{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1490 <br>KARAR NO\t: 2026/236<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/584 <br>KARAR NO\t: 2025/403<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>DAVA: Tazminat  (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/02/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Maliki dava dışı ... . Ltd. Şti. olan müvekkilinin kiracısı olarak bulunduğu, imalathane ve depo olarak kullandığı, Kağıthane Merkez Mah. ... Sok. ... İstanbul adresinde 27/02/2018 tarihinde yangın meydana geldiğini, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen 17/11/2017 tarihinde geniş kapsamlı yangın paket sigorta poliçesi ile emtea yangın sigorta riski için 1.500.000,00 USD sigorta teminatı verildiğini, ayrıca aynı poliçede yangın mali sorumluluk için 152.000,00 USD sigorta teminatı verildiğini, meydana gelen yangın nedeniyle davalı nezdinde ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, hasara konu kalemlerin sigorta teminatı kapsamında bulunmasına ve hasar tutarının poliçe teminatı kapsamında olmasına rağmen bugüne kadar davalı sigortacı tarafından müvekkilinin taleplerine karşı herhangi bir ödeme yapılmadığını ve eksper raporu verilmediğini, sadece şifahen riziko adresinin tam ve doğru olarak gösterilmediğini gerekçe göstererek ödeme yapmaktan kaçındığını ifade ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Beşiktaş 19.Noterliğinin 06/03/2018 tarih ... yevmiye sayılı ve 18/04/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamelerine davalı tarafından olumlu bir karşılık verilmediğini, dilekçeleri ekinde sundukları aynı zamanda mahkemelerde bilirkişilik yapan ...'nun talepleri üzerine hazırladığı hukuksal görüşünde taleplerindeki haklılıklarını ortaya koyduğunu, söz konusu sigortaya konu mahal adresinde her ne kadar riziko katı tüm bina olarak yazılı olsada bundan kastedilen müvekkili şirketin kullanımında olan kısım olduğunun yorum yolu ile belli olduğunu, şekil eksikliğini dahi belli bir andan sonra ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması iken, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmamak için ileri sürdüğü hususun kabulünün mümkün olmadığını ve hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, sözleşmenin kurulup sigorta poliçesinin merri olduğu yolunda müvekilde güven duygusu uyandıracak kadar hareketsiz kalan sigortacının pirimleri tahsil edip hayli zaman geçtikten sonra rizikoyu telafe etmemek ve böylece ediminden kurtulmak için kabul edilemez bir savunmada bulunmasının kendi yarattığı güvene aykırı davranış ve bu prensibe çelişkili davranış yasağı denildiğini, keza çoğun içinde azı davardır kuralı gereği de tüm binanın sigorta konusu olduğu bir sözleşmede, bina cüzlerinin de sigortaya dahil olduğunun şüphesiz olduğunu, tüm binayı sigorta yapıp da sigorta poliçesinin katları kapsamadığını ileri sürülmesinin dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, iş bu davayı açtıkları tarih itibarıyla alacaklarının miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmelerinin mümkün olmadığından davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, davalı sigortacının ödeme yapmadığı gibi herhangi bir eksper raporunuda müvekkiline iletmediğini beyan ederek taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi kapsamında ve meydana gelen yangın nedeniyle, davalı sigortacı tarafından karşılanması gereken zararın işin ivediliği gözetilerek karşı tarafa tebligat yapılmaksızın keşfen tekstil, kumaş, iplik, konfeksiyon ürünleri alanında uzman ve uygun görülecek diğer bilirkişi heyeti marifetiyle tespit edilmesini, riziko gerçekleştiği ve müvekile ödenmesi gerektiği halde halen ödenmeyen şimdilik 10.000,00 TL sigorta bedelinin (HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak) yangın tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 27/09/2019 tarihli dilekçesi ile; gerek İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/56 D.İş sayılı dosyasında gerekse işbu dosyada yapılan incelemelerde müvekkili hasarının; inşaat maliyet tutarı 151.180,00 TL + KDV = 178.392,40 TL, tekstil zarar maliyeti KDV dahil 2.952.944,31 TL tespit edildiğini, toplam zarar 2.952.944,31 TL + 178.392,40 TL = 3.131.336 TL olup hasar tarihi olan 27/02/2018'de USD kuru (1 USD=3,79 TL) olduğundan hasarın 826.209,00 USD'ye denk geldiğini beyan ederek, bu tutarın yangın tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ayrıca dilekçe tarihi 27/09/2019 itibariyle 1 USD=5,6761 TL olduğundan 826.209,00 USD karşılığının 4.....644,90 TL olduğu, 10.000,00 TL üzerinden harcın dava açılırken yatırıldığı beyan edilerek kalan 4.679.644,90 üzerinden eksik harç ikmal edilmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 28/02/2018 tarihinde meydana gelen yangını müvekkiline aynı gün ihbar ettiğini, eksper tarafından kesin raporun henüz verilmediğini, davacının müvekkili şirkete dava açabilmesi için müvekkilinin ödeme süresini geçirmiş olması gerektiğini, davacının dava şartını yerine getirmeden sui niyetle iş bu davayı açtığını bu nedenle müvekkili şirket açısından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının zarar gördüğünü iddia ettiği emteaların sigorta poliçesinde teminat verilen riziko adresinde olmadığını, davacının riziko adresindeki emtiaların yangından zarar görmediğini, bu nedenle davacının sigorta poliçesinden mütevellit talep edebileceği bir hasar tazminatı olmadığını, bu hususun eksper raporu düzenlendiğinde daha açık bir şekilde anlaşılacağını, kaldı ki poliçedeki beyan klozunda açıkça sigorta ettiren sigortalı tarafından bildirilen yazılı adresler doğru ve tam olarak kabul edilmiştir hükmü ile adreslerin kesinliğine dikkat çekildiğini, bununla birlikte poliçenin bir çok yerinde teminat sadece poliçede belirtilmiş riziko adresi için geçerli olacağının açıkça şart olarak yazıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ifade ettiği teminata dahil edilmemiş bir riziko adresindeki hasarların adreste hata yapıldığından bahisle teminata alınmasının sigorta hukuku ile bağdaşan bir durum olmadığını, sigortacının ancak ve sadece poliçede yazılı riziko adresindeki rizikolara karşı teminat verdiğini onun dışındaki yerlere teminat vermediğini, davacının dava dilekçesinde hernekadar 10.000,00 TL talep etmiş isede davadan sonra müvekkiline tebliğ ettirdiği tespit raporu ve noter ihtarnamesinde zararlarının 3.104.124,31 TL olduğunu iddia ettiğini, bu miktarın hirçbir şekilde gerçekçi olmadığını ve son derece fahiş ve hayal ürünü olduğunu ayrıca yangından sorumlu olan elektrik dağıtım şirketine de dava açıldığını hususunda bilgiler aldıklarını bu hususun araştırılarak iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bütün iddialarını ayrıntılı olarak hukuken geçerli ispat vasıtaları ile ispat etmek zorunda olduğunu, hasarı, hasar miktarını, hasar şekli ve poliçe şartları itibariyle poliçe teminatına girdiğini, müvekkilinin sorumluluğunu ve aktif husumet ehliyetini ispat etmesi gerektiği beyan ederek, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN VE DAİREMİZİN KARARLARI<br>1-Mahkemenin 19/12/2019 tarihli kararı; Merkez Mahallesi ... Sokak ... adresinde bulunan binanın (-1.) katı ile beraber (4.) katının da riziko adresi kapsamında kaldığı hususunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafın Riziko adresinin eksik yazıldığı iddiasını kanıtlar somut bir delil ortaya koymadığı, 6098 Sayılı Kanunun 19.md. uyarınca poliçe kapsamında tarafların gerçek ve ortak iradelerinin belirlenmesi aşamasında poliçenin (4.) katıda kapsadığına yönelik bir tespit elde edilmediği, aksine eksper raporunda belirlendiği üzere sigorta teminatının ancak (-1.) kattaki malların değerini karşılayacak miktarda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>2-Dairemizin 21/06/2023 tarihli kararı; \"...Poliçede riziko adresi kısmında \"-1.kat\", \"-1.katta bulunan bağımsız bölüm\", ya da davalı tarafça sunulan poliçedeki gibi \"D: -1\" şeklinde bir ibare yer almamaktadır. Poliçede yer alan \"...\" ibaresi ile kastedilenin 5 no.lu binanın -1.katı olduğu açıkça anlaşılamadığından ve davalı tarafça sigorta poliçenin düzenlenmesi aşamasında davacının \"sadece -1.kata yönelik\" poliçe tanzim ettirmek istediğine dair bir kayıt yada belge (mail yada telefon yazışmaları, beyan dilekçesi vs) sunulamadığından, her iki katın davacı tarafından kumaş deposu olarak kullanılmakta olduğu ekspertiz raporuyla da açık olup, davacının -1.katta bulunan kumaş emtiasını sigorta ettirmek istemesine rağmen yine aynı binanın 4.katında bulunan kumaş emtiasını ise sigorta ettirmeyi düşünmemesinin ise hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varıldığından ayrıca poliçede \"Riziko Katı\" kısmında ise açıkça \"05/Tüm Bina\" ifadesine yer verilmesi karşısında 4.katın poliçe kapsamında olmadığı hususundaki ispat yükü davalı sigortacı üzerinde olup somut delillerle bu husus ispatlanamadığından poliçede adres bilgisinin davalı tarafından hatalı yazılmasının sigorta ettirenin, sigorta himayesinden faydalanması engellemeyeceği gerekçesiyle davanın esasına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.<br>Mahkemece ekspertiz raporundaki veriler esas alınarak teminatın (-1) kattaki depodaki malların bedelini ancak karşıladığı belirtilmiş ise de -bu tespitin doğru olduğu kabul edilmesi halinde dahi- teminatın sadece -1.kattaki mallara ilişkin verildiği sonucunu doğurmayacaktır. Zira sigorta değerinin, sigorta bedelinden fazla olması halinde tartışılması gereken konu eksik sigortadır. ...Açıklanan nedenlerle, hasarın gerçekleştiği 4.katın poliçe kapsamında olması nedeniyle, mahkemece zarar hesabına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına...\" karar verilmiştir. <br>3-Mahkemenin 22/05/2025 tarihli kararı; \"...Sigorta bedeli USD olarak belirlenmiş ve prim USD olarak ödenmiştir. Poliçede; hasar durumunda hasar, ödeme tarihindeki T.C. Merkez bankası döviz satış kuru üzerinden Türk lirası olarak ödeneceği şartı bulunmaktadır. Buna göre yapılan poliçe döviz poliçesidir.<br>Bilirkişi incelemesinde İstanbul 12. SHM02018/56 D. İş sayılı dosyasında stok tespitine ilişkin yapılan tespit raporuna göre ve poliçenin döviz poliçesi olması nedeniyle USD cinsinden yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır.<br>Davacı, dava tarihinde alacağını TL'ye dönüştürdüğüne göre talep artırımı ya da ıslah yoluyla davaya konu edeceği bakiye kısmı da dava tarihinde TL'ye dönüştüğü kabul edilmiştir. Davacının dava tarihi itibariyle 819.008,56 USD tazminat ve 151.180,00 TL (KDV hariç KDV % 18 27.324,00 TL) inşaat hasarı bulunmaktadır. Davacının seçimlik hakkını TL olarak kullanması nedeni ve poliçe hükmüne göre zarar ödeme tarihindeki T.C. Merkez bankası döviz satış kuru üzerinden Türk lirası olarak ödeneceğinden hesaplanan USD dava tarihindeki kura göre TL ye çevrilmiştir. Dava tarihi 26.04.2018 olup, dava tarihindeki USD efektif satış kuru 4.0803 TL dir. Buna göre zarar miktarı 819.008,56 USD*4.0803= 3.341.800,62 TL ve 151.180,00 TL (KDV hariç KDV % 18 27.324,00 TL) inşaat hasarı olmak üzere toplam KDV dahil davacı zararı 3.371.180,58 dir.<br>Yangın tarihi itibarı ile avans faiz talep edilmiş ise de, 28.02.2018 tarihli yangının aynı gün ihbar edildiği ve TTK Md. 1446 da tazminatın ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olacağı hükmü uyarınca 14.04.2018 günü muacceliyet gerçekleşmiştir. Dava belirsiz alacak davası olduğundan tüm alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir...\" gerekçesiyle \"Davanın kısmen kabulü ile 3.371.180,58 TL'nin 14/04/2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki davada somutlaştırma dilekçeleri de dikkate alınarak \"KDV dahil 826.209,00 USD'nin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası Döviz Satış Kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının yangın tarihinden 27/02/2018 itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıca ödenmesine\" karar verilmesi gerekirken mahkemece TL üzerinden hüküm tesis edildiğini, sigorta bedelinin USD olarak belirlendiğini ve primin USD üzerinden yatırıldığını, müvekkili şirketin tazminat talebinin poliçeye uygun şekilde ve TBK m. 99 kapsamında yalnızca USD tutarın fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsili istemine dayandığını, davanın TL olarak açılmış olmasının sonucu değiştirmediğini ve poliçede yer alan \"döviz karşılığı ödeme\" şartını bertaraf etmediğini, mahkeme temerrüt için 14/04/2018 tarihi esas alınmakla birlikte faiz türünü avans faizi olarak belirleyerek 3095 s. Kanun m. 4/1’deki ticari faiz oranından daha düşük bir oran uyguladığını, ticari nitelikteki sigorta tazminatlarında ticari faiz uygulanması gerektiğini, beyan ederek kararın kaldırılmasını ve yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; poliçede -1.katın teminat kapsamında olduğunu, poliçedenin riziko adresindeki \"5 -1\" ifadesi ile sigortacının riziko adresi konusundaki ispat külfetini yerine getirdiğini, bunun aksine 4.katın da teminatta olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasının ispat külfeti doğduğunu, sigorta bedeli ile sigorta değeri karşılaştırıldığında münhasıran -1.katın sigorta edildiğinin anlaşıldığını, bunu eksik sigorta ile gerekçelendirilmesinin hayatın olağan akışı ve sigorta hukuku ile bağdaşmadığını, bu nedenle bölge adliye mahkemesi bozma kararına iştirak etmediklerini, bozma gerekçesi haksız olsa da bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, eksik sigorta konusunda bir değerlendirme yapılmadığını, İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan tespit raporunda emtia stokuna dair tam değerlendirme yapılmadığını, -1.kattaki kumaşlar ile 4.kattaki kumaşların toplam değeri KDV hariç 12.252.159,50 TL olup riziko tarihinde sigorta bedeli (1.500.000,00 USD x 3,7901 TL) 5.685.150,00 TL olduğundan eksik sigorta olduğunu, ayrıca emtia stokuna ait fatura bedelleri değil hasar anındaki piyasa rayiç bedelleri dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, poliçede yer alan tenzili muafiyet hükmünün nazara alınmadığını, BAM kaldırma kararına karşı temyiz yoluna başvurup dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep etmelerine rağmen mahkemece bu talepleri hakkında herhangi bir karar verilmemesinin HMK'nın 297.maddesine aykırılık teşkil ettiğini, raporlar arasında çelişki olmasına rağmen işbu çelişki giderilmeden karar verildiğini, 09/11/2023 tarihli celsede bilirkişi ücretini yatırmak için verilen 1 haftalık sürede davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmadığından ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığından bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, dava tarihinden önceki bir tarihten avans faizi işletilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İhbar olunan ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ihtilaf konusu olay bakımından kusur ve sorumluluğu olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, iddia olunan hasarın bina maliki olan dava dışı ...  Ltd. Şti.'ye ait elektrik iç tesisatından kaynaklandığını, zarar ile müvekkil şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, ihtilaf konusu olay bakımından tüm sorumluluğun davacı, dava dışı ... firması ve dava dışı ...Ltd. Şti.' ye ait olduğunu, davacı yanca talep konusu edilen meblağın fahiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İhbar olunan ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her ne kadar mahkemenin hüküm fıkrasında müvekkili yönünden sorumluluk kararı verilmemişse de, kararın gerekçe bölümünde yangının ... tarafından kurulduğu iddia edilen tesisattan kaynaklanmış olabileceğine ilişkin davacı ve davalı sigorta şirketinin beyanlarının özetlendiğini, gerekçede adının zikredilmesinin ticari itibarını zedeleyici nitelikte ve usule yasaya aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinin HMK m.297 uyarınca hüküm fıkrası ile uyumlu olmadığını, kusurun ispatına ilişkin genel ilkelerin göz ardı edildiğini beyan ederek gerekçeli kararda şirket hakkındaki hatalı değerlendirilmelerin kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.\tDava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait işyeri davalı nezdinde 17/11/2017-2018 dönemini kapsar şekilde ''Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesi'' ile teminat altına alınmıştır. Poliçede; demirbaş 20.000,00 USD,  emtia 1.500.000,00 USD bedelle teminat altına alınmıştır. Dava konusu binada 28/02/2018 tarihinde yangın olayı meydana gelmiştir. 05/03/2018 tarihli Yangın Raporu; Olayın Son Durumu başlıklı kısmında; \"Binanın alt girişe göre -2. Bodrum sayılan ve Roder Tekstile ait olan mutfak bölümünde kombi ve iki adet sandalye yanmak, giriş kapısı tarafımızdan kırılmak, dahili ıslanmak ve islenmek, Binanın ön girişten zemin üzeri 4. kat kiracı Baran Tekstile ait kumaş deposunun elektrik tesisatları, kumaş balyalarının bir kısmı, girişe göre sağ tarafta bulunan odada bir adet kombi yanmak, ofis bölümünde bulunan muhtelif evraklar kısmen kavrulmak, islenmek ve ıslanmak, 4. Kat giriş kapı ve camları tarafımızdan kırılmak, dahili ve eşyaları tamamen islenmek ve ıslanmak, tavan ve duvar sıvaları dökülmek...sureti ile zarar görmüştür.\", Olayın Çıkış Sebebi başlıklı kısmında; \"Binanın güvenlik görevlisinin binada elektriklerin 5 ila 10 saniye arasında gidip geldiğini, nöbet kulübesinden kablo yanık kokusu aldığını ve bunun üzerine bahçe jeneratörünün olduğu bölgeye gittiğinde -2. bodrumda mutfak dahilinde bulunan kombinin alevli şekilde yanmakta olduğunu gördüğünü bu nedenle itfaiye ihbar hattını arayarak yangın olayını bildirdiğini, akabinde elektriklerin kesilmesiyle devreye giren bina sabit jeneratörünü devre dışı bıraktığını beyan etmiştir. Alınan ihbar neticesinde olay mahalline ulaşan Kağıthane İtfaiye İstasyonu yanan kombi cihazının bulunduğu alana müdahale ederek bu alandaki yangın söndürme çalışmalarına devam ettiği esnada Şişli İtfaiye Grubu ekiplerimiz olay yerine ulaşmış ve binanın ön girişe göre zemin üzeri 4. katta güvenlik görevlisi tarafından da fark edilmeyen ilk müdahale noktasının aksi istikamette yangını fark ederek bu alandaki müdahale çalışmalarına da başlamıştır. Devam eden çalışmaların akabinde birbirinden bağımsız her iki noktadaki yangın tamamen söndürülmüştür. Bu noktada ve -2.kattaki yangın söndürme çalışmaları akabinde yapılan incelemede yangın olayının elektrik tesisatları üzerinden ağırlıklı olarak başlangıç ve gelişim gösterdiği ayrıca binanın sabit jeneratöründen binaya akım taşıyan ana akım kablolarının -1katından geçen kısımlarında da elektriksel arıza nedeni ile kaynaklanan yangın başlangıç emareleri görülmüştür. Bu bilgi ve tespitler doğrultusunda; Yangın olayının enerji kesilmesine bağlı olarak oluşan herhangi bir elektriksel arıza nedeniyle -2.katta tutuşan elektrik kablo izolelerinin kombi cihazında yangın başlangıcı ve gelişimine neden olduğu, yine aynı elektriksel arıza nedeni ile eş zamanlı olarak ön girişe göre zemin üzeri 4.kat tavan yüzeyinden geçen elektrik kablo izolelerinin de tutuştuğu ve dökülen alevli kablo eriyiklerinin altına isabet eden ambalajlanmış kumaş toplarını yakması ile yangın olayının bu bölümde de gerçekleştiği...\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 D.İş sayılı dosyasında, davacının zararın tespit edilmesi istemiyle 02/05/2018 tarihinde delil tespit talebinde bulunduğu, inşaat mühendisi, mali müşavir ve tekstil mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 06/07/2018 tarihli rapor; İnşaat mühendisliği yönünden; Yangının meydana geldiği binanın 2 bodrum, 5 normal kattan oluştuğu, 4.normal katın net 1020 metrekare olduğu, kattaki tavan ve duvarların yangından dolayı tamamen karardığı, alçıpan asma tavanın yangından dolayı dökülerek çöktüğü bu nedenle asma tavan demirlerinin gözüktüğü, alçıpan olan bölme duvarların (taş yünü) yangından dolayı kırılıp döküldüğü, ofis olarak kullanılan kısımların ara duvarları ve tavanlarının yangından dolayı dökülüp yıkıldığı, ofis olarak kullanılan kısımların doğramaları ve çerçevelerinin döküldüğü, 4.normal katın genel görünümünün dökük, yıkılmış ve tamamen kullanılamaz halde olduğu, yeniden kullanılabilir hale getirilebilmesi için yanan, kırılan ve dökülen kısımların temizlenip dışarıya atılması, asma tavanların yapılması, ara bölmelerin yapılması, duvarların örülmesi, boya ve badana yapılması gerektiği, tüm bu işlerin toplam maliyetinin KDV hariç 151.180,00 TL olduğu,Tekstil mühendisliği yönünden; İşyerinin dokuma ve örme kumaş satış işiyle iştigal ettiği, yangının meydana geldiği yerin depo olarak kullanıldığı, yangından en fazla ana giriş kapısının sağ ve sol tarafında bulunan kumaşların etkilendiği, bu kısımda bulunan kumaş içeriklerinin polyester/polyester karışımlı (sentetik karışımlı) olması nedeniyle üstte bulunan topların zemine doğru eriyerek yandığı ve tamamen zayi olduğu, kullanılamaz duruma geldiği, girişe göre sağ tarafta bulunan 4 ayrı oda içinde ve girişe göre sol karşı taraf ara bölmesi açık yan yana 3 oda içerisinde bulunan kumaşların top kenarlarından içeriye doğru ısı etkisiyle yumuşayıp sertleştiği, zeminle temas eden topların yangına müdahale sırasında ortama tayziklenen su nedeniyle ve is karışımının toplara yoğun bir şekilde nüfuz etmesi nedeniyle tamamen kullanılamaz duruma geldiği, sayım neticesinde tamamen hasarlanmış/zayi olmuş kumaş miktarının toplam 731 top 46020 metre olduğu, İş yerine diğer girişe göre sağ tarafta ara geniş bölgede, sol taraf şeklinde kalan bölümlerde ve 6 oda içerisinde bulunan kumaş toplarının üzeri ve aralarına yoğun şekilde is/kurum partiküllerinin sirayet ettiği, yangın merkezine yakın top kenarlarının erimiş ve özellikle sentetik karışımlı kumaşların top içlerine nazaran sertleşmiş, kısmen hasarlanmış olduğu, sayım neticesinde is kokusu sirayet etmiş/kısmen hasarlanmış kumaş miktarının toplam 4730 top 259.380 metre kumaş olduğu, Kumaş içerikleri incelendiğinde; kumaş kalite içeriklerinin pamuk, polyester, akrilik/akrilik karışımlı, pamuk/polyester karışımlı, yün/yün karışımlı keçe kumaş, kadife, pamuk/polyester havlu, jakarlı çelikli interlok, laminasyon deri vb...elyaf karışımlı kumaşlar olduğu, Tamamen yanmış zayi olan kumaş içeriklerinin pamuk/polyester kadife, polyester çelikli interlok, polyester elastan yün karışımlı keçe,  suni deri lamine kumaş vb...olduğu, 46020 metre kumaşın olay tarihi itibariyle değerinin ortalama 1.109.836,72 TL olduğu, Kısmen hasarlanmış is kokusu sirayet etmiş kumaşların yıkama temizleme işlemi ile is/duman kokusunun giderilebileceği, bu işlem için yapılan piyasa araştırmasında ortalama 5,00 TL / Metre + KDV fiyat tespit edildiği, top başlarının ve top kenarlarının kirlenmiş olması nedeniyle temizleme/yıkama işleminde top başlarından 2-3 metre parça kesilip atılmak suretiyle ve top kenarları için kesme/kola işlemi ile %2,5-3 ve %2 yıkama firesi ile toplam %5 fire oluşabileceği, bu durumda 259.380 metre kumaşın temizleme bedelinin 1.530.342,00 TL olduğu, temizleme işlemi sırasında oluşabilecek %5 fire nedeniyle kumaş değerinin 312.765,59 TL olduğu, <br>Mali yönden;  stok tutarı olarak hesaplanan 5.125.978,67 TL ticari stokun 2017 devir, 2018 alışları ve 2018 satışları göz önüne alındığında kayıtlara uygun ve 27/02/2018 tarihi itibariyle depoda bulunan stoklara uygun olduğu hususlarında kanaat bildirilmiştir.  <br>Ekspertiz raporu; <br>Poliçe ile -1.katın teminat altına alındığı, poliçede 4.katın riziko adresinde kayıtlı olmadığı, yangın çıkan 4.kat deponun poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı ve hasarın değerlendirilmesi hususunda nihai kararın sigorta şirketine ait olduğu, <br>4. kat depodaki kumaş emtia hasarına ilişkin sigortalıların tevdi ettikleri kaydi stok beyanları / alış faturaları ve 12. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yaptırılmış olan bilirkişi raporuna göre iki aşamalı irdeleme ve tespit yapıldığı,<br>A) Sigortalıların fiili olarak elleçleme yapmadan, sadece eklerine kumaş alış faturalarını ekledikleri kaydi stok beyanlarına göre hasar / zarar taleplerini irdelendiğinde:<br>Sigortalıların 09/03/2018 tarihinde tevdi ettikleri yazılı beyanlarında kaydi envanterlerine göre;<br>-Şirketin sigortalı/riziko adresinde kayıtlı olan -1.kat depolarında 243.286,05 metre kumaş mevcut olduğunu, -Poliçede riziko adresinde kayıtlı olmayan 4.kat depolarında 339.926,15 metre ve 78.145,50 kg kumaş stoku mevcudu olduğunu,  -Her iki depoda toplam 583.212,20 metre ve 78,145,50 kg kumaş mevcut olduğunu,<br>Yangın çıkan depodaki kumaşı kg birim cinsine çevirdiklerinde 339.926,15 metre kumaşın yaklaşık 120.000 kg olduğunu, buna göre yangın çıkan depoda toplam 78.145 kg + 120.000 kg = 198.145 kg kumaş mevcut olduğunu, bu kumaşın 40.000 kg'nın tamamen hasarlanmış olduğunu, geri kalan 158.145 kg kumaşın kısmi hasarlı halde olduğunu beyan etmelerine rağmen, daha sonra envanter adı altında beyan ve tevdi ettikleri zarar talepnamelerinde; <br>a)Tam hasarlı olduğu beyan edilen; 18.193,30 metre kumaş değeri 412.199,25 TL + 71.984,39 kg kumaş değeri 1.009.750,66 TL= 1.421.950,01 TL<br>b)%50 hasarlı olduğu beyan edilen; 56.793,12 metre kumaş değeri 393.616,61 TL + 4.045,01 kg kumaş değeri  75.214,64 TL =  468.831,25 TL<br>c)Az- % 10 hasarlı olduğu beyan edilen; 263.781,62 metre kumaş değeri 1.965.638,49 TL + 1.900,85 Kg kumaş değeri 47.919,30 TL =  2.013.557,79 TL<br>Zarar talep detayı; Tam hasarlı kumaş zarar talep tutarı\t: 1.421.950,01 TL, Ortalama % 50 hasarlı kumaş zarar beyanı (468.831,25 TL X %50) : 234.415,63 TL, Ortalama %10 hasarlı kumaş zarar beyanı (2.013.557,79 TL X %10) : 201.355,78 TL, Fire kumaş : 23.850,31 TL olmak üzere Toplam Kumaş Zararı Talep Tutarının 1.881.571,73 TL olduğu, <br>Ekspertiz çalışmaları sırasında kumaş dubaları üzerindeki metraj etiketlerinden ve kumaş dubası sayımı ile bilirkişi tespit raporunda fiilen sayıldığı beyan edilen miktarlar esas alınarak ve ... A.Ş.nin 9 top kumaş üzerinde yaptığı uygulama sonucu ile restorasyon maliyet birim fiyatı da dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, poliçede riziko adresinde kayıtlı olmayan 4.kat depoda meydana gelen toplam emtia kumaş zararının KDV Hariç 1.212.774,30 TL / sistemde yazılamayan miktar küsurat farkından dolayı 1.212.740,72 TL olarak hesaplandığı,B) Sigortalıların İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yaptırmış oldukları bilirkişi tespiti sonucu hazırlanmış olan bilirkişi heyeti raporunu irdelendiğinde;<br>Bilirkişi raporunda yanmış/tam hasarlı kumaşlar ile yıkama/temizleme ile kurtarılması mümkün olan kumaşların miktarlarının fiilen sayımı yapılarak tespit edildiğinin beyan edilmiş olduğu, hasarlanan kumaşların ortalama birim fiyatının KDV hariç: 22,33 TL, KDV Dahil:24,11 TL olarak tespit edildiği, toplam zararın KDV dahil 2.952.944,31 TL olarak tespit edildiği ancak Bilirkisi Heyetinin sadece poliçede riziko adresinde kayıtlı olmayan yangın çıkan 4.kattaki depodaki kumaşların zararını hesapladıkları, sigortalı olan poliçede kayıtlı olan -1.kattaki kumaşları dikkate almadıkları,<br>12. Sulh Hukuk Mahkemesi Bilirkişi Raporundaki Birim fiyatlar esas alındığında: Poliçede kayıtlı olmayan yangın çıkan 4.kat depodaki fiilen saydıkları kumaşların maliyet değerinin:<br>- Tamamen Zayi olmuş 731 top kumaş; 46.020m x 22,33 TL/m =  1.027.626,60 TL, - Kısmi hasarlı (temizlenecek) 4730 top kumaş; 259.380m x 22,33 TL/m = 5.791.955,40 TL olmak üzere 4. kat depoda mevcut kumaşların KDV hariç maliyetinin 6.819.582,00 TL belirlendiği,<br>Poliçede riziko adresinde kayıtlı olan -1.kat depodaki (sigortalıların imzalı stok beyanı) kumaşların KDV hariç maliyetinin: - Aynı cins, muhtelif kumaş 243.286,05 m x 22,33TL/m = 5.432.577,50 TL olduğu,<br>Bu durumda her iki depodaki (-1.kat ve 4.kat) kumaşların KDV hariç toplam tutarının 12.252.159,50 TL hesaplandığı,<br>Hasarın meydana geldiği 27/02/2018 tarihindeki TCMB USD Döviz Satış Kuru 3,7901 TL olduğuna göre hasar tarihinde poliçedeki emtia sigorta bedeli TL cinsinden 1.500.000 USD x 3,7901 TL = 5.685.150,00 TL olduğu,<br>Sonuç olarak; poliçedeki teminat tutarı ile bilirkişi heyetinin tespit ettiği emtia değeri mukayese edildiğinde;<br>1-Poliçedeki emtia sigorta bedeli Türk Lirası cinsinden 5.685.150,00 TL olup, poliçedeki sigorta bedeli bilirkişi heyetinin tespit etmiş olduğu KDV hariç 22,33 TL/metre rayiç bedele göre poliçede kayıtlı olan -1.nci kattaki 5.432.577,50 TL rayiç değerindeki kumaşları ancak karşıladığından, sigorta poliçesinin sadece poliçedeki riziko adresinde kayıtlı olan -1.kattaki depo için yaptırılmış olduğunun anlaşıldığı,<br>2-Poliçede riziko adresinde kayıtlı olan -1.kattaki kumaşlar ile poliçede kayıtlı olmayan yangın çıkan 4.kat depodaki kumaşlar birlikte değerlendirildiğinde yani başka bir deyişle bir an için yangın çıkan 4.ncü katın da poliçe teminatına dahil edilmiş olması durumunda, eksik sigorta ortaya çıkacağı ve bu durumda; <br>Sigorta Bedeli 5.685.150,00 TL / Her İki Depodaki KDV Hariç Emtia Sigorta Değeri 12.252.159,50 TL X Bilirkişinin Tespit Etmiş Olduğu KDV Hariç Hasar Tutarı 2.614.124,35 = 1.212.985,27 TL olacağı belirtilmiştir. <br>Bilirkişi raporu;<br>Mahkemece inşaat mühendisi, tekstil mühendisi, sigorta hakemi ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan 22/09/2023 tarihli raporda;İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 D.İş nolu dosyasında yaptırılan tespit raporunda inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hesaplanan toplam 151.180 TL (KDV hariç) inşaat maliyeti tutarının doğru bir tutar olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, yangın raporunda -1. Katta yer alan kumaşların hasarından bahsedilmediği, İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan 2018-56 D. İş Bilirkişi Raporu'nda tekstil kumaş toplarının içerik, cinsleri ve miktarları metrajları, gördükleri zararlar tekstil mühendisi bilirkişi tarafından detaylı olarak irdelendiği, tekstil yönünden yapılan maliyet hesaplamasında yer alan kumaş birim fiyatlarının, temizleme maliyetlerinin raporun düzenlendiği tarih itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olarak belirlenmiş fiyatlar olduğu, kumaş metraj ve fire hesaplamasının da uygun şekilde yapılan kabuller ile hesaplandığı için 4. Kattaki tekstil kumaşları için hesaplanan tekstil zarar maliyet tutarı 2.952.944,31 TL değerinin uygun olduğu kanaatine varıldığı, Ekspertiz raporunun B şıkkında \"Sigortalıların İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yaptırmış oldukları bilirkişi tespiti sonucu hazırlanmış olan bilirkişi heyeti raporunu irdelendiğinde\" başlığı altında yapılan değerlendirmede bilirkişi raporunda yanmış/tam hasarlı kumaşlar ile yıkama/temizleme ile kurtarılması mümkün olan kumaşların miktarlarının fiilen sayımı yapılarak tespit edildiğinin beyan edilmiş olduğu belirtilerek 4.kat zararı için tespit edilen toplam zararın (KDV Dahil) 2.952.944,31TL olduğu belirlendiği, ancak bilirkişi heyetinin sadece poliçede riziko adresinde kayıtlı olmayan yangın çıkan 4. Kattaki depodaki kumaşların zararını hesaplamış olduğu, sigortalı olan/poliçede kayıtlı olan sigortalıların kaydi stok beyanlarına göre -1.Kattaki 243.286,05 metre kumaşların dikkate alınmadığının belirlendiği, yangın raporunda da -1.kattaki kumaşlarda yangın hasarından bahsedilmediği bu nedenle zarar gören tekstil malzemelerinin toplam hasar bedelinin 4.kat için 2.952.944,31 TL olduğunun tespit edildiği, -1. Kattaki kumaşlar için hasar tespiti yapılmadığı sadece sigorta emtia bedelinin hesaplandığının görüldüğü,Poliçede -1 ifadesinin yer alması, 4. ibaresinin yer almaması, sigorta ettiren davacının beyanları kapsamında sigorta bedeli olarak belirlenen 1.500.000,00 TL nin -1 katta bulunan emtiaların değerine karşılık gelmesi nedenleriyle 4. Katta meydana gelen zararın teminat kapsamında sayılmaması gerektiği belirtilmiştir. 22/09/2023 tarihli ek raporda; kök rapordaki tespitler tekrar edilerek Sonuç olarak; -1 ve 4. Katta bulunan tekstil kumaşlarından sadece 4. Katta bulunan kumaşlarda hasar olduğu ve toplam kumaş hasarı bedelinin 2.952.944,31TL olduğu kanaatine varıldığı ve 151.180 TL (KDV hariç) inşaat maliyeti tutarı ile birlikte toplam zararın 3.104.124,31 TL olduğunun anlaşıldığı, Ekspertiz raporunda her iki depoda mevcut kumaşların KDV hariç maliyet değerinin toplam 12.252.159,50 TL hesaplandığı, hasarın meydana geldiği tarih itibariyle poliçedeki emtia sigorta bedelinin TL cinsinden değerinin (1.500.000 USD.X 3,7901 TL) 5.685,150,00 TL olduğu,Buna göre 12.252,159 TL'lik sigorta değerine karşılık 5.685,150 TL'lik sigorta bedeli belirlendiğinden eksik sigortanın söz konusu olduğu, 3.104.124,31 x 5.685,150 / 12.252.159,50 işlemi sonucunda sigorta tazminatının 1.440,351,24 TL olduğu belirtilmiştir. 16/04/2024 tarihli ek raporda; önceki raporda yer alan tespitler tekrar edilerek, İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 D.İş nolu dosyasına göre depoda en fazla 5.125.978,67 TL ticari stok olduğunun kabulü ihtimalinde 5.685,150 TL'lik sigorta bedeli belirlendiğinden 3.104.124,.31 TL'nin sigorta zararı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.29/08/2024 tarihli ek raporda; Hasarın meydana geldiği tarih itibari ile poliçedeki emtia sigorta bedelinin USD cinsinden 1.500.000,00 USD, TL cinsinden ise (1.500.000.USD.X 3,7901.TL.) 5.685.150,00 TL olduğu,İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 D.İş nolu dosyasında yaptırılan tespit raporunda inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hesaplanan toplam 151.180,00 TL inşaat maliyeti tutarının kadri marufunda olduğu, bunun hasar tarihindeki kurdan USD cinsinden (1,00 USD.X 3,7901.TL) ifadesinin 39.888,13 USD olduğu,Yangın meydana gelen binanın -1 ve 4. katlarında bulunan tekstil kumaşlarından sadece 4. katta bulunan kumaşlarda hasar olduğu ve toplam emtia kumaş hasarı bedelinin 2.952.944,31TL olduğu, bunun hasar tarihindeki kurdan USD cinsinden ifadesinin 779.120,43 USD olduğu, emtia ve inşaattan ibaret iki zarar kalemi toplamı olan 819.008,56 USD olarak tespit edilen toplam hasar, sigorta bedeli olan 1.500.000,00 USD'nin altında olduğundan USD seçeneğinde ödenmesi gereken miktarın 819.008,56 USD olacağı,... Ltd. Şti. tespitine göre 4.kat depoda mevcut kumaşların KDV hariç maliyet değerinin 6.819.582,00 TL olduğu, (-1) kat depoda mevcut kumaşların KDV hariç maliyet değerinin 5.791.955,40 TL. olduğu, her iki depoda mevcut kumaşların KDV hariç maliyet değerinin toplam 12.252.159,50.TL olduğu, buna göre göre 12.252.159,50 TL'lik sigorta değerine karşılık 5.685.150,00 TL'lik sigorta bedeli belirlendiğinden somut olayda eksik sigortanın söz konusu olduğu, sigorta değerinin sigorta bedeline oranına göre 2.952.944,31 TL x 5.685.150,00 / 12.252.159,50 işlemi sonucunda sigorta tazminatının TL cinsinden tekstil ürünleri 1.370,201,83 TL + inşaat maliyeti için 151.180,00 TL olmak üzere toplam 1.521.381,83 TL olacağı,İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/56 D.İş nolu dosyasına göre depoda en fazla 5.125.978,67 TL ticari stok olduğunun kabulü ihtimalinde ise 5.685.150,00 TL'lik sigorta bedeli belirlendiğinden bu kez eksik sigorta hesabı yapılmaksızın toplam 3.104.124,31 TL sigorta tazminatı olarak kabul edilmesi gerektiği, yine bu ihtimalde USD cinsinden stok miktarı 1.352.465,29 USD olarak tespit edildiğinden ve bu miktar 1.500.000,00 USD'lik sigorta bedelinin altında kaldığından eksik sigorta uygulanmaksızın yukarıda tespit edildiği gibi ödenmesi gereken miktarın 819.008,56 USD olacağı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişiler tarafından sigortalı defterleri incelenmeden rapor düzenlenmiş olması sebebiyle ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 11/03/2025 tarihli ek raporda; yangından etkilenen (-1) ve (4) katta yer alan ve şirket envanterine kayıtlı 153 Stoklar hesabına ait detaylar tablo halinde gösterilmiş, stokların tam hasarlı, hasarlı, az hasarlı ve fire olmak üzere ayrıştırıldığı belirtilmiş, 153 stok kodunda takip edilen ve yangından tamamen kullanılamaz hale gelen ürünlerin tamamı tam hasarlı olduğu için 03/03/2018 tarihinde ... nolu hesaba atıldığı, az hasarlı ürünlerin bir kısmı için yıkama yapıldığı, bir kısmının ise Kağıthane Belediyesi tarafından çöp olarak alındığı, hasarlı kumaşların toplam 468.831,25 TL bedelli olduğu, fire 153 hesap kodunda takip edilen ürünlerden 23.850,31 TL fire olduğu hesap ediliği ve 03/03/2018 tarihinde ... hesaba kayıt yapıldığı belirtilmiş, tablolar halinde gösterilmiş ancak bu veriler itibariyle herhangi bir hesaplamaya yer verilmeden önceki hesaplamalar tekrar edilerek, sonuç kısmında defter incelemesinde;\"a. 2.013.557,79 TL değerindeki ürün az hasarlı olduğu tespit edilmiş bu ürünlerden 275.356,21 TL değerindeki ürün belediye tarafından çöp olarak alınmıştır. Kalan ürünler için yıkama temizlik vb yapılmıştır.b. 468.831,25 TL değerindeki üründen 312.334,29 TL bedelli ürün Kağıthane Belediyesi tarafından çöp olarak alınmış, 156.496,96 TL değerindeki ürün için yıkama işlemi yapılmıştır.c. 1.421.950,01 TL değerindeki ürün tam hasarlı olması ve 23.850,31 TL değerindeki ürün fire sebebi ile ... Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar hesabına atılmıştır. (1445.800,32 TL toplam) Belediye tarafından çöp olarak alınan ürünlerin de hiç kullanılmayacağı ve tam hasarlı olması sebebi ile (1445.800,32+312.334,29) 1.758.134,61 TL değerindeki ürün tamamen zayi olduğu anlaşılmaktadır.\" denilmiştir. Davalı tarafın istinaf sebeplerinin incelenmesi;Dosya kapsamında yer alan kira sözleşmelerine göre Kağıthane İlçesi, Merkez Mahallesi, ... Sokak, .. adresli işyerinin, davacı sigortalı tarafından mal sahibi ... şirketinden 01/04/2015 tarihinde, aynı binada ... adresli işyerinin yine mal sahibi ... şirketinden 14/10/2015 tarihinde kiraladığı tespit edilmiştir. Dava konusu poliçenin sadece -1.kata mı ilişkin olduğu yoksa yine davacı tarafından kullanılan 4.katı da mı kapsadığı hususlarındaki ihtilaf, Dairemizin kaldırma kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 4.katta bulunan emtiaların da poliçe kapsamında olduğu yönünde karara bağlanmış, Dairemizin 2020/1641 E., 2023/1011 K. Sayılı 21/06/2023 tarihli kararı ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereği kaldırma kararı verilmiş, işbu karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulması üzerine, kaldırma kararı kesin olduğundan 09/10/2023 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin temyiz isteminin bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki itirazları yerinde olmadığı gibi UYAP sisteminde yapılan incelemede Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 15/09/2025 tarihli 2023/12118 E. 2025/12487 K sayılı kararı ile ek kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.  Yargıtay'ın yerleşik hale gelen emsal kararlarında, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılı olması veya 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine dayanıldığının belirtilmesi gerekir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 18/02/2021 tarih 2019/4774 E. 2021/4322 K., Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 21/01/2021 tarih 2019/2997 E. 2021 331 K.). Dava dilekçesinde açıkça HMK 107.maddesine dayalı olarak dava açıldığı belirtilmekle, zararın miktarı yargılama öncesi tam ve kesin olarak belirlenemediğinden, alacağın belirsiz alacak davasına konu edilebileceği açık olup hukuki yarar yokluğundan davanın reddi talebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece 09/11/2023 tarihli celse 1 no.lu ara kararı ile bilirkişi raporu alınmasına  ve 2 no.lu ara kararı ile \"2-Bilirkişilere ayrı ayrı 1.500 er TL ücret takdirine, toplam 6.000 TL ek bilirkişi ücretinin davacı yanca 1 haftalık süre içerisinde karşılanmasına\" karar verilmiştir. Davalı vekili, bilirkişi ücreti süresi içerisinde yatırılmadığı için davanın reddi gerektiğini savunmakta ise de, mahkemece kesin süre verilerek, sonuçları ihtar edilmediğinden bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. TTK'nın \"Sigortanın Kapsamı\" başlıklı 1409.maddesinde; \"(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.\" hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2022 tarihli 2021/11-478 E. 2022/1665 K sayılı ilamında açıklandığı gibi; \"...Zarar sigortalarının (mal ve sorumluluk sigortaları) amacı, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalının maruz kaldığı veya kalacağı zararın tam olarak tazminini sağlamaktan ibarettir. Özellikle mal sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalının alacağı tazminatın gerçek zararla sınırlı olması ve sigortalının hiçbir surette maruz kaldığı olay dolayısıyla haksız zenginleşme imkânına kavuşmaması gerekmektedir. Başka bir deyişle sigorta sözleşmesi bir kazanç sağlama aracı olmadığından sigortalının mal varlığında haksız bir artış meydana getirmemelidir. Zenginleşme yasağı olarak ifade edilen bu durum sayesinde sigorta sözleşmesi kazanç aracı olmaktan uzaklaşacaktır. Zenginleşme yasağının sonucu olarak sigorta tam sigorta olarak yapılmalı; sigorta bedeli sigorta değerine eşit olmalıdır. Sigorta bedeli taraflarca kararlaştırılan, sigorta poliçesinde gösterilen ve rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortacının ödeyeceği azami miktarı ifade eder. Sigorta değeri ise sigorta edilen menfaatin tam (rayiç ekonomik) değerini ifade eden bir kavramdır. Sigorta edilen menfaatin tam değeri ise rizikonun gerçekleştiği andaki değere karşılık gelmektedir. Sigorta sözleşmesi yapılırken sigorta değeri, sigorta bedelinin tespitine esas teşkil eder.Zarar sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarar, sigorta zararı olarak adlandırılır. Sigortacı, sigorta bedeli daha yüksek olsa bile riziko gerçekleştiğinde sigortalıya ancak uğradığı zararı ödemekle mükelleftir. Bu durum zenginleşme yasağının bir sonucudur. Başka bir deyişle zarar sigortalarında geçerli olan zenginleşme yasağı gereğince sigortacı sadece rizikonun gerçekleşmesi ile ortaya çıkan zararı ödemekle yükümlüdür.Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesi düzenlenirken genellikle sigorta ettirdiği malın değerini serbestçe tayin ettiği için rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalı malın gerçek kıymeti (sigorta değeri) sözleşmede yazılı olan meblağa (sigorta bedeli) eşit olmayabilir. Şayet sigorta bedeli, sigorta değerinden fazla ise aşkın sigorta var demektir. Bu takdirde sigortalı ancak sigorta değerini, başka bir deyişle rizikonun gerçekleşmesi ile maruz kaldığı zararı talep edebilir. Eğer sigorta bedeli, sigorta değerinden daha düşük ise eksik (menfaat değeri altında) sigorta söz konusu olur. Eksik sigorta durumunda kısmi zarar meydana gelmişse bu zararın sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki orana göre kısmen tazmin edilmesi; tam zarar meydana gelmişse sigorta bedeli kadar kısmının tazmin edilmesi gerekmektedir...\" Sigorta kapsamına giren bir rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin ödeyeceği tutar, sigortalının gerçek zarar miktarıyla sınırlı olacaktır. Sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarı, sigortalı malın rizikonun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edilmektedir. TTK'nın \"Eksik Sigorta\" başlıklı 1462.maddesinde; \"(1) Sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat öder.\" hükmüne yer verilmiştir. Eksik sigorta halinde uygulanacak yaptırım, meydana gelen kısmi zararın sigorta bedelinin, sigorta değerine olan oranı ne ise o oranda karşılanmasıdır. Tam zıya halinde sigorta değerinden eksik olan sigorta bedeli, tamamen ödenecektir. Orantı uygulanmasının mantığı şudur: eksik sigorta olasılığında sigorta ettirenin ödediği prim. sigorta değerinin sadece bir kısmına karşılık gelmektedir. O halde, zara söz konusu olduğunda, bu zararın ancak o oranda ödenmesini beklemelidir. (Samim Ünan, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Altıncı Kitap Sigorta Hukuku, Cilt:II, S: 154)Somut olayda; D.İş raporunda sadece 4.katta bulunan kumaş emtiası hesaplamaya alınmıştır. Ekspertiz raporunda ise davacı tarafından sunulan kayıtlar uyarınca bir hesaplama yapılmış ve eksik sigorta olduğu belirlenmiştir. Mahkemece alınan son ek raporda bir kısım envanter tespitleri yapılmış ancak bu kayıtlar kapsamında bir hesaplamaya gidilmemiştir. Mahkemece eksik sigorta olmadığı kanaatiyle tam bedele hükmedilmiş ise de, eksik sigorta olup olmadığı tam olarak tespit edilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalıdır. Dosya kapsamında alınan rapor hükme elverişli olmadığından mahkemece konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden riziko anında -1 ve 4.katlarda toplam kumaş envanterinin ne kadar olduğu, riziko anında bu envanterin değerinin ne olduğu tespit ettirilerek, eksik sigorta olup olmadığının ve davacının zarar miktarının, davalı taraf itirazları da incelenmek, poliçe hükümleri ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle tespit ettirilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür. TTK'nın 1427. maddesinde ''...(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'',TTK'nın 1446. maddesinde \"(1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. (2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir. (3) Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.\" Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.I-1.1 maddesine göre Sigorta ettiren/Sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlüdür. Yasal düzenlemeler uyarınca, sigorta tazminatının rizikonun gerçekleşmesinden itibaren 5 günlük süre içerisinde yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı, 5 günlük süre içerisinde ihbar yapılmamış olması halinde 45 günlük sürenin 5 günlük ihbar süresinden sonra başlayacağı sonucuna varılmaktadır. TTK 1427/4. maddesinde yer alan \"borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer\" hükmü gereğince sigorta tazminatı bakımından muacceliyet tarihi aynı zamanda temerrüt tarihidir. Somut olayda hasar 28/02/2018 tarihinde meydana gelmiş ve aynı tarihte ihbar edilmiş olup alacak 45 gün sonra muaccel hale geldiğinden, davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine dair itirazları ise yerinde değildir. İhbar olunan ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi'nin  istinaf talebi değerlendirildiğinde;6100 sayılı HMK'nun 61.maddesinde davanın ihbarı düzenlenmiş olup, davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmeyecektir. İhbar olunan şirketin dosyada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda davada taraf sıfatı olmayan, hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın istinaf hakkı bulunmadığı için istinaf dilekçesinin HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine  karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine, davacı vekilinin istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ihbar olunan ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>2-İhbar olunan ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>3-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/584 E. 2025/403 K. Sayılı 22/05/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>4-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,<br>5-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve karar harcının iadesine,<br>6-Davalı ile ihbar olunanlar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harçlarının iadesine,<br>7-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/02/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a1bc2e9f05ed9ec","SID":"e746242c18096c86"}}