{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:09/02/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:09/02/2026<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında, Mersin 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takipten önce ciranta olan ...'a borcunu ödediğini, buna ilişkin imzalı belgenin dosyaya sunulduğunu, ancak senette tahrifat yapılarak ödenen bononun 2. kez tahsil edilmek istendiğini, müvekkilinin davalılardan ... ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkilinin pazarcı olup, Ankara'da muhtelif yerlerde Belediye'den pazar yeri kiraladığını, bunlardan birkaçını senet alacaklısı olan ...'a kiraya verdiğini, bu sırada tanıştığı ...'den 35.000,00 TL değerinde limon göndermesini istediğini ve davaya konu senedi imzaladığını limon karşılığında ciranta ...'a verilen senedin ödendiğini ve senet geri alınmak üzere dava dilekçesine ekli ibranamenin verildiğini, ibraname gereği senedi geri vermesi gereken ...'un 02/11/2010 tarihinde aynı bedelli fakat imza kısmı yırtılmış bir senet gönderdiğini, davalı ...'in gönderdiği senedin sahte olduğunu ve gerçek senedin tahrifat yapılarak 135.000,00 TL haline getirildiğini, senedin gerçek değerinin 35.000,00 TL olup ibraname gereği bedelsiz hale gelmesine rağmen bu kez tarifatla 135.000,00 TL haline getirildiğini, davalıların tamamı hakkında Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçlarından dava açıldığını, belirterek; takibe ve davaya konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve haksız ve kötü niyetli takip yapılması nedeniyle alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özete;\"..Somut olayda, Davacının dava dışı ...'den limon satın aldığı, buna karşılık davalı ... lehine düzenlenmiş takip konusu 35.000,00 TL bedelli bonoyu verdiği, ardından senet alacaklısı olan ...'a borcunu ödediği ve ... imzalı ibraname aldığı, ancak senet alacaklısı ...'in senedin aslını değil, imza kısmı yırtılmış halde sahtesini yaparak posta aracılığı ile davacıya gönderdiği, ardından senedi davalı ...'e ciro ettiği, ...'ün de senedi Mersin 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe koyduğu, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilen hükmün temyiz edildiği, Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin ...-... E/K sayılı ilamı ile sanıklar ... ve ... Haklarında  Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçundan \"Yasaya aykırı,  sanık ... müdafi ve sanık ...'un  temyiz  istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,  hüküm fıkrasının (1) numaralı bölümünde yer alan ikinci paragrafın hükümden tamamen çıkartılmasına, diğer paragrafların buna göre teselsül ettirilmesine, diğer paragraflarda yer alan \"600,00\", \"500\" ibarelerinin sırasıyla \"30 gün\", \"25 gün\" olarak değiştirilmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden önce gelmek üzere \"Sanıklara  verilen adli para cezasının TCK'nin 52/2. maddesi gereğince ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilerek sanıkların neticeten 1 yıl 3ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına\" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle düzeltilerek onanmasına\" karar verilmiş, yine sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise zamanaşımı sebebi ile düşme kararı verildiği görülmüş, kararın ... yönünden 17/02/2015 tarihinde, ... yönünden 30/09/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Takibe konu senette tahrifat yapıldığı Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile sabit hale gelmiştir. Bu sebeple dava ve takibe konu bonoda tahrifat olduğu sabit olduğundan davalılar iyiniyet iddiasında bulunamaz. Bono tahrifattan önceki hali ile geçerli olur.  <br>Bu kapsamda, Davacının dava dışı ...'den limon satın aldığı, buna karşılık davalı ... lehine düzenlenmiş takip konusu 35.000,00 TL bedelli bonoyu verdiği, ardından senet alacaklısı olan ...'a borcunu ödediği ve ... 'un ise senedi davalı ...'e ciro ettiği, ...'ün de senedi Mersin 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe koyduğu, davalılar ve dava dışı ...'in senedin bedelsiz olduğunu bildikleri, senette tahrifat yapıldığı Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosya ile sabit olduğu, yine ceza dosyasındaki beyanlar ve kesinleşen ceza mahkemesi ilamı  incelendiğinde davalı ...'ün ise senedin bedelsiz olduğunu bildiği halde icraya koyduğu, davalı ...'ün davacı senet borçlusu ile herhangi bir borç ilişkisinin olmadığını kabul etmesi nedeniyle senetteki temel ilişkiye dayanmasına da imkan olmadığı gözetilerek, davacının davasını ispatladığı görülmekle, Davacının Mersin 5.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konulan 18/05/2010 tanzim, 30/08/2010 vade tarihli 135.000,00 TL bono tahrif edilmiş olduğundan 18/05/2010 tanzim 30/08/2010 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli olan bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup, davalı ...'ün kötü niyeti sabit olduğundan ve ispatlandığından..\" şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı  ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının vefat ettiğini, mirasçıları dahil edilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacı ile hiç bir ticari ilişkisi olmadığını, kendisinin sadece davacıdan 35.000,00 TL alacağı olduğunu, tahrifatın kimin tarafından gerçekleştirildiğini bilmediğini, haklı iken haksız duruma düştüğünü, eksik inceleme yapıldığını, hukuk hakiminin, ceza mahkemesi kararları karşısında ilke olarak bağımsız olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Hemen belirtmek gerekir ki taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 50. ve 51. maddelerinde düzenlenen taraf ve dava ehliyeti aynı Kanun’un “Dava şartları” başlıklı 114/1-d maddesinde, dava şartı olarak kabul edilmiş, 115/1. maddesinde ise dava şartlarının kamu düzeninden olduğu, mahkemece davanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 114/1 ve 115/2. maddelerinde ise başlangıçta ve dava açılırken bulunmayan dava şartlarının davanın devamı sırasında gerçekleşmesi halinde davanın esasına girilerek sonuçlandırılması gerekeceği hükme bağlanmıştır.<br>Her gerçek kişi yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Genel olarak miras bırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçıya geçer. Bu nedenle dava sırasında taraflardan birisi ölür ise, istek şahsa bağlı bir hak değil ise dava mirasçılar tarafından yürütülür.<br>Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen kişinin veya kural olarak vekilinin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK.’nun 28/1. maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur.  Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 55. maddesine göre “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmez ise, gelen mirasçıya, gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir. Temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile  devam edilir. <br>Somut olaya gelince, istinaf aşamasında yapılan inceleme sırasında UYAP’tan elde edilen nüfus kaydına göre davacının 27/04/2021  tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçılarının kaldığı, eldeki davanın mirasçıların mal varlığını ilgilendirdiği, dolayısıyla davacının mirasçılarının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca davaya iştirakinin sağlanması gerektiği kuşkusuzdur.<br>Mahkemece anılan usul hükümleri dikkate alınarak, mirası reddetmeyen mecburi dava arkadaşları olan davacının mirasçılarının davada yer almalarının sağlanması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 77/1. maddesi uyarınca mirasçıların vekaletnamelerini sunması için vekile süre verilmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmesine rağmen, 10 celse davayı görmeye devam ederek (uyap sisteminde bu hususta uyarı verildiği de bilinmekle) karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Her ne kadar, gerekli karardan sonra mahkemece vefat eden davacının vekiline, davacının vefat etmesi nedeni ile vekalet yetkisinin sona erdiği, vefat ilgili mahkemeye bilgi vermediği, mirasçıların geçerli vekaletnamelerini dosyaya sunması gerektiği yönünde muhtıra çıkarılmış ve vekaletname sunulduğu görülmüş ise de bu süreç yargılama aşamasındaki taraf teşkili eksikliğini giderici nitelikte değildir. Yargılama sürecindeki taraf teşkili kamu düzenindendir. Mirasçılara hukuki dinlenilme hakkı tanınmamıştır.<br>Davacının, vefat ettiğinin nüfus kaydından anlaşıldığı, bu durumda davacının mirasçılarının davaya dahil edilerek usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla re'sen sebeple istinaf talebinin kabulü ile, diğer istinaf sebepleri ve işin esası bu aşamada incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak belirtilen hususlara ilişkin olarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ...'ın ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalı ...'a İADESİNE, <br>5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4254d8a5c8723f8","SID":"24bdffeb1940e60f"}}