini, ...'ün elinde tuttuğu ve ödenmemiş günü geçmiş senet varsa tahsil etmek üzere icra takibine başlaması gerektiğini,  ancak kendisinin tehditle araçları geri alma yolunu seçtiğini, ...'ün satış sonrasında elinde tuttuğu ve aracın satışı ile birlikte iade etmesi gereken senetlerini, aracın kendi adına satışı yapıldıktan sonra bahanelerle ve tehditlerle ...'nun borçlarını ödemeleri gerektiğini, aksi halde senetleri iade etmeyeceğini, iş bu senetlerin 11.600 TL'lik kısmının icra takibinde kullanılmış olup bakiyesinin ... zimmetinde olduğunu, ardından Bakırköy 53. Noterliğinin 12/04/2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnameyi göndererek zimmetinde tuttuğu senetleri iade etmesinin talep ettiklerini ancak davalının senetlerini iade etmediğini, ...'ün yaptığı hileli işlemler sebebiyle haksız olarak elde ettiği 2 adet araç ödediklerini nakit 60.000 TL Para ve zimmetinde tuttuğu 30.000 TL meblağlı senetler nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, ...'nun işinden zarar ettiğini bahane ederek borçları olmamasına rağmen 10.000 TL haksız olarak para talep ettiğini, bu arada davalının İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı icra dosyaları ile alacaklı olduğunu ileri sürerek toplamda 11.600 TL miktarlı üç adet senet üzerinden takibe geçtiğini ve ... adına ödeme emri gönderdiğini, ödeme emrine ve borca itiraz ettiklerini, ... 'ün kendilerinden bir alacağı olmadığı gibi tam aksine kendilerinin ...'den alacaklarının bulunduğunu, ... isimli kişiye herhangi bir borçlarının olmadığını, belirterek  davalının taşınır ve taşınmazlarını 3. Kişilere devir ve temlik etmesini önlemek amacıyla taşınır mallarının tescil kaydına, taşınmaz mallarının tapu kayıtlarına tedbir konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava dilekçesinin netice-i talep kısmında birden fazla terditli talep ve birbirinden bağımsız birden fazla asli talep söz konusu olduğunu,  müvekkiline karşı, her bir davacı için; birbirinden farklı hukuki sebep ve farklı maddi vakıalar ile birden fazla farklı terditli ve asli netice talebinin söz konusu olduğunu, dava dilekçesinin objektif dava birleşmesi yöntemiyle açıldığını, her bir davacının davalı ile farklı hukuki ilişkisi ile farklı vakıaların söz konusu olduğunu, her bir davacı için farklı taleplerin olduğunu ve netice kısmında da bu taleplerin net olmadığını HMK hükümleri uyarınca ortada dava dilekçesi şartlarını havi geçerli bir dava dilekçesi bulunmadığını belirterek, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu görülmüştür. Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli 2018/133 E 2018/150 Karar sayılı ilamı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiği, dosyanın tevzi sonucu yukarıda belirtilen esasına kaydının yapıldığı ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam olunduğu görülmüştür.Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli 2018/133 E 2018/150 Karar sayılı ilamı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiği, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/09/2018 tarih  2018/479 E 2018/1056 K sayılı ilamı ile Mahkemelerinin görevsizliğine Bakırköy Tüketici mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin hüküm kurulduğu, dosyanın Yargı yeri belirlendikten sonra yukarıda belirtilen esasına kaydının yapıldığı ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam olunduğu görülmüştür.İlk derece mahkemesince; \"...davanın reddine,\" karar verilmiş olup, bu karara karşı  davacı ...  vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve diğer davacılar tarafından  açılan davanın, mahkemece yapılan nitelendirmede, menfi tespit, hile ile alınan araçların iadesi aksi halde ödenen bedellerin iadesi istemine ilişkin olmasına rağmen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1130 Esas, 2022/886 karar sayılı 27/09/2022 tarihli kararı ile yalnızca hile ve aldatmanın olup olmadığı hususu değerlendirildiğini yapılan değerlendirmeye göre  hile, aldatma veya tehdit olup olmadığına ilişkin mevcut delillere göre bir kanıya varılamadığından davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin taleplerinin hiçbiri değerlendirilmeye alınmayarak, mahkemece menfi tespit davası olduğu belirtilmesi karşısında hiçbir tespit yapmadan davanın reddine karar  verildiğini,  müvekkili yönünden açıkça hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı ihlali teşkil ettiğini, somut olayda  mahkemenin gerekli araştırmaları yapmadan, matbu gerekçelere dayanan, hiçbir tespit ve değerlendirme bulunmayan bir karar verdiğini, somut olayda davaya konu edilen borcun nedeninin araç alım satımından ileri geldiği dava dilekçesinde belirtildiğini,  her ne kadar yaşanan olaylar dava dilekçesinde detaylı olarak anlatılmış olsa da mahkeme tarafından herhangi bir araştırma yapılmadığından müvekkilinin davalıya ne kadar ödeme yaptığı tespit edilemediğini, gerekli araştırma yapıldığı takdirde müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının anlaşılacağını,  davalının uhdesinde bulunan senetlere karşılık, aldığı aracı iade ettiğini bu nedenle de herhangi bir borcunun olmadığını, aksine araçların iadesi ile alacaklı konumunda olduğunu, dosya münderecatındaki Noterler Birliğinden alınan yazıyla da sabit olduğu üzere, satım konusu aracın davalı tarafından geri alındığının sabit olduğunu belirtilerek  ilk derece mahkemesi kararının  kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülerek davanın kabulüne, yeniden görülmesi mümkün değilse hükmün bozularak yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemenin 11/01/2023 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin kararında; \"Davacı ...  vekili Av....'e istinaf harç ve masrafların yatırılması için muhtıraya rağmen istinaf başvurma harcı ve masraflarını bir haftalı süre içerisinde yatırmadığından istanaf talebinin bu nedenle REDDİNE\" karar verildiği, bu karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvruduğu görülmüştür.<br>Davacı ... istinaf başvurusunun reddine karşı istinaf dilekçesinde özetle; davanın başlangıcının 2018 yılı  olduğunu, Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/133 E. sayı ile görevsizlik kararı verdiğini, verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini ve 2018/479 E. sayı ile görülen davada görevsizlik kararı ile dosyanın Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesine gönderildiğini,  2018/636 E. sayı ile görülen davada yine görevsizlik kararı verildiğini ve dosya yeniden Bakırköy 5. Asliye Ticaret mahkemesine gönderildiğini, mahkemeler arasındaki bu uyuşmazlık sebebiyle dosya İstanbul bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk dairesin gönderildiğini ve istinaf mahkemesince yargılama yeri olarak Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi gösterildiğini, davanın başladığı tarih ile sonuç arasında 6 sene geçtiğini ve mahkemelerin dahi hangi mahkemenin görevli olduğuna karar veremediğini, yerel mahkemece belirlenen 88.70 TL istinaf karar harcı ile 220.70 TL istinaf başvuru harcları ekonomik koşulların uygun olmaması ile yatırılamadığını, ancak istinaf  karar harcının  3.1.2023 tarihinde 2232 sayılı makbuz ile yatırıldığını  ekonomik gücü olmayan kişilerin harc ve masrafları yatıramaması sebebiyle hak arama amaçlı başvurularının reddedilmesini kabul etmediğini, belirterek  istinaf başvurusunun kabulüne, ve başvuru harcı ve istinaf karar harcının ödenmemesine dayalı red kararının kaldırılmasına, istinaf karar harcının eksik yatırılmış olması sebebiyle istinaf başvuru harcının yatırılması için tarafına yeniden ek süre verilmesini, asıl davanın istinaf incelemesinin yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yerinde yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.   <br>Değerlendirme;<br>Dava,  Davanın ileri sürülüş biçimine göre menfi tespit, alacak ve tazminat  istemine  ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf karar harcı ve istinaf yoluna başvurma harcının yatırılması için davacıya gönderilen muhtıranın 18/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 03/01/2023 tarihinde istinaf karar harcı yatırılmakla birlikte istinaf yoluna başvurma harcının yatırılmaması üzerine mahkemece 11/01/2023 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği,   davacı tarafından istinaf değerlendirme kararına karşı yapılan istinaf kanun yoluna başvurusu sırasında  yatırılması gereken istinaf karar harcı ve istinaf yoluna başvurma harcının yatırılmadığı, mahkemece  istinaf yoluna başvurma harcının yatırılması için tarafa muhtıra gönderildiği, davacı tarafından  istinaf yoluna başvurma harcının yatırılmış ise de istinaf karar harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır. İstinaf harç ve masrafların eksik yatırılması durumunda HMK m. 344 hükmü uyarınca işlem yapılması gerekmektedir. Anılan hükümde öngörülen işlemi yapmak kararı veren ilk derece mahkemesine aittir. Ayrıca Mahkemece, davalı tarafa eksik temyiz giderlerinin tamamlanması için çıkarılan muhtırada masrafın yatırılacağı yer tereddüde yol açmayacak şekilde “mahkeme veznesi” olarak gösterilmesi gerekirken “dosyamıza yatırılması” ibaresi kullanılmıştır. \"Oysa ki, bir işlemin tamamlanması ancak o işlemin yapılacağı merci önünde olur. Mahkemenin muhtıra yazısı bunu sağlamaya yeterli olmayıp, temyiz edeni yanıltacak mahiyettedir.  Gerçekleşen bu durum karşısında muhtıra geçersizdir.\" ifadeleri ile kanun yolu masraflarının yatırılması için çıkarılacak muhtırada masrafın yatırılacağı yer tereddüde yol açmayacak şekilde “mahkeme veznesi” olarak gösterilmesi gerekirken “dosyamıza yatırılması” ibaresinin kullanılmış olmasının muhtırayı geçersiz kılacağı ve muhtıranın sonuç doğurmayacağı belirtilmiş; aynı görüş Yargıtayın pek çok ilamı ile de benimsenmiştir (örneğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2007/9-272 Esas, 2007/282 Karar ve 16.05.2007 tarihli kararı; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/5210 Esas, 2021/10033 Karar ve 05.10.2021 tarihli kararı; Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2019/6434 Esas, 2019/17444 Karar, 26.09.2019 tarihli kararı; Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2019/6437 Esas, 2019/17447 Karar, 26.09.2019 tarihli kararı; Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2019/6433 Esas, 2019/17443 Karar,  26.09.2019 tarihli kararı; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2020/5689 Esas, 2021/1026 Karar, 01.02.2021 tarihli kararı; Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/10619 Esas, 2022/11553 Karar, 07/11/2022 tarihli kararı vd.).Yargıtayın ve Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre, muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu açıdan ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır. (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06.02.2023 tarih, 2023/116 Esas ve 2023/671)Bu itibarla  hüküm kapsamında istinaf eden davacı hakkında eksik ( istinaf karar harcı ve istinaf yoluna başvurma harcının) harç tahsili için Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06.02.2023 tarih, 2023/116 Esas ve 2023/671 Karar sayılı ilamında da değinilen usule uygun muhtıra tanzimi ve tebliğini takiben gerekli işlemler yapılmak ve süresinde harç yatırılmadığı takdirde ise HMK m.344 gereğince istinaf eden davacı hakkında istinaf talebinden vazgeçmiş sayıldığına dair karar verilmesi, eksik harcın süresinde yatırılması halinde ise istinaf eden davacının istinaf istemlerinin incelemesi için  dosyanın Dairemize gönderilmesi gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.       <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1.Gerekçede yazılı EKSİKLİKLER TAMAMLANARAK, İSTİNAF İNCELEMESİ YAPILMAK ÜZERE TEKRAR DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ İÇİN dosyanın kararı veren  BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE, <br>Dair, HMK’nın 352 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 23/02/2026  günü, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f669b9a6093808e1","SID":"46713b9bd36617eb"}}