{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 05/02/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/07/2025 <br>NUMARASI\t\t:... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...-Mersis no:...- <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...-...<br>\t  Av. ...-...<br>\t  Av. ...-...<br>DAVALI\t: ...-Mersis no:...-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/02/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ... Ltd. Şti. arasında,... İnşaat İşleri kapsamındaki vitrifiye malzemelerinin tedariki amaçlı 14/07/2020 tarihinde “Tedarik Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmenin konusunun tafsilatı yazılı malzemelerin eksiksiz ve kusursuz olarak çalışır vaziyette davalı tedarikçi tarafından temin edilerek, davacı alıcıya 162.500,00 USD sabit ücret karşılığında teslimi şeklinde belirlendiğini, sözleşme bedelinin tamamına yakın kısmı olan 130.000,00 USD'nin, davalıya 04/08/2020 tarihinde ödendiğini, buna rağmen tedarikçi davalı şirketin, malzemelerin üretimi ve sevkiyatı öncesinde şahit numuneleri alıcıya onaylatmadan satın alma işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığını, 60 gün içerisinde malzemelerin alıcıya teslimi gerekirken, davacı alıcının 19 şubat 2021 tarih ... yevmiye numaralı ödemesi yapılan malzemelerin 5 gün içerisinde teslimi hususundaki, ihtarı tarihine kadar 200 gün geçmiş olduğu ve tedarikçinin, malzemeleri haklı bir nedeni olmaksızın sözleşmede belirlenen sürede/vadesinde teslim etmeyerek açıkça temerrüde de düştüğünü, tedarikçinin temin ettiği malzemelere ilişkin olarak alıcı temsilcisi tarafından yapılmış malzeme kabul ve onayı da olmadığını, böylelikle davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmediği gibi aynı zamanda ifada da temerrüde düştüğünü, vade tarihi sözleşme ile  belirlenmiş olduğu için davacı alıcıdan ihbarda bulunması ve karşı tarafa yeniden süre vermesinin de hukuken istenemeyeceğini, müvekkili tarafından...Noterliği'nin 12 Mart 2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki bu sözleşmenin geriye dönük şekilde haklı olarak feshedildiğini ve ihtarın davalı tedarikçiye 16/03/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili alıcının, tedarikçinin sözleşme kapsamında yükümlülüklerini ne şekilde ve hangi  seviyede yerine getirdiğine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş Esas sayılı dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunduğunu, bu dosyaya sunulan 16/04/2021 düzenleme tarihli bilirkişi raporuna göre özetle; tedarikçinin sözleşme kapsamında teslim ettiği malzeme bedelinin (sözleşme birim fiyatlarına göre) toplam 37.812,60 USD olacağı, sözleşme bedeline göre teslimi yapılan malzeme yüzdesinin %23 olacağının tespit edildiğini, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini belirterek, davalı tedarikçiye yaptığı tüm ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkiline iadesi ve haklı fesihden dolayı müvekkilinin sözleşmeden dolayı uğradığı menfi zararların tahsili kapsamında şimdilik; 19.000,00 USD müvekkilinin ödediği paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi ile, 1.000,00 USD uğradığı menfi zararının giderilmesi amacıyla ödenmesi şeklinde olmak üzere toplam 20.000,00 USD' nin, davalı şirketten tahsili ile; sözleşmede belirtilen vade tarihinden itibaren, devlet bankalarının ABD doları üzerinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak  faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 08/07/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle özetle, müvekkili adına 20.000,00 USD  tazminat talepli olarak açılan davanın değerini arttırarak, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 50.000,00 USD'nin, temerrüt tarihi olan, sözleşmede belirtilen vade tarihinden ödeme tarihi olan 04/08/2020 tarihinden itibaren başlatılan 60 günlük sürenin sonundan itibaren, Devlet Bankalarının ABD doları üzerinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiş ve de aynı tarihte 7.684,87TL ıslah harcı yatırdığı anlaşılmıştır.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının menfi zararın tazmini bakımından dilekçesinde miktar belirtmesi ve buna göre harcını yatırması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde menfi zarar için istediği miktarı göstermediğini ve harcını da yatırmadığını, dava dilekçesindeki bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini, bu eksiklik giderilmediği takdirde, menfi zararın tazmini istemi yönünden HMK'nın 119/2 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin taraflar arasında akdedilen Tedarik Sözleşmesi'ne uygun olarak bir kısım edimlerini yerine getirdiğini, yükümlü olunan diğer edimler bakımından ise, edimlerin ifasını sağlamak adına davacı ile her türlü vasıta ile irtibat kurulmaya çalışıldığını ancak sonuç alınamadığını, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği üzere; ... firmasında süregelen bir yetkili ve muhatap sorunu olduğunu, davacının esasen Kazakistan'dan yönetilen bir şirket olması, Türkiye'de muhatap bulma bakımından sorunu derinleştirdiğini, müvekkili şirketin, ifa etmek istediği edimlerini davacının o tarihte mevcut olan yönetici ve temsilcilerine bildirdiğini ancak iletişim sorununu aşamadığını, tüm ürünlerin tedarikinde davacının o tarihlerdeki yetkilisi ve temsilcilerinden onay alınarak sipariş ve imalatlar yapıldığını, bu şekilde ifa edilen edimlerden sonra, davacının ilerleyen aşamalarda ürünlerin tedariki tamamlandığı halde karar değişikliği, muğlak taleplerde bulunma, sessiz kalma ve muhatap olmama gibi davranışlar sergilediğini, bu süreçte türlü zorluklar aşılarak ürünlerin tedarik edildiğini ve teslim edilmeye çalışıldığını, müvekkilinin eksik olduğu iddia edilen edimleri yerine getirmek istediğini ancak davacı tarafından dava konusu ... yerleşkesine girişine dahi izin verilmediğini, davacı tarafından müvekkilinin sahaya girişine izin verilmediği gibi tedarik edilen malzemelerin teslim alınmasından da sarfınazar edildiğini, davacının bu ve benzeri haksız, ticari ahlaka aykırı uygulamaları nedeniyle yapılan imalatların montajının gerçekleştirilemediğini, imalatların montajı için yer teslimi yapmayan, inşaat sahasına girişe dahi izin vermeyen davacının, alacaklının temerrüdüne düştüğünü, davacının iş sahibi konumunda olduğu ... projesi ile ilgili sözleşme ilişkisi kurduğu tüm firmalara karşı bu şekilde haksız dava ikame ettiğini savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; taraflar arasında 162.500-USD üzerinden yapılan tedarik sözleşmesi kapsamında davacı tarafça sözleşme bedelinin 130.000-USD tutarındaki kısmının davalıya ödendiği, davalının bir kısım malzemenin teslim edildiğini savunduğu, teslim edilen malzemeye ilişkin davacı tarafın itirazının bulunmadığı, taraflar arasındaki değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporuna göre teslim edilen ürünlerin bedelinin 37.812,60-USD olduğunun tespit edildiği, davalının aşamalardaki beyanında sözleşme kapsamında bir kısım malların da ithal edilerek depolandığının belirtildiği, bilirkişi raporlarında yer aldığı üzere davalı tarafça sunulan faturalarda yer alan ürünlerin tesliminin yapıldığının kabul edilmesi halinde dahi davalı tarafça temin edilen malzeme bedelinin 52.558,55-USD olduğu, bu suretle davacı tarafça 77.441,45-USD fazla ödemenin yapılmış olduğunun belirlendiği, davacı tarafça buna yönelik talebin başlangıçta 19.000-USD olduğu ve ıslah ile talebin 30.000-USD arttırılarak 49.000-USD olarak talep edildiği, talebin tespit edilen miktarın altında kaldığı anlaşılmakla sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı talebin kabulüne karar verildiği; davacının menfi zarar talebi yönünden yapılan incelemede ise davacı tarafça sözleşme şartlarına uyulmak suretiyle bedelin gönderilmesine rağmen süresi içerisinde sözleşme kapsamındaki ürünlerin tedarik edildiğinin kanıtlanamadığı, ayrıca sözleşme kapsamında teslimle beraber teslim edilen ürünlerin onaylatılacağı yazılı olmasına rağmen davalı tarafça onaylı bir teslim belgesi sunulamadığı gibi taraflarca gönderilen ihtarnamelerden sözleşmede belirtilen 60 iş günlük vade içerisinde teslimin yapılmadığı, alacaklının temerrüdünün davalı tarafça kanıtlanamadığı, bu suretle davacı tarafın sözleşmenin geriye etkili feshinde haklı olduğunun anlaşıldığı, fesihten sonra davacı tarafça dava dışı ... Mimari şirketine işin kalan kısmının yaptırıldığı, tedarikin bu firma üzerinden gerçekleştiği, her ne kadar alınan bilirkişi raporları ile dava dışı firma tarafından temini gerçekleştirilen ürünlerin tedarik sözleşmesindeki ürünlerden daha kaliteli olduğu beyan edilmiş ise de bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere tedarik sözleşmesi ile dava dışı firmadan tedarik edilen malzemelerin arasındaki zaman farkı ve bedeller dikkate alınarak davacının menfi zararını kanıtladığı, menfi zararın 1.000,00-USD'nin üzerinde olduğu anlaşılmasına rağmen davacı tarafça bu istek ıslah edilmediğinden davacının menfi zararına yönelik talebinin de kabulüne dair ve netice itibariyle sebepsiz zenginleşme nedeniyle 19.000,00-USD, menfi zarar nedeniyle 1.000,00-USD olmak üzere toplam 20.000,00-USD'nin dava tarihinden itibaren ve ıslaha konu sebepsiz zenginleşme nedeniyle 30.000,00-USD'nin ıslah tarihi olan 08/07/2025  tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunu'nun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle toplamda 50.000,00-USD'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zaman aşımı savunmasının dikkate alınmadığını, davacının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre \"kısmi dava\" ikame ettiğini ve iade isteminde bulunduğunu, kısmi davada ikame edilmeyen kısım için zaman aşımı süresi işlemeye devam edeceğini ve ıslaha karşı zaman aşımı def'inin ileri sürülebileceğini, TBK'nın 82. Maddesine göre, sebepsiz zenginleşme davalarının,  \"...hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın geçmesiyle\" zaman aşımına uğradığını, davacının ıslah isteminin, 2 yıllık zaman aşımı süresinden sonra olduğunu, dolayısıyla ıslah dilekçesi bakımından zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, eksik harç tamamlanmadan hüküm kurulmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacının USD kurunu dava tarihi itibariyle 15,00 TL olarak hesaplayarak 750 bin TL üzerinden harç ikmal ettiğini, ıslah işlemlerinde harcın, artırımın yapıldığı tarihteki kur üzerinden (40,04 TL) ödenmesi gerektiğini, çünkü davanın TL değer üzerinden ikame edilebileceğini ve harcın buna göre alınması gerektiğini, davacının öncelikle temerrüdü nedeniyle, zarar isteminin reddi gerektiğini, davacının sözleşme şartlarına aykırı davranarak eksik ödeme yaptığının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, yine davacının müvekkili davalının edimi ifasına izin vermediği, şantiye sahasına almadığı, tedarik edilen malzemeleri de teslim almaktan kaçındığının sabit olduğunu, menfi zararın ispatlanmadığını da, bu doğrultuda davacının öncelikle temerrüde düştüğünden sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu, bu nedenle menfi zarar isteminin yerinde olmadığını, reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. Maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, tedarik sözleşmesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme ve menfi zarar alacağına ilişkindir.<br>Taraflar arasında 14/07/2020 tarihinde vitrifiye malzemelerine ilişkin Tedarik Sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşmenin eki olan listede belirtilen vitrifiye malzemelerinin seri üretim ve sevkiyat öncesinde şahit numuneyi alıcıya onaylatmak suretiyle ödemenin %90 peşin yapılacağı, %10'unun teslimle yapılacağı ödemesi yapılan malların 60 iş günü içinde alıcıya teslim edileceği, teslimle beraber teslimin onaylanacağı hususlarında anlaşıldığı görülmüştür.<br>Davacı tarafından ... Bankası aracılığıyla yapılan 04/08/2020 tarihli havale işlemi sonucunda davalıya 130.000,00-USD bedelin gönderildiği ve de davacı tarafça, davalı tarafın numuneyi onaylatmadığı ve 5 gün içinde teslimi gereken ürünlerin üzerinden 200 gün geçmesine rağmen teslimin gerçekleşmediği için sözleşmenin, 19.02.2021 tarihli ihtarın akabinde 12.03.2021 tarihli ihtarname ile geriye dönük olarak fesih edildiği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu sözleşmenin satım sözleşmesi olduğu Dairemizce değerlendirilmiştir.Zira sözleşme incelendiğinde, dava konusu malın varlığı üstün olup montaj işi bir yan edim niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Eser sözleşmesinde emek unsuru yoğun iken, satış sözleşmesinde malzeme unsuru önem taşımaktadır.(Borçlar Hukuku Özel Hükümler Prof.Dr.Fikret Eren 6. Baskı sy.602-603)<br>Davalı taraf cevap dilekçesinde zaman aşımı definde bulunmamış ise de ıslah dilekçesine karşı süresinde zaman aşımı definde bulunduğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin yapılan itirazlarının değerlendirilmesinde; 6098 sayılı TBK 125/3 hükmü sebepsiz mal edinmenin geri verilmesi hükmü olmayıp ortadan kalkan sözleşmenin doğurduğu bir sonuçtur ve sebepsiz zenginleşme esasından ayrı olarak kanuna konmuş olup bu yüzden geri alma alacağı sözleşmeye dayanmakta olup, zamanaşımı süresinin de TBK 146 maddesi uyarınca on yıl olduğunun kabulü gerekir.<br>Keza, Hukuk Genel Kurulu'nun 06.01.1968 gün ve E:1966/T-1728 K:6 sayılı kararında da, feshedildiği ileri sürülen bir sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın, sözleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi ve zamanaşımının da buna göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.<br>Bu sebeple davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Eksik harç itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; <br>Hukuk Genel Kurulunun 1993/13-41 Esas 1993/145 Karar sayı ve 07.04.1993 tarihli kararında vurgulandığı üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının ve avukatlık ücretinin hesaplanması gerekmektedir. Bu sebeple ilk derece Mahkemesince dava konusu yabancı para borcu ile ilgili alacağa ilişkin talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcı belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br> Davalı vekili sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürmüş ise de; davacı tarafça sözleşme şartlarına uyulmak suretiyle bedelin gönderilmesine rağmen süresi içerisinde sözleşme kapsamındaki ürünlerin tedarik edildiğinin kanıtlanamadığı, ayrıca sözleşme kapsamında teslimle beraber teslim edilen ürünlerin onaylatılacağı yazılı olmasına rağmen davalı tarafça onaylı bir teslim belgesi sunulamadığı gibi taraflarca gönderilen ihtarnamelerden sözleşmede belirtilen 60 iş günlük vade içerisinde teslimin yapılmadığı, alacaklının temerrüdünün davalı tarafça kanıtlanamadığı, bu nedenle davacı tarafın sözleşmeden dönmesinin haklı olduğunun anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>6098 s.TBK. hükümlerine göre her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, alacaklı, temerrüde düşen borçludan TBK 125. (eski BK 106. vd.) maddeleri çerçevesinde sözleşmeyi feshederek menfi zararının tazminini talep edebilir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da  ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir.<br>             Menfi zarar, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır.<br>İlk derece Mahkemesince aldırılan Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 12/08/2024 tarihli raporda özetle; davacı ... İnşaat Mimarlık Turizm İthalat İhracat Sanayi Ve Tic. Ltd.Şti. ile dava dışı ...Mimarlık Tasarım A.Ş. arasında 31.05.2021 tarihinde Tedarik-Hizmet sözleşmesi yapılarak ticari ilişki başlatıldığı ve bu süreçte davacı şirkete verilen hizmet ve yapılan ürün satışlarına istinaden toplam KDV dahil 2.815.286,74 TL olan 2 adet fatura düzenlendiği (Fatura karşılıklarının toplam 145.049,08 Euro tutarında olduğu) ve yapılan tüm işlemlerin dava dışı şirketin yasal defter kayıtlarına usulüne uygun şekilde yansıtıldığını, yine davacı şirket tarafından dava dışı şirkete bu faturalar karşılığında dava dışı ... Mimarlık Tasarım A.Ş.' hesabına 4 adet havale gönderimi ile toplam 2.815.286,74 TL karşılığı olarak 320.914,00 USD ödeme yapıldığı da belirtilmiştir.<br>Ancak, Mimar ve İnşaat Mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 16/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; sözleşmedeki malzemeler ile dava dışı ... Mimari tarafından temin edildiği belirtilen malzemelerin ... marka klozet dışında tamamen birbirinden farklı oldukları, bazı kalemlerde daha düşük bazı kalemlerde ise birbirinden astronomik rakamlar olduğu, ... marka klozet dışında aynı kalitede olmayıp yüksek kalitede olduğu, küvet, lavabo, klozet ve bazı özel tasarım batarya ekipmanlarında oldukça yüksek fiyat farkı olan kalemler bulunduğu, dava dışı ... Mimari tarafından sözleşme dışı yapılan işler bedelinin 110.555,59 Euro olduğunun belirtilmesi karşısında ilk derece mahkemesince; \"bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere tedarik sözleşmesi ile dava dışı firmadan tedarik edilen malzemelerin arasındaki zaman farkı ve bedeller dikkate alınarak davacının menfi zararını kanıtladığı, menfi zararın 1.000,00-USD'nin üzerinde olduğu anlaşılmasına rağmen davacı tarafça bu istek ıslah edilmediği\" gerekçesiyle davacının menfi zararına yönelik talebinin de kabulüne karar verilmiş ise de menfi zarar tutarının nasıl belirlendiği ve menfi zarar tutarının ne olduğu anlaşılamamıştır.Bu kapsamda; mevcut duruma ve bilirkişi raporlarına göre menfi zararın ne suretle ispatlandığı, menfi zarar tutarının nasıl belirlendiği ve menfi zarar tutarının ne olduğu anlaşılamadığı gibi mezkur bilirkişi raporlarının menfi zarar ve tutarı yönünden hükme esas alınmayacağı değerlendirilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/07/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davalı tarafından yatırılan 12.749,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,  <br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.05/02/2026\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br> <br><br><br><br><br><br>        <br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07905eec5b38258d","SID":"d4ef1ff8e297dd66"}}